İşyeri Aracında, Boğaza Karşı Anal

İşyeri Aracında, Boğaza Karşı Anal
Meslek hayatıma başladığım şirketin işleri genelde İstanbul dışında oluyordu. Okuldan yeni mezun olduğum için şehir seçecek durumda olmadığımdan, tecrübe kazanmak amacıyla il dışında çalışmayı kabul ettim. Yaklaşık bir buçuk sene çalıştıktan sonra İstanbul’da iş yapan firmalara başvuru yapmaya başladım. İstanbul’da çeşitli taahhüt işleri yapan bir firmanın saha sorumlusu olarak işe başladım. İstanbul’da iş bulmuş olmanın verdiği enerjiyle geceli gündüzlü ve oldukça verimli çalıştım. Gel gör ki bu verim önce bana şirket içinde pozisyon ve maaş yükselmesi getirse de, Kocaeli’de atılım yapma niyetinde olan firmanın o bölgedeki ilk işinin başına getirilmemle sonuçlandı. Kısacası çok çalışıp, kısa zamanda yükselip yine İstanbul dışına çıkmıştım.

Yeni işle beraber yeni bir ekip kurulması gerekiyordu. Sahada çalışacak birkaç yeni mezun veya az tecrübeli sapı işe alsam da ofis kısmını saplardan kurmayı düşünmüyordum. Benle birlikte İstanbul’dan üç sap gelmişti zaten ofis için. O dönemde verdiğimiz ilanlardan geri dönüş yapanların işe yeterliliği dışında birde yaş ve fiziksel özelliklerine dikkat ederek üç güzel hanımı işe aldık. Seda isimli Kocaeli’nin yerlisi olan kızı muhasebeye almıştım. Yirmi yedi yaşında kumral, renkli gözlü, zayıf diyemeyeceğim ama kiloluda olmayan biriydi. Göğüsleri ve kalçası oldukça çıkıktı. Çay ocağına bakacak ve odacılık yapacak kişiyi yine yakın civardan, ilansız bulduk. Adı Meral olan bu kadın, iki evlilik yapmış, ikincisinden bir kızı olan, yüzü yaşının etkilerini gösteren fakat oldukça devasa göğüslerle, çok güzel ve küçük ayaklara sahip bir kadındı. Son olarak işe alınacak kişinin gözüme ve erkeklik duygularıma hitap etmesi riskliydi. Çünkü işi asıl yapacak kişi oydu. O yüzden cvlerin fotoğraflarından çok yeterliliklerine bakarak dört kişiyi görüşmeye çağırdım. Tabi yine üçü kadın biri erkekti. İçlerinden Nilüfer isimli, 170 cm boyunda kısa siyah saçlı, 50 kg yani oldukça zayıf ama uzun süre yüzme ile uğraşmış, kasları belirgin vücudu çok düzgün bir kızı işe aldım. 24 yaşındaydı fakat kendini oldukça geliştirmişti. İşler iyi gidiyordu. Yeni ekip işe alışmış, benle iletişimleri rahat, şirket para kazanmakta idi.

İş gereği gün içerisinde Nilüfer’le sürekli iletişim halindeydik. İlk bir kaç aydan sonra muhabbetlerimiz iş dışınaki hayatlarımıza da kaymıştı. Sevgilisinden yeni ayrılmıştı. Hatta ara ara konuşuyorlardı. Bizim sohbetlerimiz artık işten çıktıktan sonra akşam yemeklerinde devam etmeye başladı. Birkaç kez Kocaeli’nde akşam yemeğine çıktıktan sonra caddede bir mekan bildiğimi, ona gitmeyi önerdim. O akşam oraya gidecektik. Kocaeli-Kadıköy arası akşam trafiğinde bir-bir buçuk saat sürebiliyordu. Altımızda şirketin saha ekiplerinin gün içerisinde kullandığı, akşamları teknik ekibin evlerine götürdüğü Fiat Doblo’lardan vardı. Yolda sevgilisiyle yaşadığı sorunlardan, sevgilisiyle aynı arkadaş çevresinde olmasından dolayı arkadaşlarının ayrılıktan dolayı onu suçladığından bahsetti. Neden ayrıldıklarını sorduğumda kaçamak cevap verdi. Epey üsteleyince gerçeği ya da gerçek dediği şeyi anlattı.

Nilüfer ile sevgilisinin ilişkileri arkadaş olarak başlamıştı. Aynı arkadaş grubuyla takılırken sevgili olmuşlar, iki sene yürütmüşlerdi ilişkilerini. Arkadaş grubundan yeni mezun olan birkaç kişi Antalya’da tatil planı yapmışlardı. Nilüfer bu plana katılmış ama sevgilisi çalıştığından o katılamamıştı. Antalya’da birkaç gün eğlendikten sonra bir akşam kırsal alanda çadır kurup Amerikanvari bir doğa gezisi planlamışlardı. Tabi şaraplar biralar içilmiş kafalar güzel olmuştu. O arkadaş grubu içerisinden başka bir kişiyle o gece yakınlaşmışlar, hatta çadırdan çıkıp açık havada yatmaya gitmişlerdi. Tabi alkolün etkisiyle önce biraz oynaşmışlar, ardından öpüşmüşler. Tabi adam olayı sonuna bağlamak için Nilüfer’in elbiselerini çıkarmış, önce amına sokmayı denemiş, Nilüfer itiraz edince götünden yapmaya çalışmış. Bir süre debelendikten sonra herif tam girecekken Nilüfer çığlık atmış, adamda bunu bırakmıştı. Bu olaylar arkadaş grubu içerisinde duyulunca sevgilisinin kulağına gitmiş, Nilüfer kötü kadın olarak kalmıştı. Yani Nilüfer’in “Ben hiç bir şey yapmadın, iş bana kaldı.” diye anlattığı buydu.

Tüm bu olaydan anladığım bakireydi, anal da yapmamıştı, sevgilisi yoktu. Bu olayı anlatıp bitirdikten sonra hüzünlendi, sessizce yan koltukta oturuyordu. Moralini düzeltip onun yanında olduğumu anlaması için aslında yanlış olan bir şey yapmadığı telkinlerinde bulunuyordum. Yaslandığı koltuktan kafası benim tarafıma düştü. Sağ kolumla kafasını koltuk altıma alıp;
– “Gel buraya kız. Sana daha çok ihtiyacımız var. Üzülmene değmez, yeni arkadaş bulursun, iş hayatında istemediğin kadar arkadaşın olur” dedim.
– “Sen de bana sadece iş için moral veriyorsun” dedi.
Kafası koltuk altımdaydı. Konuşmak için kafasını kaldırdığında burnu dudaklarımın hizasına gelmişti. Bir an göz göze geldik, hala araba kullanıyordum ama kış olduğundan hava kararmıştı. Kafamı hafif eğip dudaklarına yumuldum. Kısa süre öpüp kafamı yola çevirdim. Hızla sağ şeride geçip bir kamyonun arkasına takıldım. Kolumun altında sessizce bekliyordu. Bir gözüm yolda, yine dudaklarına yapıştım. Zaten nerdeyse Dudullu gişelerine gelmiştik. Trafik durduğunda öpüşmeyi bırakıyor, hareket ettiğimizde yine öpüşüyorduk. Caddeye gitmektense Anadolu hisarına gitmeyi teklif ettim. Çocukluğum Avrupa yakasında geçse de Anadolu yakasında hisarın oralarda sakin manzaralı, kafa çekilecek bir yer biliyordum. Zaten fikir söyleyecek hali yoktu. “Tamam.” dedi. Öpüşe öpüşe sahile indik. Otobüs duraklarının oraya arabayı çektim.

Arabayı çektiğim yerden köprü görünüyordu. Çevre sakin sayılırdı. Yolda yanlarından geçtiğimiz başka bi arabada içki içen yaşlı adamlar ve arabayı yanaştırırken farların aydınlattığı başka bir arabada bir çift görmüştük. Arabaların arasında epey mesafe vardı. Saat daha dokuzdu ve yoldan geçenler oluyordu. Tekrar dudaklarına yumulduğumda elimi göğüslerine attım. Sutyeninin içerisine elimi soktum. Yılların sporu işe yaramış, çok büyük olmayan ama taş gibi bir memesi ve leblebi kadar bir başı vardı. Bir elim kalçasında bir elim göğsünde bir süre öpüştükten sonra elini tutup sikime götürdüm. Pantolonumun üzerinden sikimi okşuyor, bende sutyenini çıkartmış göğüslerini yoğuruyordum.

Elimi pantolonunun içerisine soksam da oturur vaziyette olduğundan deliğine ulaşamıyordum. Pantolonumun düğmelerini açmasını söyledim. Sadece fermuar bölümündekileri açıp parmaklarıyla penisime dokunuyordu. Elimi götünden çekip kemeri çözdüm, düğmeleri açtım, pantolonumu sıyırdım. Boxerı kaydırıp taşlaşmış sikimi çıkardım. Elini tutup sikimin üzerine koydum. Nilüferin daha önce penis gördüğünü anlatmış olsa da handjobu bilmesine şaşırdım. Sikimi kavrayıp aşağı yukarı sıvazlamaya başladı. Bende dudaklarına yumulup pantolonunu sıyırmaya uğraşıyordum. Oturduğu için pantolon yeterince açılmıyordu. Öpüşmeyi kesip, kafasını göğsüme bastırdım. Sonra daha aşağıya. Sikime yaklaştıkça ne yapacağını anladı.
– “Yapamam.” dedi.
– “Neden?” dedim.
– “Daha önce yapmadım. Ne yapacağım?” dedi.
Elini sikimden kaldırdım. İşaret parmağını ağzına soktum.
– “Dondurma yalar gibi yala parmağını.” dedim.
Parmağını ağzına sokmuş emiyordu. O emmeye devam ederken parmağını sokup çıkardım.
– “İşte böyle. Hem emeceksin, hem dilini gezdireceksin hem de sokup çıkaracaksın.” deyip kafasını sikime bastırdım.

Sikimi gövdesinden avuçladı. Başını ağzına sokup yalamaya başladı. Dediğimi yapmıyordu ama blowjobu bildiği ve daha önce yaptığı belliydi. İnanılmaz zevk alıyordum. Hem vakumluyor hem de eliyle sıvazlıyordu. Dizlerini koltuğa koyup , kasıklarıma eğilmesini söyledim. Şimdi yan koltuğa dizlerini koymuş kafası kasıklarıma doğru olacak şekilde domalmış, ağzı ve eliyle gayet profesyonel şekilde blowjob yapıyordu. Elimi pantolonuna atıp sıyırdım. Dantelli iç çamaşırlarından vardı. Elimi çamaşırın arasından sokup amının dudaklarına ulaştım. Dışı arpa boyu kıllanmış ama iç dudakları küçük, dış dudakları şişmiş amına dokundum.
– “Yapma.” dedi ağzındakini çıkarıp.
– “İçine sokmayacağım.” dedim. Kafasını tekrar kasıklarıma bastırdım.

Dantelli çamaşırı götü tamamen saranlardandı. Elimi sıkıştırıyordu. Onu da sıyırdım. Sporcu götü diye bir şey var ve bu kızın ki ondandı. Büyük değil. Yayılmış değil. Ama dolunayın dünyadan görünüşü gibi, tam yuvarlak ve sert. Elimi klitorisine attım. Amının dışı hiç ıslanmamıştı ama dudaklarını ayırmamla vıcık vıcık klitorisi elime geldi. Çıkık başlıydı. Dokunmamla götünü sıkması bir oldu. Ağzına verdiğim sikimi daha derinlere sokuyor, bende klitorisiyle oynuyordum.

Kafasını taşaklarıma bastırdım, sikimi elinden bıraktı. Elini tutup sikime koydum, ne istediğimi anlamıştı. Taşaklarımı emiyor, eliyle de handjoba devam ediyordu. Daha önce ticari araca binenler bilir ön koltukları direksiyona doğru çekerseniz arkada çok geniş bir alan oluşur. Arka tarafa geçelim dedim. İtiraz etmedi.

Arabanın camları tamamen buğulanmıştı. İçeriden sadece köprünün ışıkları seçiliyordu. Saat on bir buçuk olmuştu. Arka tarafa geçince, ilk iş pantolonumu çıkardım, üzerimde gömleğim vardı, onunda düğmelerini açtım. Sonra onun pantolonunu külotuyla beraber çıkardım. Sırt üstü arka koltuğa yatırıp üzerine çıktım. Boynunu göğüsleri emiyordum. Sikim bacaklarının arasında kazık gibi olmuş, amının dudaklarına, klitorisine, deliğine çarpıyordu. Parmağımı götünün üzerine koydum. Gayet dar ve sert bir göt deliği vardı. Elimi amına atıp bir süre deliğinin etrafında gezdirdim. Islanan parmaklarımı yine göt deliğine dayadım. Yavaşça parmağımın ucunu sokup çıkarırken , dudaklarını boynunu öpüyordum. Orta parmağımı yarısına kadar sokup çıkarırken parmağım kurudu. Elimi tükürükledim, tekrar dedliğine soktum. Götünü parmaklamamın acı verdiği kendini sıkmasından belliydi. Ama onu öpüyor olmam, sikimin klitorisine dokunması, üzerindeki erkek ona keyif veriyordu. Ara ara elimi tükürükleyip götünü genişletmeye çalışıyordum. İki parmağımıda bir süre deliğine sokup çıkardım.
Bacaklarını karnına doğru katlayıp, sikimi götünün deliğine dayadım. Delik hala çok ufaktı ve sikimin başı tam deliğe oturmuyordu. İki buçuk saatlik oynaşmadan sonra sikim kalbim gibi atıyordu. Taş gibi sertleşmiş sikimi hafif hafif götüne bastırdım. Deliği bulmuş ve yara yara giriyordu. Bir iki gir çık yaptıktan sonra çıkartıp son bir kez tükürükledim. Götünün küçücük deliğine bir kere de tamamını soktum. Acıdan inledi. Aldırış edecek durumda değildim. Yavaş yavaş çıkarıp sokuyordum. O kadar dar ve kaygandı ki deliği, kafasına kadar çıkarıp yine sokuyordum.

Nilüfer vajinasına hiç penis almamış olabilirdi ama götü kesinlikle bakire değildi. Nerdeyse yirmi-yirmi beş dakika götünü pompaladım. Hayatımda en çok zevk aldığım göt deliği Nilüfer’e aittir. Nilüfer’in kendi gibi deliği de rahatlamıştı. Arabada olduğumuzdan hızlı pompalayamıyordum ama boşalacağımı da hissetmiştim. Artık kim fark edecekse etsin umurumda değildi. Bacaklarını baldırlarından tutup göğsüne bastırdım, götü sikimin tamamını alabilecek şekilde karşısında duruyordu. Artık kan pompalanmasından patlayacak gibi olan sikimi köklememi bekliyordu. Hızlı hızlı vurmaya başladım götüne. Zaten koç taşağı kadar büyük olan taşaklarım, boşalma arefesinde iyice şişmiş, alttan beline vurdukça sızı yapıyordu. Araba sallanıyordu ama artık umrumda değildi. Başından beri sessiz inlemelerle götüne aldığı yarrağım, Nilüfer’e acıdan çığlık attırıyordu. Birkaç dakika içinde gecenin başından beri taşaklarımı şişiren, sikimi duvara çakılacak kadar sertleştiren döllerim Nilüfer’in o en tatlı deliğinin içine akmaya başladı. Pompalamayı bırakamadım. Nerdeyse tamamı boşalana kadar daha sert vurmaya devam ettim. Acıda götünü sıkan Nilüfer istemeyerekte olsa sikimin sütünü götünün deliğine sağmıştı. Öyle çok ve uzun boşaldım ki kendime gelince kızın üzerine yığıldım.

Sessizce altımda bekliyor. Yanağıma öpücükler konduruyordu. Kendime geldikten sonra üzerinden kalkıp, oradan gitmemiz gerektiğini düşündüm. Arabanın sallantısını, Nilüfer’in çığlığını birileri duymuş olabilirdi. Doğrulurken yavaş demişti. Haklıydı da. Nerdeyse yarım saattir götüne kazık gibi sikim girip çıkıyordu. Yavaş yavaş sikimi çektim. Başının çıkmasıyla beraber döllerim henüz kapanmamış göt deliğinden koltuğa süzüldü. Kalkmamasını söyledim. Bir peçete alıp eline verdim. Daha önceki tecrübelerinden olsa gerek ne yapacağını biliyordu. Önce deliğin etrafını sildi. Sonra buruşturup deliğine sıkıştırdı.

İkimizde doğrulup, üzerimizi giydik. Ön tarafa geçip sigara yaktım. Göğsüme yattı. Çok acıdığını, bu kadar acıyacağını tahmin etmediğini anlatıyordu. İçimden seni daha önce siken becerememiş sikmeyi, yalancı kahpe diye geçiriyordum. Kendisine bunun normal olduğunu götünden daha önce yapılmadığı için alışık olmadığını anlattım.

Artık geri dönmemiz gerekiyordu. Yolda elini alıp sikimin üzerine koydum fakat taşaklarım fena halde ağrıyordu. Sağ şeride geçip yavaşladım. Düğmeleri açıp sikimi çıkardım. Kafasını alıp direksiyonun aldından sikime bastırdım. Bir iki “Napıyorsun?” falan dediyse de sikime yumuldu. Kız ben hayatımda yapmadım demek için çok iyi blowjob yapıyordu ama taşaklarım fena ağrıyordu. Biraz yaptıktan sonra bıraktı bende devam etmesini istemedim.

Aynı şirkette onun amiri olduğumdan ilişkimizin duyulması sıkıntı olurdu. Günlük kiralık evlerde, onların ev boşken, bizim ev boşken, bir kere de dört günlük bayram tatili boyunca beraber olduk. Hatta bir kere kardeşleri uyurken evlerine aldı beni, onu da sonra anlatırım. Şirketin Kocaeli’deki işi bitince ben İstanbul’a geçtim o şirket değiştirdi. Bir süre daha gizlenmemize gerek kalmadan görüştüysek de ben başka biriyle ilişkiye başladım. Bir süre sonra da ilişkimiz tamamen koptu. Bu süre içerisinde amından yaptığımızda kan gelmedi. Her kaşar gibi önce neden olduğunu bilmediğini, doktora gideceğini söyledi. Geldiğinde de her kezban gibi bisiklet hikayesi anlattı.

