Türbanlı Annemle Seks Hikayemiz 5

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Türbanlı Annemle Seks Hikayemiz 5

Annemi zor da olsa elde etmiş ve onu da ikna etmeyi başarmıştım. Ama asıl sorun bundan sonrasıydı. Annemle gizlilik içinde bu ilişkinin nasıl yürüyeceğini tartıştık. Birinci kural kesinlikle babamın olduğu zamanlar anne – oğul konuşmasından başka yakınlık olmayacaktı, ikinci kural babamın gece 12 sabah 8 postası hariç ilişkiye girmeyecektik. Babam olmadığı zamanlar annemle oynaşmalarda sorun yoktu ama kesinlikle onu zora sokacak bir davranış içine girmeyecektik. Ne işti be önce onu elde etmek için uğraş ver sonra onu elde et ve bir sürü kural çıksın karşına. Aslında kuralların çoğu mecburiyettendi. Mesela babam evde olunca kuralları. Babam evde durmuyordu ki. Yemekten yemeğe… Adam kahveyi evden daha çok bekliyordu. Hem daha iyi ya gitsin beklesin kahveyi. Bende evi beklerim….

O gece sabaha kadar annemle olacakları konuşup planlar yaptık kendi aklımızca. Her detaya önem vermeye çalıştık. Aslında bunların hepsi de mantıklı düşündün mü gerekliydi. Olmak zorundaydı. Ertesi gün işe ikimizde uykusuz gittik. Benim için farketmezdi ama onu düşününce zaten işi onu yoruyordu baya bir yorgun gelecekti akşam eve. İş yerinde gece yaptıklarımı ve yaşadıklarımı düşünüp durdum. Çok fena şeyler de olabilirdi ama olay tam istediğim şekilde gelişmişti. Mesainin bitmesi ile toplanıp işten çıkmam bir oldu. Esk**en iş arkadaşlarımla bir yerde oturur az muhabbet eder öyle dağılırdık ama bugün başka bir gündü. Neden diyecek olursanız, bugün cumartesiydi ve babamın son gece 12 sabah 8 postasıydı. Bundan sonra bir öğleden sonra postasına dönecek sonra da sabah postasına. Yani annemle oynaşmak yakınlaşmak ve en önemlisi ilişkiye girmek için tek gün bugündü yoksa en az 15 gün bekleyecektim. Hoş ben allem kullem eder annemi önümüzdeki hafta da sikerdim ama istemezse de yapacak bir şey yoktu hani.
Eve geldiğimde babam uyanmış salonda oturuyordu. Merhabalaştık bende oturdum. Düğünden konuştuk. Kısa kısa cevaplarla geçiştirdim tabi ki. Gece kaçta döndünüz geç değil di değil mi, yok alkol almadın değil mi… Bir sürü soru. Lan ne geç döndüm ne alkol aldım sabaha kadar karını siktim işte. Saat 6 gibi annem geldi. Elinde poşetlerle. Odaya bakmadan selam verip mutfağa geçti. Mutfağa elindekileri bırakıp odasına geçti ve sonra salona geldi. Muhabbet ediyorduk ama annemde mahcup bir ifade vardı. Sıkıntılı gibi konuşuyordu babama karşı. Bu durumu da yadırgamıyorum kadın oğluyla eşini aldatmıştı. Neyse yakında alışır giderdi bu duruma. İlkinde tahminimce böyle olur, işler ilerledikçe normalleşir diye düşünüyordum.

Annem birşeyler hazırlamaya mutfağa geçti. Zaten saat gece 8 gibi olmuştu. Mutfağa geçip yemeğimizi yedik. Hep birlikte çay içtikten sonra, babam zaten hemen ayaklandı. Zaten o anı bekliyordum gitse diye. O koşarcasına kahveye gitti evden. Annemle başbaşa kalmıştım sonunda. Yanına iyice yaklaşıp “Annem nasılsın bugün” “Ölüyorum yorgunluktan oğlum sabahladık ya sabahlamasına ben öldüm bittim bugün” “Hımmm kıyamam sana” diyerek sarıldım anneme. Annemde bana sarılmıştı biraz çekingen bir şekilde de olsa. Annem siyahlar içindeydi sanki. Parlak siyah içinde morlu ve beyazlı desenleri olan başörtüsü, altında yine belden oturtmalı mı sarmalı mı desem siyah bir etek, siyah bir v yaka kazak, altında siyah bir tayt. En sonunda o yıllardır neden tayt giydiğini rahat rahat öğrenebilecektim, “anne neden sen hep tayt giyiyorsun” “çorabımı yırttın ya” dedi gülümseyerek. “Daha önce külotlu çorabın yoktu, hep tayt giyerdin ve giyiyorsun da” “aman oğlum neden olacak şu göte baksana sen” “bakıyom bakmasına da ben senin o kocaman götüne, kocaman memelerine yangınım zaten” “sen yangınsın da onlar sığmıyor işte pantolona bilmem başka bir şeye, yoksa ben azıcık zayıf olsam neler giyerim neler” “sakın zayıflama. Ben kadınımın böyle kalmasını isterim” “kadınım ha” “evet kadınım. Sen benim kadınımsın artık. Değilmisin yoksa” düşündü biraz, ona bu cümleyi kurdurmak zordu.

Ama zamanla kendisi inleye inleye söyleyecekti “erkeğim sik kadınını” diye. “eeee ne düşündün öyle, demek benim kadınım olmak istemiyorsun” dedim, “yok bir şey düşünmedim, biz nasıl böyle olduk birden onu gözümün önüne getirdim sadece. Kadınınmıyım annenmiyim işte karışık biraz” “annemsin ama kadınımsında” “peki kadınınım” dedi demesine ama gönülsüzdü. Ellerimi eteğinin üzerinde dolaştırmaya başladım. annem böyle direk okşamama tedirgin olmuştu aslında.” Dur şu çay boşlarını götüreyim” dedi ve mutfağa gitti. Hemen arkasından gittim. O mutfak tezgahındayken arkasından dayanıp belinden de sıkıca sarıldım. “neden kaçmaya uğraşıyorsun, sende istiyorsun biliyorum bunu” dedim kulağına fısıltı şeklinde. Ellerim karnını okşarken sikimi de tam götünün kabalarının arasına denk getirmiştim. Ellerim yukarıya memelerine doğru kaydı. Offf ilk defa canım istediği şekilde okşuyordum o memeleri. Okşadıkça okşadım. Annem artık başını geriye atmış okşamalarımın hazzını yaşıyordu. Bir süre sonra “böyle olmaz bu şeyler, geçeriz yatağa orda yaparız” dedi, “neden olmazmış anne, seks her yerde yapılır. Yatakta, banyoda, masada, kanepede, kapı önünde her şeyde kısaca seks yapılabilir” “olmaz az bekle yatakta yapalım ayıp orta yerde” “öyle mi düşünüyorsun” “oğlum olmaz işte açıkta şey edilmez” pis pis sırıtıp “ne edilmez” dedim “o iş işte delirtme beni” “sikişmek mi demek istiyorsun” “he onu demek istiyorum” okşamayı bırakıp onu mutfakta bıraktım. O salon geldiğinde hemen ona döndüm ve okşamaya başladım elimi eteğin altına atıp taytının üstünden amını elliyordum. Annemse “dur olmaz burda diyorum dur az sonra yatağa geçelim orda yap” “anne gevşek bırak kendini, her yerde seks yapılır” dedim ve annemi kanepede oturtup eteğinin altından taytına uzandım. Hakikatten tayt belin bile zor oturuyordu. Taytını aldım çektim altından, annem hala utangaç bir haldeydi. Eteğini içine kafamı sokup hafif sidik kokulu amcığına geldim. Biraz kıllıydı ama yalamaya değerdi amı. Size şöyle diyeyim kaba tarif tabak gibi amcık derler ya öyleydi. Kavun dilimleri gibi am dudakları vardı annemin. Klitroisi ise baya şişkindi. Onu ağzıma alıp alıp emdim, amının derinliklerine dilimi sokup çıkarırken annem “bırak oğlum oralar yalanmaz, bırak pis yerler onlar” diyordu. Başımı eteğinin içinden çıkarıp yüzüne baktım gülümseyerek “seni babam hiç amından yalamadı mı” dedim. “ne yalaması oğlum, biz yorganın altına giriyorduk işimizi görüyor banyo yapıp yatıyorduk” “annem ya sen neler yaşamadığını bir bilsen. Hepsini yaşatacağım sana bi tanem benim” diyerek tekrar yumuldum amcığına. Am dudaklarını klitroisini dişliyor emdikçe emiyordum am sularını. Az önce yalanmaz oralar diyen annem de kıvama gelmiş inliyordu hafif hafif. Annem boşalana kadar annemin amını yalamaya devam ettim. Annem inleye inleye boşalırken am sularını da damla damla yalayarak içtim.

Sonra kalkıp yanına oturdum. Elimi amına atıp okşarken annemi öpmeye başladım dudaklarından. Önce gönülsüz gönülsüz karşılık veriyordu ama amını karıştırdıkça öptükçe o da zevklenip öpücüklerime karşılık vermeye başladı. Artık annem elleriyle boynumdan tutup öyle öpmeye başlamıştı beni. Elinin birisini tutup sikimin üzerine koydum ama o çekti. Birkez daha elini sikimin üzerine koydum ve kendi elimi çekmedim. Elimle eline sanki böyle yap gibi göstermeye başladım. Annem de yavaş yavaş sikimi okşamaya başladı. Harikaydı emin olun. Annemle kanepede yiyişirken aklıma ona sikimi yalatmak geldi. Öpüşmeyi bırakıp sikimi dışarı çıkardım. Annem öylece bakıyordu. “hadi şimdi sende benim sana yaptığımı yap em sikimi” dedim, annem öylece bakıyordu, eminim içinden sikte yalanırmıymış hiç diye düşünüyordu. Annem kanepenin üzerine çıkıp diz çökerek annemin ağzının önüne getirdim sikimi. Elini tutup sikimi dibinden kavrattım, yavaş yavaş başından tutarak sikime doğru çektim onu. Annem belki de denemek istiyordu da nasıl yapılacağını bilmiyordu. “anne şimdi bak emer gibi yapacaksın sikimi ağzına alıp emerek içine çekeceksin, tek dikkat etmen gereken dişlerinle sikime dokunmamak. Yaptıkça sende zevk alacaksın bundan emin ol” “oğlum bana çok saçma bir şey gibi geliyor bu” diyerek sikiminden elini çekip koltuğa geri yaslandı naz yapan kızlar gibi. Hiç ses etmedim. Toparlanıp yanına oturdum.

Bir süre sonra odama gidip laptopu getirdim. Annemin yanına oturup oral seks videolarını açmaya izlettirmeye başladım. Annem onları izledikçe gözleri fal taşı gibi açılıyordu. Hele kadınların sonuna kadar aldıkları iri yarakları gördükçe annem pür dikkat seyretmeye başladı. Biraz oral seks videoları izlettikten sonra bbw pornolara geçtim. Annem kendinden bile şişman kadınların sikişlerini yine pür dikkat izledi. Bunların hepsini izletmemdeki amaç annemin bu zamana kadar görmediği seks şekillerini öğrenmesiydi. Annem videoları izlerken kanepeye iyice yayılmıştı. Dayanamayıp önüne yine diz çöktüm ve sulanmış amcığı yalamaya başladım. İlk yapışımda karşı çıkmaya çalışan annem “ohhh oğlum ohhh” diye inliyordu. Hem klitroisini emiyor hem amını dilliyor elimle de o baldırlarından tutmuş morartırcasına sıkıyordum. Annem artık olayın ritmine alışmış eliyle başımı amına bastırıyordu. O bastırdıkça bende şevkle yaladım ve en sonunda annem koca baldırlarıyla başımı kıstırıp “ımh ımh ımhhhhh” sesleri eşliğinde orgazm oldu. O sakinleşince ben yine iştahla amını dilleyip am sularını içmeye devam ettim. Sonra kalkıp yanına oturdum. Boynundan tutup kendime çekerek öpmeye başladım. Annem de dudaklarımı kemirerek bana karşılık vermeye başladı. “Nasıl annem am sularının tadı güzel mi, bak ağzımdaki tükürüğümde hala amının sularının tadı var” “oğlum böyle deme” “neden ama o sular senin amının güzel suları” “hımmm olsun yine de deme” “peki şimdi sıra sikimde hadi al onu ağzına” annem ses etmeden acemice de olsa filmdeki gördüklerini uygulamaya çalıştı. Ama ilk defa da olsa emme işini güzel beceriyordu. Ara sıra dişleri batıyordu sikime ama 3-5 defa sonra annem fena bir saksocu olurdu. Annem 2 dakika kadar sikimi emdi.

Annemi salonda halıya indirip bacak arasına girmeye çalıştım. “burda olmaz” dedi “olur her yerde olur anneciğim” diyerek direttim ve onu yere yatırdım. Bacaklarını kıvırarak, bacak arasını açabildiğim kadar açtım. Bacak arasında yerimi alıp tabak gibi açılmış amcığa sikimi birkaç defa sürtüp içine girdim. Önümde ben girip çıktıkça lop lop sallanan vücudu üzerinde bluzu olmasına rağmen belli oluyordu. Siyahlı beyaz çizgili başörtüsü ile annemin beyaz kızarmış yüzü değişik bir hal almıştı. Yanakları al al olmuş dişleri ile alt dudaklarını ısırıyordu. Ohlamaları inlemeleri odada yankılanırken, benim kasıklarımın iyice terden ıslanmış amcığına çarptıkça değişik hoş bir ses çıkıyordu ortaya. Öyle seri şekilde girip çıkıyordum ki annem altımda o şişman haliyle sanki löbül lömbül hareket ediyordu. Off ne güzel duyguydu bu. “Annem ne güzel amcığın var ohhhh harikasın” “evet işte böyle anne işte böyle altımda inlemeni istiyorum” “anne artık benim kadınımsın bu yarağı bol bol yiyeceksin” gibi sözler etmeme rağmen annemden çıt yoktu. böyle seri şekilde sikmeye devam ederken artık geleceğimi anladım. Daha hızlı ve seri şekilde annemin amına girip çıktıkça annem “evet böyle işte böyle” dedi, anladım ki o da boşalma yolundaydı. Hızlı ve sert şekilde amcığına pompalarken “anne geliyorum” dedim, annem baldırlarını elimden kurtarıp sanki bacaklarını belime doğru dolamaya çalıştı. Anladığım kadarıyla içine istiyordu ve o beni kendine doğru bacakları ile çekerken ben son hamlemi de yapıp “annneeeemmmmmm” diyerek üzerine yığıldım. Ben annemin içine döllerimi doldururken annem de “ımhhh ımhhhh” diyerek kendini iyice kastı ve orgazm olmaya başladı. Annem bir ilişk**e 3 defa orgazm yaşamıştı. Ama en harikası amının içine döllerimi attırmaktı. Annemi ilk kez fazla istekli olmasa da gönüllü olarak sikmenin hazzıyla üzerinde öylece kalakaldım. Annem bacaklarını toplamış eliyle göğsündeki başımı okşuyordu. “anne” “efendim oğlum” “mutlumusun” annem bir süre ses çıkarmadı ama “evet” dedi. “anne gerçekten soruyorum lütfen doğruyu söyle” “evet dedim ya” “bende çok mutluyum” “anneni siktiğin için mi “ “hayır hayatımın aşkının bedenine kavuştuğum için” “oğlum” “hakikatten bana aşık olduğuna inanmamı mı istiyorsun” “anne ne düşünüyorsun bilmem ama sana aşığım, senin için deliriyorum” “peki öyle olsun” “ben sana bir şey soracağım” “sor” “sen hiç zevk almadın mı yani az önce yaptıklarımızdan” susmuştu, defalarca boşalmıştı halbuki. “evet anne sen söyle, sence de zevkli değilmiydi” “zevkliydi” “eeee daha ne o zaman çokta sikimde babamla evli olman” “offfff oğlum ne bileyim ya kafam karışık” “nesi karışık hala anne, sende istedin bende istedim.

Sana bir soru sorayım hayatında hiç babamla böyle seviştiniz mi. Hiç onun altında da 3 defa boşaldın mı” annemden ses çıkmıyordu, başımı kaldırıp yüzüne baktım “hadi söyle” dedim, “hayır hiç böyle yapmadık onunla. Baban yatağa girip üstüme çıkıp işini görür yatardı çoğu zaman” “sen orgazm olmazmıydın” “ben boşalırdım ama o yattıktan sonra işte kendimi okşarken boşalırdım” “hiç mi babamla yaparken orgazm olmadın” “ilk gecelerimizde olduydum sonra işte hep böyle dediğim gibi 3-4 dakika da iş bitirir olduk” “peki benimle yaptığından ne kadar zevk aldın” “çok” “hadi ama benimle ilgili soruları hep kestirip atıyorsun” “peki çok zevk aldım, kendimi o izlettiğin kadınlar gibi hissettim. Hayatımda hiç bu kadar canım şey yapmak istemedi” “ne yapmak” deyip pis pis sırıttım “kendini siktirmek hiç bu kadar hoşuma gitmemişti” dedi annem. yavaş yavaş çekingenliğinden kurtuluyordu. “anne biliyormusun” “neyi” “sen o sürtüklerden daha iyi sikişirsin aslında” “ne biçim söz o” “evet sen çok ateşli ve sikişken bir kadın olursun ama zamanla” “oğlum böyle laflar ayıp deme artık” “anne sen babamla sikişirken hiç konuşmuyormuydun” “hayır konuşmazdık” “çok saçma seks konuşularak yapılınca güzeldir. Hem şimdi sekste yapmıyoruz. Baksana sikişmemiz bitti dinleniyoruz devamı geceye” “daha gece de mi yapacaksın bende hal kalmadı oğlum” “az sonra benim sana yapacaklarımla sen kendin istersin sikişmeyi” “neymiş o” “azdırırım ben seni merak etme” “deli oğlan” “gör bak sen” dedim ve gülümseyerek dudağına yumuldum.

Annemin üzerinden kalkıp lavaboya gittim. Elimi yüzümü yıkayıp geri döndüm. Annem de toparlanıp lavaboya gitti. Sanırım temizlenecekti. 10-15 dakika sonra geri geldi. Kanepe de öylece yan yana oturuyorduk. Elimi beline atttım. Attım derken kavrayabildğimi düşünen varsa yanılıyor. Ona iyice yaklaşıp “seninle ne sikişler yaşayacağız” dedim “hımmm mesela” “seni öyle bir sikecem ki rahat duramayacaksın kendini siktirmek için babamın yokluğunu gözler olacaksın” “mümkün değil öyle bir şey” “bekle de gör bak. Yarak yarak diye yalvartmazsam seni kart orospu” “ne biçim söz öyle” “öyle tabi, senden iyi sikişen kadın olur. Tam bir fahişe gibi sikişirsin aslında sen. Hem var ya anne senin tadını alan erkek hayatta seni bırakmaz” “oğlum gururumu okşuyon hakaret mi ediyon anlamadım” “seni yüceltiyom anne, işi öğren iyi sikişirsin diyorum” “aslında biliyon mu oğlum, iş karıda derler ama biz bu zamana kadar ne herifte görmüşüz ne kendimizde. Yat kalk bitir sırtını dön yat. Bak senle bir seviştim 3 kere boşaldım dizlerimin bağı çözüldü, sen daha bi kere boşaldın. Demek ki ilmi var herşeyin. Madem annen olarak yattım altına bi kere o zaman kadınlığımı yaşat bana” “ne demek annem. Sen yeter ki kadınlığımı hissetmek kadınlığımı yaşamak istiyorum de” diyerek onu kolundan çektiğim gibi annemle babamın yatak odasına götürdüm. Önce başındaki baş örtüsünü aldım üzerinden dudaklarına yumulurken ellerimle bluzunu eteğinin içinden ucunu yakalayarak yukarı doğru çekip çıkardım. Eteğini de alta doğru ittim. Annem bir sütyenle kalmıştı. Sütyeni de sırtını döndürerek çıkarıp yere attım. Sonra daha o bana yüzünü dönmeden sırtını ve boynunu öpmeye başladım ve yavaş yavaş kendimde soyundum o sıra. Önce pantolon sonra gömleğim derken çırılçıplak kaldım. Annemin kocaman kalçaları ilk defa önümde çırılçıplaktı. Offf deyip bir şaplak attım, irkildi tabi annem. “Bunlar ellenip okşanmaz mı be. Sikilmez mi hiç bu kalçalar. Sahi anne hiç götten verdin mi” “yok oğlum günah orası” “hehehehe kesin günahtır. Yav anne sikişin neresi sevapta götten siktirmesi günah olsun” “orası da öyle tabi de” “tabisi falan yok anne. Bu gece bu götü delecem. Ben bu götün hayranıyım yıllardır” “ne diyeyim oğlum öyle istiyorsan yap” “yapacam tabi, hem de ne biçim yapacam” anneme arkadan dayadım ellerimi de kocaman göğüslerine kenetleyip öylece okşamaya başladım. Götünün kabalarının arasına giren sikim ben annemi okşadıkça büyüyor ve dikiliyordu. Daha sonra annemi kendime doğru çevirdim. Hımmmm kocaman sarkmış göğüsleri ve iki kıvrım olmuş amına doğru sarkan göbek yağları ve belinin simitleri, basenlerinin kalınlığı hep 31 hayallerimde düşlediğim gibiydi. Onu yatağa itip arasına girdim. Sikimi amcığına sürtmeye başladım. Ben sürttükçe o başını geriye atıyor azdıkça azıyordu. Beni tutup kendine çekmeye uğraşıyor ama izin vermiyordum. “ne oldu oğlum neden girmiyorsun” “senden izin bekliyorum” “ne izni hadi gir artık kudurdum” “kudurdun ha neye kudurdun anne” “neden olacak oğlum sürtüp duruyon ya” “neden demiyom anne. Neye kudurdun” “neye olacak oğlum o sikine kudurdum elbette hadi gir içime” “ohhh annem sikmezmiyim ben hiç senin o ballı amını” deyip amına sikimi daldırdım. Gidip geldikçe lömbül lömbül sallanan göbeği ve memeleri beni iyice azdırıyor.