Kuzenle pasif deneyimim…

Kuzenle pasif deneyimim…
Selamlar önce arkadaşlar. Ben 185 boy 24 yaşında dolgun popolu pasifim yerine görede bisex oluyorum. fazla uzatmıyayım konuya geleyim bu yaşanan olay gerçektir isimler hariç. o zamanlar ben 20 yaşındaydım kuzende 22 yaşında. Kuzenin ismi hakan bende mehmet.
Genellikle birlikte takılırdık bazen ben onların evinde bazense o bizim evde kalırdı. Bir gün kuzen bbeni eve çağırdı akşamlarız emde bilgisayardan flim izleriz her neyse akşam oldu flim falan izletik gece uyumamaya geldi sıra odada tek yatak olduğundan birlikte yattık.
yatakta havadan sudan konuşurken konu sexe geldi sevgilin varmı diye sordu bende yok dedim. onunda yokmuş hiç milli olmamış bu zamana kadar sexden konuşurken kuzenin alet haffden kalkmaya başladı bendede hep pasifliğe hep merak vardı acaba nasıl diye.
Kuzen hadi yatakta birbirimize 31 çekelim dedi. Ben başta kabul etmedim ısar edince dayanamayıp elimi attım oda benim alete attı. Yavaşca birbirimizin aletlerini okşamaya başladık. Kuzenin aleti rahat 17 cm vardı benimki de onun kadar olmasada 15 cm kadar vardır.
Kuzen belli bir süre benim aleti elletikden sonra bıraktı. Ben biraz daha devam ettim. Kuzenim hakan işi daha ileriye götürüp ağzına alırmısın dedi. Ben hem evdeki diğer kişilere yakalanmamak için hemde iş ileriye gitmesin diye kabul ettmedim. Snuçta kuzeniz. Belli bir
surede dahaa okşayıp aletini bıraktım. Daha sonra başka konulara geçtik saatde baya geç oluyodu. Neyse havanda sudan konuşup artık uyumaya karar verdik. Yatarken saat 12:30 du. birbirimize sırtımızı düp sırt sırta uyuduk. Aradan 1 saat falan geçti. Arkamda bir el hissettim. Başta umusursamadım meğer kuzen uyumamış ben uyuyunca buda benim uyuduğumu zannederek işi ileriye götürüp elini pijamamamın içine soktu.
Ben hiç hareket etmiyordum acaba napıcak diye. Yavaş yavaş okşayarak deliğime parmağını koyup masaj yapmaya başladı deliğimin üstüne. Bu hareketi benim hoşuma gitmeye başladı. Bir yerdende zevk almaya başladım. Kuzen elini deliğime bastırınca birden benden istemdışı bir inleme sesi geldi. Artık kuzen benim uyumadığımı anlayınca yüzümü ondan tarafa döndüm. Başta 4, 5 saniye bakıştık.
Heyacandan kalpim küt küt atıyordu. Yavaşca benim kafamı yorganın altına çekip aletine götürdü. Başta biraaz tereddüt etdim devam etsem mi diye. Daha sonra nolursa olsn deyip elime aldım aletini okşamaya başladım. Ardından ağzıma aldım ilk başta biraz garip geldi bu duygu daha sonra zevk almaya başladım. Ben kuzenimin aletini yalarken o da bi yandan benim deliğimi yalıyordu. 5 dakika yaladıkdan sonra artık sıra gelmişdi acaba nasıl olcakdı acıcak mıydı?
Önce ayağa kaldım ve yatağın üzerine domaldım. Kuzen odadan bir krem bulmuş benim deliğine ve kendi aletine sürdü. Aletinin kafasını deliğime değince baya heyecanlandım bi yerdende yavaş yavaş yapalım fazla acımasın diye diyordum. Kuzen aletinin kafasını yavaş yavaş bastıtmaya başladı. Bensse hem acı hem zevk içinde hafif hafif inliyordum. aletinin kafası deliğime girince benden bir ah sesi geldi. Kuzen hemen eliyle azımı kapatı evdekiler duymasın diye. 5, 6 Saniye öylece bekleti ve yavaş yavaş sokmaya devam etti.
Bende birden zevk bi yerden acıyla kendimi ellerine bıraktım. arkadamdaki alet artık alışmış deliğime hızlı hızlı gidip geliyordu bende inliyordum hafif hafif. Kalçalarım dolgun olduğundan hızlı hızlı yaparken dalgalınıyor ve şak şak sesler çıkarıyordu. bu ses beni dahada azgınlaştırdı ve beni sert sik sert sik diye söyleniyordum kuzene. 5 dakika beni böyle siktikden sonra pozisyon değişdirip bacak omuza geçtik. ve yine kuzen durmak bilmiyordu hızlı hızlı bu pozisyondada beni baya bir zaman becerdi.
Ardından ben yatağa yüzü koyun yattım ve altıma yastık koyduk böylece dolgun popom daha çok açığa çıktı. Kuzenim azgın bir boğa gibi hemen üzerime çıktı. Bense zevkden çıldırıyordum. Kuzen beni böyle sikerken bende ahhhh ahhh diye inliyordum. Klçalarım o sert vurduça sallanıyordu. Bu pozisyon da 10 dakka daha siktikden sonra içime boşal hadi dememle birlikte içimde bir sıcaklık hissetdim.
Baya boşaldı içime boşaldıkdan sonra üstüme yatıp aleti içindeyken küçülesiye kadar bekledi. Ben ilk defa pasifliğin vermiş olduğu zevkle baya kendimden geçmiştim. Daha sonra kuzen üstümden kalkıp popoma öpücük kondurup yanıma yattı. Benim popomdan bir yandan döller süzülürken peçeteyle onları sildim. ve toparlanıp uyutuk.
Ertesi sabah uyandığımızda sanki hiç böyle bir olay yavaşanmamış gibi hayatımıza devam ettik. Daha sonra bir kaç defa daha yaptık.

Başkalarıylada oldu. Bu gerçek hikayemi beğendiğseniz nlarıda anlatırım. hepinizi öpüyorum aletinizden 🙂

özgürlüğün şafağında 4

özgürlüğün şafağında 4
Cumayı cumartesiye bağlayan gece nihayete ermiş ve nasıl bir gece geçirdiğimizi bilmeden yatağın içinde sere serpe uzanmış birbirimize bakıyorduk sadece. Başım inanılmaz derecede ağrıyordu ve ne yapmam gerekiyordu zerrece bilmiyordum… Suzan bana tatlı tatlı gülümsüyor kadınım diyordu. O sırada cd kıyafetim yoktu çırıl çıplak bir erkek olarak yatıyordum ama makyajım berbat olmuş tam da geceden kalma bir durumdaydım. Neler yaşandığını sordum…Ancak sadece gülümsedi ve ne yaşadıksa hatırlamıyorsan boşver istersen giderim ama kalmamı istersen seni bırakmak istemiyorum dedi. Bende deli gibi onun kalmasını istiyordum. Beraberce duşa girdik birbirimizi sabunladık kimi zaman sertleşsem de Suzan görmezden geldi ve daha sonra üzerlerimizi değiştirdik. Saat öğle 12 civarındaydı ve üzerlerimizi değiştirdik. Suzan da bende birer tayt ve uyumlu olacak şekilde buluz giymiştik. Ben peruğumu taktım Suzan da bana hafif bir makyaj yaptı ayaklarımız da taytın altına uyumlu olabilecek birer topuklu geçirip dışarı çıktık. Dışarıda Komşumuz Nazan hanım vardı selamlaştık ve keremi epeydir göremiyorum sen sanırım kız arkadaşısın dedi. Bozuntuya vermeden birazda sesimi kısaltarak ve incelterek evet dedim. O vizelerden sonra birkaç gün kuzenleriyle kampa gitti dedim. Benimde şehir dışından arkadaşım geldi dedim. Nazan hanım apartmandaki tek komşumdu. Biraz meraklıydı ama Keremle arası aslında çok iyiydi… 50 li yaşlarında bir hanımdı.

Suzanla çıktıktan sonra ne yapalım diye düşünürken açık büfe kahvaltısı olan bir yere gidip güzel bir kahvaltı yapmaya karar verdik. Son derece güzel bahçe içinde bir yerdi. Ben pek iştahlı biri değilimdir ama haftanın bir günü mükellef bir ziyafete hayır diyen biri değilimdir. Evden çıkmadan önce ayılalım diye birer kahve içmiştik bu defada sıkı bir kahvaltı yapmak için oturduk. Oda ne Tarıkda yanında tanımadığım biriyle aynı yerde değil mi! Hiç istemediğim bir tesadüftü doğrusu ama Tarıkı tanırım o anlattıklarından sonra mutlaka benle tanışmak isteyecekti. Durumu bir önceki gece Suzana anlatmıştım ve oda ne düşündüğümü sormuştu. Açıkçası ne düşünmem gerektiğini bilmiyordum. Çünkü benim için bir erkekle partner sevgili yada duygusal bir birliktelik imkansızdı ama kırmak da istemiyordum Tarıkı bu sırada bizi fark etmiş olacak hemen yanımıza geldi yaklaşık birkaç ay önce falanca cafede görevli olduğundan bize salep ikram ettiğinden benim sesimin kısık olduğundan vs bahsedip güyya benimle ilgilendiğini ifade ederek nasıl olduğumu sordu. İlgisine teşekkür ederek geçiştirmeye çalışsam da daha sonrasında cafeye gelmediğimi acaba memnun kalıp kalmadığımı vs şeklinde benimle muhabbet açmaya çalışıyordu. Bende muhabbeti kısa cevaplarla kesiyor ve kapatmaya çalışıyordum. Suzanda sessiz sessiz gülümseyerek beni kesiyordu.. Tarık benden ümidi kesmiş olacak yanımızdan ayrıldı ve Suzanda bana biraz daha bakıp süzdükten sonra adamın aklını almışsın dedi. Sorma Suzan sen bir de bana sor ya terslesem olmayacak terslemesem olmayacak. Suzan Simdi anladınmı biz kadınların neler çektiğini dedi. Haklısın dedim ve biraz daha oturduktan sonra cafeden ayrıldık. Daha sonrasında bir sinemaya gittik ve iki kız gibi mağazaları dolaştık. Saat 19 a doğru eve geldiğimizde ayaklarımıza karasular inmişti resmen… Ancak Suzanın pek rahat durmaya niyeti yoktu ve varmışın küçük bir fantaziye dedi. Suzan daha dün ne yaptık onu bile hatırlamıyorum ki ben dedim. Suzanda merak ediyorsan kabul edeceksin bu fantaziyi dedi. Kabul ettim… O da hic ses çıkarmadan içeri gitti üstünü değiştirmiş fetiş bir kombin giymişti ve elinde de uzunca bir ip vardı. Banada elinde sütyen ve jartiyerli bir kilot çorap ve kırmızı topuklu rugan bir ayakkabı getirmişti… Çamasir coraplar hep kırmızı elindeki ipte krem renkliydi…

Bdsm de shibari denilen bir uygulama vardır. En özet tabirle sanatsal düğümler atılarak her bir düğümde sahibe yani hükmedenle hükmedilen yani köle arasındaki ilişkiyi aslında mühürleyen ve daha da bir birine bağlayan bir anlamı vardır. Şöyle ki insan vücudu ve kan akışı belirli süre aralıklarında hareket etmek üzere programlanmıştır ve uzun süre hareketsiz ve bağlı kalmak da son derece yorucu ve sabır isteyen bir iştir. Sahibe içinde en ufak bir hareket tüm estetiği bozacağından onun içinde uygulaması son derece keyiflide olsa zor bir iştir ve ortalama 3 4 saatlik bir uygulama ile son derece sanatsal düğümler atılır ki bu surede birbirine bu kadar yakın iki insanın ruhlarının birlikteliği ve sabrıdır onları birbirine bağlayan…

Saat 20 gibi başladığımız shibari uygulaması yaklaşık 2 saate yakın sürdü ve bu defa bır farklılık yaparak beni sırt üstü sehpaya yatırıp o şekilde bağlamıştı. Tüm uygulama bittikten sonrada sanki hiç birşey olmamış gibi üzerime yani göbek ve göğüs bölgeme çeşitli yiyecek ve içecekler koydu daha sonrasında da bir yandan bana ikram ediyor bir yandan kendi yiyordu. Daha sonra sıra penisinle barışmana geldi diyerek hareketsiz kalan vücudumdaki tek organ olan penis bölgeme yoğunlaşmaya başladı. Dilinin ucuyla zaten sertleşmek için bahane arayan ve tüm uygulamalar içinde zevk suları akan penisimin sularının süzüldüğü kısmı dilinin ucuyla daha da ıslatıyor ve penis başımı agzına alarak emmeye başlamıştı. tamamen sertleşen penisimin üst kısmından testislerimin olduğu bölgeye kadar bir yandan içki döküyor öte yandan öpüyor yalıyor ve bu şekilde hem testislerimi hemde penisimin tamamını ağzına alıyordu. Adeta penisim ağzında kayboluyordu… Tüm bunlar yaşanırken itiraz etme kendimi çekme şansım zerrece yoktu sadece istemediğimi söylüyordum bırakması gerektiğini çok utandığımı söylesem de fizyolojik durumum buna engel oluyor vücudum aslında yapılan muameleden ne derece mutlu olduğunu gerek kasılarak gerekse sertleşerek yada uzuvlardan çeşitli sıvıların akmasıyla kendini ele veriyordu… Çok daha fazla dayanamayarak içine boşalmıştım ama o tek bir spermimi bile ziyan etmeden yutuyordu ve penisim ağzında küçülene kadar emmeye devam etti… Daha sonra dudaklarıma yöneldi ve ağzında kalan spermlerimle öpüşmeye başladık… o sırada inen penisime doğru oturmuştu ve tincecik tangasından dışarı cıkan ve sırılsıklam olmuş vajinasıı penisime doğru sürtüyordu… Bir yandan da ikimizde birbirmizin hem kölesi hem sahibesi hem sevgilisi hem kadını hem erkeğiyiz… Boşaldığında aldığın haz ne ise seni boşaltırken aldığım hazda öyle diyordu… Ben rahatlamanın verdiği o hazla ve Suzanın söyledikleriyle kendimi çok daha rahat hissetmeye başlamıştım… Daha sonra suzan bu defa yüzüme doğru vajınasını yaklaştırdı ve sırılsıklam olmuş vajınasının arasına kaçmış olan kilodunu koklatmaya başladı… Ben hareketsiz olsamda hareketli olan yerlerim yani dil burun ve penisim bu kokununda etkisiyle hareketlenmeye başları bir süre kilodun üstünü yalayıp emdikten sonra suzan benim yanımda duran, bir sorun olduğunda direk iplerimi kolaylıkla kesmek için koyduğu bıçağı aldı penis ve testislerimde bıçağın kesmeyen tarafını gezdirdikten sonra şimdi benim mühürü açalım dedi ve tangasının iki yandan ıplerını keserek ağzıma tıkadı harikulade bir duyguydu… ayağa kalktı hareketsiz bölgeelerimi biraz hareketlenip kan akışını hızlandırmak amacıyla vucuduma masaj yapmaya başladı… Ancak bu masaj parmak uçlarında küçük raptiyeler yapıştırılmış olan bir fetiş eldivendi… Eldivenle vucudumu okşarken hem biraz bastırıyor hemde bazen tatlı tatlı vuruyordu bıraz canım yansada bu beni daha da alevlendiriyordu. (Nasıl paletle açıldıgınızda ayagınıza kıramp gırdıgınde biraz kanatır yada sivri birsey batırırsanız kramp geçerse bu yaptıkları da aynen öyle etki veriyordu) Vücüdum darveerinde etkisiyle küçük kücük delikler oluşturmuş ve kanamaya başlamıştı ama önemsiz bir kandı igne başı kadar ve sanki bir sivilce sıktıktan sonra akan kan kadardı… Bukadar yeter dedi ve kılodu ağzımdan cıkararak vajinasını tam ağzıma doğru dayadı bir sure nefesim kesildi sonrasında derin bir nefes aldıgımda dudakalrıma yapışarak öptu ve hazırmısın aşkım erkeğim olmaya dedi… Ben artık tammen kendimi ona teslim etmiştim vajınası zaten sırıl sıklamdı ve benim yuzumde oturukende bende dilimle mumkun olduğunca yalayıp içine girmiştim… Zaten tüm bunlar yaşanırken sertleşmiş olan penisime hiç elleden sadece üzerine gelerek bir cırpıda tammen oturuverdi ve üzerimden oturup kalkmaya başladı ancak tammen penısı ıcınde cıkarıyor ve sonra tek bir hamlede tammını ıcıne alacak sekılde oturyordu… Bu şekilde yaklaşık 10 dk oturup kalktıktan sonra boşalacağımı söyledğimde penisim üzerine tammen oturdu ve kendini kasıp gevişetirken bir eliyle testısımı deli gibi sıkmaya başladı… birlikte boşaldıktan sonra uzerımde kalkmadan penis içindeyken yığılıp kaldı…. Penisim belki vajinanın içinde olduğundan belk**e içerdeyken Suzanın devamlı kasılmalarından etkilenmiş olacak neredeyse sertliğini hiç kaybetmemişti ve Suzanda bu defa kucuk kucuk oturup kalkmalarla kendını tatmıne devam etti ve bu şekilde beraberce bir kere daha boşaldık… Daha sonra üzerimden kalktı vajınasından spermlerim zevk suları süzülürken benim düğümlerimi çözüyor düğüm yerlerinde ipin iz yaptığı yerleri yalıyor ve gülümsüyordu… Gözlerinin içi gülüyordu… Beraberce banyoya gittik duş aldık ve çırılçıplak bir şekilde odamıza giderek uyuduk….

BENİM HERŞEYİM 2

BENİM HERŞEYİM 2
O gün ablamla balık tutarken yine elleşe oynaşa şakalaştık. O benim sikimi seviyor okşuyor gibi masturbasyon yapıyordu arada. Daha çok eşofmanın üzerinden yapıyordu. Arada bir de elini sokup çıplak sikimi sıvazlıyordu. Tabi malum bunu direkt olarak eline alıp yapmıyor. Şakalaşırken guya küçükken yaptığı gibi pipime elleme formatında yapıyordu. ”bu yine kocaman oldu ablam, bunun canı galiba senin okuldaki kızlardan istiyor” gibi cümlelerle elleyip sıvazlıyordu sikimi. Ben de onun dudaklarını öpüyordum yanağını öpmek kastıyla. Göğüslerine elleyip avuçluyordum şakalaşırken. Ablamın göğüslerini avuçlamak beni feci azdırıyordu. İri ve sert göğüslerinin uçlarını tişörtün üzerinden de olsa emiyordum şakalaşırken. O da çok tahrik oluyordu göğüslerinden.

-Abla yine aynı ruyayı gördüm biliyor musun?
-Bak sen. Yine becerdin yani ablanı
-Evet abla. Çok feci beceriyorum seni. Ama hep bişeyler eksik kaldı bu sefer ki ruyamda.

Ablamı test etmeye devam ediyordum yalandan ruya ile. Hem seviştiğimizi bildiğimin farkına varsın istiyordum. Hem de acaba farkına varırsa vaz mı geçer diye kontrollu yapıyordum bu işi. Ama ruyamda sevişitiğimizi ben ona anlatırken de çok tahrik olduğunu görmek doğru yolda olduğumu gösteriyor ve devam ediyordum.

-Nasıl yani sıpa. Ablanı beceriyormuşun işte ne eksik kalıyormuş.
-Bilmiyorum abla tam bi tatminlik değil yani. Öyle uyanıyorum işte.

Ablam gülüyordu. Bu konuşmalarım hoşuna gidiyordu. ”Bak sen şu yaramaza ruyasında neler yapıyormuş” deyip eşofmanımın içine soktu elini avuçladı sikimi. Bir kaç eliyle git gel yaptı sonra eşofmanımdan dışarı çıkardı başını öptü. Ben artık çok şaşırmıyordum alışmaya başlamıştım. Hadi küçükken hep yapardı ama şimdi eline alıp öptüğü şey koccaman, damarlı bi yaraktı. öptükten sonra biraz yaladı başını. Ve sikimin kökünden avuçlayarak ağzına sokabildiği kadar sokup çıkarmaya başladı. Bir dakika kadar tek taraflı oral sex yaptık orda ablamla. Az daha devam etse yine ağzını dolduracaktım döllerimle. Bıraktı, ama bırakırken başını cuk diye öptü ve eşofmanıma soktu tekrar.

Bu sefer 7 tane balık tutmuştuk ve iki tanesi baya büyüktü. Yine saat 9 gibi eve geldik. Annemle babam çoktan çayı demlemiş ilk bardaklarını karşılıklı içmişler. Babam yine sevindi balıkları görünce. ”Siz böyle devam ederseniz ben balıkçılık yaparım” dedi ve gülüştük. Yine güzel bi kahvaltı yaptık beraber. O gün beraber bahçede oyalandık. Otları yolduk, ağaçları suladık, bahçeye baya bi çeki düzen verdik. Nerdeyse akşama kadar dinlene dinlene bişeyler yaptık. Gülüş oynaş güzel bir gün geçirdik. Öğlen babam balıklarımızı mangal yapmıştı. Bahçedeki köşkümüzde akşama doğru hep beraber biraz uyumuşuz 2 saat kadar. Babama gelen telefon hepimizi uyandırdı. Güzel uyumuşuz ama dinlendik hepimiz.

Babam telefonda amcasının oğluyla konuşuyordu yakın köyde. Recep abi babamdan 4 yaş küçük. Kendisi de ailesi de iyi insanlar. Onların sıkıntıları da ablamınkine benzer. Recep abinin hanımı iki defa hamile kalmış biri 5 aylık öbürü 8 aylıkken düşük yapmış. Çok üzülmüşlerdi. Ondan sonra da hamilelik haberi alınmadı hiç Seher Yenge’den. Ya üzüntülerinden dolayı bir daha yeltenmemişler, ya da fiziki bir sorun var onu bilmiyorum. Küçüktüm o zamanlar tabi. Ben İzmir’e de gidince bi beş senedir falan görmemiştim onları. Recep abi de Seher Yenge de ablamla ikimizi çok sever. Belki de çocuk özleminden.

Recep Abi akşam yemeğine muhakkak bizdesiniz demiş babama. Bize sordu ”iyi olur” dedik. Recep abiyle babam bizim yörenin oyunlarını yani zeybekleri hem çok sever hem güzel oynarlar. Benim de iyi oynadığımı söylerler ama onlar benim bu konuda idolüm tabi. Annem telefona doğru bağırıyordu onlar konuşurken.