Ne yapmaya çalıştığımı görmek ister gibi annemin hafif başını kaldırması ile beyaz yüzünün zevkten kızardığını gördükçe de coşuyordum. “ohhh annem ne güzel amın var ohhhh, işte artık gönüllü veriyorsun altımda. Yıllardır sikimi okşaya okşaya bu anı bekledim ben ohhhh” “erkeğim sik anneni sik” “evet işte annem benim. Sikmezmiyim hiç ohhhhhh” “ımhhh daha da içime hadi erkeğim daha da derine gir” “ohhhhh lan kaltak senin içine düşsem kaybolurum işte bu kadar yarak var idare et amına kodumun karısı” “koy amına oğlum koy” “sürtük yarağın tadını aldıkça azıyorsun değil mi” “ımhh evet evet sik beni böyle” “meğer sende ne cevher varmış be anne ne orospu ruhluymuşsun sen. Bende annem çevrenin en tutucu karısı diyordum. Senin çiçeğini açmak lazımmış. Bak yarağı yiyince kabak çiçeği gibi açıldın” “ımmmmhhhh sik oğlum işte sik bu orospuyu. Kaltağınım ben, orospunum sik beni” “vay amına kodumun karısı al o zaman sana yarak” “ımhhh ımhhhh işte bu” diye annem inlerken kasılarak zevkin doruklarına ulaştı. Sonunda ağzından bir “ohhhh” sesi çıktı ve ben o sırada durmuş içinden çıkmadan doğrulmuş vaziyette onu izliyordum. Sonra baş ucundaki yastığa uzanıp aldım onu yüzüstü çevirip karnına yastığı koydum. Ufffff o göt ne biçim kalkmıştı yukarı öyle ağrı dağı gibiydi annemin götü. Bacaklarını açabildiğim kadar açtım. Doğru dürüst kıllarının alınmadığı belliydi. Kıllarının ulaşabildikleri kısa kesilmiş yeni yeni çıkıyor gibiydi ama birkaç tane kıl da uzundu. Parmağıma tükürüp göt deliğine sürdüm. Her ne kadar götünü sikmek istesem de acı çekmesini istemiyordum. Götüne parmağımı soktum ama daracık delikte ilerlemesi ne mümkün. Mutfağa gidip ufak bir cam bardağa sıvı yağ koydum geri geldim. Parmağımı bardağa sokup yağlayarak annemin göt deliğine sürmeye başladım. Bu işlemi önce tek parmak deliğine sokarak sonra da parmağımı ikiye çıkarak devam ettim. Daha sonra biraz da sikime yağ sürüp elimle koca kalçalarından kavrayabildiğim kadar kavrayıp deliğine tek hamle de yüklendim. “yandım çıkar oğlum yırttın götümü” “anne tamam artık götüne girdim sakin ol” “oğlum ne biçim şey bu çıkar yanıyor anam yanıyor çıkar şunu” “anne az bekle söz sana çok seveceksin az bekle” “oğlum bunun sevilecek yanı mı var. Sanki içime kazık sapladın” “anne bak nasıl kızlığın bozulduysa bu da öyle. Babam senin kızlığını bozdu ben de götünü bozdum. Acıyacak tabi azcık” “ne bileyim oğlum yırtıldı bi yerlerim” “bak şimdi alışacaksın tamam mı bekle biraz” dedim. İçinde kıpırdamadan ne kadar kaldım bilmiyorum. Sonra git gele başladım yavaş yavaş. Çok kısa şekilde git gel yapıyordum. Annem “ayh”lar “vah”lar içinde alışmaya çalışıyordu. Bir süre sonra göt deliği sikime alışmış bende daracıkta olsa götünde daha geri ileri şekilde hareket edebiliyordum. Artık iyice sikimin ucuna kadar çekilip geri giriş yapabiliyordum götüne. Annemde “ıhhhhhh” gibisinden sesler çıkarıyordu. Zevkle götüne döşerken “ohhh annem bak hiç yarak yemiyen götün bile alıştı” “ıhhhh alıştı alışmasına da yırtıldı vallah oğlum orda bi yerler” “artık mızıldama anne yediğin şeyin zevkini çıkar” “zevkimi kaldı acıdan” “bak bundan sonra eğer ki 3-4 kere daha götten ye. Amından kimseye siktirmek istemezsin” “o ne biçim söz oğlum sanki önüme gelene siktiriyom amımı da başka yerinden siktirmezsin falan diyon” “yav canın isterse siktir anneciğim. Am senin göt senin. Bana da siktirmeyi ihmal etme de” “şuna bak kaşar etti beni” “senden hem de eski kars kaşarı olur amına götüne koyduğumun karısı” dedim gülerek. Zevkle içine döşerken sonra geldiğimi hissediyordum. En sonunda “annemmmmmmmm” diye haykırarak götüne döllerimi akıtmaya başladım. Ohhhh daracık götü de sikmiştim sonunda. Kocaman kabalarının altında nerden bilirdim daha önce böyle bir hazine olduğunu.O gece annemi 2 kere daha siktim. Gece 3 gibiydi artık folloş olmuştu, takati dermanı kalmamıştı sikilmekten bırakmak zorunda kaldım. Ama annemde iyi iş vardı. Siktikçe bir daha sikilmek istenicek karılardandı annem, doyulmuyordu amına götüne. Hele birde seksi baştan sonra yeniden öğretince daha bir güzel oluyor. Annemle bu sikişten sonra elleşmek dışında pek bir şey yapamadık.

Ama şöyle bir durum var annem babam evde olmadığı zamanlar tam bir kaşar oluyor. Önceden yaklaşılmaz dediğim bu kadının halleri çıldırtıyor beni. Sikişemediğimiz zamanlarda bol bol sakso çekmekten artık o işi de iyi kıvırır oldu. Öyle ki ağzına bile rahat rahat boşalabiliyorum. Tüm döllerimi afiyetle içiyor. Babamın geceleri evde olduğu 2 haftalık zamanda ancak bir kere zar zor ikna edip siktim annemi. Ama artık benim günlerim yaklaşıyordu. Babam gece postasına dönünce neler yapacaktım ona neler.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yolda gördüğüm travesti, karım oldu !

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Yolda gördüğüm travesti, karım oldu !

Merhaba ben Furkan. İzmir’de yaşıyorum ve 19 yaşındayım. Sizlere yakın zamanda yaşadığım bir olayı anlatacağım.

Daha önce bir kadınla beraber olmuştum ama küçüklüğümden beri hep travestiler benim için bir fantezi olmuştu. 19 yaşımın getirdiği enerjiyle bu fanteziyi gerçeğe dönüştürmek istiyordum. Uzun zaman birlikte olmak için travestileri araştırdım. İnternetten onlarca travesti numarası kaydettim. Bazılarını aradım da. Ücret ve yer bilgisi için aradığım travesti sayısı 20 vardır. Bir gün, daha önce aradığım bir travestinin evinin önüne gittim ve aradım. Adı Berrak’tı. İlk başta açmadı. Çok da heyecanlıydım. Israrlıca aradıktan sonra açtı ve müşterisinin olduğunu söyledi. Ben de heyecanıma yenik düşüp eve döndüm. Dört hafta sonra yine evinin oraya gidip Berrak’ı aradım. Açmadı. Ben de bu sefer ısrar etmedim. O sırada bir parkın bankında oturuyordum. Telefonumda oyun oynarken birden sokaktan geçen topuz saçlı iri yarı bir bayan (yaklaşık 190 cm) gördüm. Ve gözlerimle süzdüm. Biraz uzaklaştıktan sonra takip etmeye başladım. Çok heyecanlıydım. Üzerinde siyah bir elbise, ayağında siyah bir ayakkabı ve elinde çantası vardı. Bir süre sonra takip ettiğimi anlamıştı. Uzun bir takipten sonra ona yetiştim. Yetiştiğim an onun da aradığım travestilerden biri olduğunu anladım. Adı Deniz’di. Şeklen de olsa görüşüp görüşmediğini sordum. O da bana görüştüğünü söyledi. Ücreti sorduğumda 150 TL demişti ama ben 100 olmaz mı deyince kabul ediverdi. Bu diyalog caddede, insanların bizi görebileceği bir yerde geçmişti. Hatta pek çok kişinin bizi konuşurken gördüğüne eminim. Daha sonra beni takip et ama uzaktan dedi. Ben de biraz bekledikten sonra görüş mesafesindeyken takibe devam ettim. Bir kere arkasına baktı. Kısa bir süre sonra bir ara sokağa döndü. Evi sokağın girişinde sayılırdı. Kalbimdeki heyecandan dolayı hız yapıp biraz erken varmıştım. Bunun üzerine bana erken geldin dedi. Kapısını açtıktan sonra bana içeri gir dedi ve benden sonra o da girdi.

Girer girmez ona sizi geçen hafta aramıştım dedim. Numarasını nereden bulduğumu sordu. Ben de ona internetten bulduğumu söyledim. Daha sonra bana oturmamı söyledi ve bir şey içip içmeyeceğimi sordu. Ben de teşekkür ederek yolda su içtiğimi söyledim. Ve soyunmaya başladık. Yarı çıplak şekilde yatak odasına gittik. Kalanı da orada çıkarttık. Ama o tangasını çıkarmamıştı. Odasının perdelerini kapadı. Ücreti başta yada sonda verebileceğimi söyleyince başlamadan vermek istedim. Bana rahatlamam için yatağa uzanmamı söyledi. Güzeller güzeli memeleri sanki süt doluydu. Onlara dokunmak için yöneldiğimde yürüdüğü için vücudunun terli olduğunu söyledi. Aldırmadım. Memelerini elime alıp emmeye başladım. Daha sonra sikime prezervatif takarak ağzına almaya başladı. Bir süre devam ettikten sonra dur aşkım amımı yıkayım diyerek banyoya gitti. Ben de inmemesi için sikimle oynamaya devam ettim. Döndüğünde çırılçıplaktı ve loş ortamda zor farkettiğim iri ve güzel siki karşımdaydı. Dokunabilirmiyim diye sordum. Tabi aşkım demesine kalmadan ağzıma aldım o güzel yarrağını. Tadı da güzeldi. Aslında ağzıma sokmaya çok niyeti yoktu ama benim istekli olduğumu görünce elleriyle kafamı tutup ileri geri sokuyordu. Daha sonra yatağa uzandı. Yala aşkım dedi. Bu sözünden sonra kendimi güvenceye almak için ama sadece aktif olurum dedim. Tabi tabi aşkım dedi. Sikimi indirmemek için yalarken kendi yarrağımı da yatağa sürtüyordum. Sakso çekerken kaç cm diye sordum. Sence diye sordu. 20 cm vardır dedim. Yala aşkım dedi. Uzun bir süre sakso çektikten sonra kendini kastı. Nedenini sorduğumda boşalmak istemediğini söyledi. Ağzıma almaya devam ettim. Kendini kasarak boşalmasını engelliyordu. Daha sonra bacaklarını havaya kaldırdı ve elleriyle göt yanaklarını açarak gir aşkım dedi. Hayatımın en unutulmaz anlarından biriydi çünkü yıllardır beklediğim fırsat gelmişti. Bir travestinin götü karşımdaydı. Yavaşça içine girdim. Sikmeye başladım. İleri-geri, ileri-geri devam ettim. Onu sikerken kadınım, çok güzelsin, canım gibi şeyler söylüyordum. O da bana aşkım, sevgilim, canım diye cevap veriyordu. Ona en sevdiğim pozisyonun bacak omuz olduğunu söyleyince bacaklarını omzuma indirdi. Sikerken memeleriyle oynamaya başladım. Dudaktan öpüşebilirmiyiz diye sordum. Kırmızı rujlu dudağına bir kuru öpücük için izin vermişti. Sikmeye devam ederken öpücüğü kondurdum.

Vücudu pürüzsüzdü ve pamuk gibi yumuşacıktı. Biraz kiloluydu ama ben zaten balık etli kadınları severim. Biraz daha bacak omuzda devam ettikten sonra içinden çıktım. Eliyle sikimle oynamaya başladı. Biraz sonra domaldı. Boyu benden uzun olduğu için ancak üzerine çıkarak içine girebildim. Deliği çok güzeldi, poposu, memesi, yarrağı, bacakları her şeyiyle çok güzeldi (Allah nazardan korusun). Onu fazla zorlamamak için geriye doğru uzandım ve onu doğrulttum. Bu şekilde 2-3 dakika git gel yaptıktan sonra prezervatifin içine boşaldım ve içinden çıktım. Ve onun yarrağını ağzıma aldım. Bir süre yaladıktan 69 yapalım hayatım dedi. Üzerine çıktıktan sonra o da benimkini ağzına aldı. Yeni boşaldım bir daha gelmez dedim. Merak etme tatlım ben getiririm dedi. Ben onun sikine sakso çekerken yine bacaklarını kasmaya başladı. Ben de hızımı azalttım. Bana istersen elimle boşaltıyım seni dedi ve prezervatifi çıkarttı. Tükürükledikten sonra eliyle sikime git gel yaptırdı. O sikimle oynarken ben de onun memesini, karnını, pürüzsüz vücudunun çeşitli yerlerini öpüyordum. 4-5 dakika sonra eliyle boşalttı beni.

Daha sonra yataktan kalktık. Bana banyoda duş alabileceğimi söyledi. Birlikte banyoya girdik. Önce ben onu yıkadım bir süre. Daha sonra giyinmek için çıktı ben de duşa devam ettim. Duştan çıktıktan sonra su içmemi teklif etti. Ben de ılık su içebilirim dedim. Su içtikten sonra giyinmeye başladım. Giyindikten sonra benle konuşmaya başladı. Havadan sudan, günlük hayattan konuştuk. Bana 41 yaşında olduğunu söyledi, doğursaydım çocuğum olacak yaştasın dedi gülerek. Ben de yaşın önemli olmadığını zaten olgun kadınları sevdiğimi söyledim. 16 yıldan beri burada, İzmir’de yaşadığını söyledi. Beni işaret ederek senin 3 yaşından beri dedi yine gülerek. Çıkarken her şey için teşekkür ettim. O da bana yine beklerim numaramı kaydet dedi. Ben de kaydettim diyerek evden çıktım ve uzaklaştım.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Annem ve ofis -2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Annem ve ofis -2

Merhaba arkadaşlar. Kaldıgım yerden devam ediyorum. En son yaşar amca ile annem arasında çay dökülme faslı olmuştu ondan sonra işte her geçen gün bizimkiler daha iyi anlaşıyor , annem işi de kavradı artık sıkıntı çekmiyor öylece geçiyordu. Bu arada yine annemle yasar amca sıkıfıkı lar yemekleri beraber yiyorlar sigara molasına da beraber cıkıyorlardı. Yaşar amca alıştırmıştı annemi sigaraya. Bişi diyemedim tabiki olgun kadın sonuçta kendi bilir. Annem yine milleti teşhir edecek şekilde kıyafetler giyiyor yaşar amca yiyecekmiiş gibi bakıyor ve bizim patron ihsan beyde etkilenmiş olacakki durmadan bahane üreterek ya annemi odasına çağırıyor yada kendisi kapının dışına geliyordu. Neyse birgün öğle arasında biz yemekleri ofise söylettik diğerleride dışarıya çıktılar. Yaşar amca ben annem mutfakta yemek yiyoruz. Birden yaşar amca ; ya mehmet bu haftasonu iş çıkı hamama gidelim kendimize gelelim rahatlamış oluruz dedi. Bende tabi yaşar amca ayıspın severim ben hamamları dedim. Hamam maceramı okuyanlar bilir 🙂 neyse annem mızmızlandı. Bir çocuk gibi dudaklarını büzerek ; yaa bende gelmek istiyorum bensizmi gideceksin yaşar abi dedi. Bende ; anne gelip napıcan erkek kadın ayrı olur genelde dimi yaşar amca dedim. Yaşar amca annemi süzdü ; nermincim sen üzülme ayarlarım ben arkadaşım var yılların dostu kırmaz bizi kapatırız hamamı dedi. hem akşam saati kimseler olmaz rahat oluruz dedi. Annem sevindi güzel olur falan diye bende olur dedim. Neyse cumartesi iş cıkışı ilkten restauranta gittik. Annemdar bir pantolon giymiş üzerindede gömleğiyle sex abidesi gibi duruyordu. Yaşar amca bakışlarını kaçırmıyor muhabbetler gırla devam ediyordu. Yaşar amca ; Nermincim en son ne zaman gittin hamama falan dedi. Annem; ya uzun zaman oldu aslında kaç senedir gitmiyorum hem iyi gelir dedi. Yaşar amca ; iyi gelmezmi hiçç bembeyaz olur çıkarız dedi. Annemde ; ehehhe yanii kirden eser kalmaz da keseciler olucakmı orda dedi. Yaşar amca; keseciler olucakta eğer sen onları istemezsen ben seni keselerim yabancımıyız dedi hafifte beni keserek onay bekler gibi. Annemde; ayy bilmemki olur herhalde dedi. yemekleri bitirdik saat 7,5 gibiydi .

annem ; ayy heycanlandım bak şimdi . Oğluşuma ben keselerim dedi. Ben ; gerek yok anne keseci olur ben keseletirim siz keyfinize bakın dedim. Neyse geldik merkezi bir yerin alt taraflarında bir yerdi. Yaşar amca kapıda biriyle konuştu onun yaşlarında biri arkadaşı oldugu belliydi . Sarıldılar falan. Sıra anneme gelince; hanfendi hoşgeldiniz sizin gibi güzel bir bayanı hamamımızda görmekten seref duyduk diyerek elini öptü. Annem ; teşekkürler beyfendi çok naziksiniz dedi. Adam ; içerde rahat olabilirsiniz bir bölümü size ayırdık, sizden başka kimse olmayacak dedi ben düşündüm baya büyük herhalde diye. Neyse banada hoşgeldin faslından sonra içeri girdik.İçerisi çok hoştu. Hayatımda ilk defa bu kadar güzel hamam görüyordum. Devasa büyüklükte , hoş bölümleri olan mütevazi bir yere benziyordu. İçerde sağ köşede 6-7 tane keseci vardı peştemalli. Üstleri çıplak altlarında peştemal. İri ama hoş adamlardı güleryüzle karşıladılar hoş geldiniz diyerek. Annemide kestiler baya bi olgun ve diri kadın onları bitirmişti. Peştemalli 40 yaşlarında biri buyrun şu bölümü size ayırdık diyerek bizi oraya doğru götürüyordu. Yaşar amca bize ; nasıl beğendinizmi dedi nermincim sana dediğim gibi dimi dedi. Annemde ; ayy çok güzel bir hamam böyle bir yer açıkcası beklemiyordum çok büyük ve güzel dedi. Yaşar amcaa; ben sizi kötü bir yere getirirmiyim hiç dedi. Tellak işte hamamız 16 bölümden oluşur hamamı saunası havuz bölümü falan anlatmaya başladı. Soyunma bölümünü işaret edip bize gösterdi. 3 tane ayrı odalara girdik gerçi çok oda vardı . Neyse anneme siz böyle geçin peştemal mi giyersiniz dedi. Annem bana bakarak ee evet dedi. Bende bişi demedim biz bizeydik sonuçta. Tabi nasıl arzu ederseniz peştemal içeride dedi. çamlar filmli görünmüyordu içerisi. Neyse biz girdik odalara ben soyundum peştemalimi giydim çıktım. Yaşar amcada çıktı. Gerçekten çok diri vücuda sahip oludugu belliydi. Hafif kıllı ama olgun vücudu vardı. Annemin çıkmasını bekliyorduk . Neyse annem bir çıktı offf. yok böyle bişi ya. Kocaman gögüslerinin yarısını gösteren dekoltevazi bir şekilde peştemali sarmış. pürüzsüz baçakları iç çekilesi cinstendi. Kalçasıda peştemalden fırlayacak gibi kim kardashıan poposu şeklinde ateşleyici idi. Yaşar amca ; ıslık çalarak oo nermin bu ne güzellik dedi. Güldüm bende annem utandı haifif .. Hımm öylemi dersin yaşar abi teşekkürler dedi. tellaklar bizim tarafa doğru bakarak iç geçidiklerinden emindim. Yanımızdaki yardımcı tellakta hayatında ilk defa kadın görürcesine etkilendi. Çadırı kırmustu bariz belli oluyordu. Yaşar amcada aleti peştemali yırtacak gibiydi. Neyse tellak ilk ten hamama girersiniz herhalde diyerek bizi hamam doğru götürdü. annem önümüzde tellak en önde yaşar amca kalçalarını kesiyordu. Annemde kıvırtarak yürüyor gibiydi . Neyse hamama geldik. içindede ayrı kapalı bölümler vardı. 7 8 tane 4 tanesi yanyana diğer 4 ü ise karşı tarafta idi. Tellak ayrı mı gireceksiniz yoksa tek oda damı dedi ? biz ilkten tek bir yeri tercih ettik isteyen olursa ayrı yere geçecekti. ama zaten 1 oda şeklindeki bölme bayaa büyüktü yani. Bir odada 2 tane kurna vardı annemle yaşar amca geçtiler kurnaların başına. Ben de

yaşar amcanın yanına geçtim kurna ortamızda su dökünüyorduk. Annem her su döküşünde daha bir sexi oluyordu .. Gögüslerin aşağıakan su insanı tahrk ediyordu. 1 saat falan durduk orda arada sohbet edip tekrar dökünyorduk faln . Neyse ben iyice sıcaktan mayıştım ve sauna ya geçiyorum dedim. Yaşar amca anneme; iyi bari nerminde beni keselesin dedi. Tamam dedim. uyuycam ben az dedim. Yaşar amca; dikkat et oğlum pişersin derecesini ayarla öyle gir dedi. Bende tamam dedim ve yaşar amca ortadaki göbek taşına uzandı. Annemde götünün üstüne oturdu yaşar amcanın. Ve sırtını keselemeye başladı. Gercekten çok tahrik edici bir görüntüydü. ileri geri keselerken hareket ediyordu. Sonra yaşar amca sırt üstü uzandı. Annem;e şimdi nasıl yapıcam yaşar abi dedi. Yaşar amcada ; ne var nermin bacaklarıma otur sende dedi. Annem; ee tamam o zaman diyerek başladı kollarını sıvazlamaya. Hafiftende aletininin üstüne gidip geliyordu. Yaşar amca gözlerini kapatmış anın tadını cıkartıyordu. Gögüslerini sıkıp yogurmaya basladı annem . Yaşar amca ; off nerminn ohh harikasın yaa.. ellerine sağlıkkk.. Annem; ne sandın sen maharetlidir ellerim dedi.. Annemde hafif kızarmaya basladı. Aletinin üstündeydi yaşar amcanın ve ileri geri gidip gelirken ister istemez etkilenmişti. Yaşar amca ohluyordu. Annem; ne sert vücudun var yaşar abi ımm dedi. Yaşar amca; Her yerim serttir nerin heryerim dedi.. Annem iyice kendinden geçmiş arada gözlerini kapatıp dudaklarını ısıyordu. Islandıgına eminim. Aşağılara inmaye başladı göbeği ile kasıkları arasındaydı. Yaşar abi; off nermin bitirdin benii her yerime yap dahada aşağı in dedi. yaşar amcanın sopa gibi aleti kalkmış pestemali yırtacak gibi idi. Annem; her yerinemi ? ımmm.. ama ? falan dedi. yaşar amca; bişi olmaz nermin biz bizeyiz. E ama ya mehmet görürse dedi. yaşar amca kalktı saunaya doğru geldi. beni kolaçan edecekti bende uyumuş numarası yapıp yüz üstünü uzandım ve yüzümüde sola döndüm. Kapıyı kapattı içerisi dışardan görünmüyordu. Mehmet dedi. ses vermedim. şştt dedi.. yine ses yok . Bir baktım ellerini kalçamda oynatmaya başladı.. şok oldum bi an. Gercekten heycanlandım.. Mehmet uyuyomusun diye yine seslendi. Bende tıkyok. Kalçalarımı sıkmaya üstünde okşamaya başladı. Ben acayip etkilendim. sonra bu kapıyı kapattı uyuyo içi geçmişdedi. annem de tamam dedi. ve sırt üstü tekrar uzandı yaşar amca . rahat ol nermin uyanmaz dedi. tamam dedi annem. peştemalini sıyırdı yaşar amca ve aleti ortadaydı.. çok kalın ve uzundu tekarar gözlerini kapadı yaşar amca . Annem dudaklarını ısırarak ürkek bir halde ellerini yaşar amcanın aletine attı ve okşamaya başladı. Yaşar amca inliyordu arada övüyor harikasınn nerminn offf.. diyordu.. Annemde 31 çeker gibi ileri geri yapıyor arada taşaklarından tutarak sıkıp okşuyordu. sabunlu eli ile yaşar amcayı çıldırtmıştı. En sonunda yaşar amca ahhh diye garip sesler çıkartarak boşalmaya başladı.. annemin peştemali ve eli ne gelmişti döl. Baya bir aktı. Yaşar amca; k bakma nermin istemeden oldu dedi. Annem sorun değil olması gereken oldu sonucta dedi. Annem iyice aletini temizledikten sonra yaşar amcaya su dökerek temizledi. Harikaydın nermin gerçekten çok iyi geldi. Hadi sıra bende dedi.

annem tamam diyerek yüz üstü uzandı. Yaşar amca annemin kalçalarına oturarak maşaj yapmaya başladı. sırtını keseliyor oksuyordu.. Annemde kalçasını kaldırmış güzel bir görüntü sunuyordu. Arada ahlıyarak ; ahh yaşar abi çok sert ellerin a yavaş dedi.. Yaşar amca; nooldu acıdımı daha dur seeen dedi. Annemde ; hafif gülerek çok pisliksin dedi. gerçekten şaplak atarak sırtına sert sert keseliyor kızarmıştı annemin her yeri.. Annem; ahh yavaş yaşar abi ya acıttınn dedi. neyse yaşar amca okşamaya döndürdü işi .. Annemin kalçalarını peştemalin üstünden okşuyordu. Anneme; sıyırayımmı nermin peştemali dedi. Annem ; şey ama mehmet uyanmasın dedi. yok o uyanmaz diyerek soydu ve annemin kalçalarını sabunlayarak okşamaya başladı.. arada ellerini alta sokuyor deliklere masaj yapıp tekrar yukarı çıkıyordu. annem inliyordu resmen.. Yaşar abi elleri ile annemin kutusuna masaj yaptıgından emindim. çünkü annem ister istemez inliyordu. sonra anneme yüz üstü dön dedi . Annem ; ımm tamam diyerek peştemali yukarı çekecekken yaşar amca; gerk yok ona nermin hem nolucak sende bnimkileri gördün diyerek annemi kafaladı ve annem yüzüstü döndü. Gerçekten çok güzel gögüslere sahipti.. yaşar amca; dudaklarını ısırarak off nebu böyle nerminnn dedi ve gögüslerini okaşamaya başladı.. Annem ; beğendinmi yaşar abi ohh ımm dedi. Yaşar amca; bunları beğenmeyenin erkekliğine tüküreyim diyerek gögüs uçlarını okşamaya başladı annem yeniden inliyordu.. gözleri kapalıydı. Yaşar amca annemin gögüslerine ağzına götürdü ve şap şup emmeye başladı. Annem; aahh ımm.. dur yaşar abi mehmet uyanır dedi. Yaşar abi; gel o zman kurnanın oldugu odaya geçelim dedi. Annem toparlandı. Tam o sırada içeri tellak girdi. Toparlandıkları için ortada fevri bir hareket yoktu. Kese isteyen varmı dedi o yakışıklı 40 yaşlarındaki adam. Yaşar amca; bize gerek yok ama mehmete lazım dedi. Bende o arada saunadan çıktık. Yaşar amca; heh işte iyi uyudun hee dedi had kese vakti diyerek bende onun için çktık m zaten dedi tellak aldı beni ve aynı bölümde ama uzak olan yerdeki alana götürdü.

Devamı bir sonraki hikayede .. Hoşcakalın 🙂

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Seks Sinemasinda (Alinti)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Seks Sinemasinda (Alinti)
Selam arkadaşlar ben Bremen’den Selim. 25 yaşındayım ve evliyim. Karım 24 yaşında. Birbirimizi çok sevmemize rağmen, karısını siktiren diğer erkekler gibi, benim de hayalim hep karımı bir başkasına siktirmek ve adam karımı sikerken, aynı Pornofilim izler gibi seyretmekti. Karımla sikişirken bu fantazimi karıma anlattım ve gerçekleştirmek istediğimi söyledim. Çok büyük uğraştan sonra karım bu fantazimi gerçekleştirmeyi kabul etti ve “Yalnız bunu yaparsam, sonra bana kızdığında ‘Orospu’ demek yok!” dedi. Ben de yemin ederek kabul ettim. En büyük hayalim gerçek olacaktı tabi. Nerde ve kimle yapacaktık, şimdi sıra buna geldi. Düşündüm kimi nerde nasıl buluruz diye, aklıma Pornokino (Pornofilmleri oynatan sinemalar) geldi. Bu arada Almanyada Pornokinolar çok meşhurdur. Oralara hep abaza ve genelde yalnız erkekler gelir, film izlerken 31 çekerler. Biliyordum çünkü bekarken ben de aynısını yapardım. Karıma, “Bugün sana bir süprizim var, hadi gezmeye gideceğiz, güzel giyin, altına külot giymeden etek giy!” dedim. Karımı Pornokinoların birine götürecektim.

Karım dediğim gibi giyindi ve evden çıktık. Benim esk**en gittiğim bir tanesine girdik. Ben daha yerimize oturmadan benim yarağı çıkardım. Geçtik oturduk bir köşeye. Karımın elini tuttum ve yarağımı eline verdim. Karım şaşırmıştı, “Ne zaman çıkardın?” dedi. “Az önce girdikden hemen sonra!” dedim. Karım yarağımı okşarken başladık film izlemeye. 10-15 dakika geçmeden karımın yanına iri yarı bir Alman geldi oturdu. Karım adamdan utandığından hemen benim yaraktan elini çekmek istedi. Ama ben bırakmadım tabi. Karım, “Adam bakıyor!” dedi. “Olsun ne olacak, devam et!” dedim. Yan gözle de Almana bakıyorum. Az sonra Alman da yarağını çıkardı ve başladı 31 çekmeye. Tabi karım adamın yarağını görünce hemen heyecan yaptı. Karım benim yarakla oynarken, ben de karımın amını sulandırmak için onun amcığını oynadım. Karım gözlerini kapatmış heyacandan amcığının suları akmıştı. Karıma, “Tam zamanı, bak adam sana bakıyor, bir elini de onun yarağına at!” dedim. Karım da, “Zaten adam bacaklarımı okşuyor!” dedi. “O halde karşılık ver!” dedim.

Adam konuşmamızı anlamış olacak ki, karımın elini tuttu ve yarağına doğru çekti. Karımın elinde aynı anada iki yarak birden oldu. Karım yaraklarımızla biraz oynadıktan sonra teklif adamdan geldi, karıma, “Ağzına alırmısın?” diye sordu. Karım bana bakınca, ben de onayladım tabi, “Tamam ne duruyorsun, bir dene!” dedim. Karım benim yarağımı bıraktı, yumuldu adamın yarağına. Benim için hayatımın en heyecanlı anı başladı. Karım yanımda bir Almanın yarağını yalıyordu, hemde deli gibi! İzlerken heyecandan sanki kalbim duracak sandım, ve 31 çekerek boşaldım. Karıma, “Ben boşaldım, WC’ye gidiyorum, temizleyip gelecem!” dedim ve çıktım dışarı. WC’de yarağımı sildim geldim. Geldiğimde karım adamın yarağını halen yalıyordu. Yerime oturunca, karım, “Adam beni sikmek istiyor!” dedi. “İyi ya işte siktir!” dedim. Karım, “Yapamam!” dedi. “Ağzına alan siktirir de, ne olacak ki?” dedim. Karım da, “İyi de adamın yarağı çok büyük!” dedi. “Olsun alırsın!” dedim. Karım, “Nerde olacak o iş, burda mı?” diye sordu. Ben, “Yok, yan tarafta film izlenen iki kişilik kabinler var, hem Porno izlersin, hem sikişirsin!” dedim.

Karım, “Ben yalnız gitmem, sen de gel!” dedi. “Tamam!” dedim, üçümüz birlikte kalktık. Karımla adam önden, ben de peşlerinden dışarı çıktık, kabinlere gittik. İki kişilik kabine, adamla karım önden, ben de arkalarından, girdik. Adam azmıştı iyice zaten, karım da aynı durumdaydı. Daha girer girmez adam karımı domalttı ve arkadan karımın amını yalamaya başladı. Adam yaladıkça karım zevkten deli oluyordu. Sonra adam yarağını karımın amına bir geçirdi ki, karım “Aııığhhhh…” diye bağırdı resmen. Adam başladı karımın amına pompalamaya. Köküne kadar geçriyordu valla! O anda karımı adamla birlikte ben de sikmeyi okadar çok istedim ki, ama malesef kabin çok dar olduğundan dolayı bu mümkün olmadı, adam karımı sikerken ben sadece karımın ağzına verebildim. Hatta kabinin kapısını bile tam kapatamadık. Karım orda şakur şukur sikilirken, yan kabinlerden sesimizi duyan birkaç tane erkek çıkmış, yarakları ellerinde bizim kabinin kapısından bizi seyrediyordu…

Derken karımı siken adam birden yavaşladı, hırlayarak yarağını karımın amından çıkarıp sırtına ve beline boşaldı. Az sonra da ben karımın ağzına boşaldım. Adam yarağından akan son damlaları da karımın kalçalarına sildikten sonra, teşekkür ederek fermuarını çekti ve çabuk bir şekilde ordan uzaklaştı gitti. Karımın çantasından çıkarıp verdiği mendille az önceki Almanın spermlerini temizlerken, karıma sordum, “Dışarda yarakları ellerinde birkaç kişi daha var, seni sikmek için bekliyorlar, ne dersin?” dedim. Karım, “Yok! Bugünlük bu kadarı bana yetti! Zaten zor aldım, adamın yarağı kocamandı, amım yırtıldı sandım!” dedi. Üstümüzü başımızı düzelttik ve kabinden çıktık. Sonra tekrar salona geçtik oynayan filmi izledik. Yarım saat sonra film bitince çıktık eve gittik. Karımı siktirmek beni okadar çok mutlu etmişti ki, evde karımı bir de ben siktim. Karım sonunda kendisinin de çok zevk aldığını ve bu işin hoşuna gittiğini itiraf etti bana.

O günden sonra, o sinemaya birkaç kez daha gittik ve karımı yine birilerine siktirdim. Bunu sürekli tekrarlamayı düşünüyoruz, ama bir yandan da korkuyoruz, günün birinde tanıdık birileriyle karşılaşırız orda diye. Evet arkadaşlar, şimdilik bukadar. Sonuç itibariyle, evli kadınlar her nekadar, “Yok yapmam, yapamam, istemem!” deselerler de, her kadının gönlünde değişik bir yarakla sikişmek yatar!

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

paris seferi – 3

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

paris seferi – 3

Meme uçlarını emerken elim de Esma’yı altıma alırken sıyrılan eteğinin altında naylon çorabının üstünden yukarılara doğru çıkmaya başlamıştı. Esma’nın amı alev alev yanıyordu, kasıklarının arasında o sıcaklık elimi yakmaktaydı, boynuna hafif nefesler vererek yalamaya, emmeye devam ediyordum, Esma kısık kısık inliyordu “Orhan, dayanamıyorum, seni istiyorum, Orhan” diyerek iki eliyle kafamı amına doğru itmeye çalışıyor, çıkardığı inleme sesleri ile beni kudurtuyordu. Bense aşağı amının oraya inmiyor ısrarla memelerini yalamaya devam ediyordum.

Artık sutyen üzerinden yalamayı bırakıp sağ memesinin üzerinden sıyırdım ve daha tutkulu bir şekilde meme ucunu emmeye, yalamaya, ısırmaya başladım. Memesine direk ilk temasımdı, sutyeni aşağı sıyırıp meme ucuna dudaklarımı değdirdiğim an derin bir iç çekti Esma, “devam et aşkım, devam et ye memelerimi” diye inliyordu. Esma’nın sözleri üzerine sol memesini de açığa çıkarıp hoyratça onu da yalayıp emerken aynı anda elimi yavaşça arkasına götürüp sutyeninin kopçasını açtım. Şimdi artık üzeri tamamen çıplak karşımdaydı Esma, o iri, sert, dolgun, kocaman memeleri, düğme gibi olmuş dimdik meme uçları gayet davetkâr bir şekilde beni çağırıyordu sanki.

İki yandan ellerimle bir mengene gibi göğüslerini bir birine sıkıştırırken bir bomba gibi olan memelerinin arasına kafamı gömerek dilimle bütün göğsünü yaladım. Esma artık çıldırmak üzereydi “yeter artık yeter bitirdin beni” diye çığlık atarak elleriyle kafamı aşağı bastırmaya, göğüslerinden uzaklaştırıp amına doğru itmeye çalıştığında artık bende direnmedim, güzel göbek deliğine de birkaç dil darbesi atarak aşağı doğru indim.

Beline toplanarak bacaklarını açıkta bırakan eteğini bu sefer daha nazik hareketlerle arkasındaki fermuarı açtıktan sonra iki yanından tutarak nazikçe aşağıya, ayak bileklerine kadar indirdim. Kırmızıyı seven ve genelde kırmızı iç çamaşırı giyen Esma, bu sefer üzerindeki sutyenden (artık üzerinde olmayan ?) farklı olarak siyah renkte ama aynı model, yani sutyeni gibi şeffaf bir tanga giymişti. O harika kokular gelen amının yarığı, yarığın hemen üzerinde üçgen şeklindeki minik bir alanı kaplayan ama uzun zamandır bu şekilde tıraş olduğu için hayli uzamış olan kıllarından belli olan muhteşem amcık kılları olduğu gibi gözlerimin önündeydi.

Sutyen üzerinden meme ucunu yalayıp yutma seremonisini burada da uygulayarak, şeffaf tangasının üzerinden Esma’nın muhteşem yarığını dişlemeye başladım. Her minik ısırışımda irkilen Esma resmen kendinden geçmiş ne dediği anlaşılmayan bir şekilde ağzında bir şeyler mırıldanıyor, inliyordu. Dişlerimle ısırmayı fazla uzatmadan eteğinde olduğu gibi yavaş ve nazikçe tangasını bacaklarından aşağıya sıyırıp halen ayak bileklerinde olan eteği ile birlikte sıyırıp attım.

Artık benim de takatim kalmamıştı, kıllı amcığı o kadar seksiydi ki elimle sululuğunu test edercesine okşamaya başlarken aynı anda tekrar yukarı çıkıp muhteşem meme uçlarını ağzıma alıp emiyordum. Esmanın nefes alış verişleri sıklaşmıştı, amcığının dolgun dudakları arasında o daracık, içerisi pespembe ve hayli ıslanan am deliğine orta parmağımı sokup, parmağımı ileri geri hareket ettirmeye başladım. Esma artık delirmiş gibi nefes alıp verirken işaret parmağımı da yavaşça daldırdım minicik amcığına, parmağımı boğumundan kıvırarak onun en hassas noktasını uyararak ilk orgazmını yaşamasını istiyordum, Esma artık çığlık çığlığa elleri pantolonumun önünde düğmeleri çözmeye acele ile sikime ulaşmaya çalışıyordu nerdeyse pantolonumun önünü parçalayacaktı.

Daha fazla dayanamayarak pantolonumun düğmelerini açıp fermuarı aşağı indirip boxerimle beraber aşağı indirmemle kalkıp taş gibi olan sikim bir ok gibi ileri fırladı. Karşımda çırılçıplak, bacakları açık nerdeyse kendinden geçmiş bir halde yatan Esma’nın kıllı ve daracık amcığı ile benim kalkmış, kafası bir mantara benzeyen olabileceği en büyük haline ulaşmış yarrağım arasında artık hiçbir engel kalmamıştı. Elimi çekmeceye attım ve beklediğim şey olan prezervatife ulaştım. Tam paketinden çıkarıp sikime takacakken bavulumdaki geciktirici etkili prezervatiflerim geldi aklıma. Otel prezervatiflerini hemen bırakıp bavuldan kendi prezervatiflerimi almak için ayağa kalktım ve önümde bir mızrak gibi sallanan yarrağım önde ben arkada Esma’nın nereye gidiyorsun der gibi bakan gözlerinin önünde bavuluma doğru ilerleyip prezervatiflerimi aldım. Dönerken üzerimdeki gömleği, atleti, çoraplarımı kısacası üzerimde ne var ne yoksa her şeyi çıkarıp yatağın üzerinde çırılçıplak bacaklarını iki yana açmış ve şaşkın bakışlarla bana bakan, Esma’nın yanına uzandım.