-Recep yalnız tek şartım var. Zeybek oynayacaksınız

Recep Abi yengemin emri olur dedi, gülüştük. ”O zaman abim şalvarını giysin sarığını kuşansın gelsin” dedi. Babam da sevdiği için gülerek onayladı. Yemekten sonra hazırlanmaya başladık. Babam şalvarını giydi, beline sarığını sardı. Gömleğinin üzerine cepkenini giydi, başına da sarığını sardı. Annem bana ”hadi bakalım genç efe sen de efe gibi giy sen de oynayacaksın dedi. Babamın kıyafetlerinden ben de giydim. Ben de biraz bol durdu tabi. Şalvarımın altına külot giymedim. Sikim demir gibi ayağa kalksa da zeybek şalvarı öyle bol ve kaba idi ki asla belli olmazdı. Bu iş çok hoşuma gitmişti. Ablama da baktım o da hoşlanmıştı bu durumdan….

Yola çıkarken ablam akşamları köy yolları serin oluyor diye yanımıza ince bir pike aldı. Ben olayı anlamıştım. Ablamın kıvrak zekası sevindirdi beni. Recep abilerin köyü 40 dakikalık bir mesafedeydi. Uzak değildi ama köy yolu olduğu için yavaş gidiliyordu. Yolda muhabbete daldık, babam zeybekleri açmıştı dinliyorduk. Ben türkülerin ritmiyle bacaklarımı oynatmaya başlamıştım oturduğum yerden. Ablam ”bak sen bizim küçük efe sabredemedi” dedi anneme. Ve elini bacağıma attı. Bacağımı okşuyordu beni sever gibi. O bacağımı okşadıkça şalvarın altındaki sikim mavzer gibi dikildi hemen. Ablam okşarken sikimin köküne değdiriyordu elini. Üzerimize pikeyi çekti ablam hafif içim üşüdü diye. Şimdi ablam her hareketini rahatça yapabilirdi artık, ben de rahatlamıştım bu hareketle. Annemin de elinin babamın bacağında olduğunu gördüm. Onlar tam önümüzde rahat hareket edemezdi tabi. Ama yine de annem babamın bacağını sıkıp sıkıp bırakıyordu üst taraflara doğru. Ablam bacaklarını uzattı kapıya doğru ve göğsüme yaslandı. Ben de benim kapıya yaslandım o böyle yapınca. Şimdi ablamla yarım yatar vaziyette idik. Ben ablama sesli şekilde ”yarım saat uyuyabilirsin abla” dedim. Babam da ”ama uyandırmayız varınca dedi gülerek. Ablam pikenin altında göğsüme başını koyar koymaz hemen elini sikime attı. Şalvarın üzerinden öyle bi avuçladı ki çıplak avuçlamış gibi zevk veriyordu. Başını avuçluyor gövdesini avuçluyor dibine kadar elini hareket ettiryordu. Kulağıma eğilip ”üniversitede sevgilin olacak kız çok şansı bebeğim” dedi gülerek. Anlamazdan geldim ve ”neden ki abla” dedim. Ama aldığım zevkten sesim biraz titrek çıktı. Çünkü ablam öyle bir avcuna doldurarak sıvazlıyordu ki sikimi, resmen elini sikiyordum. Sıvazlayarak devam etti: ”Neden diyor bi de şuna bak. Ulan köfte ele avuca sığmıyor bu uçurursun zevkten kızı” dedi.

Ablamın sikime bu denli övgüler yağdırıyor olması iyice iştahımı kabarttı. Önce öylece gözlerine baktım. Sonra yanağından öpecek gibi eğildim ve dudaklarından öptüm. O sırada dikiz aynasına bakmaya çalıştım bizim olduğumuz yer kör nokta idi. Zaten zifiri karanlıkta görünmemiz de imkansızdı. Sonra yine ablama bakıp bi daha yapıştım dudaklarına. Ufaktan öpüşüp emişmeye başladık. Dillerimizi birbirine sürtüyorduk öpüşürken. Ablam öpüşmenin şehvetiyle elini şalvarın içine attı ve sikimi çıplak sıvazlamaya başladı. Kökünden başına kadar sıvazlıyordu. Ben zevk içinde yanıyordum. Pikeyi biraz havaya kaldırdım. Ablam anladı ve gülerek sikime doğru başıyla uzandı. Pikenin altında sikimi ağzına aldı. Bir eliyle kökünden tutarak başını yalıyor emiyor sonra köküne kadar ağzına almaya çalışıyordu koca yarağımı. Boğazına kadar sikimi iştahla ağzına almaya çalıştıkça ablamın ne kadar azdığını anlıyordum. Ablam ağzı ve eliyle hızlı hızlı masturbasyon yapmaya başladı aletime. Bacaklarımı ileri doğru ittim zevkten. Ablam boşalmamı istemiyor olacak ki durdu bir anda. Az daha devam etse yine ağzına fışkıracaktım zaten. Sikimi öylece sıkıp beklemeye başladı göbeğime başını koymuştu bu kez. Biraz öyle hareketsiz bekledi. Sonra benim de durulduğumu anlayınca göbeğime yattığı yerden sikimi yandan yalıyor ve ağzına sürtüyordu. Elinden bırakmamıştı sikimi. Öylece ağır ağır sikimi yalayıp sıvazladı bir süre. Köye de gelmiştik zaten. Ama benimki keser sapı gibi ayaktaydı. Allahtan efe şalvarı vardı. Asla belli olmayacak şekilde bol ve kabarıktı bunlar. Çünkü diz kapaklarının hemen altından boğumla üst taraf şişirilmiş bi kıyafetti bu şalvarlar.

Recep abi ve seher yenge bizi bahçe kapısında karşıladı arabanın sesini duyunca. Seher yenge anneme sarıldı, recep abi babamla musafahalaştılar. Sonra seher yenge ablama sarıldı. Sonra recep abi ablamla musafahalaşırken yengem kollarını bana açtı ve ”oyyyy benim küçük Burağıma bakın siizzzzz. Koccaman adam olmuş len bu” deyip öyle bi sarıldı ki. Bu arada seher yengem hafif balık etli beyaz tenli iri dolgun göğüslü güzel bir kadın. Altındaki köylü ince şalvarı ve üzerindeki göğüslerini tamamen ortaya koyan düğmeli dar beyaz gömleği bana seksi ispanyol kadınlarını hatırlatıyordu. Yanakları al al idi ve bana öyle bi sarılıp sıktı ki… Yüzümü ıslak ıslak yalamayla karışık koca dudaklarıyla öpüyordu seher yengem. Az önce ablamın yaladığı sikim şalvarımın altında hiç belli olmayacak şekilde demir gibi sepsert ayaktaydı. O vaziyette sarılınca bir an eyvah dedim. Aslında ayıp olmasın diye kendimi geri çekmiştim sarılacağı zaman. Ama öyle bi tutup çekip sarıldı ki yarım metre öne fırladım zaten, güçlü kadındı. Öyle bana sımsıkı sarılıp yanaklarımı öpmeye başlayınca benim önümdeki 18 santimlik keser sapı seher yengenin de bol şalvarından bacaklarının arasına boylu boyunca uzandı ve amına sürtüyordu. Ne yapar acaba şu an çok ayıp olmuştur diye geçiriyordum içimden anlık olarak. Ama sikimi bacaklarının arasında ve amının üzerinde sopa gibi hisseden seher yengem bu sefer iki eliyle yanaklarımı tuttu. Daha da kendine çekerek, içine çekerek şap şap öpmeye başladı. Öperken de ”ohh benim kuzuma” diyordu. Annemin gözleri sulanmış o an bize bakarken. Tabi onlar yengemin düşen çocuklarının hasretini benden çıkardığını düşünüp duygusallaşıyordu sadece. Ama ben kötü olmuştum. Hem ıslak ıslak iri dolgun dudaklarıyla yalayarak öpmesi, hem de bol şalvarlarımızdan sikimi şu an yengemin etli olduğunu hissettiğim am dudaklarının arasına sürtüyor olmam delirtmişti beni. Bir taraftan da aklımda soru işareti oluştu o an. Koca sikimi bacaklarının arasına almış olan yengem sikimin sopa gibi amının üzerinde baskı yapmasını hissettiği halde hala sıkıca sarılıyor olması kafamı karıştırmıştı. Acaba önemsemiyor, genç oğlandır olabilir deyip küçük Burağı mı seviyordu hala. Yoksa koca sikim onunda şalvarından bacaklarının arasında ve am dudaklarına sürterek onu da mı iştaha getirmiş , zevklendirmişti…??

Sonra Seher yengem bu şekilde yarım dakika kadar beni öptükten sonra vücudunu çektiğinde resmen benim alet amının arasında sıkışmış, şalvarımı çekip almıştı. Allah’tan geceydi ve o manzarayı kimse göremezdi. Yengem beni bıraktığında sert sikimin ucunda hala am dudaklarını hissediyordum sanki. O denli girmişti yani amının arasına. Bu seksi kadın bir anda hayal dünyama girecekti sanırım bundan sonra. O etli am dudaklarını her sikimde hayal edişimde eminim deli gibi boşalırdım…

O gece yemekler yendi, çaylar içildi bahçede. Babam ,ben ve Recep abi zeybek çeşitlerini oynadık. Ben tabi daha çok o ikisini seyrettim döktürüyorlardı. Ablam yanımda oturuyordu masada biz onları seyrederken. Yengem de bana çay verişinde veya ayağa kalktığı zamanlarda ya yüzümü veya başımı okşuyor ya da eğilip yanaklarımdan öpüyordu. Yanaklarımdan en son öpüşü resmen koca dudaklarını açarak dudaklarımın kenarını ağzımın ortasına kadar öpüşüyle sonlanmıştı. Resmen dudaktan yalaşarak öpüşmüş gibi olduk yengemle. Ablam da annem gibi düşündüğünden hiç önemsemeyerek bakıyordu seher yengemin hareketlerine. Nerdeyse annem yaşındaki kadının benle aşk yaşıyor olacağını aklına getirmezdi haliyle. İşin açığı herhangi bişeyden ben de emin değildim. Ama sikimi o denli bacaklarının arasına alıp hala ateşli ateşli öpmeye devam etmesi akılımı baya bi kurcalamıştı…

Babamgil oynadıkça açılıyor, yorulmak bilmiyordu. Ben telefonumla videoya çekmeye başladım oynamalarını. Yengem diğer tarafımdaki sandalyeye oturdu bu sefer. Elini bacağıma atmıştı. Çocuk sever gibi bacağımı okşayıp avuçlayarak seviyordu babamları izlerken. ”haydi efeler, yaşşa” diye elini kaldırıp bacağıma her koyuşunda sikime doğru yaklaştırıyordu. Üçüncü de sikimin üzerine koydu elini. Ve bir türlü indiremediğim sikimin başının üzerinde yengemin eli vardı o an. Hemen elini çeker sandım ama malesef. Elini çekmediği gibi tam yine yaşşa diye elini kaldıracağında başını avuçladı. Elini şalvarımın üzerinden sikimin başına koymuştu. Ablam oraya bakmasın diye ben de eğilip bakmıyordum hiç. Bizim efeler yorulup oturana kadar bi 20 dakika daha beni sever gibi yengem sikimin başını avuçlayıp avuçlayıp bıraktı. Sonra hep beraber çayları içmeye devam ettiğimizde efeler artık yorulmuştu. Beni de oturduğum yerden seher yengem yormuştu baya…

Gece saat 12 olmuştu bizim bahçe keyfiyle. Seher Yengem anneme ”abla uykunuz gelmiştir yataklarınızı açayım da dinlenin artık, sabah devam ederiz” dedi. Annem ”ben de yardım edim seher” dedi ve ablamla beraber üçü girdi içeri. Biz üç erkek biraz daha oturduk serinlikte. Sohbet ettik. Recep abi ”aslan yeğenim benim doktor da olacakmış” deyip ensemi seviyordu. Babam ” doktor değil Recep Abisi eczacı” dedi gülerek. Recep Abi de ”Ne farkeder yahu ha doktor ha eczacı. Sizin oraların eczacısı bizim buranın başhekimidir” dedi. Baya bi güldük kahkaha ile. Seher yengem biz gülerken geldi ”oohhh Allah muhabbetinizi arttırsın efeler. Yataklar serildi yatın dinlenin sabah devam edersiniz hadi bakalım” dedi.

Ev bahçe içi 5 oda bir salon baya büyük bir evdi. Odalar zaten her biri bir salon gibiydi. Annem ve babama ayrı, ablamla bana ayrı odada yer yatağı serilmiş. Guya annemle babam karı koca rahat etsin diye. Tabi annemle babamdan çok biz ablamla rahat edecektik. Öyle ya kimin aklına gelir ki asıl ablamla benim aynı odada yalnız kalmaya ihtiyacımız var.

Ben şalvarımla yattım yer yatağına. Ablam gecelik falan getirmediği için üzerindekileri tamamen çıkardı ve külot sütyen girdi yatağa. İşte bunu da beklemiyordum. İçim öyle bi gıcıklandı ki şehvetten.. Burası biraz daha serindi bizim köye göre. Battaniyenin altına girdik. Ablam bana hafif üşümüş gibi sarıldı önden. Akşamdan beri kazık gibi ayakta olan ve inmeyen sikim ablamın bacaklarını arasına girdi. Amının arasına aldı ablam sikimi tek hareketle. Ama şalvarımdan çok bişey hissedemiyorduk tabi ikimiz de. Biraz öyle sürtüştük ablamla sarılıp. Sikimi resmen amına sürtüyor, am dudaklarının arasına almaya çalışıyordu. Sikimi hissetmek istedikçe daha çok bastırıyordu kendini bana. Arada bir bekliyordu sonra hızlı hızlı sürtünüyordu tekrar. Elimi çıplak kalçasına koymuştum. Kalçasını açıp kapadığını hissediyordum elimde. Arada bir durmasının sebebi ne yapsa da sikimi çıplak hissetse onu düşünüyordu, anlıyordum. Bu cesaretle ablama dedim ki” abla battaniyenin içi sıcak terleyeceğim, örtmesek soğuk olur hasta oluruz. Şalvarımı çıkarsam mı ki ” dedim. Ablam belki de böyle bişey bekliyordu. ”tabi ki aşkım çıkar da yat hadi” dedi. ”ama abla bişey söyleyecem, gündüzden bahçede çalıştığımız için pişik olmuştu aralarım. Ben de krem sürmüş ve külot da giymemiştim şalvarın altından. Ne yapcaz” dedim. Gülerek ”oyyyy senin pişik yerlerini yerim ben ablasının bi tanesi. Ulen çocuğum, görmediğim bilmediğim yerin mi var. Çıkar şalvarını yat işte”. Aslında arabada ağzına almıştı biliyordu külotsuz olduğumu. Ama yine de bu soruyu sormuştum. Amacım çıplak yatmak için ablamın nabzını yoklamaktı. Ama ablam dünden razıymış sevindim.

Şalvarımı ablamın gözünün önünde şalvarımı çıkardım. Alaca karanlıkta ablamın gözünün koca sikimde olduğunu sezebiliyordum. Yattığımda ablam bana ”oyyyy bebeğimmmm” deyip sarıldı. Kocaman çıplak sikimi bacaklarının arasına aldı. Sikim ablamın incecik külotunun üzerinden amına değiyordu. O elleriyle yüzümü tutup önce anaklarımdan sonra dudaklarımdan öpmeye başladı. Ben sikimi ileri geri hareket ettirerek ablamın bacak arasına sokup çıkarıyor ve am dudaklarına baskı yapıyordum. Ablam da Bacakalrını açıp kapayarak amını sikime doğru bastırıyordu dudaklarımı öperken. Ablamın götünü avuçlayıp okşamaya başladım. Ohhhhh diye inlemeye başladı. Delirmek üzereydim ben arzudan. Çok istiyordum ablamın amına girmeyi. Okşayıp avuçladığım kalçasından parmaklarımla göt deliğini ve amının kenarlarını okşamaya başladım. Külotunu yana çekerek yapıyorum bunu. Ablamın amını bana doğru bastırıp kalçasını açıp kapayarak bana sürtünmeleri hızlandı. Abamın bu şehveti ile diğer elimi amının üzerine attım ve külotunu yana çektim biraz. Ablam karşı gelmedi dudaklarımı daha iştahlı yalamaya başladı. Şimdi külotun açık kısmına sikimi denk getirip ıslak amının arasında kaydırmaya başladım. Ablamı siker gibi am dudaklarının arasına iler geri yapıyordum. Sikim ablamın amcığının sularıyla ıpıslak olmuş, vıcık vıcık arasında gidip geliyordu. Abla gözlerini kısmış vaziyette ohh ohhh diyor ve benim ritmime uymuş amını bana o da yaslayıp çekiyordu. Ablamla Recep abinin evinde köy döşeğinde yatağın içinde sikişir gibi sevişiyorduk….

Kocaman sikim ablamın ıslak am dudaklarının arasında gidip gelirken küçük bi hareketle amını içine kaydırabilirdim. Yapmıyordum, ablamdan küçük bi haraket bekliyordum. Kendimi nasıl tutabildim anlayamıyordum. Ama bu kırmızı çizgiyi aşmaya çalışırsam bunu da kaybedeceğimi düşünüyordum. Çünkü ablam benimle herşeyi limitsiz yapıyor ama bir türlü açıktan sikişmeyi kabul etmiyordu henüz. Yanıp kavrulmasına rağmen, sikimi amında hissettiği zaman titrediği halde yapmıyordu. Ablamla emişe emişe sikişir gibi sürtüşmeye devam ettik. O benim götümü avuçluyordu ben onun götünü. Birden ablamın üzerine doğru geldim sırtüstü uzanıverdi bu hareketimle. Bacaklarının arasına girdim. Sikimi külotun açık kalan kısmından yine amına badana yapıyordum aşağı yukarı. Ablam başını geri attı gözleri kısık şekilde ”bebeğimmmmmm” diye inledi. Bacakları dizlerinden kıvrık tam sikiş pozisyonundaydı. Geceliğini göğüslerinin olduğu kısımdan aşağı doğru çektim elimle. O bayıldığım göğüsleri ortadaydı. Önce uçlarından yaladım. Sonra ellerimle avuçlayıp her yerini yalamaya aşladım göğsünün. Bir göğsünden öbürüne geçiyor, avuçlaya avuçlaya hırpalayarak yalıyordum. Ablam göğüslerinden felaket etkilendiği için ohhhh sesleri yükseldi. Ama eliyle kendi ağzını kapatıyordu ses dışardan duyulmasın diye. Göğüslerini emip yalarken sikim amının dudaklarının arasında hızlanmıştı. Bir ara bu hızla amının deliğinden içeri kayıverdi sikim. Amcığının dibine kadar giriverdi….