Esma’nın yanına yatağa sırtüstü uzandığımda sikim kendisi ile buluşacak amcığı bekler gibi dimdik duruyordu. Sevişmeye başladığımızdan beri ben Esma ile ilgilenirken sikimi bu şekilde gören Esma birden yan dönerek sağ eliyle sikimi tam ortasından yakalayıp “Ne kadar da sertsin harika” diyerek mantara benzeyen kafasına minik bir öpücük kondurdu. Tam dudaklarını aralayıp ağzının içine alacaktı ki alnından onu durdurup komut veren bir asker edasıyla “Seni hemen istiyorum” diyerek prezervatifi ona doğru uzattım. Prezervatifi alan Esma gözleri gözlerime bakarken eliyle paketi açıp ben sikime takmasını beklerken prezervatifi ağzına yerleştirdi. Eğer tahmin ettiğim şeyi yapacaksa, bunu Türk kadınları pek yapmıyorlar ama birçok porno filmde gördüğüm prezervatifi ağzına alan kadın erkeğin sikine tepeden yaklaşıp adamın sikini direk ağıza alır ve ağzındaki prezervatifi sike geçirerek dibe doğru ilerlerdi.

Yatakta upuzun yatıyordum, Esma kalkıp dizlerimle sikim arasına oturdu amının sıcaklığını bacaklarımda hissetmiştim, ağzındaki prezervatifle dimdik bekleyen yarrağıma doğru yaklaşmaya başladığında bir an gözlerimi kapayacak gibi olmama rağmen bunu görmeyi kaçıramam diye düşünerek gözlerimi açtım……….

(hikaye tamamen kurgusal, gerçekle bir alakası yoktur)
(bu bölüm biraz kısa oldu farkındayım ama bugün 1 haftalık tatile çıkıyorum bir hafta siteye giremeyeceğim, bugün ancak bu kadar yazabildim kusura bakmayın)

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Gavat Osman 1

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Gavat Osman 1
Telefonun diğer ucundaydı;
– O gün ne olduğunu mu merak ediyorsun dedim
– Evet dedi titrek bir sesle
– Karının amını götünü sikip, döllerimle doldurdum godoş hem de defalarca dedim sırıtarak

Yutkunduğunu hissediyordum, gözlerinin dolduğunu ağzında bir şeyler mırıldandığını duyar gibi olduğumda koltuğumun arkasına kaykılıp kahvemden bir yudum aldım
– Sana demiştim değil mi karını sikerim benimle iddialaşma diye ha
– Evet demiştin
– İzlemek ister misin karının nasıl sikildiğini kanıt olarak videoya çektim
– Hayır teşekkür ederim iddiayı kazandın.

Telefonu kapatıp bir sigara yaktım, iş arkadaşım Osman’dı telefondaki. Sürekli sinir bozucu bir tip olmasına karşın karısı Asya tam bir dilberdi, Osman’dan nefret etsem de uzun yıllar birlikte çalışıyorduk hali ile aramızda işin getirdiği bir samimiyet vardı bazen bir şeyler içmeye çıkardık o esnada söylemişti bunu “Benim karım yapmaz” “Her kadın yapar bunu Osman” dedim “Yeterki almasını bilen erkek olsun her kadın verir” “Hayır Asya yapmaz öyle şey” “Var mısın lan iddiaya” “Varım lan nesine…”

İşte böyle başlamıştı her şey. Sarhoştuk en azından bunun o masada kalacağını düşünürken 2 hafta sonra Osman ofise girip “E hazırlıyor musun” dedi “Neyi” dedim “Arabayı iddiaya girdik ya unuttun mu?” dedi ciddi olduğunu o esnada anlamıştım. “Hayır, ben kazanacağım” dedim…

Günler böylece geçip gidiyor ben ara sıra Osman ile birlikte yemeğe gidiyordum ama hiç sansım yoktu adamın yanında karısına da asılamazdım Osman ise çaresizliğim ile gün boyu dalga geçiyordu araba modellerine bakıp sinirimi büsbütün alt üst ediyordu. Bir şey yapmalıydım bir şey yapmalıydım bir şey…kafamın içine şimşek gibi çakan o fikir! Hemen telefona sarılıp Asya’yı aradım
– Asya merhaba
– Merhaba mert nasılsın
– İyi değilim
– Ne oldu
– Aöf sınavları geldi az bir zaman ama matematik işte sen matematik öğretmenisin beni çalıştırır özel ders verir misin
– Tabi neden olmasın akşam Osman’la yemeğe gel orada konuşuruz

Osman’a uğrayıp durumu anlattım o ise hala olacağını düşünmüyor gülümsüyordu artık bütün sinirimle odasından çıkarken
– Karını sikip arabayı alacağım Osman sana da izletireceğim göt dedim
– Hahaha sinir mi yaptın lan krediye başvur sen şimdiden dedi

Günler geçiyor Asya ile yakınlaşıyorduk bir hafta kalmıştı iddia süresine yakınlaşıyorduk ama icraat yoktu hep mesafeliydi kaybetmiştim evet iddiayı kaybetmiştim. Aklıma fikir gelmiyordu ne yapsam boşa çıkıyordu nasıl olacaktı nasıl
– Mert habere bak yahu diyerek gözlerimin içine bakıyordu Asya
– Ne olmuş dedim
– Gazetede adam karısını tövbe tövbe…
– Ha oluyor öyle iddiaya girenler bile var
– Vallaha mı
– Evet
– Kim

Beklediğim fırsattı bu! Her şeyi bütün çıplaklığı ile anlattım ne yapabilirdim ki. Başından vurulmuşa dönmüş şaşkın şaşkın yüzüme bakıyordu kaldırıp tokadı yapıştırdığı gibi gitti. Her şey bitmişti üstelik şimdi.

Zaman daralıyor…kredi başvurusu yapmaya hazırlanıyordum bir sms :
– Demek Osman böyle dedi ha namusunu…
– Evet, özür dilerim Asya
– Soracağım onun hesabını
– Nasıl
– İddiayı kaybedecek 2 gün sonra işten izin al ve yer ayarla

Gün içinde defalarca sms atmıştık birbirimize…onun siniri benim işime geliyordu açıkcası giderek kabak çiçeği gibi açılıyor küfürlü smsler birbirini izliyordu intikam vaktiydi bu Osman’dan intikam vakti.

2 gün sonra sabah Osman’ın ofise uğradım.
– Ben çıkıyorum
– Nereye
– Karınla randevum var.
– Şaka mı
– Görürsün.

Yüzünün kırmızılığı o ahmak bakışını hiç unutmuyorum. Arabamı çalıştırıp doğruca Asya ile buluşacağımız yere gittim.

Ah Asya 1.65 boylarında, beyaz tenli, incecik yapılı,zarif Asya. Güzel biçimli memeleri ileri doğru çıkan kalçası ah Asya..işte karşımdaydı üzerinde lacivert boydan bir elbise beyaz minik çiçekli saçları omuzlarında bitmişti. Korna çaldım…Gelip oturdu titriyordu, bir sigara yaktım. Uzattım gülümsedi. Bu haline dayanmadım.
-Yapmak zorunda değiliz yaptığımızı söylesek yeter.
– Ya kanıt isterse
– Çamaşırına boşalacaktım …istersen..
– Hayır madem benim üzerimden iddiaya giriyor hak edecek o boynuzu göt..
-Sinirlisin.
-Evet, umarım sen de onun gibi değilsindir
– Nasıl
– Erkenden gelmiyorsundur madem yapacağım bari zevk alayım
– Osman öyle…
-Bakma sen ona çok övünür de tıs o puşt yoldan alkol alalım lütfen …
Eve vardığımızda titriyordu hala, oturup bir şeyler içtik yavaşça açılıyor rahatlıyordu sohbet ettikçe bana alışıyor bu fikri iyice yerleştiriyordu kafasına usulca dokunmaya başladım
– Vakit geldi galiba…
– Evet..

Onu kaldırıp sımsıkı sarıldım arkasından o dik yuvarlak taş götü kucağımda idi ürkütmek istemiyor usulca ensesine öpücükler konduruyordum kafasını geriye yaslıyor boynunda dolaşan dilimden zevk alıyordu dilim yaramaz bir çocuk gibi ulaşabileceği her yeri ıslatıp ısıtıyordu. Elini arkasına atıp pantalonumun önünden kabarmaya başlayan sikimi avuçladı
– Oovvvv diye bir ses çıktı

Elbisesinin fermuarını yavaşça sıyırıp çıplak sırtını öpüyor fermuar açıldıkça boşta kalan yerlerini dilimle yalıyordum elbisesi bacaklarından sıyrılmıştı ben topuklarına kadar inip tekrar yukarı çıkıp sarıldım ona. Memelerini avuçlamış avucumdan bir kısmı taşan yerlerini okşuyordum sütyenini çıkarıp o biçimli yuvarlak memeleri avuçlarıma aldım elini tekrar arkaya atıp fermuarımla uğraşıyor kemerimi çıkarıyordu baksırıma dayadı kendini iyice o sertliğe sürtünüyordu balta sapı gibi olmuş yarağıma. Elinden tutum odaya geçtiğimizde ikimizde kilotlarımızla duruyorduk üzerine uzanıp öpmeye memelerini ısırmaya emmeye başladım. Gülümsüyor dudakları ile omuzlarımın tadını alıyor bazen dilini ağzımın içinde dolaştırıyordu, bacakları sütün gibi bacakları ellerim üzerinde çöldeki bir yılan gibi kıvrılıyordu kilodunu çıkarıp attım…

Aman yarabbi bu nasıl amdı böyle incecik ip gibi biçimli ve düzgün yeni traşlanmış dilimi ağzımı nefesimi bekletmeden sundum ona dilimle içine giriyor emiyor okşuyordum
– Ohhh devam et yala..
Durmaya niyetim yoktu parmaklarımla ayırıp amının o tatlı sularını içime çekiyordum elleri ile gel buraya işareti yapıp sıyırıp altı baksırımı kalkık sarkan sikime bakıp
– Offf tam istediğim gibi…dedi
69 pozisyonundaydık artık ben onun taş gibi götünü ayırıyor dilimi sokuyor okşuyor emiyordum amını göt deliğini göt yanaklarını ısırıyordum o benim sikimi taşaklarımı kasıklarımı öpücüklere boğuyor sikimin başına küçük ısırıklar atıyor boydan boya yalayıp ağzının içine alıyordu..
– Ahhh Asya…
– Orospu de, Osman’ın orospu karısı
– – Ahhh ağzını sikeyim
– Sik Osman sikemiyor sen sik bu ağzı…
İnce küçük ağzı kasıklarımı öpüyor terimi emiyor bense amının sularını yiyordum..üzerimden kalktı..
Sikimi avuçlarına alıp 31 çektirmeye başladı sonra uzanıp dudaklarımı ısırdı öptüm yaladı.
– Bunu kendim yapacağım dokunma sakın bana Osman’ın namusunu oturtacam bu sike…
Öyle de yaptı..
İncecik belini ucağıma verip sikimi deliğine hizalayıp yavaşça oturdu o sıcaklık sikimden bütün bedenime yayılıyor hissediyordum o daracık goncasını sonra tamamını alına bir “ahhh büyük” deyip yavaşça sallanmaya başladı sikimin üzerinde sonra usul usul inip kalkmaya
– Ne yapıyorsun
– Sikiyorum
– Kimi
– Osmanın orospu karısını
– ohhhhh
– sikip arabasını alacağım o götün araba da sikeceğim seni
– Sik orospun yap götüme amıma koy..hadi parçala beni inlet…

Altıma alıp bekletmeden girip hayvan gibi pompalamaya başladım içine kanırtıyor o küçük bedeni yatağa gömüyordum kasıklarımı vuruşuyor sesler çıkıyordu inliyor terliyorduk terli yüzümü avuçları ile okşuyor bazen doğrulup burnumun ucunu öpüyordu kanırtıkça inliyor kökledikçe çığlıklar atıyordu.
– Ohhh vur koçum vur…
– Orospu
– Evet araba orospusu
– Siktiğimin sürtüğü
– Sok amıma sevgilim

Domaltıp götünü şaplaklayarak sikmeye başladım. Titrememiz artıyordu terim sırtına damlıyor bu daha da ateşlendiriyor götünü geri iterek sikimi keşfediyor tamamını alıyordu derken götünü kıvırtarak yorganı çarşafı sımsıkı tutarak ağlar gibi iniltilerle boşaldı.

Boşalacağımı anladığı anda kiloduma boşal dedi. Gerek yok dedim bütün gücümle suladım asyanın o küçük rahmini…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Leylaaaaaaaaaaadan

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Leylaaaaaaaaaaadan
Merhabalar, ben Leyla. Ben henüz kırk yaşında muhafazakar bir çevrede yetişmiş, iyi eğitimli bir kadınım. Üniversite okumuştum. Dediğim gibi yetiştirilme tarzımdan dolayı tesettürlüydüm. Ama evlendikten sonra çalışmayı bırakmış evimin kadını olmuştum. Eşimin ikinci karısıydım. 7 yıldan beri evliydim. Bir tane kızım var 5 yaşında ve bir de üvey oğlum var Mehmet. Yıl 1997 idi. Üvey oğlum Mehmet henüz 14 yaşında idi. Onun büyüdüğünü anlayabiliyordum. Aslında hiçbir zaman üvey çocuk muamelesi yapamamıştım. Onu da kendi çocuğum gibi büyütmüştüm. Ben evlendiğimde henüz 7 yaşında idi. Mehmet ince zayıf ama uzun yakışıklı bir çocuktu. Babasına çekmişti.

Bir nisan ayı idi erken kalkmış çocukları okula yolladıktan sonra evde temizliğe koyulmuştum. Mehmetin odasını Mehmet hakkında yeni şeyler öğrendim. Mehmet mastürbasyon yapıyordu ve önce eski bir havlu buldum, üzerine boşalmıştı. Daha yatağının altında benim eski bir çift siyah külotumu bulmuştum. Siyah külotlarımın üzerinde onun kurumuş ve beyaz lekeler bırakmış spermlerini gördüm. Aslında mastürbasyon yapması bana normal gelmişti. Ergenlik çağına girmiş her çocuk bunu yapıyordu. Ama külotlarımın orda olması bu beni rahatsız etmişti. Yatağın üzerine oturdum ve neler bildiğim ile ilgili düşünmeye başladım. Takıntısı neydi? Ben mi yoksa sıradan bir durum muydu? Ama bildiğim tek şey muhafazakar kocamın bunu duymaması gerektiğiydi. Mehmeti öldürebilirdi. O an için bulduğum her şeyi olduğu gibi yerine bırakmak oldu. Mehmeti göz hapsine almaya karar verdim.

Takip eden günlerde bulduğum külotları düşünüyordum. Ama her nedense onların kayıp olduğunu hatırlamıyordum. Günlerce onun gizli deposunu düşünmekten kendimi alamadım. Söylemeliyim ki aklımdan çıkaramıyordum bunu. Kocam ise bu saplantılardan en karlı çıkan kişi olmuştu. Onunla haftada en az 4 akşam sevişiyorduk. Aslında kocam biraz şikayet eder durumdaydı bu kadar fazla seks yapmaktan. Sonunda mayıs ayının sonlarına doğru bir şeyler denemeye karar verdim.

Normalde iç çamaşırlarımı pazardan alırdım. Ama o gün bir T-shopa gittim. Yeni ve oldukça seksi tülden yapılma kırmızı külot ve sutyen ile iki çift pembe ipekli külot aldım. Genellikle evi içinde de tesettürlü olarak dolanırdım. O gün mehmetin derslerine yardımcı olacaktım. Yeni almış olduğum kırmızı saten eşarbımı başıma bağladım ama altında saçlarımın bir kısmı görünüyordu. Ve giydiğim beyaz gömleğimin üstten bir düğmesini de açmıştım. Altımda ise beyaz ince şifon eteğim vardı. Beyaz şifon eteğin altında yeni aldığım kırmızı tülden külot ve sutyenimi giymiştim. Ve kırmızı çamaşırlarım kendini belli ediyordu. Mehmetin yanına oturdum. Biraz teşhircilik yapmak istiyordum. Ve onun yeni aldığım çamaşırları görmesini istiyordum. Mehmet ders çalışırken göz ucu ile bana bakıyordu. bazen de kalemini veya bir başka şeyi yere düşürüyordu. Eğildikçe masanın altından bana baktığına emindim. Ertesi gün Mehmet okula gittikten sonra odasına gidip yatağının altını kontrol ettim. Evet yine külotlarım spermleri ile vıcık vıcık ıslaktı. Oturdum ve anladım ki üvey oğlum benim vücudumdan hoşlanıyordu.

Öğleden sonra mehmetin okuldan gelmesini bekledim. Salonda oturuyordu. Bende yere uzanmış televizyon seyrediyordum. Sonra yerleri süpürmek için elektrik süpürgesini almaya gittim. Gözlerinin üzerimde olduğunu hissedebiliyordum. Salonda uzandığı yerin sağını süpürürken giydiğim eteğin altını daha iyi görebilecekti. Bugün içime amımın suyu ile ıpıslak olan düz sade beyaz külotumu giymiştim. Ve sutyenim de yoktu altımda. Göğüslerim hala iri ve taş gibiydi. Dikkatlice bakarsa kahverengi göğüs uçlarımı beyaz gömleğimin altından görebilirdi. Bana bakıyor ben ise hiçbir şey olmamış gibi işime devam edip ona frikikler veriyordum. Önünde bir kabarıklık belirmeye başlamıştı. Etrafında dönerek kalkmış sikini saklamaya çalışıyordu. Odadan çıktıktan sonra mehmette salondan ayrılıp kapısını kapatarak kendi odasına gitti.

Sonraki günlerde sadece Mehmet evde iken daha serbest giyinmeye başladım tabi aşırıya kaçmadan. Bu arada ufak kazalarda yapıyordum. Başımdan eşarbın yere düşüp saçlarımın görünmesi. Banyodan ilk kez bornozla dışarı çıkmak gibi. Giyinirken yatak odamızın kapısını açık bırakıyordum. Söylemeye gerek yok tabi ki Mehmet istisnasız 4 ten fazla mastürbasyon yapıyordu günde. Okulların kapanmasına 2 hafta kala kocam mehmetin yazın çalışması için bir tanıdığının yanına vermek istiyordu. Ben ise henüz yaşının ufak olduğunu söyledim. İlaveten başka bir planım daha vardı.

Eşim işi gereği 2 gün içinde 1 aylığına şehir dışına çıkacaktı. Bende planımı uygulamaya başladım. Eşimin gitmeden önceki son gecesi kocamla sevişmeye başladık. O gece her zamankinden daha fazla ses çıkarmıştım. Kocam beni susturmaya çalışıyordu ama çok azmıştım. O gece 3 kere orgazm oldum. Eminim Mehmet o gece uyumamış hatta gözünü bile kırpmamıştır.

Sabah saat 6da kocam evden ayrıldı. Bende yataktan kalkıp mehmetin yanına gittim. Bugün okulun son günüydü. saçlarım açıktı. Mehmet bana bir bakış attı. Kahvaltı da ona eğer bugün sınıfı geçerse bir sürprizim olduğumu söyledim.

Sabah boyunca yaptıklarımın ne kadar üzücü olduğunu düşünmekle ve onu gelişine hazırlanmakla geçti. Banyo yapıp ağda yapıp amımdaki kılları kestim. Salondaki kanepede oturuyordum. Saat 13,10 gibi eve gelmesi ile kaygılarımdan kurtuldum. Yavaşça ayağa kalktım. Üstümde bulunan pembe bornozun kuşağını açtım ve yere bıraktım. Üzerimde sadece jartiyerim çoraplarım tanga külotum vardı. Ağzımdan ‘Mehmet seninim’ kelimeleri döküldü. Aklı karışmış şaşkınlıktan ağzı açık kalmış öylece bakakalmıştı. Titrek ve tereddütlü bir şekilde ona doğru yürüdüm ve dudaklarından öptüm. Bana karşılık vererek boynumu boğazımı öpüp koklamaya başladı. Artık dillerimizin düellosu başlamıştı. Bildiğim tek şeyi yapacaktım. Önünde diz çöktüm ve pantolonunu çözerek külotu ile birlikte aşağıya indirdim. Daha yeni çıkmaya başlamış kılların arasında dimdik sikine bakıyordum. Babasının ki kadar büyüktü ama biraz daha inceydi. Dibinden tutup Kırmızı rujlu dudaklarımın arasına aldım. Emmeye ve dilimle yalamaya başladım. Ne beklediğimi tam olarak bilmiyordum. Kalçalarından sıkıca tutup sikini dudaklarımın içinde hareket ettirmeye başladım. Mehmet inlemeye başlamıştı saçlarımdan sıkıca tutarak sikine doğru bastırmaya başladı. Ağzından derin oh çıkarken döllerini ağzıma fışkırtıyordu. Spermleri yutmaktan başka çarem yoktu. Bende biraz zorda olsa acı keskin kokusuyla mehmetin spermlerini yuttum. Bende bu arada boşalmıştım. Külotum sularımla sırılsıklam olmuştu. Sikinden dökülen son damlaları da ağzıma boşalttıktan sonra saçlarımı bırakıp ağzımdan çıktı. Tıpkı babasının ki gibi inmesini beklediğim siki hala kaya kadar sertti ve dimdik karşımda duruyordu. Sırtüstü yere uzandım. Mehmette üzerindeki elbiselerin geri kalanını çıkarttı ve yanıma uzandı. Ve ona vücudumu gösterdim. Klitorisimin nerde olduğu, nasıl yalanacağını, amımın dudaklarının heyecanlığı zaman büyüdüklerini, göğüs uçlarının nasıl emileceğini ona gösterdim. Gece yarısına doğru sekse doymuş bir şekilde yatakta uykuya dalmıştık. İlk gün nerdeyse 10 saat sevişmiştik. Evin bütün odalarında her yerde önümüzdeki 4 hafta boyunca seks yaptık. Bir kere yaptığımız günlerin sayısı çok azdı. Mehmet boşaldıktan sonra bile hala sertliğini koruyor olması beni değişik orgazmlara götürüyordu. Klitorisim çok kullanılmaktan davul gibi şişmişti. Gün boyunca amımdan mehmetin içime boşalttığı dölleri ile karışık birlikte sular geliyordu.

Sonraki yıllarda mehmetin üniversiteye gitmesine kadar hem Mehmet hem de babası ile seks yaptım. Bazı günler hem mehmetle sonra babası ile. ALINTI

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Evine temizlige gittim, gotumu folos etti

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Evine temizlige gittim, gotumu folos etti

Moldova’dan Istanbul’a calismaya geldim. Bavul ticareti, o bu derken, Turkce’yi iyi ogrendim. Bir Turkle evlendim, kucuk bir kizim oldu, kocamla anlasamadik, ayrildik. Kizima bakabilmek icin duzenli bir is istedim, evlere temizlige gitmeye basladim. Genelde isinde gucunde olan, hali vakti yerinde bekar insanlarin evlerini cekip ceviriyorum. Hem parasi iyi, hem de bekar evleri cocuklu evlere gore daha az kirleniyor.

Mehmet Bey beni isten arkadaslari araciligiyla buldu. Guvenilir, duzgun biri oldugumu arkadaslarindan duyunca, bana guvenip daha ilk gunden evinin anahtarini verdi. Evini temizledigim o ilk gun birbirimizi gorduk, bir daha aylarca her hafta evine gittim, ama onu hic gormedim. O ise ciktiktan sonra evine gider, o isten donmeden temizligi bitirir, donerdim.

Merak yok mu, Mehmet Bey’in evdeki esyalarini temizleyip duzenlerken, zamanla her seyini ogrendim. Fotogaflari, kitaplari, yedigi yemekler, ic camasirlari, vs. Varlikli, bakimli bir erkekti. Guzel kadinlarla cekildigi fotograflari kimse bulmasin diye kitaplarinin arasinda saklardi. Yatak odasindaki cekmecesi prezervatif doluydu.

Bir gun haftalik temizlige gittigimde, Mehmet’i evde buldum. “Aaa, sen misin Lena?” dedi. “Kusura bakma, soylemeyi unuttum. Hastayim biraz, bugun ise gitmedim. Ben yatak odasinda yatayim, sen evi hizlica bir toparlayiver.”

Bir iki saat temizligi yaptim, bir yatak odasi kalmisti. Girip, oranin da bir tozunu alayim, dedim. Kapiyi araladim. Mehmet uyuyordu. Atesten belki, terlemis, uzerindeki yorgani iyiden iyiye itelemisti. Bacaklarindan biri tamamen aciktaydi. Yanina yaklastim. Aylardir fotograflarina baktigim, degisik kadinlarla gordugum erkek hemen yanimda idi. Elimi uzatsam tutabilirdim. Kendime hakim olamadim, ve yavasca dizini tuttum. Avcumu yukariya dogru kaydirdim. Bacaklarinin ust kismi sert ve kasliydi. Cok hosuma gitti. Uzanip, kasli bacaklarini opmeye basladim. Apisarasindan gelen erkek kokusunu duyuyor, kalbim pat pat atiyordu.

Bir anda uyandi. “Cok guzel,” dedi. “Cok guzel Lena, cok hosuma gitti.”

Bacaginin bitiminde, kasiklarin basladigi bolgedeki duzlukte kalinca bir damar vardi. Orayi opmeye basladim. Saclarimi tuttu ve yuzumu tasaklarina itti. “Tasaklarimi yala,” dedi. “Yala tasaklarimi…” Kalkmak istedim. “Yok oyle,” deyip beni tekrar yaragina dogru cekti “Kaldirdigin gibi indireceksin.”

Muthis bir erkekti. Kendimi guclu kollarina biraktim. Beni dondure dondure sikti. En son yavas yavas gotume sokusunu hatirliyorum, hickira hickira “Mehmet, Mehmet,” dedikce “Lena, hosuna gidecek. Hem sana ne istersen alacagim,” diyordu. Gercekten bir iki dakika sonra alismistim, o koca yaragi icime nasil aldigima sasiriyordum. Hizla gidip geliyordum, Mehmet’i mutlu etmek, onu gotumle bosaltmak istiyordum…

Mehmet o gun gotumu folos etti. Ama bosaldiktan sonra yuzundeki gulumseme o kadar parlakti ki, ona her seyimi vermek istedim…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Taş ustası

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Taş ustası
en 17-18 yaşlarında iken.Yaz ayı,hasat zamanı tarlada çalışıyorum. Amcallarla birlikte koyunlarımıza saman için buğday sapı. getiriyoruz. Sabah erkenden başlayıp akşam saatlarine kadar sap çekip ardından biçerdöveri takip edip tarlaları biçtiriyoruz. O yıl amcam Ev yaptırmak için bir usta ile anlaşmıştı. Biz yine gece geç saatlere kadar çalıştıktan sonra amcamlara gelip yemek yiyecek o gece amcamlarda kalacaktım.(Bazı geceler genelde kalırdım) Amcamın iki katlı tek odası vardı.Orası Misafirler için ayrı yerde idi ,meğer usta gelmiş oraya almışlar.Bizide oraya aldı. İçeri girdim adamı görünce sanki çarpılmışa göndüm doğrusu. 42 yaşlarında 175 boylarında 85 kilo civarında ama sıkı bir vücut yapısı olan bıyıklı kalın kolları ve göğsünden kılların fışkırdığı tatlı bir göbeği olan kumral ve kıvırcık sayılabilir biri sedirde oturuyor.Adamdan gözümü alamıyorum ben. Neyse Amcamdanda korkumdan bakmamaya çalışıyorum.Yemeği yedikten sonra Amcam siz yatın erken kalkmamız lazım diyerek yer yataklarını yaparak gitti. Adının Hacı Bekir olduğunu söyleyen usta lamba açık vaziyette soyunmaya başladı ama ben bakakalmışım.Üstünden gömleğini ve pantalonunu çıkardı. Atlet ile omuzları ve kollarının tamamı ile göğsündeki kıllar ve göbeği de ortaya çıkınca beni bir titreme aldı.Adamda acaip kalın bacaklar vardı ve tüm kıl idi. Benim baktığımı görünce atletini düzeltmek için kilotunun içine verirken sikini bir kavrayarak düzeltti ve yatağın üstüne yattı.Yorganı yarı yere gelecek şekilde çekti. Ben soyunmaya başladım ama titriyorum.Ne o şaşırdın sen sanırım pek başkalarının yanında soyunmuyorsun dedi.Bende hı diyebildim sadece.ben soyundum güneş gören yeri kararmış ama güneş görmeyen yerleri bembeyaz bir vücudum vardı.Parlakça ortadaydım.Hacı Bekir bana aşağıdan yukarıya doğru bir süzdüğü anda göz göze geldik.O ara göbeğini sıvazlayarak sikini kavradı ve yan üstü döndü.Bende yandaki yer yatağına yattım ona yüzüm dönek yan yatarak konuşuyorduk.Lafı dönüp dolaştırıp sekse getirdi benim neler yaptığımı sordu. Bende bir şey yapmıyoruz daha deyince,ben senin yaşında iken köyde kancık eşek ve it bırakmadım sikmedik dedi.Bende bizde sikiyoruz ama sık değil dedim.Ama ben dedim seninki gibi kıllı bir gösüm ve göbeğim olmasını çok iseterim diyince.Gel istersen okşaya bilirsin dedi ve altelini yukarı doğru sıyırdı ve göbeği açığa çıktı aman ne göbek öyle sanki beynimden vurulmuşa döndüm.Titreyerek elimi uzaktım hafif hafif kılları okşamaya başladım. O benim belimde tutarak kendine doğru geçkti.Eli o kadar sert ve sıcaktıki anlatamam. Ben okşamaya başladıktan sonra sağ serçe parmağımı kilotunun altına doğru sokmaya başladım O ise gerneşir gibi yaparak elimin dahada aşağıya inmesine yardım ediyordu. Sonra elimi tutup sikini üstüne getirdi.Taş gibi olmuş kocaman yarak elimde öylede sıcakki tarifi yok bunun.Elimde epeyce tutup 31 çeker gibi yapıyorum o ise kalçalarımı okşuyor,sıkıyor ve deliğimi o kalın parmaklarıyla içine girmeye çalışıyordu. Bacağını benim kalçamın üstüne atıp kendi altına almaya çalıştıkça tir tir titriyordum ben Benim kilotumu sıyırıp dizlerime kadar indirdi.Kendi kilotunuda iidirdikten sonra beni yüz üstü yatırıp üzerime uzandı.Anlatamam o kadar sıcak,tatlı ve zevkli idiki yaşamak lazım.Koca siki bacak aramda kalın ve oldukça sert sıcacıktı.Bacak arama sürtmeye başladı. Ben altında götümü sıkıp girmesine engel olmak istiyordum. Öyle korkuyorumki altında her an içime giricek gibi götümün deliğine başını dayadı ve tükürük çalıp zorlamaya başladıkça canım çok yanıyordu.Bağırmamak için yastığı ağzıma doğru çekiyordu.Baya uğraştıktan sonra sanırım kafasını biraz sokmuştu öylece durdu. Ben altında ezeliyordum.Bana korkma kimseye demem sende deme bu çok güzel olacak sende zevk alıyorsun bak gibilerinden lafllar söylüyordu.Altında ezilmiştim üstümden atmak için hamle yaptığımda olan olmuştu içimi öylece boktuki sanki ev tepeme uçmuştu yarısına kadar geçirmişti sanırım.ben bağırdım ama yastığı azıma bastı sesim dahi çıkmadı. Biraz bekledikten sonra hafif hafif gidip gelmeye başladı.Tam sokamamıştı ama içimdede epey vardı.Gidip gelmeye başladıktan sonra hafifte olsa genişlemiş götüm acısı azalmış ve zevk almaya başlamıştım.Biraz daha gidip geldikten sonra hızlanmaya başladı ve kasılarak içime boşaldı.Götüm Kan ve meni hatta terle birlikte elimi attığımda üç parmağım sanki içine gömülmüştü.Arkadaki tuvalete gitiğimde suyla yıkadığımda elim içine gidiyordu.ama içim acaip şekilde acıyordu.geldiğimde yatağın üstüne uzanmış yatıyordu.Bak dedi kimseye bir şey söylemem kesinlikle sende söyleme ben buraya gelirken amele getirmeyeceğim sen benimle çalışırmısın dedi.Bende Babam bilir eğer çalış derse çalışırım dedim.Sabah Amcama dediki yeğenin amele olarak çalışabilir sanırım ben amele getirmeyeceğim dedi.Amcamda olur dedi.O yaz amcamın evini yaptık ama ne geceler geçirdik….

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

MÁRTI EROTIKUS TÖRTÉNET

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

MÁRTI EROTIKUS TÖRTÉNET
Kirándulás Keszthelyen nyaraltunk van Nagyi hazában, Együtt az egész család. Péter bátyám Elég nagy volt már, Így egyre ritkábban tudtak rávenni van szüleim, Hogy VELÜNK tartson. A legtöbbet hamar elege lett, utána egy nap eszebe jutott, hogy meglátogatja a veszprémi barátját. – Igen, maradjak egyedül? – kerdeztem elszontyolodva. – Hogy egyedül? Isa anyuék? – Persze, a Kláriék sincsenek idehaza és szomszédbol, rettenetesen fogom unni magam. – Csak ket naprol van szó … A ha akar, velem jöhetsz. Elvigyororodtam, a korai volttól. – Egy feltetellel! Tedd égess a azzal, Hogy örökké törvénytelenül vihogsz, és egy SZAD ELE kapod a kezed. – Jaj, ne izélj, tudod, hogy a mega fogszabályzó miatt volt! Már megyek gimibe jártam, Pétertol mindig úgy gondolt rám, mint ahogy a lányos bulikon látott a pubertáló barátnoimmelnek, akiknek már kevéssé jártam össze valakivel. Az új suli szétszórta a bandát, az új barátnoink meég nemigen voltak. Anyámék nem bánták a dolgot. Másnap reggel felkerekedtünk hajnalban, mert Peter azt mondja, akkor jó volt a stop. Bár megálltunk reggelizni (és eluntuk a várakozást az út szélén), így hamar Veszprümbe értünk. Mém soha nem jártam itt, és Péter mutogatta a látnivalókat. Csalódás volt, Hogy Nem volt senki a barátjáéknál Otthon egy bátyám Nem esett kétségbe. – Mászkálunk egy kicsit, aztán visszanézünk. Engedélyezett Egy nekem a sors, úgyhogy jó hangulatban tértünk vissza van sráchoz, Aki ötlet Jart egyetemre is. Úgy emlékszem, nemrégen költöztek a Pestrol, ahol Péterrel összebarátkoztak. – Mit csináljunk? – kerdezte a bátyám, miután k**erült, hogy a barátja mindig ott van. – Visszaerünk anyáékhez mega az este? – kerdeztem remenykedve. – nekem Már elegem Volt olyan stopból, Inkább nézzünk Szállás UTÁN Nem nézett ki Rossz bulinak Péter élvezte meg, Hogy AZ szervezheti eseményeket. Kivártuk, AMIG már megjött szolobol van kollégium vezetoje, és hajlandó volt kinyitni Egy Nekünk szobát – szerintem Tök olcsó volt. A bátyám Még egy beszerzett üveg vörösbort, aztán birtokba vettük a szobát. Nem volt valami lakályos, az összetoltuk a ágyat, meg szétszórtuk a cuccainkat, csapra vertük a bor. Szopogattuk, es beszélgettünk, egészen belemelegedtünk. – Hoztál pizsit? – kerdezte Peter. – AZT hittem már nagyfiú mindenre Gondol – vigyorogtam, Mert van sör, meg egy bor megtette a hatását. – Nem tudom, mit csinálsz, az en nyáron meztelenül alszom. – Legmagasabb lesz bugyiban leszek – meg akarom tenni a vállam, mintha nem erdekelt volna, Hogy Egy 19 Éves, Jól kisportolt RASC pucéran Lesz mellettem, ha MEG AZ bátyám van. Egy Kicsit petert van izgathatta van ~ Ahányszor, Mert elmesélte Milyan nyelv Volt egy csajt Mikor stoppolt a MULT van Nyáron, Aki vezetés közben is rövidnadrágos combjára ejtette a kezét, és az AZ Illusztráció kedvéért megmutatta, gondolt mintát. Hülyeség, hogy mindketten belepirultunk Egy Kicsit, Mikor éreztem van Göndör szorét van Meleg tenyeremen. – A volt barátnommel nudiztunk Egy párszor Tavaly. Tudtad, Hogy itt van Lehel van Mellett Balaton? – Nem ciki Annyi ember Elott meztelenül? Isa van, ha feláll egy kuksid? Egyre kerekebb szemekkel nézhettem RA, Mert folytatta: – Ne mondd, Hogy Nem ti szoktatok meztelenkedni Luke barátnoddel! Hogy hívják? Magamban Enikore gondoltam. Meg van nyár elején jöttünk haza Együtt Egy táborból, ed Egyedül maradtam Volna pár napig, Mert náluk Senki nem volt Otthon. Elfogadtam osztálytársnom ötletét, Hogy aludjak van családjuknál. Elso éjszaka jó sokáig pusmogtunk táborbeli fiúkról van MEG jobban felizgattott Eniko Dugi Martinija, meg az, Hogy Egy olyan hálóruhája szerint csak bébidoll felso voltot. Gyakran felugrált ágyából az, vízért ment, kint felejtette van Bravot, meg ilyesmi. Egyszer benyitott öccse AZ Egy törülközoben. Nagy Eniko meglepetésemre Nem Jott zavarba, Pedig van Melle baromi Jól látszott van hangulatvilágításnál, ed Bugyi SEM voltos Rajta. Mikor lehajolt István rám kacsintott ed hangosan Így Szolt “Mindjárt Elmegyek, csak van krémedért jöttem” “PFUJ, disznó” – Eniko korholta a belepirult, Mikor odadobta van tubust AZ öccsének. “EZ MinDig Így megy Nálatok?” – kérdeztem, Mikor István bezárta mögött Maga AZ ajtót. „Dicsekvo majom … Bár Elég jó van segge, és Vele elol SINCS semmi baj. Neha meg MinDig Együtt fürdünk, napozunk Vagy, ha szüleink nincs valamije Itthon „- .. Szar hozzá Eniko, miközben lefekvéshez készülodött Akkor Azért nekem is eszembe jutott már bátyám, meg Eniko mellbimbója, meg Még sok-minden, mielott Lassan álomba cumiztam AZ ujjam van combjaim KÖZÖTT. – nem szoktunk – Mondtam hangosan, aztán összeszedtem van bátorságom. – Ésaiás Milyan nyelv volt -? egy nudista strand Szerintem Még Jobb, menta van textilesek Nincs Szemét, ed vidámabbak aZ emberek – .. Én is kipróbálnám – csúszott ki számon Mar Keso voltos Mert Péter rávetette MAGAT van dologra. – Igen Hát Akkor Keszthelyrol Majd becserkésszük -? az en meg nem voltam meztelenül senkivel Baromira zavarba TUDOK am Jonni -! próbáltam visszatáncolni. – Ne hülyéskedj Elottem van szégyelled Magad? – Hát te is pasi vagy! – mondtam, azt gondoltam magamban, hogy “sot nem rossz”. – Na, akkor nudizunk egyet! – jelentette ki. Leégni Nem fogunk, Mert leoltjuk a lámpát, ed Így akkor belejössz az elso Elott. Péter meq kiszaladt van sarki kocsmába utánpótlásért, MEG izgultam, Hogy km köd ebbol kisülni, hogy végül jelentése Inkább jó Érzés volt. Csak a hold világított, hogy mid Ott meg álltunk már szobában, ed Lassan lehámoztuk Magunkról rendelkezik Kevés nyári ruhát. Cicifix sem voltos rajtam, Mert bár melleim eléggé fejlettek, Nem szeretem ha Fel vagyok kantározva. Felhúzott lábakkal Ultem van falnak dolve ed Szinte dideregtem van Furcsa helyzettol van burgundi híd Jól Jott. A temática siyékamlósabbak lettek, a puncimról nem beszélve. Nem tudom, mit láthatott Péter az en Lassan ki tudtam Venni van félhomályban, Hogy beszéd közben Neha megigazítja van kispétert, ahogy Apu szokta felhívni. En est szétnyitottam Neha Labam, Mert AZT éreztem, Mintha Valami szivárogna van nuncimból. Neha megdermedtem, Mert már csendben Szinte Hallani lehetett, Ahogy végigsimítom van Labam kozet, ed megnyugtatom van csiklómat (Bar Inkább felizgattam). Péter odaadja mesélt intim kalandjairól. A bortól en van felengedtem, ed suttogva elmeséltem, Mikre szoktam gondolni elalvás Elott, persze OT Nem említettem. Láttam, hogy nyyokat nyel, és próbáld ki egy farkát. Lassan kiürült az üveg. Csalodott voltam, mert csak most kezdtünk belejönni. – Megyek zuhanyozni. Nem jössz? – kérdezte szinte harisnya, és fekszik. Ásítást színleltem. Csak Peter nem hallja, milyen szívdobogásom van. – Menj elore! From nehogy elfürödd a melegvizet! Úgy érzem, egy mellbimbóm, hogy vegnak kellett dörzsölni magam. Hallottam, ahogy megnyitja Péter zuhanycsapot. Nem bírtam ki becsúsztattam Két ujjam van puncimba a bátyám fütyköse Jart AZ eszemben. Ha nem akartuk volna, egy zuhany alatt akkor állandóan egymásra és egy testünk. Beszappanoztuk Egymás HATAT, ed Nem Bantam Hogy van bátyám közben Erzi testével van meredezo mellbimbóm, MEG van fenekemen AZ ágaskodó fütyijét. Ilyenkor elme ketten idegesen felnevettünk az egyszerre dideregtem tüzeltem ed. A VÉGÉN Egymásra néztünk ed vigyorogva megállapítottuk, Hogy MEG ilyet jót egyikünk van zuhanyozott. Ledoltünk széles ágyával rendelkezik. – Jól megmostad egy nunid? – kerdezte, ahogy kiskoromban. – Várj, megnézem! – válaszoltam, szétterpesztettem van Labam, Hogy o értéke érezze van combom. Az arcomhoz dörzsöltem van puncis tenyerem, ed beszívtam van Saját illatom. – Hmmmm … fincsi, illatos! – jelentettem. Megkerestem az orrát, ez mintát vehetett. – Atyám! Te nem tudod, mit csinálsz velem – mondta, és elkezdte egy bort húzogatni egy farkán. – Ugyan már! Hagyd, idebújok – Mondtam, bár magam is tudom, Hogy álltam meg, Hogy nem masztizzak en est Egyet. Reggel összebújva ébredtünk, hogy egyikünk héten akart kibontakozni AZ ölelésbol.
Reggel úgy éreztem, mintha egész éjjel félkemény lett volna a farkam, mikor a húgommal egy ágyban aludtunk a veszprémi kollégiumban. Mikor felébredtünk, tudtam, hogy nem ártana egy jó, tojásos reggeli, de titokban mind a ketten élveztük az estét, és nem akartuk megtörni a varázst. Hirtelen eszembe jutott, mit játszottunk az elso pörgetos esténken a gimnáziumi osztálykiránduláson.
– Gyere, bekötöm a szemed! – mondtam Mártinak, aki már korábban ébren volt.
– Mi van? Mit játszunk? – kérdezte felhúzva magán a lepedot és felkönyökölt.
– Nem az igazi, mert nem vagyunk felöltözve, de sebaj – válaszoltam – A játék neve: MICSODÁM? – mondtam, miközben átkötöttem a tarkóján egy összehajtogatott abroszt.
– Micsodád? – kérdezte Márti és vigyorgott.
– Majd megérted! Szólj, ha érzed valamimet a testeden! Ki kell találnod, mivel érintettelek meg. Nem tudsz zálogot adni, de ha nem találsz, egy puszit kapok a számra! – mondtam neki.
– Hu, de izgalmasan hangzik! És ha nem is akarom kitalálni? – kérdezte Márti, és kacsintott is volna, ha nincs bekötve a szeme.
– Tudod mit? Legyen seggrepacsi!
– Óh ne! Akkor inkább mindent kitalálok!