Ablam ani bi hareket yaptı amını çekmeye çalıştı. Ama koca sikimi amının dibine kadar gömülmüştü, altımdan kaçamadı. Yüzündeki ifadeyle yaptığı kaçmaya çalışma işi öyle bir tezat teşkil ediyordu ki beni cesaretlendiren de bu durum olmuştu. Amının dibinde koca yarrağımı hisseden ablam benden kaçamyınca dudaklarını ısırıp bacaklarını iyice yana kadar açtı bir an. ”Ohhhhhhh Burakkkk. Yapma bebeğim ne olurrr. Çıkar şunu içimden” dedi ağlamaklı bi sesle. Ama bunu öyle bi tonda söylüyordu ki ”ne olur çıkarma sikmeye devam et bebeğim, şaplata şaplata sik ablanı” der gibiydi. Ağlamaklı sesi zevkten, şehvetten incelmişti çığlık gibiydi sanki. Sikim amının dibindeydi ve ben hareketsizdim. Sonra yavaşça sikimi amından çıkarıp am dudaklarını üzerine aletimin başını koydum. Kulağına eğildim. ”Ablacım ikimiz de çok istiyoruz, delirdik kaç gündür. Bırak kendini. Sen de istiyorsun yazık sana. Senin erkeğin olmak istiyorum” dedim. Ablam gözlerini açıp yüzüme bakamıyordu. Yüzünde zevk çizgileri belirmiş altımda titriyordu. Ellerini götüme attı. iki eliyle göt yanaklarını avuçlayarak kendine doğru beni çekti. Götümden kendine doğru çekince yavaş yavaş tekrar amının dibine kadar soktum sikimi. Orda beş saniye tutup sonra sokup çıkarmaya başladım yavaş yavaş. Sikimi ablamın amının dibine kadar sokup am dudaklarını arasına başı gelene kadar geri çekiyordum. Ablam ”yapma burakkkk, yapma sevgilimmmmm” diye kısık sesle inlerken kalçalarımı da sıkıca tutmuş bırakmıyordu. Hatta ben amının dudaklarına kadar sikimi geri çıkardığımda amına doğru hızlıca bastırıyordu. ”Ablacımmmmmm, aşığım sana ben, bu an için delirdim kaç zamandır” deyip sikimi hızlandırmaya başladım amında. Ablam kalçalarımdan ellerini çekti kafamı tuttu iki eliyle. Böyle yapınca dudaklarına yapıştım. Dudaktan öpüşüyor, dillerimizle yalaşıyorduk sikişirken. O an Ruyada olup olmadığımı anlamaya çalıştım bir an. Ablamı altıma almış amından sikiyordum…

Külotunun kenarından amına artık hızlı hızlı sokup çıkardığım sikim ablamın külotunun kenarlarına sürtüyordu. Biraz acıyordu ama umrumda değildi. Külotunu çıkarmaya kalksam anında bitecekti bu iş çünkü. Ablam dilimi dudağımı şehvetle yalıyor, dilini dilime sürtüyor sonra ağzına alıp emiyordu. Kudurmuş gibi sikmeye başladım ablamı. Bir süre böyle yiyişerek hızlı hızlı sikiştik. Ablam bacaklarını ileri doğru kasmaya başladı . Sonra götümden amına doğru öyle bi bastırdı ki. Ne yapmaya çalıştığını bilemedim. Dudaklarımı daha sert somurarak ve amının dudaklarını açıp götünü iki yana yaydıra yaydıra titremeye başladı altımda. Evet , ablam boşalıyordu. Sikimi, amının dibindeyken resmen amıyla kilitlemişti. Kendini kastıra kastıra baya bi boşaldı ablam. Amı vıcık vıcık göle dönmüştü resmen. Ablacım beni kaç kez boşaltmıştı şimdi de ben onu sikerek boşaltmıştım. Kendim rahatlamış gibiydim adeta. O durgunlaşmıştı kendini bıraktı. Ama ben yavaş yavaş gidip gelmeye başladım amının içinde. Ablam bir dakika öyle uzandıktan sonra hareketlenip altımdan kalkmak istedi. Üzerinden indiğimde beni sırtüstü yatırdı. Direk gibi havaya dikili olan sikimi kökünden avuçladı kökünden aşına doğru dondurma yalar gibi yalamaya başladı. Ben ablamın sikimi yalayışını seyrederken saçlarından tutuyor aralarına parmaklarımı geçiriyordum. Ablam ağzıyla sikime hızlı hızlı masturbasyon yaparken arada bir gözlerime bakıyordu. Aldığım zevki gördükçe daha iştahlı yalayıp başını emiyordu. Arada bir sikimin başına tükürerek eliyle hızlı hızlı masturbasyon yapıp sonra tekrar boğazına kadar sikimi sokarak yalaması çıldırtıyordu benim. Ne kadar güzel oral sex yapıyordu ablam böyle. Sikimin damarları çatalayacak hale geldiğinde ablam sikimi elinden bırakmadan üzerime doğru geldi ve tek hamlede oturuverdi sikime. İlk oturuşunda ablamın amının dibinde hissettim sikimim tamamını. Ablam da ben de inledik o an zevkten. Ablam üzerime doğru eğilip sikimde gidip gelmeye başladı. Güzelim göğüsleri ağzıma giriyordu. Sallandıkça dudaklarıma sürtüyor yalıyordum. Sallanan iki göğsünü de iki elimle tutup yer gibi yalayıp uçlarını emmeye başladım. Göğüslerinden feci etkilenen ablam bu şeklide sikimde zıplayarak 3 dakika sonra tekrar deliler gibi boşalmaya başladı. O iki defa boşalmıştı ama ben kendimi sıkmıştım. Bu durum ablamın çok hoşuna gitmişti. Boşalmalarından sonra teşekkür eder gibi dudaklarımı yalayıp emip öpmesinden anlıyordum. Üzerime yatmış dudaklarımı emiyordu. Sikimi amından çıkarmamıştı boşalmasına rağmen. Ben ablamın götünü avuçladım iki elimle. Hareketlendim ve ablamın amına girip çıkmaya başladım. Ablamın avuçladığım göt yanaklarını yoğuruyordum amını sikerken. ”ablacımm çok tatlısınnnn” dedim zevkten inler gibi. Dudaklarıma yapıştı ablam ve amıyla sikimi vakumluyordu. Avuçladığım göt yanakları elimde açılıp kapanıyordu. Artık aldığım zevkten delirme noktasındayken ”abla geliyorumm” deyince abla üzerimden bir anda inip ağzına doldurdu yarağımı. Eliyle ağzına doğru hızlı hızlı sıvazlamaya başladı. Ablamın ağzına öyle bir fışkırdım ki beş defa tazyikle ard arda…. Ablam bir damlasını bile zayi etmeden yuttu bütün döllerimi. Hem de eliyle son damlasına kadar sikimi sıvazlayarak…

Artık ablam yanıma sırtüstü uzanmıştı. Dudağına eğilip bir dakika kadar öptüm. Ben öptükten sonra bu sefer ablam üzerime doğru yatar gibi eğildi. Bişey söyleyeceğini anlamıştım. Dudaklarımı biraz öptükten sonra :

-Bebeğim böyle bişeyin olmasından korkuyordum. Engel olamadım malesef. Ama bundan kendimize bile bahsetmeyeceğiz ve bir daha olmayacak böyle bişey.

Bunu söylerken bile sikim elinde avuçluyor sıvazlıyordu ablam.

-Ama abla nasıl eridiğini, nasıl sevişmek istediğini gördüm. Sen de insansın. Senin de canın çekiyor biliyorum. Serbest bırak kendini. Seni doyurayım sekse sevişmeye
-Hayır bebeğim. Dediğin gibi bile olsa anlık onlar. Sonra üzülüp hayıflanıyorum. Sen elimde büyüdün, kendime konduramıyorum. Dediğim gibi bir daha böyle bişey olmayacak sevgilim. Ben seni çok seviyorum.

Ama halaa sikimi sıvazlıyordu. Hatta bunları söyledikten sonra doğrulup bi kere sikimi ağzına sokup çıkardı ,yalayarak başını öptü. Ben sikişme konusunda ısrar etmemin faydasız olduğunu anladım o an. Israr etmemin bir sebebi de biliyordum ki ablam bu sikin tadına vardı ve sikim olmadan yapamaz. Kesinlikle sözünde duramayacaktı. Sikimi ellemeyi öpmeyi ağzına almayı bırakamıyoda onu da bırakamayacaktı. Hele ki okul başladığında aynı evde yalnız kalacağımız günler…
-Peki abla bu şekilde elleşip yalaşmak ta mı yok. Ondan da mı mahrum bırakacaksın beni?

Güldü ve yanıma yatıp tekrar dudaklarımdan öperken sikim yine elindeydi.

-Oh kuzum benim. Yok bebeğim seni her yerinden öpüp ısıracağım, yalayacağım hep. Aynı küçükken yaptığımız gibi devam.

Güldüm ve ben de ablamın öpücüklerine karşılık verdim yüzünü tutarak. Ateşli bi öpücüğe başladık dudaklarımızla. O benim sikimi sıvazlıyor avuçluyordu öpüşürken ben de onun götünü avuçlayıp arasında parmaklarımı gezdiriyordum. Ablamın götü ne kadar tatlıydı. Ne çok büyük ne küçük. Dudaklarına doyamıyordum. Ablam tekrar ateşlendi inlemeye başladı. Dudaklarımı öpüşü emişi hızlandı. Yan yatakne elinde tuttuğu sikimi külotunun kenarınan am dudaklarının arasına sürtmeye başladı tekrar. İçimden dedim ki ”sen duramazsın ablammmm sikim olmadan, bu sikin tadını aldın, kudurusun kendini siktirmezsen”. Ben de amının dudaklarını arasındaki sikimi ileri geri yapmaya başladım ablamın dudaklarımı yer gibi emişlerine karşılık vererek. Diline dilimi sürüyor emiyordum. Ablam tekrar inlamaya başladı ve sonra ağlar gibi hızlı bi şekilde götünü geri çekti. Biraz titremelerinin geçmesini bekledi. Sonra ağır ağır arkasını dönerken ”hadi bebeğim uyuyalım” dedi ama sesi hem titriyordu hem de çok kısık çıkmıştı.. Arkasından sarıldım. Kazık gibi sikimi götünün arasına külotunun üzerinden denk getirdim. Öylece sarıldık ve uyuduk….

Sabah saat 8 de annemlerin bahçeden gelen gülüşme sesleriyle gözümü açtım. Ablam daha uyuyordu önümde. Odaya birileri girer diye hemen kalkıp şalvarımı ve tişörtümü giydim. Ben kalkarken ablam da uyanmıştı. ”bebeğim benim kıyafetlerimi de uzatır mısın” dedi. Uzattığım kıyafetleri yatağında giydi ablam. Sonra ”gel buraya” dedi. Yanına geldim eğilmemi işaret etti ve ben eğilince direk dudaklarıma yapışıp 1 dakika boyunca yalayarak öptü dudaklarımı. Diliyle ıpıslak öpüyorken ben de aynı şekilde karşılık verdim. Gülümsedi ve ”yakışıklı erkeğim benim, sen benim erkeğimsin” dedi başımı severek..

Bahçede çok güzel bi kahvaltı yaptık hep beraber. Seher yengemle Recep abi çok güldürüyorlardı bizi. Yöresel esprileri şive ile çok güzel yapıyorlardı. Seher yengem masada sağımda annem solumda oturmuşlardı. Seher yengem yine elini bacaklarıma vurup sevip okşayıp durdu kahvaltı boyunca. Şalvarın altındaki sikimi 2 defa avuçlar gibi tutmuştu bu sevip vurmaları sırasında. Hadi dizime vurmaları elini koymaları tamam da sikimin kalkık olduğunu hissedip avuçlaması ellemesi normal değildi. Kadın ya çok azgın ya da epeydir recep abi ile düzgün bi seks hayatı yok diye düşünüyordum. Ya da benden etkilenmişti bilemiyorum. Tam olarak test etmek için sadece bi hareket yaptım kahvaltının sonuna doğru. Yine konuşup espri yaptığı bir sırada elini tam sikimin üzerine koyduğu anda ben de elimi elinin üzerine koyuverdim muhabbete iştirak ederek. Masanın örtüsü bacaklarımıza indiği için yaptıklarımız zaten görünmüyordu. Elini çekmediği gibi elimin altında sikimi başından avcuna doldurarak iyice avuçladı. Benim kalbim küt küt atıyordu. Testi devam ettirdim. Zaten demir gibi olmuştu sikim. Elimin altındaki elini ben de avuçladım açarak. Sikime doğru ben de bastırdım. Elini biraz aşağı kaydırdım elimle. O da yavaşça kaydırdığım eliyle sikimi biraz daha sıktı. Gövdesini tam olarak avuçlamıştı. Heyecandan titreyen elimle bir defa sıvazlattım aşağı yukarı doğru. Sonra durdum. Elimi sikimi avuçlayan elinden çekmedim. Beş saniya sonra o sıvazlamaya başladı yavaş yavaş.

Artık sorularımın cevabı netleşmişti. Seher yengem kahvaltı masasında kimse görmeyecek şekilde ortaya konuşup gülüşürken sikime masturbasyon yapıyordu şu an. Felaket tahrik olmuştum, gözlerimi kıstığımın farkına vardım. O an karşımda oturan ablamla göz göze geldik. Beni iyi tanıyan ablam yere çatal düşürdü ve eğilmek içins sandalyesini geri çekiverdi. O an Seher Yengem de hemen yakaladı olayı ve elini birden çekti sikimden. Ama ablamın masanın altına eğilmesiyle arasında zaman farkı oldu mu , ablam görebildi mi bilemedim. Yengemin elini sikimde görmese de şalvarımın altında keser sapı gibi ayakta duran sikim avuçlandığı için şalvarım çevresinde şekil yapmış vaziyette direk gibi ortadaydı. Ablam doğrulduğunda bana bir baktı ki bu bakıştan hiç bişey çıkaramadım. Yengemin sikimi avuçlar vaziyette gördüğünü sanmıyorum ama sikimin o halini görmüştü….

Yengemin yüzünde herhangi ifade yoktu gayet rahattı. Şen şakrak kahvaltımız devam etti………

Arkadaşım Karımın Küloduna Boşalmış! (3)

Arkadaşım Karımın Küloduna Boşalmış! (3)
Arkadaşım Karımın Küloduna Boşalmış! (3) (Bekir 40 Y., İstanbul)

Dükkana vardığımda, kardeşim ve eşi oradaydılar. Ofise geçtim. Kameranın USB girişi vardı, kullanımı çok kolaydı. Sesi kıstım ve izlemeye başladım. Doğal olarak videonun başlarında bir şey yoktu. İleri sardım. En merak ettiğim şey ise ben evde yokken neler olduğuydu. Bu arada videoda karım Nizamettin’in aldığı eşarp elinde yatak odasındaydı. Eşarbı incelerken birden burnuna götürdü. Kokladı ve beklemediğim bir hareketle diliyle yokladı. Sonra da gülerek kendi kendine konuşmaya başladı, ama sesi açamıyordum.

Aklıma telefonun kulaklığı geldi. Onu taktım ve sahneyi yeniden başa aldım. Karım eşarbı yaladıktan sonra, “Vay orospu çocuğu, buna da attırmış, sonra da bana hediye getirmiş! Ah Bekir, nerden buldun bu adamı, başımıza iş açacaksın! Adam yakışıklı, parası da var, bana mı bakacak?” diye kendi kendine söyleniyordu. Ben ise şaşkınlık ve heyecan içindeydim. Karım, kurumuş ta olsa, başka bir adamın döllerini yalamıştı ve bu adam benim en yakın arkadaşımdı.

Videoya devam ettim. Karım, “Demek oyun oynamak istiyorsun Nizamettin bey!” diye söylenerek ışığı kapatıp odadan çıktı. İleri sarmaya devam ettim. Sonunda odanın ışığı yandı. Karım içeri girdi, ardından da Nizamettin. Karım, “Abi ne yapıyorsun sen? Sana yakışıyor mu? En yakın arkadaşının karısıyım ben!” dedi. Nizamettin de, “Hanife beni yanlış anladın. Niyetim o değildi!” dedi. “Ya neydi abi?” diye sordu karım. Nizamettin, “Yanlışlıkla oldu. Kusura bakma!” dedi. Karım bu arada yatağı düzenliyordu. “Abi çok kızgınım, git, çık odadan!” dedi.

Nizamettin, öne doğru eğilmiş olan karıma arkadan yanaştı ve beline sarıldı. Karım, “Abi ne yapıyorsun, bağıracağım şimdi!” dedi. Nizamettin, “Bağır lan, herkes gelsin! Demezler mi, bu adamla evli kadın yatak odasında bir başına ne yapıyor? İçeride içki masası. Çağır herkesi! Kızım ben salak mıyım?” diyerek karımı bıraktı ve karımın çamaşırlarının olduğu koltuğa gitti. “Salak mıyım ben? Bana odanızı veriyorsunuz yatmam için, sonra külotlarını burada yanı başımda bırakıyorsunuz!” diyerek eşarpları ve külotları karıştırmaya başladı. “Çok güzeller, üstünde görmeyi çok istiyorum!” diyordu karıştırırken de.

Karım tam kapıya doğru hareket edince, Nizamettin önünü kesti ve yeniden kucakladı karımı. Karım, “Ne istiyorsun benden? Çocuğum var, sen nasıl bir adamsın, hayatımı mahvedeceksin!” deyince, “Öyle bir niyetim yok, sadece senden hoşlanıyorum!” dedi Nizamettin. “Allah belanı versin senin!” dedi karım. Nizamettin, “Versin versin. O gün yaptıklarımı biliyorsun. Senin çamaşırlarını aldığımı da biliyorsun. Bugün de boşaldığım eşarp bak başında, ki anlamamana imkan yok! Şimdi cevap ver bana, bunlardan Bekir’in haberi var mı, yok mu?” dedi.

Karım kurtulmak için çırpındı ama nafileydi, Nizamettin sıkıca tutmuş kurtulmasına izin vermiyordu. Yeniden sordu, “Bekir’in haberi var mı, yok mu?” diye. Karım sessizce başını öne eğdi. Nizamettin karımın kalçalarını basma eteğin üzerinden okşuyordu. Sonra karıma iyice sarıldı ve eşarbını öpmeye başladı. Nizamettin, “Demek var! O zaman sorun yok Hanife. Sen çok güzel bir kadınsın, hele biraz da kendine baksan. Hanife sana güzel şeyler alacağım. Kadın olduğunu anlayacaksın. Peki ya Bekir? O neden böyle bir şey yaptı?” dedi. Ama karım cevap vermedi. Nizamettin, “Niye böyle bir şey yaptı, sen niye yaptın?” diye sordu bu sefer.

Karım, “Nizamettin, sana yalvarıyorum, ne olur, Allah rızası için, bırak beni, hayatımızı mahvedeceksin, ne olur, çocuğum var benim, onun başı gözü için, yapma, vazgeç, bu işin sonu iyi olmaz!” deyince, “Ne o, beni tehdit mi ediyorsun?” dedi Nizamettin. Karım cevap vermedi. Nizamettin gene, “Niye böyle bir işe giriştiniz, niye yaptınız?” diye sordu. Karım cevap vermiyordu.

Nizamettin, “Basit bir karı koca fantazisi miydi bu? Niye yaptınız? Senin çamaşırlarına boşaldım, çamaşırlarını çaldım. Sizden ne tepki gelecek diye bekledim, ama sessiz kaldınız. Hanife, her gün seni düşünerek otuz bir çekiyorum. O sexy külotuna kaç kere senin amına boşaldığımı düşünerek boşaldım biliyor musun? Bak bu gece yine seni düşünerek otuz bir çekeceğim! Hanife’m, bir tanem, amını değil, ama eşarplarını ve külotlarını dölleyeceğim! Söylesene, neden tepki vermediniz?” diye üsteliyordu.

Karım en sonunda, “Bekir istedi!” deyince, “Niye istedi, fantazi olsun diye mi?” diye sordu Nizamettin. Karım, “Yok, ben bilmiyorum, benden istedi ben de bir şey demedim!” diye ağlamaklı bir cevap verdi. Nizamettin, “İyi de, sen nasıl kabul ettin? dediğinde ise, “Kocam o benim, karşı gelemem. Hem o gece ilk defa zevk alarak seviştik!” dedi. Nizamettin, “Sen Bekir’le sevişirken beni mi düşündün, yoksa kocanı mı?” diye sorunca, karım cevap vermeden başını öne eğdi.

Şaşkın bir haldeydim. Videoyu durdurup bir sigara yaktım. En yakın arkadaşım yokluğumda karımı sıkıştırıyordu. Ve görünüşe göre karım da karşılık veriyordu. Bu işin sonunun böyle olacağını tahmin etmemiştim. Videodan etkilenmiş ve sikim kalkmıştı. Korkuyla karışık bir heyecanla devamını izlemek istiyordum. Sonunu merak ediyordum videonun açıkçası.

Nizamettin konuşmasına devam etti. “Hazır olana kadar bekleyeceğim sizi, sabırlıyımdır. Siz de istiyorsunuz, ama cesaret edemiyorsunuz. Her şey çok güzel olacak, bekle göreceksin!” deyip, karımı serbest bıraktı. Karım odadan çıkmak yerine olduğu yerde duruyordu. Nizamettin cebinden bir tomar para çıkardı ve karıma uzattı. “Al Hanife, kendine bir şeyler al. Artık bir daha maddi sıkıntı yaşamayacaksın!” dedi. Karım tepki vermeyince elini tuttu ve avucuna sıkıştırdı parayı. “Utanma, Nizamettin abinden hediye, sen her şeyin en iyisine layıksın. Bak bakayım bana!” dedi ve karımın çenesinden tutup gözlerine baktı. “Kocan da istiyor, sen de istiyorsun, ama daha hazır değilsiniz. Bir gün seninle birlikte olacağız!” deyip, karımın elinden tuttu ve yatağın kenarına oturdu. Sonra karımı kendine çekerek yanına oturttu. Karım ürkek bir kuş gibiydi. Sesini çıkarmıyordu. Sadece kendine söylenenleri yapıyordu.

Nizamettin elini karımın beline attı ve “Utanma Hanife, artık yabancı değiliz. Bak başındaki eşarpta döllerim var! Birazdan şuradaki, senin en mahrem yerine değen külotlarını alacağım ve onlarla otuz bir çekip döllerimi boşaltacağım, sen de yarın onları eline alıp çamaşır makinesine atacaksın. Bak neleri geçmişiz. Hanife’m senden küçük bir isteğim var. Kırma beni!” dedi. Karım cevap vermeyince, “Kırmayacaksın değil mi Nizamettin abini?” dedi.