Elhelyezkedtem a lábánál.
– Ezt is? – kérdeztem.
– Ez a combod! – nevetett Márti – Olyan nehéz!
– OK! Tízbol egy! Húzd félre a takaród, mert így nem ér!
– Ki van a seggem!
– Miért? Nagyon szép! És tiszta – állapítottam meg. A húgom kuncogott.
– Jézusom, ez a kezed a fenekem hajlatánál!
– Persze! Most egy seggrepacsi jön, készülj!
– Auuúú! – Megint odahelyeztem a fütykösöm, széthúzva feneke félgömbjeit. Nagyon ingerlo volt, mereven álltam, mint egy koronaor.
– Csak nem a kispéter? – kérdezte hitetlenkedve, és óvatosan szétnyitotta a combjait.
– OK! Talált! – Megnyaltam a melle hajlatát, megdörzsöltem az orrommal a lapockáját, a karommal a karját, a fülemmel a combját, de mindent kitalált. Akkor kapott csak seggest, mikor a talpához nyomtam a makkom. A nedvességbol azt hitte, nyalogatom, aztán nagyot nyögött, mikor bejelentettem, hogy mit csinálok valójában a háta mögött.

Nem volt rossz, mert közben leplezetlenül bámulhattam a nagyajkait a világosbarna göndör szorszálak között. Mikor cseréltünk, a hülye játékom miatt büntibol hanyatt fekve kellett turnöm hugicám ingerlését. A szájába vette a lábujjam, összedörzsölte a mellbimbónkat és feltunoen sokat foglalkozott kispéterrel, de mindig arra tippeltem, hogy végre rám ül, vagy nyalogatja a fütykösöm, de csak kuncogott. Sose tudtam volna korábban elképzelni, hogy ennyire át tud verni valaki a hónaljával, karjával és miegyébbel. Csak akkor hagyta abba, mikor észrevette, hogy a kezétol majdnem elcsöppenek. A hangokból ítélve közben o is a puncijában matatott. Közben jól megéheztünk, de már felöltözve is végig állt a farkam, mert az jutott eszembe, amit a hónaljával csinált a reggel. Meg más is. Mi tagadás, gyorsan tanult a kis csaj! Nevetve meg is jegyezte a nadrágomra sandítva, hogy milyen jó, hogy nem lehet látni, ha a lányok izgalomban vannak.

Ami persze hülyeség, mert hazafelé csak addig volt rossz a stop, amíg eszembe nem jutott, hogy cserélje le az ingét a szuk pólójára, amit szinte kiböktek a mellbimbói. Elfogyott vagy két üveg somlói, míg hazaértünk. Otthon nem számoltunk be mindenrol részletesen, de láttam, hogy anyámék mennyire boldogok Márti kicsattanó jókedvétol. Képzelem, Apu mit érzett, mikor Márti közel hajolt hozzá az esti puszinál a hálóingjében, ami kevés dolgot hagyott a képzeletnek. Én fergetegeset élveztem az ágyban, ami szégyen, de hasznos. Az átszurodo hangok elárulták, hogy az emelet másik hálószobájában is forró volt a hangulat. Másnap vigyorogva köszöntünk egymásnak jó reggelt, és mikor kérdeztem Mártit, hogy jön-e velem strandolni, azonnal igent mondott Apu nem tiltakozott, mikor Péter reggel kölcsönkérte a kocsit, én is azt hittem, átmegyünk a gyenesi strandra. Nem kérdeztem semmit, aztán, miután felvettünk egy csajt a gesztenyesor után, magától is elmondta, hogy tud egy jó strandot a közelben, oda megyünk éppen. A lány pár évvel volt csak idosebb nálam, a barátnojéhez készült, aki éppen most pihente ki a felvételi izgalmait. Pár percre állt ki stoppolni. Nem siethetett túlságosan, mert mikor kérdeztem, velünk tart-e, kis gondolkodás után benne volt a dologban. Egy kicsit meg is bántam, mert láttam, hogy nem közömbösek számára Péter mellizmai. A bejáratnál estünk pofára Judittal, mert ez volt az a nudi strand, amirol Péter beszélt az éjszakánkon, bár nem mondta volna, hogy fölösleges betennem a fürdoruhát. Új barátnonk hezitált egy kicsit, de amikor megtudta, hogy testvérek vagyunk, végül is besétált. Tetszett, hogy ilyen rendes – biztosan nem akart semmi zurt.

Még szinte üres volt a strand, nem is vetkoztünk neki nagyon, csak amikor láttuk, hogy az újonnan jöttek feltunoen méregetik a szuk bikinikbe szorított melleinket. Péter is letolta a gatyóját, de nem csapott a hasára a farka, mint Veszprémben. Nem is értettem a dolgot, mert szerintem én is jól mutattam a diszkrét, halványodó csíkkal a mellemen (mikor egyedül napoztam otthon az erkélyen, nem volt rajtam sok minden), Judit cickói láttán viszont még én is csettintettem. Péter meg elfelejtette becsukni a száját. Gondoltam, késobb majd megkérdezem, miért nem izgult fel.
– Miért nem veszed le a bugyit? – kérdeztem Juditot.
– Szorfertozésem volt – magyarázta. Nem értettük, de nem sokat akadékoskodtunk. Hülyültünk a melegedo vízben, rá se rántottunk a szomszéd strandról átsétáló kukkolókra. Nagyokat fújtattunk, jó mélyen beúsztunk a vízbe, vagy ha eluntuk magunkat, vízi bicikliztünk, labdáztunk. Szerencsére kevés volt a pókhasú –megbeszéltük, hogy ok valószínuleg majd ebéd után jönnek ki -, és összebarátkoztunk egy szomszédos holland családdal, ahol a gyerekek alig voltak nálunk fiatalabbak.

Elmondták, hogy már évek óta ide járnak nyaralni. Igyekeztem nem provokálni a bátyám, de néha láttam, hogy megvillan a szeme, ha szétnyitom a lábam, vagy bedörzsölöm olajjal a mellem. Judit már nem volt annyira szívbajos, megkérte Pétert, hogy kenje be ot, és persze a bátyám a felsotestét se hagyta ki. Én is kíváncsi voltam a cicije rugalmasságára, mert elmondta, hogy tornáztatja, minél késobb ereszkedjen meg. A bátyám nevetve mondta, hogy az elozo csaja kétceruzás volt, ami azt jelentette, hogy a súlyos melle alá két ceruzát is be lehetett szorítani. Csak tollunk volt, de kipróbáltuk. Judit gyozött, mert az övé olyan hetyke volt, hogy az én egy tollamat se tartotta meg. A zuhanyzóban aztán alaposan végigsimogathattuk egymást, akkor a bikini alsót is ledobta.
– A fertozés miatt kellett leborotválnom, de nem akarok vele tüntetni – magyarázta. Még sose láttam borotvált puncit, és meglepodtem, mennyire kipattogzott a bore. Visszaszaladtam a krémemért.

Megengedte, hogy bekenjem a pirosabb részeket, sot amikor felegyenesedtem, nagy meglepetésemre adott egy szégyenlos nyelves puszit is.
– Olyan helyesek vagytok! Kár, hogy el kell mennem, vár a barátnom – mondta. Mondtam neki, hogy elférne nálunk, anyuék is biztosan örülnének, de csak nem hagyta magát rábeszélni, én meg nem erosködtem túlságosan. Még annyi megbeszélnivalónk volt Péterrel…!
– Gyere, mutassuk meg a bátyónak is a kopasz nunád! – nevettem. Engedett a rábeszélésemnek, foleg, miután elmondtam neki, hogy semmi szégyenkeznivalója nincs, és nagyon kellemes látványt nyújt így is. A bátyám nem jutott szóhoz, mikor Judit ledobta a derekára csavart törülközot, aki aztán elmagyarázta neki a helyzetet. Ezután azt játszottuk, hogy különféle pózokkal fel kell egymást izgatnunk, de úgy, hogy más ne sejtse, miben sántikálunk. Az volt a vesztes, aki úgy pózolt, vagy simogatta magát, hogy felfigyelt valamelyik szomszéd. Ilyenkor hasra feküdtek, vagy zavartan hirtelen másfelé néztek.

Jót kuncogtunk magunkban. Lázasan járt a szemünk, de foleg persze egymást figyeltük, és mi nem néztünk félre, de nem ám! Már szerintem mind a hárman nedvesek voltunk, mikor a hollandok észrevették a játékot, és nevetve beszálltak ok is. A mama kifejezetten jó testu volt, de nekem foleg a fia tetszett, akinek szép hosszú dákója volt, bár Péter fütyköse sem volt akármilyen – mint Judit is megállapította a zuhanyozóban. Neki foleg az a póz jött be, amikor egyáltalán nem feltunoen, háttal nekünk, kis terpeszben négykézláb válogatott az újságjaink között. Egészen más volt, mint a bozontosok. Péter néha ártatlanul megnyalta a ketchup – os ujját, vagy a fitymáját vizsgálgatta láthatólag nagy gonddal. Én nem versenyezhettem Judit gyönyöru fenekével, vagy a kopasz puncijával, ezért néha megcsipkedtem a mellbimbóm, vagy egy óvatlan mozdulattal felhúztam a bort a csiklómról. Halálira élveztük!

Búcsúzáskor a kapuban sikerült féltékennyé tennem Pétert, mert miután széles vigyorral fordult hozzám Judit kiadós nyelves csókja után, nagy meglepetésemre én is kaptam új barátnonktol egyet. Hazafelé hallgathattam a zsörtölodését. Surun emlegette a leszbikusok a védoszentjét, de én csak kacarásztam. Elhatároztuk, hogy máskor is eljövünk még. Egy hét múlva aztán rájöttünk, hogy ha lusták vagyunk, nem kell elzarándokolnunk a Berényi strandra, hátul a kert végében is van egy tisztás, ahová nem látnak be a szomszédok. Az ebéd utáni pihenoben Apuékat se zavarja, ha meztelenkedünk. Pétert sehol sem találtam, ahogy visszaérkeztem a barátnomtol. Aztán eszembe jutott a hátsó kert, talán ott van. Ledobtam magamról mindent, és felvettem a bikinim. “Legfeljebb napozok egyet” – gondoltam, és elindultam hátra. Mikor megláttam Péter izmos testét a fuben, mögé lopóztam. Észrevettem a könyvét a hátánál, azt hittem, vizsgál valamit a földön. Megérintettem a vállát, és olyan rémülten fordult hátra, mintha éjfélkor értem volna tetten egy kihalt temetoben. Akkor jöttem rá, hogy maszturbált, mikor megláttam az ágaskodó farkát, ami elé odakapta a törülközot.
– Bátyó! Ennyire hiányzom? – kuncogtam rajta. – Pár órára elmegyek, és máris vigasztalod magad?

Nem tudtam, mitol zihál jobban: a tettenéréstol, vagy attól, amit elotte csinált. Láttam, hogy megkönnyebbül, és lassan feloldódik a feszültsége. Kimerülten felkönyökölt.
– Atyám! Még sose kaptak onanizáláson! – hitetlenkedve csóválta a fejét, és kínosan vigyorgott.
– Rá se ránts! Ilyen szép nagynak még úgysem láttalak eddig – mondtam neki elismeroen, hogy valamennyire helyreállítsam megtépázott önbizalmát. – Nem baj, ha én is napozok egyet?
– Gyere, bekenlek – ajánlkozott Péter, és elhúzta a plédrol a szétszórt holmikat.
– Csak óvatosan, mert a múltkor megégtem egy picit a nudin – figyelmeztettem ot, és letelepedtem mellé.
– Hol?
– A bikinialsóm szélénél, meg a melltartó alatt. – Jólesoen nyögdécseltem, mikor a hátam masszírozta. Ahogy hátrapillantottam, a duzzadó makkjával néztem farkasszemet, amit már nem is takargatott. Súlyosan himbálózott, ahogyan közben Péter a felsotestemen dolgozott.
– Szerinted jó ötlet itt provokálni a szomszédokat? – kérdeztem a lába közé sandítva.
– Nyugi, csak mi ketten vagyunk. A gyerekek a szomszédban már rég beköptek volna, ha meglátnak. Te is kipróbálhatnád – ajánlotta kis szünet után. – Isteni valakit meztelenül masszírozni!
– Emlékszem rá a koleszból – mondtam, és borzongva éreztem, hogy nedvesedik a lukacskám. – Gyakran masztizol? – kérdeztem.
– Épp az utolsó dugásomon járt az eszem, amikor kijöttél. Azóta be kell érnem Marok Marcsával. A szobádból kihallatszó zajokból ítélve nem masztizok gyakrabban, mint te. Apropó! Egyszer megmutathatnád, hogy csinálják maguknak a lányok!
– Semmi különös … Benedvesítem az ujjam, és … – Olyan fáradt vagyok! – sóhajtottam. – Egész délelott bicikliztünk a parton. Éreztem, hogy Péter felülrol benyújtja tenyerét a bikinialsómba, hogy bekenhesse a sajgó vörös csíkot.
– Milyen izgató a feneked! – Nyeltem egy nagyot – Mi olyan izgató benne?
– Szép kerek. Kemény és mégis rugalmas.

Éreztem, hogy megkeményedik a mellbimbóm.
– Legszívesebben én is nudiznék veled! Szeretnéd? – kérdeztem lehunyt szemmel motyogva. – És ha Anyuék kijönnek?
– Oket is levetkoztetjük – tódította Péter – Szerintem élveznék.
– Akkor hát rajta! – biztattam, és engedelmesen megemeltem a csípom, hogy lehúzhassa rólam a bugyim. Tudtam, hogy megint feláll a farka, mikor megmutatom neki a popsim, meg a bozontom. Annyira megszerettem vele a meztelenkedést! Tilos volt, de azt is játszhattuk, hogy ártatlan szórakozás. Melltartóm kikapcsolva a hátamra feküdtem. Ahogy felemeltem a lábam, láttam, hogy bátyám megnyalja a száját, mint amikor a strandon húztuk egymást.
– Emlékszel, mit játszottunk Berényben? – kérdeztem tole, és a szemébe néztem.
– Csak most nincs senki, akit zavarba tudnánk hozni.
– Hááát, ahogy az elobb elnéztem a fütykod… – Nem elég, ha engem felizgatsz?
– Na jó, de akkor most te jössz! – jelentette ki, és visszaült a pokrócra. Óvatosan felültem, vamposan leeresztettem a szempillám, talányos mosoly ült ki az arcomra, és hagytam, hogy lassan, NAGYON lassan lecsússzon a bikini felsom.

Csak néha kaptam el a tekintetét, mert alig tudta levenni szemét a meg-megrezzeno melleimrol. Én is lepillantottam, és láttam, hogy a cicibimbók körül egészen libaborös lettem. k**ugtam a nyelvem, alaposan megszopogattam a mutatóujjam, majd lassan körözni kezdtem rajtuk, hol az egyiken, hol a másikon. Úgy belefeledkeztem, hogy eloször nem is vettem észre, hogy a hegyes nyelvem magától kibújt az ajkaim között, mintha be szeretne segíteni az élvezetbe. Mikor felnéztem és megláttam Pétert, ahogy lassan a dákóját masszírozza, tudtam, hogy lesz egy kisebb orgazmusom. A másik kezemmel én is a lábam közé nyúltam, és nyögdécselve a puncimra szorítottam a tenyerem, hogy érezzem a nedves lüktetést a hüvelyemben. Nem tudom, a bátyám észrevette-e egyáltalán, hogy egy picit meghaltam, mindenesetre most o vette át a kezdeményezést. Feltérdelt, majd félig elfordult, hogy élvezhessem izmos feneke látványát. A makkján benedvesítette a középso ujját, hátranyúlt, belefúrva pillantását az enyémbe.
– Tudod milyen jó, mikor így feldugom magamnak a fenekembe – nyögte – Látod, ahogy az ujjam eltunik a szuk lukamban? – Ettol mindig feláll a farkam!

Eloször éreztem életemben, hogy feltüzelnek a piszkos szavak, de ezt inkább megtartottam magamnak, mert láttam, hogy Péter lassan kezdi elveszteni a fejét. Rámeredtem a makkjára. Csakugyan, néha megmozdult a hímvesszoje, és egyre magasabbra emelte a fejét. Annyira kemény, és diadalmas volt!
– Most már értem, miért szeretik a homokosok, ha valaki megdugja a seggüket – jegyeztem meg, és széttártam a combom, hogy én is ellenorizhessem a hátsó lukacskám.
– Fogod te még jobban is érteni! – bólintott. Széttette a lábát, és ráérosen húzogatta a bort merev, lükteto dorongján. Hátranézett a válla fölött. – Maradj így! – kiáltott fel. – Olyan jó így kitárulkozva látni a nedves puncid, az ágaskodó mellbimbódat! – hörögte. – Tudod, hogy nem is vagy rossz no? Úgy szeretném a meredezo pöcködet harapdálni, meg nyalogatni azokat a duzzadt borredoket!

Egy kicsit megrettentem a lehetoségtol, hogy még ma elvesztem a szüzességem.
– Héhé! Ne olyan gyorsan! Már az is túlzás, hogy együtt masztizunk. Nem gondolod? – Egyáltalán elélveztél az elobb, vagy túl korán jöttem? – kérdeztem szégyenlosen, és közben tenyeremmel eltakartam a csiklómat a bátyám kutató pillantása elol.
– Még egy pillanat, és egy kielégült pumát találsz itt dorombolva – dicsekedett.
– Tudod, hogy nem bánom?
– Ennyire jó neked, ha én szenvedek a kielégületlenségtol?
– Nem is sejted, mit szeretnék? – kacsintottam rá, és egyre szélesebb terpeszben húzódtam hozzá közelebb a pokrócon.
– Egy kielégült pinát, dorombolva? – vigyorgott.
– Naaa! Ez már egy kicsit durva volt, bár késobb errol is szó lehet – mondtam talányosan.
– Akkor mit csináljak a kedvedért, édesem?

Egy kis hatásszünetet tartottam. – Gondolkozz! … Hol is tartottál, mikor megzavartalak?
– Nagyjából ugyanitt.
– Szeretném, ha kivernéd elottem a farkad! – mondtam belevörösödve, de megkönnyebbülve. – Akarom látni, amikor elélvezel! Még sohasem láttam ilyet, csak filmen.
– Egy perc és elmegyek … Na és te? Hogy bírod ki élvezés nélkül? Nézz ide a kezemre és közben simogasd te is magad! – fordult velem szembe a bátyám, eros markát föl-le jártatva a farkán. Egyre jobban zihált, ahogyan én is. Teljesen belevörösödtünk az izgalomba. Megrázkódtam, éreztem, hogy megint el fogok csöppenni. Két ujjammal szétnyitottam a puncim, a másik kezem ujjait benedvesítettem a résben és a csiklómon köröztem velük. Gyakorlott voltam abban, hogy kell elocsalogatnom a búvóhelyérol. Már azonos ütemre, egyre szaporább mozdulatokkal masztiztunk nyögdécselve, szinte egymás testét érintve. Gyakran kerestük egymás szemét, és ilyenkor csak azért tudtunk elszakadni egymástól, hogy a másik vibráló kezére meredjünk, amivel a gyönyört sürgette.
– Látod, hogy milyen nedves vagyok? … Teljesen kitárom magam neked… Fröcsköld rám … Péter, én is elélvezek … mindjárt …!
– Ezt akartad? … Oóóóh! Most …!

Egyszerre mentünk el, lükteto, hihetetlen rángások között. Tiszta lucsok voltam, mert a bátyám meleg spermájából jutott a hasamra és a cicimre is, de odalenn se voltam még ilyen nedves. Hálásan és kimerülten mosolyogtunk egymásra.
– Meg vagy elégedve? – kérdezte Péter.
– Most én elégítettem ki magam, vagy te? – vágtam vissza, de aztán odabújtam a bátyám széles mellére, átkaroltam és apró csókokkal szórtam tele a göndör, finom szorét. Enikonél a WC-n ülve elhatároztam, hogy azért mindent nem kötök az orrára.
– Na itt vagyok! – libbentem be a szobába.
– A nudizós barátnodnél tartottunk. Ketten voltatok?
– A bátyám vitt ki – vallottam be.
– A rohadt életbe! Hagyja, hogy gyónjak neki a titkaimról, közben o meg nudizik a bátyjával!
– Péter unatkozott, és rábeszélt, hogy menjek el vele fürödni, de átrázott, és egy nudista telepen kötöttünk ki.
– Hát elég ciki lehetett!
– Miért, baromira tetszett. Judit az úton stoppolt le bennünket, aztán Péter ot is becsábította.
– A kis nofaló!
– Szóval ennek a lánynak le volt borotválva, mert állítólag valami szorbetegsége volt. Hátulról úgy nézett ki…! Apám! … Szóval nagyon klassz volt a strand, semmi zavaró körülmény, jókat játszottunk, hülyéskedtünk a vízben, aztán kora délután elbúcsúztunk Judittól. Miért is mesélek errol?
– A bozontom miatt. Te figyu! Gyerünk már ki egyszer együtt! OK?
– Ja igen! Nem tudom, hol lehet itt Pesten nudizni.
– Majd óvatosan kipuhatoljuk valakitol. Lehet, hogy Péternek lesz ötlete.
– Nem bánod, ha o is el akar jönni?
– Hááát… tudod, hogy tetszik a bátyád… Sot most már Öcsit is vihetnénk.
– Hmmm … Egyre jobb! De elobb trimmeljünk egyet. Az öcséd borotválkozik?
– Nemrégen kapott egy borotvát, de trimmelonk nincs. – Behoztuk a kellékeket, csináltunk egy kis habot.
– Judit mondta, hogy eloször a nagyját érdemes, talán ollóval, aztán a szélét, a “bikinivonalat”, ahogy o hívta.
– Én nem akarok teljesen kopasz lenni! Csináljuk úgy, hogy hátulról meg oldalról csupasz legyen, de felül azért maradjon valami.
– A klitoriszodnál?

Eniko rám meredt.
– Hééé! Most jut eszembe, hogy nem akarom egyedül csinálni. Csak akkor csinálom, ha te leszel a prototípus.
– De én nem is akartam! … Bár, ha jobban meggondolom, ez a fajta módszer nálam is bejöhet… Na nem bánom, de óvatosan! – mondtam, és kihámoztam magam a ruhából. Felültem egy székre, amit leborítottunk egy törülközovel, és szétterpesztettem, amennyire csak tudtam, mert Eniko közeledett az ollót csattogtatva. Nagyon ügyesen haladtunk, bár néha hülyén éreztem magam, mert legszívesebben jól megdörzsöltem volna lent magam. Viszketett is, meg hihetetlen szexi volt, ahogy Eniko a nyelvét k**ugva óvatosan nyesegette a lábam közét, néha felpillantva közben. Én nem mertem odanyúlni, és teljesen kiszolgáltatottnak éreztem magam. Eniko közben megjegyzéseket fuzött a dologhoz:
– “Milyen szép itt oldalt!” “Szerintem nem fogsz ráismerni.” “A testvérkéink jól le lesznek döbbenve.” “Fordulj háttal, térdelj fel, és emeld meg az egyik lábad.”
– Te izgulsz! – mondta egy kis elmélyült munka után. – Tudod, hogy milyen nedves vagy? Alig tudom megfogni az … ajkaidat!
– És neked miért áll a mellbimbód? Fázol? – néztem hátra.

Összenevettünk, aztán mikor végre elkészült, és lemosta, kaptam rá egy cuppanós puszit.
– Gyönyöru! – jelentette ki. Én is ilyet kérek majd! – Megnézegettem a tükörbol, tényleg nem volt rossz. Elkértem a barátnom bugyiját, és lemeóztuk így is.
– Vaaááúú! Ez az! Ha most látna egy pasi! – búgta tutajos szemeket meregetve rám.
– Nincs valami jó krémed? Judité, baromi vörös lett, ha nem kente be. – Eldolgoztam magamon egy diónyit, és közben majdnem bepisiltem a gyönyörtol. Egészen más érzés volt! “Este kipróbálom.” – gondoltam.
– Most te jössz! – vezényeltem hangosan.
– Muti még egy picit! – kérlelt Eniko. A tükörbol néztük együtt, ahogy Eni oldalról, és hátulról végigsimogat.
– Ne csinááld máááár! Elélvezek! – nyöszörögtem.
– Te dumálsz a mellbimbómról? Nézz már le egy picit! – Ágaskodtunk mind a ketten, a csiklóm meg nem akart visszabújni a helyére.

Eni elhelyezkedett, és turte a dolgot, de mielott a borotvára került a sor, megremegett, beszívta az ajkát és eltolta a kezem. Vigyorogva megvártam, míg elélvez, aztán folytattam. Véletlenül becsusszant az ujjam a puncijába, mikor megpróbáltam megfeszíteni a borét, ettol megint remegésbe jött.
– Tudod, miben hasonlít a tanga a láncfurészre? – kérdeztem, miután lenyugodott.
– ???
– Megcsúszik az ujjad, és máris megy a picsába! – Eniko felnyihogott, én meg eltartottam a pengét, nehogy kárt tegyen magában. Pár perc múlva megszólalt:
– Várj egy picit! Ne haragudj, de masztiznom kell! – Képes volt ott csinálni az orrom elott. Egészen másképpen, mint én, apró, gyors mozdulatokkal, szinte vibrált a keze. “Mindig tanul az ember!” – gondoltam. Én sem bírtam sokáig. Mikor láttam, hogy hátrahajtja a fejét, én is benyúltam a lábam közé. Annyira erotikus volt a látvány, hogy hamarabb elmentem, mint o.
– Hát így sose érünk a végére! – mondtam bosszúságot színlelve.
– Most már jó kislány leszek – mondta, miután egy pézsével szárazra mártogattam a lükteto puncusát.

Mikor lemostam, tolem is kapott egy csókot a csiklója, de én egy picit k**ugtam a nyelvem, hogy érezzem az érzékeny, kemény hegyét. Az illata is isteni volt! Felnéztem közben, és találkozott a szemünk. Tök komolyan, fátyolos szemekkel nézett rám, egészen elszégyelltem magam. O is kigyönyörködte magát a tükörben, aztán kézen fogva kitáncoltunk a fürdobe, és alaposan leöblítettük egymást, foleg az inkriminált részeken. A szobában hátulról is megcsodáltuk egymást, kedvtelve simogattuk egymást felváltva, mintha csak a minoséget ellenoriznénk. Aztán ott ültünk az ágyon, felhúzva a lábunkat.
– Tudod, mi a szar? – kérdeztem gondterhelten.
– Mi?
– Hogy ezt kéthetente meg kell ismételni! – mondtam komoly képpel.
– Ajaj! – mondta, és kirobbant belolünk a nevetés. Beindult a tanév, és én már több hete nem láttam a barátnomet. Kíváncsi voltam, mi lehet vele, aztán egyszer hazafelé a gimibol megcéloztam a lakásukat. Becsöngettem hozzá. Kis motoszkálás után az öccse nyitott ajtót.
– Szia! – köszöntem.
– Helló!
– Eni itthon van? – kérdeztem feleslegesen, mert már k**ugta a fejét a szobájából.
– Szia Márti! – üdvözölt.
– Itt várjak, vagy bemehetek végre? – kérdeztem epésen Istvántól, aki szinte elállta az ajtót.
– Persze, gyere csak – hallottam Eniko hangját.
– Rosszkor jöttem? – kérdeztem, és közben beljebb nyomultam.
– Ne hülyéskedj, csak éppen olvastunk – próbált megnyugtatni Eniko, de éreztem, hogy valami vibrál a levegoben. István a szobaajtóban állt.
– Olvasópróba volt? – kérdeztem, mert láttam, hogy Eniko párnákat és mindenféle ruhákat rakosgat közben a szobájában. – Mi a darab címe?
– Gyere egy pillanatra!

Húzott át Eni a kisszobába titokzatosan. – Hülyéskedünk az öcsémmel. Találtunk egy könyvet a nappaliban, és felolvasunk belole részleteket egymásnak – suttogta.
– De miért kell suttogni? – kérdeztem én is suttogva.
– Várj! Ismered? – kérdezte, és elohúzott egy vastag könyvet a háta mögül.
– Fritz Kahn: A szerelem iskolája – betuztem a címét. – Mi a retek? Ez egy osrégi könyv! Akkor nektek most tulajdonképpen órátok volt? – vigyorogtam.
– Hát éppen ez az! – nevette el magát. – A múltkor anyu megjegyezte, hogy ebbol tanulták apámmal a szexet. Az iskolai felvilágosításról beszéltem neki, és akkor jutott eszébe ez a könyv. Az öcsémmel megbeszéltük, hogy délutánonként, amíg az osök gályáznak, áttanulmányozzuk. Még van három óránk, és most … szóval … érted?
– Szóval tényleg rosszkor jöttem?
– Hááát … Figyelj, beszállhatsz te is. Megkérdezem Istit.
– Kiment, pusmogtak egy darabig, én meg belelapoztam. Ilyeneket olvastam: “Nem baj, ha pattan a gomb, ha szakad a bugyi!”, meg “a férfi pénisze, mint a szerelem zászlórúdja…”. Úristen, milyen ásatag dumák!
– OK! – jelent meg Eniko az ajtóban az öccsével. – Elmondjam a játékszabályt?
– Ühüm!
– Mindenki kiválaszt magának valami szexi göncöt, és körbe ülünk. Felváltva olvasunk. Nézhetjük közben a másikat, de nem érhetünk egymáshoz.

Most láttam csak, hogy Enikon a múltkori átlátszó bugyi van, és valami klepetus. Az öccse magára dobott egy fürdoköpenyt, alatta egy jó szabású fehér alsó volt.
– Mi zuhanyoztunk, de erre most nincs ido. Válassz magadnak valamit! – mondta Eniko, és átterelte Istvánt a szobájába, miközben kibújtam a ruhámból. “Még szerencse, hogy napoztam a Balatonon” – gondoltam magamban, amíg a barnára sült combomon felhúztam egy csipke bugyit, és a nyakamba vettem a mamája egyik hosszú, könnyu sálszeruségét.
– Gyere, kösd meg légszi! – kiáltottam át Enikonek, aki összecsapta a kezét, miután szemügyre vett.
– Hu, ez baromi jó lesz! – lelkendezett. A sálat melltartónak használtam keresztben. Megkötötte hátul a lapockám alatt, és szemügyre vettem magam a tükörben. Egy kicsit felhúztam, hogy eltakarja a mellbimbómat, de így meg alul látszott ki egy csík a cicimbol.
– Nem baj, így még szexibb! – mondta Eni. – Öcsi el fog élvezni! A francba, hogy ez nekem nem jutott eszembe!… – Átvonultunk Istvánhoz, aki majd felfalt a pillantásával.
– Miért nem tudtál hamarabb jönni! – sóhajtotta, és megigazította a fütykösét a feszülo nadrágban.
– És én nem tetszem? – csinált Eni egy piruettet.
– Te vagy a legszebb novér a világon! – nyúlt István a novére melle után.
– Megbeszéltük! – fenyegette meg Eniko ujjával az öccsét. – Gyere! – intett nekem. – Még csak az elojátéknál tartottunk – mondta mosolyogva, és odaadta Istvánnak a könyvet.
– Ez nem ér! Olvasson a késon jövo!

Engedelmesen elkezdtem a fejezetet, amit Eniko megmutatott. Az elojátékok típusairól volt benne szó, eléggé avítt, kispolgári stílusban. A kézzel történo izgatásnál felpillantottam, és láttam, hogy a két testvér egymást bámulja. Eni feltette egyik lábát a széke karfájára, és kezével a mellét masszírozta. Istváné eltunt az alsógatyájában. Egy hatalmas dudort lehetett csak látni szétnyíló köpenye hasadékában. Én is a mellbimbóm simogattam, miközben Eniko bugyiját fixíroztam, ahol csak egy kis pamacs sötétlett a puncija tetején. Gyönyöru volt a nunija rése a bugyin keresztül. Ha megálltam egy pillanatra, mindketten rám néztek.
– Meddig kell olvasni? – kérdeztem egy ido után.
– Elég lesz – jelentette ki Eniko, és átvette a könyvet. Rákezdett, és széthúzta egy picit a mellén a köntöst, hogy lehessen látni a meredezo mellbimbóját. Mindkét lábát felhúzta, és a bugyiján játszott a keze. Én is terpeszbe ültem, hogy beférjen a kezem az átnedvesedett bugyimba, és odaadóan figyeltem István markát.
– Lehet közben disznókat mondani? – kérdezte István, ahogy meglátta, hogy a csiklómon körözök.
– Éhes makk disznókat álmodik? – vihorásztam.
– Mi az, hogy? – rikkantotta Eniko. – Áll már a bránered? – kérdezte az öccsére nézve.

Kuncogni kezdtem, de elhallgattam, mikor István kibújtatta a dákóját a nadrágjából, hogy bebizonyítsa, jól megtanulta a leckét.
– Nem fogom kibírni, ha így masztizol, és közben remegnek a cickóid – mondta, és jelentoségteljesen a szemembe nézett.
– Az az igazság, hogy már tiszta lucsok vagyok. Látjátok? – kérdeztem, és felhúztam a nedvességtol átlátszó bugyit a csípomre.
– Levehetem? – Eniko válasz helyett magasba emelte a lábát, és elkezdte lehúzni a naciját. Isti lecsúszott a székben.
– Ne csináljátok lányok! Kimenjek, ha élveznem kell? – közben alig tudta levenni a szemét a bugyiból kiszabaduló, az izgatottságtól libaborös vágatomról.
– Na neeee! Látni akarjuk! Ugye Márti?
– Csináljuk együtt, mert már … én se bírom sokáig – lihegtem sóhajtva, miközben a mellbimbóimon köröztem a könnyu anyagon keresztül – Ugye milyen szép Eniko popsija? – kérdeztem, szemtelenül izgatva az öccsét.
– Látjuk … a lukacskádat… a hátsót is – nézett a novérére István.
– És tetszik? – tárta ki magát nekünk mindkét kezével.
– De szépek vagytok! … Már nem bírom sokáig… – nyöszörgött István.
– Nekünk meg a hosszú dákód tetszik – mondta Eni, az öccse markát figyelve, aztán rám pillantott kipirulva.

Úgy éreztem, mintha az o keze simogatná a nedves csiklóm.
– Moooost! – nyögött fel az öccse, és a hasára fröccsent a spermája … kétszer … háromszor, majd az utolsó is lassan lecsöppent a combjára.
– Isteni veletek élvezni! – rázkódtam meg én is.
– Én már mindkettotökön elmentem egyszer – mondta piros arccal Eniko.
– Tényleg, annyira gyönyöruek a melleid! Megmutatod oket? – Együtt masztiztunk, de elpirultam, amikor elougrottak a sálból a ruganyos félgömbök. Úgy ágaskodtak a mellbimbóim, hogy Eniko nem bírta ki, felállt, és elindult felém.
– Kivételesen – jegyezte meg, majd odahajolt a szájával. Felkínáltam neki, és közben segélykéroen Istire néztem.

Mellém állt, és egy hatalmasat smároltunk. Majd befeküdt szétnyitott lábaim közé, és most nem volt szívem nemet mondani, ráadásul nagyon hiányzott már valami a nunámból. Hallottam, ahogy István lefetyeli a megduzzadt, érzékeny csiklóm, én meg közben Eni melleit kerestem. István felnézett, és a látványtól elkezdte simogatni az újra megkeményedo farkát. A novérével már egymás pinusában jártunk csókolózás közben. Isti akkor élvezett el újra, mikor hosszú ido után lerogytunk a szonyegre. Fölénk térdelt, és mindkettonknek juttatott a nedveibol. Bedörzsöltük vele a mellünket, aztán pihegtünk egy picit egymáson. Eniko az órájára nézett, és együtt vettük be rohammal a fürdot.Suli idoben sokáig nem merült fel a szex téma Eni és köztem. Aztán egyszer, mikor nálunk készültünk a hétfoi nagy dogára, félretette a füzetet.
– Te nem érzed magad furcsán esténként az ágyban? – kérdezte.
– Hogyhogy furcsán? Hoemelkedésed van?
– Hát valami olyasmi – mondta elgondolkozva. Nyelt egyet, és folytatta:
– Emlékszel a nyáron, mikor Istivel voltunk Valahogy megváltozott, azóta állandóan a barátnoit hajtja, és néha egészen durva.
– Hát úgy látszik belejött a dologba – jegyeztem meg.
– Jó kis buli volt a nyáron, annyira együtt voltunk Én is baromira élveztem. Aztán persze ahogy beindult a napi robot, ritkán maradtunk kettesben, kevesebbet beszélgettünk úgy, mint a nyáron. Isti nem állt le, pedig Apuék is otthon voltak már délutánonként.

– Mindig koslatott utánam, de én már nem akartam, hogy a szüleink gyanút fogjanak, tudod, együtt a fürdoben, meg néha bejött hozzám este. Én kitessékeltem, és próbáltam megértetni vele, hogy most más a helyzet. Láttam rajta néha, hogy fel van izgatva, pedig én igyekeztem kevesebbet mutatni magamból otthon. Bugyit hordtam, pedig már én is egészen megszoktam a meztelenkedést vele.
– Beléd esett az öcséd?
– Éppen hogy nem, mostanában többször vágta hozzám, hogy túl széles a csípom, meg lógnak a melleim, pedig hát te is láttad.
– Szerintem csak savanyú a szolo! Biztosan állandóan áll a farka, és nem tudja megérteni, hogy miért lehetett akkor, most meg miért nem. A cickód nem lehet az oka, mert ahogy látom, most is áll az rendesen – vigyorogtam, és megsimítottam a melle hajlatát a pólón keresztül, megemelve egy picit a duzzadó cicijét.

– Ugye? – mosolygott rám hálásan Eniko – Azért te se voltál kutya! A dudáid! Akkorát élveztél, hogy majdnem elmentem veled én is. Egyébként nekem is hiányzik, hogy néha egymáshoz bújjunk. Azt hiszem, ettol alszom el éjszaka olyan nehezen. Félek, hogy végleg eltávolodunk egymástól Istivel.
– Miért nem jársz te is valakivel? Szerintem az öcséd normális. Ebben a korban. És hát jó leckéket kapott toled! Csak nem fogadtál szüzességet?
– Miért, te már nem vagy szuz? – nézett rám kitágult szemekkel a barátnom.
– Hááááát, azt hiszem nem.
– Ne hülyéskedj, ilyesmit nem felejt el az ember!
– Még csak anyámnak mertem bevallani. Köztünk marad?
– Hallgatok, mint a sír! – mondta izgatottan Eniko, és feltérdelt az ágyon.
– Egyszer a kádban voltam egy romantikus film után, és elkezdtem magam sajnálni.
– Hajajjj, így vagyok én is minden este – replikázott Eni, és hanyatt dolt.

– Helyes pasikra gondoltam az utcánkból, még rátok is, és lassan elkezdtem masztizni. Éreztem, hogy Eni ráteszi a kezét a meztelen combomra a fürdoköpenyem nyílásában. Mikor ránéztem, biztatóan intett, hogy mondjam tovább, érti a dolgot. Láttam, hogy felhúzza a felém eso lábát, de azt is láttam, hogy a keze a lába köze felé araszol. Nem szóltam semmit, csak egy picit összezártam a lábam, mert már a fürdés után sietve magamra húzott pamut bugyimat is látni lehetett. Rátettem a kezére az enyémet, éreztem, milyen meleg.
– Mikor már nem volt elég a kezem, beszappanoztam a mosdókefe muanyag nyelét, és lassan bedugtam magamnak.
– Jézusom! Nem féltél? Milyen volt?
– Közben a másik kezemmel a csiklóm masszíroztam, isteni volt, bár elég kemény. Mikor elélveztem, véletlenül belecsúsztam a kefébe, de túl jól sikerült. Lassan rózsaszínu lett a víz a lábam között, egy kicsit beszartam, gondolhatod.
– Naná!
– Ayámnak nem is ezt adtam be, hanem azt, hogy véletlenül az egyik tamponcserénél mélyen nyúltam be magamnak, mert annyira ciki volt. Azt mondta, most már mindegy, de azért vigyázzak magamra, meg majd megnézetjük a dokinál. Persze nem volt semmi baj utána, így lassan elfeledkeztünk róla, én is.