Karım sanırım başına gelecekleri anlamış gibi, hayatının şokunu yaşıyordu. Kızarmış gözlerinde yaşlar belirdi ve Nizamettine baktı. Nizamettin, “Korkma, sana zarar vermeyeceğim, istemediğin bir şey yapmayacağız. Aramızda kalacak. Hiç kimsenin haberi olmayacak!” dedi. Karım, “Senin yaptığın insanlığa, Müslümanlığa sığar mı?” dedi titreyen sesiyle, sonra da, “Birisi senin karına yapsa…” dedi. Nizamettin karımın lafını kesip, “Kimse benim karıma yapamaz, çünkü evli değilim!” dedi. Karım, “Ben seni böyle bilmezdim!” dediğinde, Nizamettin de, “Ben de sizi böyle bilmiyordum!” dedi yanıt olarak.

Karım, “Ne olur, kocam yaptı bir hata. Benim başımı yakma, çocuğum var benim, onların başı için, Allah rızası için…” diyerek, bir yandan ağlayıp, bir yandan da Nizamettin’i ikna etmeye çalışıyordu. Ama kaçış yoktu karım için. Bunlar son çırpınışlarıydı. Nizamettin, “Bak, ben sana söyleyeceğimi söyledim. Boşuna çeneni yorma, kabul edeceksiniz, ama bugün, ama yarın. Ben her şeyi göze aldım!” dedi. Karım çaresizce, “Ne istiyorsun söyle, ama bugün olmaz!” dedi. Nizamettin gülerek, “Elbette bugün olmaz, istemediğin bir şey yapmayacağım. Sana söz verdim. Sadece seni yakından tanımak istiyorum. Kendini bana bırak. Öyle oldu bitti şeyleri sevmem. Şimdi beni tanıyacaksın!” dedi.

Karımı ayağa kaldırdı. Etrafında çevirdi karımı ve “Hanife çok güzelsin. Bakalım benim için neler hazırladınız bu akşam?” diyerek koltuğun yanına götürdü karımı. Koltuğun üzerinde duran eşarpları ve külotları karıştırıp baktı. Sonra yeniden yatağın kenarına oturdu, karım ise önü dönük halde ayaktaydı. Nizamettin birdenbire yüzünü eteğin üzerinden karımın amına gömdü. “Hanife’m, amcığına kurban olduğum!” diyerek yüzünü sağa sola oynatıyordu. Yüzünü çekti ve “Sıcacıksın, ateş gibi kavuruyorsun!” dedi.

Eteği yukarı çekmek için uçlarından tuttuğunda, niyetini anlamış olan karım, “Bugün olmaz dedim!” dedi. Nizamettin ise, “Sadece ne giydin altına, onu merak ettim, görmek istiyorum!” dedi. Karım eteğini yukarı çekince, süt beyazı güneş görmemiş bacakları ortaya çıktı. Nizamettin karıma bakarak, “Hmm, tahmin ettiğim gibi beyaz külot, bu o gün attırdığım külot değil mi?” diye sordu. Karım, “Evet, o külot!” dedi. Nizamettin yüzünü iyice yanaştırdı. Derin bir nefes çekerek külotun üzerinden karımın amını öptü.

Sonra eteği yeniden indirip, karımı yanına oturttu, karıma sarılıp yine eşarbın üzerinden saçlarını öpüp koklamaya başladı. Sonra da saatine bakıp, “Bizimki gelmek üzeredir, çabuk olmamız lazım Hanife!” dedi. Yatağın ortasına uzandı ve karımı yanına çekti. Şimdi Nizamettin yatakta yatıyor, karım ise yanında yatağın ucunda oturuyordu. Nizamettin bir çırpıda pantolonunu ve Boxerini sıyırdı, kalkık olan kalın yarağı ortaya çıkmıştı. Karım şaşkın halde başını öteki tarafa çevirince, “Utanma Hanife, merak etmiyor muydun nasıl yaptığımı. Şimdi sana göstereceğim!” dedi.

Nizamettin’in yarağı oldukça kalın ve uzundu. Karım Nizamettin’in yarağına bakıyordu şimdi. Ben de aynı heyecanla bekliyordum. Nizamettin karımın çamaşırlarını işaret ederek, “Ver bakalım şunları!” dedi. Karım sırayla külotlarını Nizamettin’e verdi. Nizamettin tek tek öpüp kokladı külotları. Sonra sırayla sikine sarıp otuz bir çekmeye başladı. Bir yandan sol eliyle karımın sırtını, kalçalarını, başındaki eşarbı okşuyordu.

Nizamettin, “En güzel külotlar, saten, ipekli ve normal külotlar. Dantelli olanlar yarağımı tahriş ediyor. Tangalar çok ufak, sikimi sarmıyor. Senin külotların var ya çok güzeller. Tam otuz birlik. Ama eşarpların yok mu, beni asıl onlar deli ediyor. İpek ve saten eşarplar, tülbentler değil, ama özellikle beyaz şifon eşarplar. Senin de vardır kenarları iğne oyalı. Bu gece hepsini sikeceğim. Şimdi soracaksın nasıl sikeceksin diye. Eşarp nasıl sikilir diyeceksin!” diyordu.

Birden yatakta doğruldu. Yastığı aldı ve dizleri üzerindeyken önüne koydu. “Versene şu çiçekli eşarbını, geçen gün buna attırmayı çok istemiştim, bugüne kısmetmiş!” dedi. Karım eşarbı Nizamettin’e uzattı. Önce eşarbı öptü kokladı. Karım olanları sadece izliyordu. Sonra eşarbı yarağının etrafına sardı. Yarağa sarılı olan eşarbı yastığın üzerine koydu sol elini üzerine koydu ve yarağını, sanki bir amın içerisinde gidip geliyor gibi, ileri geri hareket ettirmeye başladı. Dediği gibi resmen eşarbı sikiyordu, tıpkı bir kadını siktiği gibi. Yüzünü karıma çevirince karım başını öne eğdi. Boştaki sağ eliyle karımın çenesini tutup yukarı kaldırdı. Dudaklarından, “Ah Hanife’m, bebeğim, çok güzelsin, amın sıcacık, daracıksın, sana doyamıyorum, sadece seni sikmek istiyorum, hiç içinden çıkmak istemiyorum!” lafları döküldü.

Karımın yanaklarını okşuyor, parmaklarını dudaklarında gezdiriyordu. Karım da tahrik olmuştu, artık karşılık veriyordu. Nizamettin’in elini tuttu ve kendisi hareket ettirmeye başladı. Ve sonunda Nizamettin:in ellerini göğüslerinin üzerine götürdü. Şimdi iri göğüslerini Nizamettin hoyratça sıkıyor, mıncıklıyordu. Nizamettin bir yandan da karımın eşarbının içinde gidip geliyordu. Sonunda Nizamettin karımı kendisine doğru çekti, sağ elini eşarbının üzerinde gezdiriyordu. Bu arada yanak yanağa gelmişler, tenlerini birbirine sürtünüyordu. Karım kendinden geçmiş, başını hafifçe geri atmış, beyaz boynu ortaya çıkmıştı. Karımın boynunu öpen Nizamettin, sonra çenesini öptü, ardında da dudaklarına yumuldu.

Nizamettin yaptığı hareketi durdurup karımı sırtüstü yatağa yatırdı. Yeniden dudaklarına yumuldu ve sonunda karım kendini Nizamettin’e bıraktı, kollarını adamın boynuna doladı. Birbirlerine hasret iki aşık gibi öpüşüyorlardı. Yeniden karımın boynunu boğazını öpmeye başladı. Karımın ağzından, “Seni içimde istiyorum, keşke Bekir olmasa, al beni sik sabaha kadar Nizamettin!” kelimeleri döküldü. Nizamettin karımı dudaklarından yeniden öptü ve “O günler de gelecek, sabret bebeğim, doyasıya, korkusuzca sevişeceğiz!” dedi.

Biraz daha öpüştüler. Karımın gözlerine bakarak, “Şimdi başındaki eşarba boşalmak istiyorum, döllerimi fışkırtmak istiyorum!” dedi. “Bağlamam uzun sürer, başımı açamam şimdi!” dedi karım. “Açmayacaksın zaten, başın bağlıyken boşalmak istiyorum!” dedi Nizamettin. Karım olur anlamında başıyla karşılık verdi.

Nizamettin demin yarağına sardığı eşarbı yeniden yarağının etrafına doladı, ama bu sefer yarağının başı dışarıdaydı. Yarağının başı kocaman olmuştu, nerdeyse boşalmak üzereydi. (Ben de bu arada ondan farklı durumda değildim!). Yarağının kafası karımın tam yüzünün üzerindeydi, Nizamettin sağ elini yarağın üzerinde hızlıca ileri geri hareket ettiriyordu. Sol eli karımın eşarplı başını okşuyordu. Birdenbire duran Nizamettin yarağının başını karımın yüzüne sürttürmeye başladı. Karım kafasını yana çevirerek, “Olmaz, yüzüme boşalmanı istemiyorum!” dedi. “Aşkım daha boşalmadım. Sana dedim ya, ben eşarbına attıracağım döllerimi. Hadi çevir başını, korkma, istemediğin bir şey yapmayacağım!” dedi Nizamettin.

Karım yüzünü yeniden çevirince Nizamettin’in yarağını yeniden gördü. Yeniden karımın yanaklarına, alnına, burnuna sürttürmeye başladı. Ama daha esas hedefine gelmemişti. Sonunda yarağın başı karımın dudakları ile buluştu. Karımın ağzı kapalıydı, Nizamettin de ruj sürer gibi dudakların üzerinde sikini hareket ettiriyordu. Birdenbire beklenmedik bir şekilde karım dudaklarını araladı. Bunu gören Nizamettin yarağını karımın dudakları arasında ağzının içine doğru kaydırmaya başladı…

Karım sol eliyle Nizamettinin yarağını tuttu ve sikin üzerine sarılı eşarbı çekti, eşarp yarağın ağzına girmesini engelliyordu. Nizamettin’in damarlı koca yarağı resmen karımın ağzının içine yuvasında hareket eden bir piston gibi ritmik şekilde bir ileri bir geri gidiyordu. Karım yarağı dibinden tutmuş hareketlere yön veriyordu. Ağzından belli belirsiz, “Ummm, hımmm!” diye sesler çıkıyordu. Karım yarağı ağzından çıkardı, kökünden başına kadar boylu boyunca öptü. Yanaklarına sürttürdü ve sonunda yarağın başına ‘Mucuk!’ diye bir öpücük kondurdu, “Habi çabuk ol, bir an önce boşal!” dedi.

“Gelmek üzereyim aşkım!” dedi Nizamettin. Karımı yataktan indirip dizleri üzerine oturmasını istedi. Karım dediğini yaptı. Nizamettin ise arkasında ayakta durur pozisyonda, “Hazır mısın aşkım?” diye sordu. “Evet aşkım, istiyorum, boşalt sıcacık döllerini, birtanem!” dedi karım. Nizamettin karımın eşarbını ucundan tutup yukarı kaldırdı. Altındaki siyah bone görünüyordu. Boyu karımdan uzun olduğu için dizlerini hafif kırarak ayağa kalktı. Yarağını bone ile eşarbın arasına soktu. Elleriyle karımın kafasını sabit tutmaya çalışıyodu. Yine aynı şekilde bir am siker kalçalarını hareket ettirmeye başladı…

Bir elimde sigara olanları izlerken, gayrı ihtiyari diğer elim de kalkık sikime gitti. Arkadaşım karımın üzerinde fantazilerini deniyor, ben de onları izleyip yarağımı okşuyordum.

Nizamettin hareketlerini hızlandırmaya başlamıştı, sanırım artık boşalmak üzereydi. Süreli tekrar eden bozuk plak gibi, “Hanife’m, bir tanem, geliyorum aşkım. Eşarbını döllerimle dolduracam aşkım!” diyordu. Karım da, “Gel aşkım gel, boşalt döllerini. Hadi aşkım, attır Hanife’ne, yıka Hanife’ni döllerinle!” diye gaza getiriyordu. Nizamettin, “Aşkım, Hanife’m, ahhhh, geliyorummm aşkımmm!” dediğinde, karım, “Gel aşkım, gel artık…” derken, Nizamettin birden durdu. Ve “Oğğğhhhh!” diye böğürerek boşalmaya başladı…

Bir süre öylece durdular. Nizamettin’in yarağı eşarbın altından belli oluyordu. Döllerini her püskürtmesinde hortum gibi hareket ediyordu. Son bir kez daha yarağını ileri geri hareket ettirdi ve yatağın kenarına oturdu. Heybetli yarağı yavaş yavaş sönüyordu. Yatağın üzerindeki eşarbı aldı ve yarağını temizledi. Karım kalktı ve yanına oturdu. Nizamettin’e sarılıp başını omzuna koydu ve “Ne kadar çok boşaldın öyle, saç diplerime kadar attırdın!” dedi. Nizamettin eşarbın dış kısmına bakıp, “Sen birde dışarısını görmelisin!” dedi.

Gerçekten de Nizamettin çok fazla boşalmıştı. Eşarbın üstü dölle kaplıydı. Karım kontrol etmek için elini eşarba değdirince parmakları ıslak ve yapış yapış sıvıya değdi. Karım, “Ne yapacağız şimdi Nizamettin?” diye sordu. Nizamettin, “Hiçbir şey!” dedikten sonra elindeki eşarpla karımın başındaki döllerle kaplı eşarbını kuruladı. Sonra da, “Oldu bitti, belli olmuyor bak, zaten birazdan kurumaya başlar!” dedi.

Nizamettin hemen giyinmeye başladı. Karım ise onu seyrediyordu. Nizamettin giyindikten sonra karımla sarılıp öpüşmeye başladılar. Nizamettin, “Bu gece seni düşüneceğim, hep aklımda olacaksın!” dedi. Karım, “Yanında aynı yatakta olmayı aklında olmaya tercih ederim!” deyip, ortalığa çeki düzen verirken, Nizamettin odadan ayrıldı.

Şok içindeydim. Gördüklerim hayal değil gerçekti. Biraz zamanları olsa kesinlikle sikişeceklerdi. Videonun devamını merak bile etmiyordum. Gördüklerim bana yetmişti. Suçlu kimdi? Bir fantazi nerelere gelmişti! Anladığım kadarıyla karım ilk fırsatta Nizamettin’le sikişecekti. Bu açıktı, ama ya ben, kızmamış, izlemiş ve zevk almıştım!

[Bekir]

BASKASININ SPERMLERİ

BASKASININ SPERMLERİ
ilk olarak agzımı siken o kalın yaraklı kıllı adamdan sonra..sinemadan cıktım ve evin yolunu tuttum karım beni bekliyordu.
dudaklarım yapıs yapıstı..spermler kuruyunca dudaklarm gerilmisti..kalın yarragını agzıma sokup cıkarmasından dolayı kıpkırmızı olmustu dudaklarım ve yanıyordu..kalcalarımda gotumde sikimde sikimin kıllarında ve gosumde adamın kurumus spermleri vardı.. donuma bukasanlar henuz kurumamıstı ..

EVE VARDIGIMDA KARIM BENİ HERZAMANKİ GİBİ KAPIDA KARSIKADI..

ustunde her zamanki gibi seksi kıyafetleri vardı.karnın acmı yemek yemek istermisin dedi.ben hayır seni istiyorum diyerek dudaklarına yapıstım..
karım adamın spermleriyle kaplı dudaklarımı emiyor yalıyordu..daha sonra yine kalın yaraklı kıllı adamın spermleri ile kaplı sikimi agzına verip emdirmeye basladım.sikimi amına gotunade aokarak bir sure siktikten sonra amına bosaldım..karımda artık benim gibi o adamın spermlerini yalamıs amına gotuna bulastırmıstı bilmeden.

19 yaşında ilklerim 3- Sex, sırlar ve son.

19 yaşında ilklerim 3- Sex, sırlar ve son.
Bu hikaye 19 yaşımda ilklerim 1 ve 2’nin devamı ve sonu 3. bölümdür. İlk 2 bölüm okunmadan atlanması tavsiye edilmez. Bu bölüm biraz uzun olacak 4 ve 5e ayırmak istemedim.

Betül’ün ablası ve yeğeni gelmesi ile hiç yalnız kalamadık. Sonunda cinsel ihtiyaçlarımı gideren bir kadın bulmuş, porno izlemeyi bırakmışken sadece 2 defa sex yapabilmiştim. Betülün hafta içi işteydi, tatil günlerindeyse İdil Abla ve kızı Özge yanında olurlardı. Bizim evde zaten babam annem vardı. Okullar açılana kadar Betül ile kalacaklardı. Okul olmasaydı tüm yıl duracaklarını söylemişti. Çünkü İdil’in eşi iş için Almanya’ya gitmişti o da 7 yıldır göremediği kardeşini görmeye gitmişti.

Bir de Betül’ün eski kocası piyasaya çıkmıştı. Sık sık çevrede görüyordum. Betül ile boşandığından beri ortalıkta yoktu. Betüle zarar vermesinden korkuyordum. Betüe biber gazi falan alıp verdim. Kocasından da bahsedeyim. İsmi Bekirdi. 35 yaşında Betülden 3 yaş büyük, Betülden ayrıldığı 8 senede iyice götü göbeği büyütmüş saçları dökmüş çirkef bir tip bu arada kendisi 8 senede işini iyice büyütmüş ve zenginlemiş. Sonradan görme kaba bir adam.

Bu arada Betül’ün ablası ile Annem resmen kanka olmuştu. Sık sık onlara gidiyor onlar bize geliyordu. Ben de bu sayede kızı Özge ile tanışmış oldum. Özge benden 1 yaş küçüktü sınava bu sene girecekti. Aramızda genelde üniversite sınavı hakkında konuşuyorduk. Özge çok güzel bir yüze sahipti bembeya süt gibi bir teni vardı utandığında kıp kırmızı oluyordu. Yaşından daha olgundu. Teyzesi Betül’ün üst modeli gibiydi. Gögüsleri iriydi, giydiği sütyenler ile iyice ön plana çıkarıyordu. Kalçası dolgun ve sıkıydı. Boyu Betülden daha uzundu o yüzden şort, veya etek giydiğinde bacakları çok seksi duruyordu.
İlgimi çekiyordu ama Özge’ye imkansız gözüyle bakıyordum herhangi bir çaba da sarf etmiyordum. Zaten Betül’e sahiptim cinsel açlığım durmuştu.

Betül ile 2 hafta görüşemedik. O süre boyunca Özge ile yakın arkadaş olmuştuk. Zaten ilk defa Ankaraya geldiğinden tek arkadaşı da bendim. Birlikte geziyor takılıyorduk. 2 hafta seks yapamamak beni biraz azdırmış ve yoldan çıkarmıştı. Özge’ye pek belli etmesemde onun her hareketine biter hale gelmiştim.
Betül dul 32 yaşında bir kadındı onu azdırmak daha kolaydı çünkü bakire değildi daha önce seksin zevkini tatmıştı o da istiyordu. Ama Özge öyle değildi ona nazik davranmaya çalışıyordum çünkü bir yanlışımda arkadaşlığımızın bozulmasından korkuyordum.

Bu sırada Betül ile de sık sık whatsapptan konuşuyor birbirimize resimler atıyorduk. Bana daha fazla dayanamadığını hafta sonu güzel bir seks yapmak istediğini söyledi. Bir plan yaptık. Annemi, Betül’ün ablası idili ve Özgeyi haftasonu alışveriş merkezine gönderip yalnız kalmayı planlıyorduk. Ama planımız pek tutmadı. İdil abla, Betülü de zorla yanına aldı. Betül bana erkenden döneceğim diye mesaj attı.