– És azóta? Keféltek még? – kérdezte Eni és kibuggyant belole a röhögés.
– Hát neked is érdemes vallomást tenni, mondhatom – dohogtam, de én se vettem komolyan, és persze egy kicsit már az esti masztin járt az eszem. Eszembe jutott valami. – Akarod érezni? – fogtam meg a kezét.
– Mit? – húzta volna el a karját.
– Hát, hogy milyen egy berepedt szuzhártya! – mondtam, és szétnyitottam egy picit a lábam, és megemeltem a bugyim szélét. – Persze csak akkor, ha te se leszel szégyenlos!
– Én? Elotted? A múltkori borotválás után? – mondta felpattanva Eniko, és ráncigálta le magáról a sortot.
Felemeltem a csípom, és kibújtam a bugyimból.
– Várj, hozok egy kis célzóvizet – kiáltotta Eniko, és a bárszekrény felé indult. Kissé széttett lábakkal, direkt lehajolt a pulthoz, és mosolyogva hátranézett a válla fölött. – Hé, nem ér nélkülem kezdeni! – méltatlankodott, mert látta, hogy a kezemmel a lábam közénél matatok.

– Nem is széles a csípod – nyugtattam meg – és a nunád meg egyenesen fantasztikus innen nézve!
– Hála a fodrászomnak – mondta és megriszálta a csípojét. Mikor hátranyúlt a lába közt, hogy végigsimítsa a múltkor lekopaszított nyílást, én is azt csináltam, a sajátomnál a megnyálazott ujjammal.
– Na itt van! Hagyj nekem is! És ne csak a piából – mondta, és elém tartotta az üveget. – Lassan újra trimmelhetnénk – nézett a köldöke felé, és megfeszítette a bort a szorénél. Az ajkai duzzadtak voltak az elobbi beszélgetéstol, a csiklója pedig már nagyon kikívánkozott a rejtekhelyérol. Lassan ráereszkedett a lábszáramra, ügyelve arra, hogy hozzám simuljon a meleg, nedves öle.
– Tök beindultam! – nézett rám fátyolos szemekkel.
– Azt hiszed, nem érzem? Én is kezdek nedvesedni! Ide nézz! – nyitottam szét a mellemig felhúzott másik lábam. A csiklómon köröztem a középso ujjammal, amit néha bebújtattam a puncimba. Egészen felnyúltam magamnak a show kedvéért. – Ha így csinálok, érzem a méhszájam az ujjammal.
– Bazé, én is!

– Várj csak, elobb én jövök! – mondtam, és a hasához nyúltam. Készségesen felemelkedett, és hagyta, hogy rásimítsam a tenyerem a kezével széthúzott, nedves ajkakra. Begörbítettem az egyik ujjam, és lassan becsusszantam vele a puncijába.
– Hé! Mutasd a körmöd! – vizsgálta meg a másik kezem. – Szerencséd! – mondta, és ráhelyezte a kezét a karomra. – Érzed? – kérdezte.
Az ujjam nemsokára egy rugalmas falba ütközött, ami egy picit beljebb volt, mint az enyém, de ott volt.
– Csoda, hogy tudsz menstruálni! – csóváltam meg a fejem.
– A rohadt életbe, ne vágj úgy fel! Nem régen még neked is volt! – méltatlankodott, de közben már járt a csípoje az ujjam körül.
– Na, ne olyan hevesen, mert nem állok jót magamért! – néztem rá, de a szemét hiába kerestem, mert az a kezeinkre meredt.
– Csináld még így! – könyörgött kipirult arccal.

– Tudod milyen jó két punciban lenni egyszerre? – izgattam ot, mert a másik kezem sem volt tétlen. Behunyta a szemét, és olyan gyorsan, követelozoen mozgott, hogy alig tudtam az ujjam a nuncijában tartani.
– Márti basszál! A kezed Mártikám! Óhhh, már úgy hiányzott egy jó orgazmus!
Lelassult a mozgása, és érzéki, kifinomult körözés lett belole. Megemelte egy picit a csípojét, hogy jobban a puncijához férjek. Súgva mondtam neki:
– Emlékszel a múltkor, amikor Istivel?
– Igen. De jó lenne az a szép, hosszú farka most bennem.
– Én is Péterre gondolok néha közben.
– Tudtam, hogy csinálod vele! – kiáltott fel Eniko. Megint beindult, a mellbimbója majdnem átbökte a vékony pólót, a cickói izgatóan jártak fel-alá. – Élvezek! – mondta fölöslegesen, mert elöntötte a tenyerem a puncinedve.

Hullámokban tört rá a görcs, ilyenkor néha megrázkódott a feje is. Kimerülten rogyott a lábamra.
– Jaj te, gyere – súgtam neki, és hagytam, hogy rám doljön a remego teste. Éreztem, hogy rázza a sírás, de közben mosolygott rám a pillái alól. Lassan megcsókoltuk egymást. Jó nedvesek voltak az ajkaink. A sós könny, a nyálunk, meg a szánk meleg puhasága örökre megpecsételte a barátságunkat.
– Ne haragudj, hogy olyan durva voltam – suttogta – olyan isteni volt a kezed, és felizgatott, amikor kimondtam, meg amikor te is, hogy a Péter – Ugye voltatok már együtt?
– Nem úgy, ahogy te gondolod. Mondjuk, mint te az öcséddel.
– Egyformák vagyunk – sóhajtotta megnyugodva. – Neki is olyan szép a fütyije, mint az öcsémnek?
– Egy kicsit vastagabb. Várj egy picit, még élvezek – mondtam neki, mert eszembe jutott a nyár a kertben, meg a bátyám meztelen teste, ahogy hozzám simult a kiránduláson.
– Hadd érezzem! – mondta, és megkereste a lükteto nyílásom.
– Csókolj meg még egyszer – kértem, mikor éreztem, hogy ujjaival belém hatol.
Egymás szájában járt a nyelvünk, és boldogan élveztük a pillanat hosszúságát. Aztán nagyon lassan szétváltunk. Eniko szó nélkül elfordított, és o is hanyatt dolt a kanapén.

– Érezni akarom a nuncid az enyémmel – mondta, és ollóba nyitottuk a lábunkat.
Feltartottam a térdem, és apró puszikat szórtam a szortelen lábszárára, közben pár percig szótlanul mozgattuk a csíponket. Pinusaink hálásan cuppogtak, mikor egymásra találtak a kezeink között. Egymáshoz húztuk a testünket, hogy jobban érezhessük a másik izgató szeméremcsontját.
– De jó vagy! Úristen, milyen lehet dugni valakivel?
Felugrottam, hogy hozok egy törülközot, de közben Eniko kérdésén is elgondolkoztam.Márti 10. rész – Uborkaszezon
A fürdoben megtaláltam a törülközot, de visszafelé eszembe jutott még valami. A zöldséges kosárból kiemeltem a legkisebb kígyóuborkát, és magamban röhincsélve, langyos vízzel alaposan megmostam a konyhai csapnál. A szobába lépve a hátam mögé dugtam, de óvatosságom felesleges volt. Eniko csecsemo pózban, befelé fordulva, lehúnyt szemmel szopizta az ujját. A kanapé túlsó felére húzódtam, átvetve lábam a combján. Reméltem, nem figyel fel, mikor ujjaimmal kitárva a lukacskám, lassan feltolom magamnak az uborkát. Még több, mint a fele kint volt, mikor már éreztem hátul a nyomást. Olyan volt, mintha egy másik száj nyílt volna meg a lábam között, alig bírtam megállni röhögés nélkül. Ha a puncim beszólt volna, biztosan azt mondja: “Mit röhögsz? Azt hiszed, kellemes így, tele szájjal?”
– Mártus! – szólalt meg halkan, pöszögve Eniko.
– Mi van, édesem?
– Mi most buzik vagyunk? – kérdezte.
– Én nem, de nagyon jó érezni a boröd – mondtam, és megsimogattam a pihéktol aranyló combját.
– Én sem szégyellem, mert nagyon jó volt veled … baszni – mondta ki tétovázva, az ujjától még mindig pöszén.
– Mondd még egyszer! – kértem, mert beleremegtem, mikor kimondta, mit csináltunk.
– Jó volt, ahogyan basztad az ujjaddal a pinusom!
Lassan siklattam ki-be magamban a vastag rudat, miközben meredten bámultam Eniko tökéletes nyílását.
– Kinyalhatlak? – kérdeztem suttogva. Már majdnem elélveztem, mikor megmozdult a combja. Levettem a lábam róla, és lassan kihúztam az uborkát. Nagyon kívánkozott vissza, de letettem az ágy melletti asztalra. Eniko úgy helyezkedett, hogy kényelmesen elérjem a számmal, ha lecsúszom az ágy mellé.
– Csókolózni akarok a punciddal! – mondtam neki.
– Ühüm – nyögte csak, és felhúzva, széttette a lábát, hogy jobban hozzáférjek. Felemelte a fejét, felpolcolta egy párnácskával, majd lenyúlt, széthúzta a szilváját, majd a szemem kereste:
– Érezni akarom a nyelved! – mondta határozottan. Még láttam, ahogyan megnyalja a felso ajkát, aztán lebuktam. Széthúztam a partjait, és eloször a sötétebb színu popsilukához férkoztem, ami azonnal összehúzódott, és Enikobol kiszaladt egy “Bazdmeg!”. Még jobban kinyújtottam utána a nyelvem, mire lassan visszaereszkedett, és hagyta, hogy egy picit belefúrjam magam.
– Jajj, te! Jézusom… hogy bizsergek! – lihegett Encsi. Nekinyomtam a gátjának a szétlapult nyelvem, és centirol-centire haladtam felfelé a combjai között. Encsi begörbítette a hátát, hogy minél elobb célhoz érjek. A nyílásával nem törodve haladtam a csiklójához. Csak annyira hagytam abba a nyalást, hogy néha megnedvesíthessem a nyelvem, de késobb már erre sem volt szükség, mert Encsi szilvája elkezdte termelni az egyáltalán nem rossz ízu nedut. Közben két ujjam magától betalált a hüvelyembe, és már hallottam, ahogyan cuppog a pinusom. Mikor elértem a csiklóját, Eniko hátrahúzta a redocskét, és a nyelvem alatt lüktetett teste legsimább, legkeményebb része.
– Nem is tudtam, hogy ennyire imádom nyalni a licsid – emeltem fel a fejem. Egymásra nyitottuk a zavaros szemünket, és Encsi akkor vette észre, hogy kezem a combjaim közt jár. Hirtelen a pinusához nyomta a fejem, és a csípojét mozgatva, nyögdécselve elélvezett. Orjíto pinaszag volt. Én még mindig masztiztam, de Encsi nem hagyta, mert megragadta a fejem, és a szájához húzott.
– Most olyan, mintha nyalnám magam – mondta, és elkezdte lefetyelni a nedves állam. – Nem csináljuk egyszerre? – kérdezte ahhoz képest türelmetlenül, hogy az imént élvezett el.
– Egyszerre csináltuk – mondtam. – Nem láttad, hogy közben én is…?
– Dehogynem – mosolygott. – Attól élveztem el!
– OK! Feküdj hanyatt! – mondtam, és én is felmásztam az ágyra. Négykézláb hátat fordítottam neki, és lassan elkezdtem tolatni.
– Ebbol a szögbol gyönyöru a punid! – sóhajtott.
Mikor a karjához ért a lábam, széttettem, hogy a válla becsusszanjon, és fel tudjon nyúlni a derekamhoz. Most elém került a másik oldalról már ismert vágat. Éreztem, hogy kezdek begerjedni az illatától.
– Akarlak! – búgtam, széthúzva a kelyhét.
O is megérezhetett valamit, mert apró csapásokkal lefetyelni kezdte a duzzadt pinám.
– Te hülye, mindjárt bepisilek! – mondtam neki, mikor a csiklóm alatt járt.
– Olyan orült… lenne… – nyögte, majd nekem feszítette a fejét. “Ezt megkeserülöd!” – gondoltam magamban, és az asztalra nyúltam a nedvemtol nyirkos zöldséget keresve. Egy kicsit megforgattam a hegyét a számban, és lassan kicseréltem vele az ujjaimat a nunája nyílásában.
– Érzed, hogy van benned valaki? … Szeretsz így baszni? … Kire gondolsz közben? – kérdezgettem, de eloször csak nyögdécselt a combom között.
– Rád, és az öcsémre, mikor hármasban voltunk otthon… – mondta, abbahagyva a puncim kényeztetését.
– Nem… voltál… féltékeny…, mikor… csókolóztam… vele? – kérdeztem, apró puszikkal támadva a csiklóját. Ez a csaj nem is érzi, hogy egy uborka hegyével tágítom…?
– Olyan izgi volt hármasban, tök meztelenül! Értsd meg, o nem olyan, mintha a pasim volna. Ha most itt lenne, akkor is inkább veled foglalkozna…
– Melyikotökkel kell foglalkozni? – kérdezte egy hang az ajtóban.
Én majdnem becsináltam a megdöbbenéstol, de Encsi is ijedten kapkodott a takaró után. A szoba túlsó felén Péter állt a könyvespolcnak támaszkodva.
– A rohadt életbe bátyó, nem tudsz kopogni? – kiáltottam rá, de látta, hogy megkönnyebbültem, mert ennyi erovel Apa is ránk nyithatott volna…
– Ne fenyegess azzal az uborkával, hé!
Még mindig szorongattam Encsi mufarkát. O csak bámult, mikor meglátta a kezemben a nedvétol csillogó zöldséget.
– Hölgyeim! Az ajtó tárva-nyitva volt, és bevallom, ilyen izgatót már régen láttam, úgyhogy engedelmükkel… – lerúgva cipojét közelebb nyomult, mi meg gyorsan fedezéket kerestünk a takaró alatt.
– Ez mit keres itt? – súgta rám Eniko, mikor megérezte az uborkát a combjával.
– Peti, vagy az uborka? – kuncogtam.
– Te hülye!
Összesimultunk a pléd takarásában, de így csak a zajokból tudtuk k**eríteni, mit tervez a bátyám. A jelek szerint nem elégedett meg a látvánnyal, mert a pokróc lassan felemelkedett a lábunknál. Kilestem, és láttam, hogy egy szál boxerben próbálja lehúzni rólunk a takarót, de közben élvezettel legelteti szemét a barnára sült combjainkon. Baromi izgató volt, hogy beláthat a csupasz puninkig. Encsi is leemelte a plédet a fejérol, de míg én csak a puncim védtem a kezemmel, o megpróbálta elrúgni Pétert az ágytól.
– Valakinek nagyon tetszel – súgtam a vadul kapálódzó Encsinek, és fejemmel Peti ágaskodó fütyköse felé intettem.
– Vagy inkább te!
– Akarod látni az uborkáját? – súgtam, és hangosan kijelentettem a vigyorgó tesómnak:
– Farkas koma, ez nem ér, rajtunk nincs semmi! Csak akkor bújhatsz be, ha letolod a gatyód!
Encsinek elkerekedett a szeme, ahogy Péter habozás nélkül az alsónadrágja széléhez nyúlt, és pár pillanat múlva ingerloen ágaskodott elottünk szép szál bátyám farka.
Én habozás nélkül magamhoz nyúltam, de Péter már kúszott felfelé a pléd alatt. Encsi sebtében lesmárolt, de aztán o is lebukott, hogy megnézze, mivel fenyegeti a tesóm.
Péter közénk mászott, a hátára fordult, és kezét a combjainkra helyezte.
– Melyikünk tetszik jobban? – incselkedett vele Eniko.
– Aki kibírja a hét fogást. Fejeket a takaró fölé, combokat fel! – vezényelt, és mi engedelmesen sátrat csináltunk, hogy elérhesse a térdünket. Síri csendben vártuk a számolást.
– Eeegy!
Enikovel egymásra kacsintottunk, de a következo pillanatban a legnagyobb önuralmamra is szükség volt.
Köpni-nyelni nem tudtam, mikor Peti a másodikra jóval lejjebb engedte a kezét, és már az enyémnél matatott a lábam között. Kínos vigyorral fürkésztem Eniko ábrázatát, de hálistennek nem vettem észre rajta semmit. Bátyám ekkor áthelyezte bal kezem a merev faszára, így o is hozzáfért a pucér punimhoz. Megrándultam ujja érintésétol.
– Hááárom!
Encsi változatlanul csiklandósan vihorászott, mi meg kényelmesen izgattuk egymást. Ha lehúztam a fitymáját, o megrezegtette a csiklóm, ha vissza, két ujjával benyúlt a résembe. Aztán megint elolrol. Nem tudom, honnan értett hozzá, de sokkal jobb volt, mintha magamnak csináltam volna. Ott helyben le tudtam volna szopni, de így csak megnyaltam a felso ajkam. Péter hozzámhajolt, és mikor nyelveink találkoztak, a tempónk is felgyorsult a takaró alatt.
– Hé, velem mi lesz? – kérdezte Eniko megbántódva.
A tesóm elozékenyen ráhajolt Encsi félig nyitott szájára, és egy ideig csak a nedves ajkak cuppogása hallatszott. Közben huségesen vertem neki, de meg akarván óvni ot a gerincroppanástól, átszóltam Encsinek.
– Ne passzoljam az ubit?
– Ideadnád, édesem? Ki tudja, mikor ér célhoz a bátyád… – és kacsintott egyet hozzá.
– Én azon vagyok! – mosolyogtam Péterre.
Én egy aprót sikkantottam, mikor Péter keze visszatalált nedves résemre, és a csiklómon körözo ujjára szorítottam a kezem. Eniko lehunyt szemmel megnyálazta az ubi vékonyabbik végét, és óvatosan felhelyezte magának. Péter tettetett felháborodással rúgta le rólunk a plédet.
– Na, ezt már nem hagyom! – ugrott térdre közöttünk. – Velem egy zöldség nem konkurrálhat! – jelentette ki, és gyengéden kivarázsolta Eniko vörösre izgatott puncijából a farkához képest termetes kígyót.
– Nem-e? – mértem az erekciójához.
A bátyó nem hagyta magát, én meg láttam Encsi engedelmes terpeszén, hogy el van szánva rá: ma megszabadítja magát “szüzessége hímporától”. Petire a sok ütközetben edzett Svejk is büszke lett volna, mikor csatakiáltással bevette a duzzadt lányerodöt. Látszott rajta, hogy meglepodött a nem várt ellenálláson, mert hátranézett rám. Én csak felhúztam a vállam vigyorogva, és határozottan visszanyomtam a csípojét. Eniko összezárta a száját, mikor Péter farka visszatalált az új barázdába. Én benyálaztam az ujjam, és kihasználva a bátyám elfogaltságát, hüvelykemmel az ánuszrózsáját, tenyeremmel a magtól duzzadó zacsiját vettem kezelésbe. Mellbimbóm a bátyám hátához dörgölozött, miközben másik kezemmel Encsi széttárt combját simogattam.
– Isteni a faszod…! Ne hagyd abba…! – nyögdécselt a barátnom a takarót markolászva, de a tesóm elszánt mozgásán nem látszott, hogy ilyesmi járna az eszében.
– Huú! Érzem a melled! – súgta hátra Peti.
– Én is a farkad! – súgtam a fülébe.
Eni hetyke melle minden lökésre meg-megrándult.
Megúnva a kitartó szeretok kényeztetését, a törcsivel felitattam a nedves-véres kezem, és Eniko fejéhez araszoltam. Mikor meglátta az ajka fölött a kitárt szilvám, felemelkedett, és újra meg újra végignyalta a vágatom. Gyengéden visszanyomtam a csípommel, és a meredezo mellbimbójához nyúltam, másik kezemmel saját ruganyos félgömböm masszírozva. Felnéztem, éppen egyidoban a bátyámmal. Mosolyogtunk, de a kéj egyre elviselhetetlenebb fintorokat csalt az arcára. Tétován a ringatózó mellemhez nyúlt.
– Neked nem olyan, mintha…
– De…! Csináld nekünk…, azzal a gyönyöru faszoddal…!
– … mintha téged basználak…!
Megragadta Encsi combját, és orült vágtába kezdett. Majd kirántotta a farkát, és már kiáltani sem volt ideje, mert a suru tej a barátnonk hasán landolt. Villámgyorsan Encsi mellé térdeltem. Vadul elkezdtük magunkat ujjazni, miközben rátapadtam ziháló, forró szájára. Hatalmas nyögés, és rángássorozat árulta el, hogy Encsi már révbe ért. Én akkor élveztem el, mikor Péter széthúzta a fenekem, és a popsilukamba nyalt. Éreztük egymás kezét, mikor az újra átnedvesedett pinusomhoz szorítottam.
– Akkor most melyikünk tetszik jobban? – kérdezte Eniko, csókra támasztva a mellét.
Péter felváltva harapdálta mindkettonk mellbimbóját, kezével el-elidozve izzadt, és spermától síkos köldökünknél.
– Hálás vagyok az uborkának – mondta közben, de aztán Eniko méltatlankodó csikizésétol menekülve közénk rogyott.
– Holtverseny! – jelentette ki, nagyot szusszanva.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32