2 saat sonra Betül geri döndü. Betül eve girdikten bir kaç dakika sonra ben de yanına gittim. Planımız tüm gün birlikte olmaktı gecikmeli de olsa işe yaramıştı. Baş başa kalmıştık. Betül sıcaktan terlemişti. Üstüne ilk seks yaptığımız sabahki transparan ince geceliği giydi, içinde bir şey yoktu. O iri gögüsler, o harika kalça, kaymak gibi an o kadar istekliydim ki hızla üzerine doğru gittim. Elleriyle beni tuttu.
‘’Acele etme vaktimiz var soğuk bir şeyler içelim’’ dedi. Dolaptan 2 bira getirdi.
Birayı açıp birini bana uzattı kendi birasından iki yudum aldıktan sonra ‘’Çıkar üstünü’’ dedi.
Biramı salonun ortasındaki sehpanın üzerine koyup üzerimi çıkardım sadece baksırım kalmıştı Penisim şişmişti Betülü istiyordu. Betül bunu fark etmiş olacak ki eliyle işaret edip
‘’Onu da çıkar rahat bırak yılanı’’ dedi.
Baksırımı çıkarıp koltuğa uzandım. Sehpadan biramı alıp içtim.
Özge birasını sehpaya koyup şehvetli bir şekilde yanıma doğru yürüdü. Üzeridne transparan geceliği çıkarıp attı. Kucağıma oturdu penisim bacaklarının arasındaydı.. Elini boynuma attı. Diğer eliyle elimdeki birayı alıp. Gögüslerine dökmeye başladı. Boynuma attığı ile kafamı gögüslerine doğru bastırdı. Gögüslerinin üzerinden akan birayı yalıyor yutuyordum. Gögüs uçlarını ısırıyordum. Mükemmel anlardı. Tüm birayı üzerine döktükten sonra biraz daha yaladım. Kucağımdan kaldırıp koltuğa attım. Akan bira izlerini yalayarak amına doğru indim. Tam amını yalayacaktım ki Saçlarımdan çekip kafamı kaldırdı. Kendi de ayağa kalktı.
‘’bugün benim kölem olacaksın’’ dedi.
Ayağa kalktım penisimden tutup beni yatak odasına doğru çekti.
Kendini yatağa doğru bıraktı. Ayaklarıni penisime sürttü
‘’Ayaklarımdan yalayarak yukarı doğru gel’’ dedi.

Ojeli parmaklarını yalayıp, bacaklarına doğru ilerledim. Baldırını kasıklarını yalayıp öptükten sonra, bira kokan vajinasına dilimi attım. Öyle bir inledi ki. Neredeyse tüm bina duyacaktı. Penisim zonkluyor artık beni o sıcak yere koy diyordu.
Elleiryle kafamı vajinasına bastırdı. Çok sulanmıştı. Deli gibi inliyor ve titriyordu.
Kendimi ellerinden kurtarıp Gögüslerine sonra dudaklarına attım. Penisimi, amına sokmak için elime aldım.
‘’Hop hop dur bugün olmaz böyle’’ dedi. Altımdan çıktı. Ben kendimi yatağa sırt üstü attım. Yatağın altına sakladığı prezervatifi çıkardı. Eli ile pensimi iyice sıvazlayıp prezervatifi takıp üstüme çıktı.
İlk gün ki gibiydi, eli ile düzeltip vajinasına soktu. Soktuğu anda bağırmamak için dudaklarını ısırmıştı çok seksiydi duruyordu. Üzerimde zıplamaya başladı. Ama bugün aynı pozisyonda bitirmek istemiyordum. Penisimi çıkarmadan kucakladım ve ters çevirdim, Bu sefer üstte ben vardım. Hızla gitgele başladım. Hızlandıkça Betülün nefesi hızlanmış inlemeleri artmıştı. Uzunca gitgel yaptıktan sonra Penisimi çıkardığımda Betülün amından sular şiddetle akmıştı. Betülün nefesi sakinleşmişti.
‘’Boşalmayı özlemişim’’ dedi nefes nefese bir kaç dakika nefeslenip yanındaki surahinin altında kalan az suyu içti.

‘’Sıra bende’’ dedim. Betülü köpek pozisyonuna aldım. Köpek pozisyonundayken o harika kalçaları ilgimi çekmişti. Daracık götünü daha önce siktirmişmiydi acaba diye düşündüm. Ama geçen hafta yaptığım hatanın aynısını yapmak istemedim. Amına girip hızlandım. Git gellerimi sertleştirmiştim. Betül elleri üzeriden duramadı ve kendini yatağa bıraktı. Ben saçlarından tutup çektim. Daha da sertleşmiştim. Her girişimde kalçasından çıkan ses artıyordu kıp kırmızı olmuştu.
‘’Yavaş ol benim eski öküze benzedin’’ dedi.
Git gellerimi hızlandırdım.Penisim çıplak olsaydı muhtemelen çoktan boşalmıştım ama prezervatifli olunca biraz uzuyordu. Bir de Betülün geciktirici etkili alması da var tabi. Son gel gitlerimi yapıp boşalmaya yakın Penisimi çıkarıp sırt üstü uzandım. Prezervatifi çıkarıp. Betülün eline verdim. Betül önce eli ile çekti sonra ağzına almaya başladı. ‘’Ağzıma patlarsan bu sefer seni öldürürüm’’ dedi. Yalamaya devam etti. Betül gerçekten tecrübeliydi seksi o yönetiyordu. Eli ile penisimi sıvaslaması ağzına alırken ki isteği ateşi her erkeğin isteyeceği bir kadındı.
Boşalmaya yakın Betülü uyardım Betül ağzından çıkarıp memelerine doğru götürdü. Daha fazla dayanamayarak memelerine boşaldım.
Ben boşalıp rahatlamışken Betül durmuyordu. Ben yatakta uzanmışken, Betül ayağa kalktı. ‘’amımı yalayacaksın’’ diyip yüzüme oturdu. Betül yalatmayı çok seviyordu. Ben istek ile dil darbeleri atarken Betül kıvranıyordu.

Tam o sırada kapıdan anahtar sesi geldi. Betül sesi duyar duymaz üzerimden atlayıp. Kapının arkasındaki bornoza koştu. Bornozu üzerine giydi. Bu sırada dış kapı açılmıştı. Betülün ablası İdil avmden dönmüştü, Özge yoktu.
Betül bana dolaba gir diye seslendi. İdil daha koridordayken, Betül salona geçip yerdeki kıyafetlerimizi toplayıp bana fırlattı.
Ben kıyfetlerimizi alıp kendimi betülün dolabına elbiselerinin arasına kapattım.
Bu arada idil ile Betül salonda konuşuyordu.
‘’Bu ne hal kız iki şişe bira devirmişsin’’ dedi İdil.
Betül gülerek ‘’biri döküldü abla ondan iki şişe’’ dedi.
İdil koltuklara bakıp ‘’kız döktün bari biraz silip temizleseydin, neyse sen duşunu al ben silerim’’ dedi.
Betül ‘’yok abla sen çık gez ben hallederim özge nerde’’ diye sordu.
‘’Özge aşkına gitti üst komşunun oğlu var ya’’ dedi. Bu beni güldürüp mutlu etmişti ama daha büyük sorunlardaydım.
Betül bir daha gülerek ‘’Sen de çıksaydın abla’’
İdil ‘’kız beni kovmaya mı çalışıyon çıkmıycam işte git duşunu al’’
Betül bir şey söyleyemeden duşa girdi. Bense gene aynı duruma düşmüştüm bu sefer perde takıyordum numarası ile de kurtulacak gibi değildim. Ve evet asıl olay burada başladı. Betül duşa girdikten sonra İdil’in telefonu çaldı.
Ben dolapta oturmuş kurtulma yolları beklerken. İdil Telefonu açıp bulunduğum odaya geldi. Panik bir halde nefes bile almadan idili dinliyordum.
‘’Efendim aşkım’’ diye açtı telefonu FaceTime üzerinden görüntülü konuşuyordu. Bu yüzden karşının sesini de duyabiliyordum.
‘’Yavrum seni çok özledim çık gel’’
‘’Olmaz canım gelemem Betül ve Özge şüphelenicek her gün senle olamam’’ dedi.
Ben dolapta şaşkın şaşkın olan biteni dinliyordum. Bu kadının kocası almanya da değil mi kimle konuşuyor lan bu deyip dolabın aralığından izlemeye başladım. İdil bana sırtı dönük bir şekilde yatağa oturmuş telefondaki kişiyle konuşuyordu.
‘’Ne istersen verdim şu amının tadına bi tam varamadım yavrum hadi çık gel dışarıda arabadayım’’ dedi telefondaki adam. Ben Betülün bana fırlattığı kıyfetlerin içinden telefonumu arayıp çıkardım video kaydına almaya başladım. Betüle göstermek istemiştim.
İdil ‘’bunları da özledin mi’’ diyip tshirtinin üstünden memesini çıkardı.
‘’Of yavrum delirticek misin beni gelicem oraya şimdi yalar yutarım şunları be’’ dedi.
Bu sex dolu konuşmaları benim komiğime gitmişti. Tam o sırada kameradaki adamın yüzünü gördüm.
Bu..
Bu..
Betülün eski kocasıydı amk.
Hassiktir lan dedim. Vİdeoda da yüzü görünmüştü. Ben olayın şokunu yaşarken bunlar daha da ileri gitti. Betülün eski kocası Bekir, penisini çıkarıp sıvazlamaya başladı, İdil de elini amna atmış okşuyor inleyerek onu azdırıyordu. İdil, Betülün musluğu kapatma sesini duymuş olacak ki
‘’Tamam dur bekle geliyorum’’ deyip kapattıl. O sırada Betül duştan çıkıp hızla odaya doğru koştu.
‘’abla napıyorsun burada’’ dedi.
‘’İşim çıktı kız ben çıkıyorum’’ deyip hızla gitti.
Kapıdan çıkması ile kendimi dolaptan attım. Büyük bir şok yaşamıştım. Betüle çektiğim videoyu o gün göstermedim. Çünkü çok üzülecekti. Ben hızla üstümü giyip Betülü uzun uzun öptüm. Ve yukarı evime çıktım.

Özge bizim evde annem ile çay içiyor, beni bekliyordu.
‘’ha geldi bizim kaçak’’ dedi gülerek. Üstümün kötü koktuğunun farkındaydım. Kendimi direk odama atıp kıyafetlerimi değiştirdim. Özgede sonradan benim odama geldi.
‘’Noldu sanki köpekler kovalamış gibisin’’ dedi yatağımın kenarına oturup.
‘’Kendimi pek iyi hissetmiyorum’’ deyip yanına oturdum. Bir şey belli etmemeliydim. Çünkü Özge gerçekten iyi biriydi. Güzel ve seksiydi evet ama o beni seksiliğiyle değil, aklıyla sohbetiyle bilgisiyle etkilemeye çalışıyordu. O gün Özge ile uzun uzun sohbet ettik. Hani Betül ile sadece sikişmek istiyordum ama Özge ile bir ömrümü geçirebilirdim. Uzun uzun sohbet edip dertleştik. Özge kendime gelmemi sağlamıştı.

O gece saat 2 gibi Betül’e çektiğim videoyu yolladım. Sakin olmasını olayın ilk şokuyla anlatmadığımı ama bilmeye hakkı olduğunu yazdım.
Videoyu yolladıktan 15 dakika sonra, alt katta adeta bir kıyamet kopmuştu. Çığlıklar kırılan tabaklar tüm binayı ayağa kaldırmışlardı. Annem kapıdan aşağıyı izliyordu. Ben hızla aşağıya koştum Özge için endişelenmiştim. 2 tane azgın kadının arasında tek masumları oydu. Kapıyı şiddetle vurdum, Özge telaşla gözleri yaşlı bir şekilde kapıyı açıp ‘’ Mert ayır bunları teyzem delirdi öldürücek annemi’’ dedi koşarak içeri girdim. Betül muhtemelen ona kocasından korumak için verdiğim biber gazını alıp idile sıkmıştı. Salonda her şeyi kırmışlardı. Betül, İdilin üstündeydi yerde yumrukluyordu. İdil’in ağzı burnu yer değiştirmişti. Koparılan saçlar her taraftaydı. Hızla Betülü tutup üstünden çektim. Özge annesine koştu. Kadın konuşamaycak hale gelmişti. Burnu yamulmuş, dişleri dökülmüş, saçları koparılmıştı. Betül bağırdı ‘’Özge bu orospu annen buraya beni görmek için değil eski kocam tarafından sikilmek için gelmiş’’ dedi. Özge şok yaşamıştı. Betülü elimden bir kaç saniye kaçırmam ile Betül bana tekmeyi vurmuştu. Kadının içinden resmen şeytan çıkmıştı. İdili Bacaklarından sürükleyip dışarı attı. Ben hüngür hüngür ağlayan Özgenin yanına gittim. Bana sarıldı, ağlaması daha da şiddetlendi. Bu sırada İdil seke seke merdivenlerden çıkıp dışarı gitti. Özgeyi alıp bize gittim.

Gün ağardığında, Betül sakinleşmişti. Özgeye videoyu gösterdi. İdil ise ortalıkta yoktu muhtemelen gece bekir alıp götürmüştür. Sonraki hafta Özge babasının yanına almanyaya gitti.Betül ise bunalıma girmişti. Sonrasında yaşananlardan pek bilgim yok. Betül evden sessiz sedasız taşındı. 2 senedir ortalıkta yok.
Ben istanbul İtü’de okuyorum. Özge ve Babası istanbuldalar. Özge ile sevgiliyiz üniversite sonunda onunla evlenmeyi düşünüyorum. Betül ise kayıp bir gün ortaya çıkıp Özgeye bu sevgilin beni sikti demesinden korkuyorum.

Evli Baldızımla Götten Gerdeğe Girdik!

Evli Baldızımla Götten Gerdeğe Girdik!
Ben Özer. Evliyim ve karımla çok mutluyum. Benim asıl mesleğim boyacılık değil, ama elimden her iş gelir. Bundan 2 ay önceydi, ben kendi evimi boya yaparken baldızım da bize yardım için geldi. Boya yaparken, “Enişte benim de ev çok kirlendi, benim de evi müsait bir zamanın olunca boyayalım mı?” diye sordu, ben de olur dedim. Baldızımın 2 çocuğu var, ilkokula gidiyorlar. “Çocuklar olmadığı bir güne ayarlayalım, çocuklar olunca iş yapamıyoruz!” dedi, olur dedim.

Aradan 1,5 ay falan geçmişti, baldız telefon etti, karımla konuşuyorlardı. Karım bana bakarak, “Özer bak baldızın, ‘Eniştem benim evi boyayacaktı, unuttu mu?’ diye soruyor!” dedi. Ben de, “Yok unutmadım, onlardan haber bekliyorum!” dedim. Karım da telefonu bana verdi, “Al kendin konuş!” dedi. Aldım, hal hatırdan sonra baldızım, “Enişte nezaman müsaitsin?” dedi. Ben de, “Siz nezaman müsait olursanız ben de ozaman olurum!” dedim. “Pazartesi uygun mu?” dedi. “Uygun!” dedim, Pazartesiye anlaştık ve telefonu kapattık. İş yerini arayarak 4 gün izin aldım. Karım aniden sinirlenerek, “Yaaa ben Pazartesi güne gidecem, ben gelemem!” dedi. “Ara bacını söyle ozaman!” dedim. Karım da, “Yarın sabah ararım!” dedi. Ertesi gün sabahtan karım aradığında da, baldız, “Kocam Pazartesi günü işi gereği şehir dışına gidecekmiş, çocukları da babaanneleri alacak, herşeyi hazırladım, boyaları falan da aldım, abla sen o gün gelmesen de olur, zaten senin boya yaparken işin olmaz!” dedi ve ablasıyla anlaştılar.

Ben Pazartesi günü sabah erkenden baldızın evine gittim. Kapıyı baldız açtı. Baldızın üzerine askılı penye, altına da dar eşofman giyinmişti ve evde baldızdan başka da kimse yoktu. Hoş beşten sonra, önce oturup çay içtik. Bana da eski bir eşofman vermesini söyledim. “Tamam!” deyip eşofman altı, üzerime de tişört getirdi. Eşofman biraz dardı, ama idare edecektim. Çayımız bittikten sonra, “Hadi baldız, işimize bakalım!” dedim. Baldızın evi 3+1 idi, oturma odasını toplamamış, orada yatacaklarını söyledi. Ben koridordan boya yapmaya başladım, ihtiyacım oldukça baldızdan birşeyler istiyordum, baldız da getiriyor, yerlere boya dökülünce elindeki bezle siliyordu. Yapacak işi olmadığı zaman da sigara içiyordu. Bu arada da gelmişten geçmişten sohbet ediyorduk. Keyifli bir çalışma yapıyordum…

Bir ara ben merdivendeyken aşağı baktım, baldız yere diz çökmüş yerleri siliyordu. Askılı penyesinden memeleri taşmış, yarıya kadar görünüyor, beli sırtına kadar açılmış, külotunun lastiği aşağı sıyrılmış, götünün ayrımı görünüyordu. Fark ettirmeden bir müddet seyrettim, içim bir hoş oldu. Benim yarak hareketlenmeye başlamıştı, eşofman da dar olduğu için oldukçada belli oluyordu! Merdivenden inerek WC’ye gittim, işeyip belki etkisi olur da yarağım iner düşüncesindeydim. Ama fazla da etkisi olmadı, çünkü baldızım yaptığ iş gereği habire frikik veriyordu. Ben de fırsat bu fırsat deyip, bundan faydalanıp göz banyosu yapıyordum.

Ben merdivende çalışırken baldız sigara yakıp verdi. Sigarayı uzatırken koltuk altını gördüm sikimkıpırdamaya başladı. Zannedersem koltuk altlarını yeni traş etmişti, tertemizdi. Acaba amı da öyle mi diye aklımdan geçirdim. Sigarayı verdikden sonra kolunu indirince, koltuk altı am gibi duruyordu. Baktıkça tahrik oluyordum ve benimki kalktıkça kalkıyordu. Ne yapacağımı bilemez olmuştum, beni ter basmıştı. Baldız, “Enişte yoruldun, in de dinlen biraz!” dedi. Aşağı inip oturdum. Fakat baldız karşımda tüm seksiliğiyle duruyordu. Banyoya gidip elimi yüzümü iyice yıkayıp, biraz rahatlamıştım. Banyoda 31 çekmek de aklıma gelmedi değil hani, ama bu halim benim de hoşuma gidiyordu, onun için 31 çekmedim.

Koridorun ve mutfağın boyasını bitirdiğimde akşam olmuştu ve ben de yorulmuştum. Karım aradı, “Ne yaptınız? Nasıl gidiyor? Bitti mi?” diye sordu. “Evin bir kısmı bitti!” dedim. “Nezaman gelirsin, yemeği ona göre ayarlayım?” dedi. “Bir iki saate gelirim herhalde.” dedim. (2 dolmuş değiştirmem gerekiyordu eve gitmek için). Baldızım lafa girerek, “Abla yaa, eniştem bu yorgunlukla nasıl gelsin? Bu gece burada kalsın, yabancı mı da?” dedi. Karım de onaylamıştı. Baldızım yemek hazırlamaya başladı. O hazırlarkan ben de soğuk suyla duş aldım, kendime gelmiştim. Baldız temiz eşofman verdi, giyindim. Yemek pişerken, “Enişte sen yemeğe bakar ol da, yanmasın, ben de duş alayım!” diyerek duşa girdi. Kısa zamanda çıktı, beyaz askılı tişört ve yine dar penye eşofman giyinmişti. Sofrayı beraber hazırlamaya başladık. “Enişte sen yoruldun, otur!” dedi. Ben de, “Yok sen de yoruldun, beraber hazırlayalım!” dedim. Baldıza yardım ediyordum. Bazen ufak tefek sürtünmeler oluyordu, ama dikkat çekmiyordu. Yemeğimizi salonda oturup yedik. Üstüne çay getirip içtik, ikimiz de karşlıklı çekyatlara uzandık, sigara içip, sohbet ediyorduk…

Ama benim aklımdan baldızın memeleri ve koltuk altı çıkmıyor, yine tahrik oluyordum. Benim yarak ta kalkmaya başlamıştı. Sigaralarımız bitince, baldız, “Yatakları açayım mı enişte?” dedi. Ben de, “Erken değil mi?” dedim. “Sen nasıl istersen! Ozaman biraz kuruyemiş getireyim!” dedi, ayağa kalkıp, gerneşerek kuruyemiş getirmeye gitti. Giderken götüne baktım, harikaydı, yuvarlak ve dikti. Daha önceleri de götü dikkatimi çekmişti. Baldız gelene kadar biraz yarağımla oynayıp, karnıma taraf yatırdım. Bu durumum çok hoşuma gidiyordu, ama biryandan da baldızımı nasıl sikebilirim diye de düşünüyordum. Baldız kuruyemişi getirirken yanında da iki bardak bira getirmişti (Daha önceleri ailece içmiştik). Birayı görünce, “İşte bu iyi oldu!” dedim. Baldız da, “Enişteciğim sana bakmam lazım!” deyince, teşekkür ettim. Karşılıklı oturup 3’er büyük bardak bira içtik. Tekrar doldurmaya kalkınca sendeledi. “Ne oldu baldız, sarhoş mu oldun?” dedim. “Yok!” dedi.

Tazelediği biraları da içince benim işemem gerekti. Tuvalet oturduğumuz salonun karşısındaydı, ben gittim işedim geldim. Sonra da baldız gitti işemeye, ama giderken yalpalıyordu. Baldız tuvalette işerken işeme sesini duyuyordum ve nedense müthiş tahrik olmuştum. Baldız da işeyip geldi, ama önümden kendi çekyatına geçerken sendeleyip, istemeyerek yanıma bıraktı kendini. Ben de belinden tutup, gülerek, “Sen sarhoş oldun!” dedim. “Yok yaaa, sarhoş falan olmadım, yorgunluktan olsa gerek!” dedi. “Otur şöyle, dinlen!” deyip yanıma oturttum. Bir sigara yakıp ağzına verdim. Bir fırt çekip, “Teşekkürler! Ya enişte sen çok iyisin!” dedi. “Neden?” dedim. “Her işime koştuğun yetmiyormuş gibi, sigaramı bile yakıp ağzıma veriyorsun!” dedi. “Vazifemiz baldız, ne olacak ki!” dedim. O da, “Benim sümsük herif oturduğu yerden kalkamıyor, elinden bir iş gelmiyor! Üstelik odunun teki, nerdeee senin gibi incelik falan!” dedi. Ben de, “Ne olacak ki, ben yaparım!” dedim.

Yanyana oturuyorduk, bacaklarımız bitişikti. Benim yarak kalkmaya başlamıştı. Baldız konuşurken dudaklarına bakıyor, dudak hareketlerini izliyordum. Elimi omuzuna koydum, yavaş yavaş dahada yaklaşıp, vücut kokusunu içime çekiyordum. Vücut ısısı vücudumu dahada ateşlendiriyordu. Baldız sigarasını içerken elinden alıp bir fırt çekip verdim. Baldız da, “İstersen yenisini yak…” dedi. “Yok, içerisi fazla duman oldu!” dedim. “İyi o zaman birtane yakıp ikimiz içelim!” dedi ve güldü. “Neden güldün?” dedim. “Hiiiiiiç, öylesine!” dedi. Sigaradan tekrar çekip bana verdi, “Sıra sende!” dedi. Ben de alıp çektim, ikimiz de gülmeye başladık. Sigarayı verdim, bir fırt daha çekti, dumanını üfleyeceği zaman ağzımı ağzına yakınlaştırıp, “Üfle!” dedim, üfledi. Ben de dumanı içime çektim. Güldü, “Ya enişte çok ilginç bir adamsın!” dedi ve sigarayı bana verdi. Ben dumanı üfleyeceğim zaman dudağımı baldızın dudağına değecek kadar yaklaşıp üfledim. Bu defa o dumanı içine çekti. Sigarayı verdim, üfleyeceği zaman ağzımı ağzına kapattım, ama hemen geri çekildi, “Enişte ne yapıyoruz! Gören öpüşüyorlar der!” dedi…

Ben de, “Bizden başka kim var da görecek baldız?” dedim. “Ama enişte resmen öpüştük demin!” dedi.“Amaaan baldız, öpüşsek ne olacak sanki!” dedim. “Ama ablam…” dedi. “Ablan nereden bilecek sanki?” dedim. “Aman bu olanları kimse duymasın sakın!” dedi. “Ya ne oldu da, ne yaptık ki?” dedim. “Daha ne olacak, resmen öptün beni, bir sikmediğin kaldı!” deyip aklından geçeni ağzından kaçırmış oldu. Ben de, “İstersen o da olur!” dedim, sigaradan çekip, dudağımı dudağına götürdüm, ağzının içine dumanı üfledim, elimi de beline doladım yanımdan kalkamıyordu da. Alt dudağını emmeye başladım. Geri çekilmek istedi, bırakmadım. “Hhhhıııım hıııım!” diye birşeyler mırıldanıyordu, dudağımı ısırınca bıraktım. Derin bir nefes alıp, “Yaa olmaz enişte, ayıp ya!” dedi. “Neden ayıp olsun ki?” dedim. “Olmaz işte!” dedi. Elimi arkadan boynuna sarıp kendime çektim, dudaklarına tekrar yumuldum, öpmeye devam ettim. Eşofmanının içine de elimi soktum, külotunun kenarından amını okşamaya başladım…

Baldız direniyordu. Parmağımı külodunun içine sokup bızırığını okşayınca, yavaş yavaş kendini bırakmaya başladı. Artık direnmiyor, ama karşılıkta vermiyordu. Parmağımı amına iyice soktum, biraz oynatınca amı ıslanmaya başladı. Dudaklarını bırakınca, “Enişte bir dakika konuşalım!” dedi. “Söyle aşkım!” dedim. “Bak bu yaptığımız çok yanlış, ama iş çığırından çıktı, anlaşılan senin elinden kurtulamayacağım, yalnız bu yaptığımız ölene kadar ikimizin arasında sır kalacak, tamam mı?” dedi. “Tamam, söz!” dedim ve dudaklarına tekrar yapıştım. Baldız bu defa direnmiyor, karşılık veriyordu. Benim de elim boş durmuyor, memelerini okşuyordum. “Enişte bir dakika dur!” deyip yanımdan kalktı, odanın ortasındaki sehpayı kaldırdı, boş bira bardaklarını alıp mutfağa götürdü, dış kapıyı kilitledi, elinde bataniye ve iki yastıkla geldi. Battaniyeyi halının üzerine özenle serdi, yastıkları koyup, mutfağa geri gitti…

Anlaşılan bana güzel am ziyafeti olacaktı. Elinde bira bardaklarını doldurmuş geldi. Gülümseyerek, “Albakalım!” dedi, yere battaniyenin üstüne oturdu. Ben de kanepeden kayıp, yanına oturdum. Bardakları tokuşturduk, birer yudum aldık, bardağı elinden alıp kenara koydum, gözlerinin içine bakarak dudaklarına öpücük kondurdum. Baldız da öpücüğüme aynı şekilde karşılık verdi. 2-3 defa aynı öpücüğü tekrarladık. Baldız elini boynuma sararak, kafamı kendisine çekip dudaklarıma yumuldu. Artık ok yaydan çıkmış, birbirimizi okşuyorduk. Ben baldızı soyarken, baldız da bana yardımcı oluyordu. Belden üstü çıplaktı şimdi. Memelerini ağzıma veriyor, “Em!” diye mırıldanıyordu. Az sonra baldız da benim üst kısmımı soymuş, ikimizin belden yukarısı çıplak, oturduğumuz yerde birbirimize sarılmış, birbirimizi okşayıp, vücutlarımızı öpüp, koklaşıyorduk…

Ben uzanıp bira bardağımı aldım, bir yudum içtim, bardağı baldıza verdim. Baldız da bir yudum aldı, yutmadan ağzını ağzıma getirip, ağzındaki biranın bir kısmını ağzıma verdi, yuttum. Dilini ağzıma verdi, dilini emiyordum. Dilini çekince ben dilimi onun ağzına veriyordum, o emiyordu. Bira bardağını elinden alıp kenara bıraktım, tekrar dudaklarımız birleşti. Baldız gözlerini kapatıp, saçlarımı okşuyor, sonra da parmaklarını sırtımda okşarcasına gezdiriyordu. Baldızı yavaşca sırtüstü yatırdım, üzerine uzanarak, dudaklarından opüp, çene altını yalayarak memelerine indim. Baldız gözleri kapalı, dudakları yarı açık, hafif hafif inliyor, kafamı, kulaklarımı okşuyor, kafamı sırayla bir memesinden öbür memesine götürüp emdiriyor, memesini dudaklarıma bastırıyordu…

Dil darbelerimle göbek çukuruna indim. Göbek çukurunu emiyor, dilimi göbeğinde gezdiriyordum. Elimi eşofmanının lastiğine götürdüm, eşofmanını külotuyla beraber çıkarıp kenara attım. Ayak parmaklarını tek tek yalayıp emiyordum. Baldız da, ‘Em!’ der gibi ayak parmaklarının tek tek ağzıma sokuyor, ben de iştahla emiyordum. Ayak bileklerini, diz kapağını yalıyordum. Diz kapağının arkasını yalarken, “Ohhh çok güzelll!” diyerek yan yattı. O sırada ben de külotumla beraber eşofmanımı çıkardım. Baldız elini uzatarak yarağımı tuttu, “Ooo, nekadar da büyük yarağın var enişte!” diye inledi. Ben de, “Bu yarağı bugünlük sana verdim!” dedim. “Ver canııııım, ben de bugünlük amımı sana verdim, istediğin kadar sik!” dedi. Yarağımı sıvazlıyor, ona 31 çekiyordu…

Baldızı sırtüstü yatırdım, amının etrafında dilimi gezdirmeye başladım. Baldız inliyor, “Ohhhh, ne kadar güzel canım enişteciğim, biraz daha aşağılara!” in diyordu. Bcaklarını ayırıp ağzımı amına kapattım. Amı vıcık vıcıktı. Am sularını yaladım yuttum. Amı tertemizdi, mis gibi kokuyordu. Dilimi amının derinliklerine sokabildiğimce sokuyordum, baldız da götünü yukarı kaldırıp, “Daha derinlere gir!” diye inliyordu. Sonra yarağımı iki ayağının arasına aldı, ayaklarıyla 31 çeker gibi, ayaklarını siktiriyor, “Hadi canım, yarağınıamımın içinde istiyorum!” diyordu. Ben acale etmiyor kudurttukça kudurtturuyordum, amını emiyor, ısırıyor, amının dilini emiyordum. Baldız sonunda kafamı amına bastırıp, götünü yukarı kaldırdı ve titreyerek boşalmaya başladı. Ben de ağzımı amına iyice bastırıp emiyordum. Sıvılarını emdim, “Ohhh!” diyerek kafamı bıraktı. Gevşemişti…

Ben götünü okşuyor, sıkıyordum. Elimi tutup memelerine götürdü, memelerini okşuyordum. Kafamı yukarı çekip memelerini ağzıma verdi. Memelerini emerken baldız tekrar hareketlenmeye başladı. Kollarını yukarı kaldırıp, koltuk altlarını tek tek emiyor, yalıyordum. Baldız da yarağımı eline aldı, yarağımın kafasını okşuyor, sıkıp bırakıp, 31 çeker gibi sıvazlıyordu. “Hadiiii sok yarağını amıma, tadı nasıl, tatdır yarağını bana, bugün senin karınım sik beni!” diyordu. Ben de dizlerimin üstüne doğruldum, yarağımı tuttum, baldız da bacaklarını açtı, amın ağzı kıp kırmızıydı. “Hadi sok ne olur!” diyordu. Yarağımın kafasını amının ağzına dayadım, kafasını amına sürttükçe, baldız götünü kaldırıyor, yarağımı amına sokmaya çalışıyordu. Kafasınıamına soktum, “Haaaadiii hepsini istiyorum, geçiiiir amıma!” deyince hepsini birden soktum. “Ohhh, bu ne kadar tatlıymış!” diye inledi…

Ben yavaş yavaş ileri geri yapıyor, yarıya kadar yavaş yavaş çıkarıp, aniden hızla hepsini sokuyordum. Baldız kafasını kaldırıp, mememi dişleyip, tekrar kafasını yastığa bırakıp, sağa sola çevirerek, “Hızlı hızlı sik canımmm, birtanemmm!” dedi. Ben hızlandım, öyle sert basıyordum ki, memeleri ağzına kadar dalgalanıyordu, ben de eğilip canını yakmayacak şekilde ısırıp emip, tekrar basmaya devam ediyordum. Üzerine yatıp kalçamı kıvırınca, “Ohhh canımmm, hadi sikkk, sokkk!” diye inleyince, baldızın boşalacağını anlamıştım. Ben de artık boşalacaktım, doğrulup hızlı hızlı sikmeye başladım. Baldız bacaklarını belime kenetlemiş, ben geri çekilince bacaklarıyla kendine çekip, götünü yukarı kaldırıp, amına girmemi sağlıyordu. Bu tempoyla birkaç sefer yaptık, “Hadi içime attır kocacığım, senin bu am, attır içime!” diye beni tahrik ediyordu. Ben de son hamleyle öyle kökledim ve boşalmaya başladım. Baldız da bana kenetlenip boşalıyordu. İkimizin de terden vücutlarımız yapışmıştı. Baldız altta, ben üstte öylece kalmış, soluk soluğaydık…

Yarağım küçülmeye başlamıştı, yan yattım. (Baldız ben tuvalete işemeye gittiğimde kağıt havlu getirmiş yastığın altına koymuş, demek ki hazırlıklıymış!) kağıt havluyu yastığın altından çıkarıp amına götürdü, ben de yarağımı çektim amından, yarağımı kağıt havluya sardı, ben de tuttum, sırtüstü uzandım. Baldız bir kağıt havlu daha alıp amına kapatıp tuvalete gitti. Amını yıkıyordu. Ben de kalkıp banyoya gittim yarağımı yıkayıp geldim. Baldız benden önce gelmiş, yere battaniyeye çıplak vaziyette uzanmış, sigara yakmış, birasını da almıştı. Ben de yanına gelip uzandım. Birasından bir yudum verdi, içtim, dudağından öptüm. Ben de bir sigara yakınca, “Hani bir sigarayı beraber içecektik?” dedi. Ben söndürecektim ki, “Neyse bu defalık böyle olsun!” dedi. Yastıkları üst üste koydum uzandım, baldız da göğsüme kafasını koydu uzandı. Doğrulup birasından içip, tekrar uzanıp konuşuyorduk. Baldıza, “Hoşuna gitti mi?” dedim. “Hemde çoook! Senin?” dedi. “Benim de!” dedim. “Artık yalnızken sana isminle hitap edeceğim enişte!” dedi. Ben de kabul ettim…

“Özer, sana birşey diyeyim mi?” dedi. “Dee!” dedim. “Benim amımı ilk sen yaladın, biliyormusun? Kocam hiç yalamamıştı!” dedi. “Peki sen onunkini yaladın mı?” dedim. “Ben de onunkini yalamadım! Kadın kadına oturduğumuz zaman anlatırlar, (Kocam şöle yalıyor, böyle yalıyor, çok zevk alıyorum!) derlerdi. Ablama birdefa sordum, eniştem amını yalıyor mu diye, ablam da yalamadan sikişilir mi, bana daha yarağını sokmadan yalayarak boşaltır beni, sonrada yarağını sokup siker, birdaha boşaltıp pestilimi çıkarır! diye anlatmıştı. Ben de içten içten kıskanmıştım. Demek ki doğruymuş! Yaaa enişte sen neymişsin, o zevki bana da tattırdığın için sana teşekkür ederim!” deyip doğrulup dudaklarımdan öptü. Ben de gülümseyerek, “Bak birde vermiyordun, bu zevkten mahrum kalacaktın!” dedim. Baldız, “Verdim ama!” dedi. Ben de, “Sen verdiysen bende aldım baldız!” deyip, gülüştük. Hemen ekledim, “Daha sana ne zevkler tattıracağım sabaha kadar!” dedim. “Ooooo, neler tattıracaksın bakayım haaaa? Ama yarın boyayı bitirelim, karışmam sonra!” dedi.

“Merak etme bitiririm!” dedim. “Yarın ablam gelmeden bitir ama!” dedi. “Pekala bitirirsem ne vereceksin bana?” dedim. Baldız kafasını kaldırıp vücudunu benden ayırarak, amını işaret edip, “Bunu!” dedi. Ben de, “Yerim onu!” diyerek dudaklarına yumuldum, öpüşmeye başladık. Baldız da yarağımı eline alıp okşuyor seviyor, ben de memelerini okşuyor öpüyordum. Benim yarak ayaklanmaya başladı. Baldız gözümün içine bakarak, “Seninki uyanmaya başladı!” dedi. Ben de, “Niyeki acaba?” dedim. “Yine istiyor da ondan!” dedi. Ben de, “Ne istiyor?” dedim. Cilveli edayla, “Ne olacak, am istiyor yaramaz şey!” dedi. Ben de, “Seninki de yarak istemiyor mu?” dedim. “Seninki ister de bu istemez mi?” diyerek dudaklarıma yumuldu. Birbirimizin dudaklarını öpmeyip adeta yiyorduk, dillerimiz birbirine dolaşıp ağzımızın icinde sevişiyorlardı…

Ben sırtüstü uzandım, “Hadi bakalım karıcığım, şunu iyice uyandır!” dedim. Baldız da göğüslerimden yalayarak yarağıma kadar indi. Yarağımın kafasına dilini sürtüp öptü. Saçlarını yana atıp, “Yarağını dondurma yer gibi yiyeceğim, bunu çok istiyordum, ama pezevenk bacanağın benimkini yalasaydı ben de onunkini yalardım, ben de cesaret edip yalamadım, sonra nereden öğrendin diye soracaktı ve kötü olacaktık! Ama bundan sonra hep seninkini yalar emerim, değil mi enişteciğim?” dedi. “İstediğin an yalayabilirsin, herzaman hazırım!” dedim. Yarağımın kafasında dilini gezdirdi, iki elinin arasına alıp kafasını dışarıda kalacak şekilde tuttu, kertiğine kadar ağzına alıp öyle emiyordu ki, avurtları neredeyse birbirine değecek şekildeydi. Yarıya kadar ağzının içine alıp, nefeslenip, tekrar emiyor, hızlı hızlı aşağı yukarı yaparak ağzını siktiriyordu. Yarağım tam kıvamına gelmiş, baldızın ağzına sığmıyordu. Ben ayağa kalktım, baldız da dizlerinin üzerinde önümde durup, ben saçlarını elimle toplayıp ağzını ileri geri yaparak sikiyorum ağzını. Baldız da nefes almak için arada ağzını çekip, yarağıma tükürüp kayganlaştırıp 31 çekip, tekrar ağzına alıp ileri geri yapıyordu.

Sonra baldızı yüz üstü uzattım, ben de üzerine uzandım, omuzlarını yalıyor emiyordum. Baldız da elini arkaya atarak, yarağımı götünün yanaklarının arasına yerleştirdi, götününün yanaklarını sıkıp bırakıyordu. Baldızın sırtını yalayarak bel çukuruna indim. Götünü okşuyor, parmağımı da göt deliğinin etrafında gezdiriyordum. Götüne indim, baldız da götünü bana sunarcasına, belini çukurlaştırıp götünü yukarı kaldırıyordu. Göt deliğine dilimi değdirince, “Ohhh, orayı da emmm canım, bu gece bütün zevkleri tatmak istiyorum kocacığım!” diye inledi. Ben de götünü emiyor, ağzımı göt deliğine kapak yapıyordum. Baldız yan yattı, sırtı bana dönük, bacağının birini kanepeye koydu, amı götü meydana çıktı. Ben de yanına uzandım, göt deliğini yalıyor, dilimi götüne sokmaya çalışıyordum…

Sonra baldız dönüp 69 olduk. Yarağımı ağzına alıp emiyor, yarağımı bırakıp taşaklarımı ağzına alıp emiyordu. Ben de dilimi göt deliğinden ayırıp amına sokup emiyor yalıyor, tekrar götüne gelip yalıyordum. Götüne parmağımı sokunca, “Canımmm, ohhh, yala canım, amıma götüme dilini sok, sikicim benim!” diyor, amından sular akıyordu. Ben de, “Amına götüne dilimi de, yarağımı da sokacağım karıcığım!” dedim. “Sok canım, ne istersen sok, amımı götümü bu gece yarağa doyur, bıktır beni yaraktan!” dedi. “Bıkarmısın kız orospu?” dedim. O da, “Delimisin enişte, bu yaraktan bıkılır mı hiç, bunun hastası oldum bile, yemeden duramam artık! Hadi sik aşkım, tüm deliklerim senindir!” dedi. “Domal ozaman orospu!” dedim…

Baldız ikiletmeden domaldı hemen. Arkasında diz çöktüm, tekrar götünü yaladım. Götünün deliği öyle yumuşadı ki, iki parmağımı da sokunca girdi. Yarağımı da amına köküne kadar soktum. Götünde parmaklarım, amında da yarağım, öyle bir müddet siktim Orgazm ettim baldızı. Baldız elini arkaya atıp, yarağımı amından çıkarıp doğruldu ve “Yat bakayım altıma enişte, ben de seni boşaltacam!” dedi. Ben sırtüstü uzandım, baldız da üzerime ters uzandı, tekrar 69 olduk. Baldız o vaziyette birkez daha Orgazm oldu, ama üzerimden kalkmadı, yarağımı emiyor yalıyor, beni boşaltmaya çalışıyor, “Ağzıma boşal hadi enişte!” diye inliyordu. “Dur orospu boşaltma beni, daha götten vermeyecekmisin?” dedim. Ses çıkarmadı, doğrulup ters döndü, üzerime uzandı, yarağımı tutup amına yerleştirdi, üzerimde yavaş yavaş ileri geri yapıyor, sanki o beni sikiyordu. Sonra yarağımı amından çıkarmadan doğrulup, ata biner gibi oturup kalkmaya başladı. “Ohhh kocacığım, çok güzel!” diye inliyordu…

Sonra kafamı kaldırdı, beni oturur vaziyete getirdi, memelerini ağzıma verdi, zıplamaya devam etti. Ben de götünü parmaklıyor, 3 parmağımı sokmaya çalışıyordum. Baldız da kulak mememi emerken, kulağıma fısıldayarak, “Hadi söyle, göt deliğimi sikmek istiyormusun enişte? Oradan gerdeğe girelim mi?” dedi. “Hemde çok istiyorum karıcığım, birtanem, orospum!” dedim. Baldız beni yere yatırdı, yarağımdan çıkarak ters dönüp göt deliği ağzıma gelecek şekilde, sanki ağzıma çişini yapacakmış gib çömeldi, ellerini göğsüme koydu ve “Götümü biraz daha yala enişte!” diye inledi. Ben de dilimi götüne değdirdikçe, “Ohhh enişteee, bu gece bitmesin, uçur beni ne olur!” diye inleyip, eğilip yarağımı ağzına alıp emiyor, sonra kalkıp tekrar götünü ağzıma getiriyordu…

Kafamın üstünde doğruldu, tekrar döndü, gelip beni bacaklarının arasına aldı, yarağımın hizasında durup, bacaklarını ayırıp çömeldi, yarağımı eline aldı, amına sürttü, amıyla üzerine oturup, birkaç defa ileri geri yapıp çıkardı. Yarağım amdan çıkınca lop diye göbeğime vurdu. Baldız da yarağımı tekrar tutup, “Dur yaramaz, asıl şimdiki vazifeni yapmadan nere kaçıyorsun?” dedi ve göt deliğinin hizasına getirdi, elini tükürükle doldurup, biraz yarağıma, biraz da göt deliğine sürdü ve göt deliğine parmağını sokarak ovuşturdu. Yarağımı göt deliğinin hizasına getirip, üzerine yavaş yavaş oturmaya çalışıyordu. “Çok acıyor enişte, ağzımı siksen olmaz mı, ağzıma boşal yutayım!” dedi. Ben de baldızı cesaretlendirmek için, “Hani götünden gerdeğe girecektik baldız?” dedim. Ben öyle deyince, yarağımı kafasına kadar götünün içine aldı, ama suratı acıyla buruştu, “Çok acıyor yaa!” dedi. “Hadi sevgilim, hadi orospum, başı girdi bak, az kaldı, dayan!” dedim. Ama baldız öylece duruyor, “Bu kadarı girmişken götümü böyle siksen olmaz mı enişte?” dedi…

“Olur!” deyip, baldızı dizlerinden kendime doğru çekip, alttan da yukarı doğru kendimi kaldırınca, hepsi aniden götüne girdi. Baldız, “Aaayyy yandım, yırtıldı götüm!” deyip tırnaklarını göğsüme batırdı. Benim de canım yanmıştı, “Amını götünü siktiğimin orospusu!” diye küfürü bastım. Baldız acıyla kafasını göğsüme bastırıyordu, kafasını kaldırdığında gözlerinden yaş akıyordu. “Enişte dur ne olursun kımıldama, canım cok yanıyor! Tenha yerde olsaydık avazım çıktığı kadar bağırırdım, ama komşular duyar diye korkuyorum!” dedi. Ben alttan yavaş yavaş kımıldamaya başladım, “Enişte durrr, çok acıyor!” diye yalvarıyordu. “Merak etme alışırsın birazdan!” dedim. “Ağzına sıçayım bunun, yırttı götümü, alışması mı kaldı!” dedi. Ben yine kımıldayınca, “Enişte sen dur, ben yavaş yavaş yapayım!” dedi ve kalçasını oynatmaya başladı. İleri geri, sağa sola yavaş yavaş oynatıyordu. Biraz alışmış, zevk almaya başlamıştı. Ben de yardımcı olup, kalçalarından tutup, sağa sola oynatıyordum…

Baldız iyice zevke gelmişti. “Domal da öyle sikeyim aşkım!” dedim. O da, “Tamam!” deyip, yarağımı götünden çıkarmadan ters döndük. Önümde kafasını yastığa gömdü, belini çukurlaştırıp, götünü alabidiğince yukarı verip, elleriyle göt yanaklarından tutup ayırdı, “Hadi aşkım sik, göt deliğimi yırttın zaten, sik iyice alıştır yarağına!” diye inliyordu. Ben de götten sikmenin keyfiyle, yavaş yavaş sikerek zevkimi çıkarıyordum. Az sonra baldız, “Parmaklarını amıma sok hadi canım!” diye inliyordu. 4 parmağımı amına soktum, götüne yarağımı sokup çıkarıp, tekrar sokuyordum. “Hadi hızlı sik, götüme attır döllerini!” diye inliyordu. Ben de hızlandım. Göt deliği yarağımı öyle sıkıyordu ki, mengene gibiydi. Ben amını da hızlı hızlı ovmaya başladım. Baldız, “Enişte ben bitiyorummm!” diye inleyince, ben de baldızın götüne boşalmaya başladım. İkimiz de aynı anda boşalmıştık. Baldız öylece yığıldı kaldı, ben de üzerine yığıldım…

Öylece biraz dinlendikten sonra, kalkıp birlikte banyoya girdik. Ilık suyla birbirimizi yıkadık. Yıkanırken, baldız, “Götten vermek nekadar zormuş, mahfoldu götüm valla!” dedi. Ben de, “Arkadaşlarından hiç duymadın mı? Götten veren yokmuymuş hiç?” dedim. Baldız da, “Var, çok anlatıyorlardı, ilk defada acır diyorlardı, ama bu kadar olacağını zannetmiyordum, beni mahfettin enişte!” dedi. Baldızı öpüp, “Pişmanmısın kız?” dedim. “Yok da, canım çok yandı!” dedi. “Ozaman canın yanmadan birkere de burada sikeyim seni!” dedim. “Ya sende hayvan gücü mü var, ben bittim, artık halim kalmadı!” dedi. “Ozaman ağzından sikeyim!” dedim. Baldız da, “Yapma enişte ne olur, sonra sik, inan halim kalmadı!” diye yalvarınca, yıkanıp, kurulanıp çıktık. Salonda üzerimize çarşaf alıp, yere uzandık. Birbirimize sarılıp yatarken, ikimiz de uykuya dalmışız…

İçtiğimiz biralardan dolayı gece sidiğim geldi, kalkıp tuvalete gittim. Ben işeyip gelince de, baldız gidip işeyip geldi. Ama ikimizin de uykusu kaçmıştı. Biraz konuştuk. Baldız, “Enişte yarın boyayı bitirebilecekmiyiz?” dedi. “Tabii ki!” dedim. Baldız da, “Bu yorgunlukla biraz zor ama!” dedi. Ben de, “Boyayı bitirip, üstüne de amını götünü sikeceğim!” dedim. Baldız gülerek, “Göreceğiz!” dedi. Ben elimi çarşafın altından amına götürüp okşamaya başlayınca, “Enişte dur da uyuyalım, yarın yaparsın!” dedi. Ben de, “Amın öyle demiyor ama!” dedim. “Ne diyor pekala?” dedi. “Ye beni diyor!” dedim. “Ozaman sen de ye, ne yapayım!” dedi. Baldız öyle deyince çarşafı üzerimizden atıp, amına yumuldum. Az sonra da 69 olduk. Amı sulanmıştı. Parmaklarımı sokup çıkarıp, amını yalıyordum. Baldız da benim yarağımı ağzına almış, yalıyor, emiyordu…

Baldız, “Özer aşkım, kocacığım, sikicim, yarağını yerim senin! Özer…” dedi. “Efendim karıcığım, aşkım, orospum?” dedim. “Aşkım sen benim ağzıma boşal, ben de senin ağzına boşalayım, döllerini yutmak istiyorum! Böyle boşalalım, amıma götüme sokmadan, olur mu canım?” dedi. “Olur!” dedim, benim de amacım buydu zaten. “Enişte, baldızın sana kurban olsun, erkek dediğin böyle olacak işte!” deyip yarağıma yumuldu. Ben de amına yumuldum. Birbirimizi emiyor yalıyorduk. Bu sefer oldukça uzun sürmüştü. Baldız boşaldı, ama benimki biraz zordu. Baldızı doğrultup, ben de önünde ayağa kalktım, baldız yarağımı sıvazladı 31 çekti, “Hadi kocacığım, sik ağzımı, ağzıma boşal da yutayım!” diye beni tarik ediyordu…

Ben boşalamayınca, “Canım boşalmana faydası olacaksa istersen götüme sok!” dedi. “İyi olur, geleceğim zaman da ağzına boşalırım, yutarsın!” dedim. Baldız domaldı, yarağım götüne şimdi biraz daha rahat girmişti. Ama yine de canı yandı, “Ağzına sıçayım senin, yine yaktın canımı!” diye küfür etti. Ben de gülerek, “Sıçtığın yeri sikiyorum zaten!” dedim. Baldız acı bir gülüşle, “Sik canım, sok köküne kadar, yerim yarağını!” diyordu. Baldızın götüne biraz pompaladıktan sonra geleceğimi anlamıştım, “Geliyorum, ağzını aç!” diyerek götünden çıktım. Baldız da dönüp yine önümde diz çöktü, yarağımı ağzına aldı ve emmeye başladı. Ben de saçlarından tutup ağzını sikiyordum. Birkaç saniye sonra ağzına fışkırtmaya başladım. Yarağımı ağzından çıkarmadan baldız bütün döllerimi yuttu, yarağımı diliyle temizledi. Gidip tekrar banyo yaptık geldik ve halsiz bir halde birbirimize sarılıp uyuduk.

Sabah saat 10:00’da zor kalktık. Kendimize gelmek için soğuk suyla duş aldık. Hafif bir kahvaltıdan sonra boyaya devam ettim. Akşama doğru karım da geldi. Tabi ki o gün bitiremedim boyayı. Baldız da gülerek, “Enişte hakkını kaybettin!” dedi. Bunu karım duydu, “Ne hakkını kaybetti ki?” diye sordu. Baldız da, “Dün bitirseydi enişteme mangal yakacaktım!” dedi. Ben de baldıza göz kırparak, “Canın sağolsun baldız!” dedim. Baldız, “Şaka ya, kocam gelsin de yakalım!” dedi. Karımı markete göderdim, sigara aldırmak için. Market biraz uzaktı. Karım evden çıkınca hemen baldızın üzerine atladım. “Enişte ne yapıyorsun?” dedi. “Sus, hadi banyoya gel!” dedim, baldızı kolundan tutup banyoya götürdüm. Eşofmanını küloduyla birlikte dizlerine kadar indirdim, ellerini çamaşır makinasina tutundurarak domalttım. Yarağım hazırdı, hemen amına soktum. Biraz amdan sikip baldızı boşaltınca, amından çıkarıp götüne soktum, hızlı hızlı siktim ve götüne boşaldım. “Enişte yine de dediğini yapıp, amımı götümü siktin ya!” dedi. Baldız eşofmanını külodunu çekti. Baldızı öpüp, “Hadi sen mutfağa git, ablan gelir şimdi!” dedim. Ben duş almak için banyoda kaldım, baldız da mufakta bekledi…

Ben banyodan çıktığımda, karım marketten gelmişti. Sonra da baldız banyo yaptı. Akşam eve döneceğimizde, baldız, “Enişte herşey için çok teşekkür ederim!” dedi. Karım o sırada arkası dönük, ayakkabılarını giyiyordu. Baldız eliyle öpücük attı bana. Karım ayakkabısını giyip, bana, “Hadi canım, geç kalmayalım!” deyip kapıdan çıkınca, ben de çıkarken baldıza kısık sesle, “Amından öptüm aşkım!” dedim. Baldız da kulağıma eğilerek, “Ben de yarağını öptüm aşkım!” dedi.

Benim Hikayem 8

Benim Hikayem 8
8
Yatağın üzerinde kaç dakika öyle kaldık bilmiyorum. Ama geçen seferki acı yoktu, rahattım. Bana sarılınca onun da üstü başı sperm olmuştu ama buna aldırış etmeden birbirimize sarılmış yatıyorduk. Hiç sesim çıkmayınca
-Canın çok acıdı mı, diye sordu
-Yok dedim. Bana daha sıkı sarıldı.
-Bu akşam Fatmaya neler yapacaksın lan orospu çocuğu…
Fatma daha önce de bize ders çalışmaya gelmişti asında ve en çok en çok yanağından hadi bilemedin dudağından bir öpücük almak dışında bi hayalim yoktu aslında.
-Bilmem sikerim herhalde… deyiverdim.
Sikimi eline aldı. Uyuyordu zaten iki kez üst üste boşalmıştım.
-Nasıl sikeceksin…
-Önce göğüslerini öpeceğim, sonra da götünü sikeceğim. Tecrübeli bir sikici gibi konuşma ihtiyacı hissetmiştim.
-Yarın bana her şeyi anlatacaksın. Fatmanın göğüslerini götünü, götünü nasıl siktiğini…
-Anlatırım, dedim.
Fatmaların evi bizim evin arka sokağındaydı. Kapı zilini çaldığımda kafamda matematikten başka her şey vardı. Kapıyı Melahat Abla açtı.
-Gel oğlum,
Melahat Abla beyaz tenli çok güzel bir kadındı. Kırkında ya vardı ya yoktu. Annemler teyzemlerle konuşurken duymuştum. Bulgaristan göçmeni bir ailenin kızıymış. Kahveci Arap Halil’e sevdalanmış genç yaşında. Ailesi vermek istememiş. O da kaçarak evlenmiş.
-Yemek yedin mi oğlum, sofra hazır yemediysen…
-Yok yedim Melahat abla…
-Fatooş, Fatooş… hadi kızım gel bak Yusuf geldi…
-Tamam anne…
Fatma’nın kendisinden iki yaş küçük bir kız kardeşi daha vardı. Birsen aslında güzel bir kızdı ama Fatmaya benzemiyordu. Konuşmayı şakalaşmayı sevmezdi hiç. İnsanlardan uzak durmayı seven bir yapısı vardı. Sanki herkesten, her şeyden kaçıyormuş gibi sessizce etliye sütlüye karışmadan yaşıyordu. Koyu siyaha boyamış ve kısa küt kesilmiş saçlarıyla sürekli kendi dünyasında bir kızdı. Biraz korkutuyordu beni doğrusu.
-Gel hadi… sofrayı toplama işi Birsen’e kaldı. Fatmanın odasında yatağın kenarına oturduk. İki sehpayı yan yana yayarak dersle ilgili kitap defter kalem kağıt ne varsa yaydık ortaya. Ders yapma mizanseni harikaydı… da kim ders yapacaktı orası meçhuldü. Kalbim küt küt atyordu. Ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. Mecburen Fatmanın bana sokulacağı bir anı beklemek zorundaydım. En iyisi derse başlamak olacaktı.
-Hangi konudan başlayalım,
-Hangisinden istersen…
İyi bildiğim bir konudan anlatmaya başladım ama ne ben konuya konsantre olabiliyordum ne de Fatma. Sakız çiğniyordu. Konuyu anlatırken etrafa bakıyordum. Her an güzel bir fırsat yakalar belki Fatmayı öperim diye kuruyordum kafamdan. Odanın kapısı kapalıydı. Nasıl yapacağımı bilmiyordum. Saldırır gibi yapsam ayıp olacaktı. Usulca elimi elinin üzerine koymalıyım diye planlar yapıyordum ki kapı açılıverdi.
-Birer çay için bari çocuklar, Melahat Abla elinde çay tepsisiyle iki çayı defterlerin kitapların arasından yer bularak zor bela sehpanın üstüne koydu. Dört beş tane kurabiyenin olduğu bir tabağı da yatağın üzerine bırakıverdi.
-Nasıl gidiyor, diye bana göz kıparak baş işaretiyle kızının durumunu sordu.
-İyi gidiyor, dedim, sesim oldukça cılız çıkmıştı.
-İyi hadi ben sizi daha fazla meşgul etmeyeyim bari…
Melahat Abla çıkar çıkmaz ben Fatma’ya biraz daha sokuldum. Kaçmadı. Şimdi vücutlarımız birbirine temas ediyor haldeydi ve bu durum beni çok heyecanlandırıyordu. Usulca elimi dizinin üzerine koydum. Fatma yüzünü bana döndü. Gözlerime bakınca yüzümü yüzüne yaklaştırdım. Ne tepki vereceğini bilmiyordum. Gülümsedi. Birden bire müthiş bir ferahlama duygusu hissettim. Ben de gülümsedim. Dudaklarımı dudaklarına yaklaştırdım. Metinin beni öptüğü gibi onu öpmeye başladım. Ömrümde ilk defa bir kızla öpüşüyordum. Yumuşak bir temas iç gıcıklayıcı tatlı bir his kapladı bedenimi. Fatma öpüşmeyi biliyordu. En azından benden çok daha iyi biliyordu. O gece tekrar tekrar defalarca öpüştük. Ben galiba aşık oluyordum. Hemen hemen hiçbir şey konuşmadan yarım saate yakın öpüşmüştük. Sikim defalarca taş gibi olmuş, zonkluyordu. Fatma;
-Bu akşam bu kadar yeter, deyinceye kadar ne saatin farkındaydım ne de ne yaptığımın… gece hayal ettiğimin çok daha iyisiyle sonuçlanmıştı. İçimde önlenemez bir coşku hissediyordum. Okulun güzel kızlarından biriyle uzun uzun öpüşmüştüm. Anlatacak çok şey vardı. Övünülecek çok şey.
Ertesi gün okulda, Metin’i mi daha önce görsem daha çok sevinecektim Fatma’yı mı karar veremedim.
Fatma’yı gördüm. O da beni görür görmez,
-Gelsene biraz, dedi.
-Canım, söylememe gerek yok ama gene de hatırlatayım. Dün geceden kimsenin haberi olmasın. Tamam mı? Hiç kimsenin… diye tembihledi.
-Hadi şimdi git ben çağırırsam gene bize gelirsin. Beraber ders çalışırız… ‘ders çalışırız’ derken göz kırpmıştı. Sevişiriz anlamında. Sevinsem mi üzülsem mi karar veremedim. Okulda da sevgili oluruz diye hayal ediyordum. Ama en azından tekrarı olacaktı ve kim bilir daha neler olacaktı.
Fatma benden onay alır almaz az ilerde Melek’i görünce el sallayarak onun yanına doğru hızla ilerledi. Kala kaldım.

eşim anlamamış

eşim anlamamış
Herkese selam.. Başımdan geçen ilginç ve gerçek bir olay anlatacağım sizlere! Eşim Hande ve ben aslen Bursalıyız ama iş nedeniyle İstanbul’da yaşıyoruz. Ben 35 eşim ise 27 yaşında. İstanbul’a geçen sene taşındık ve akrabalarımızın Ataşehir civarında bir evinde yaşamaya başladık. Nispeten dar kalıplı Bursa’dan sonra gayet eğlenceli bir yaşam bizi bekliyordu. Hande daha nişanlılık döneminden beri nadir de olsa kısa etekler , dekolte kıyafetler alırdı ama onları bir kez bile üstünde görmemiştim. Sonuçta evlenene kadar ailesinin yanında evlendikten sonra annemlerin alt katında yaşamaya devam etmiştik (mahalle baskısını en yoğun yaşamıştık). Özellikle annem tam kayınvalidelik yapar eşimin kapıcıya gözükmesini bile istemezdi , evliliğimizin daha ilk haftasında bir kez geceliği ve lizözü ile kapıcıya kapıyı açması annemin tam 3 ay kafamı şişirmesine neden olmuştu. İstanbul’a taşınma ihtimaline karşı çok seviniyordu ve sonunda özgür giyinebileceğini, gece rahat rahat dışarıda gezebileceğimizi düşünüyor, çocukluktan beri onu sıkan hesap soran takip eden dar kalıptan kurtulacağına deli gibi mutlu oluyordu.

İstanbul’da 12 katlı bir apartmanda yaşamaya başladık. Gerçekten her yeri keşfetmeye çalışmak çok eğlenceliydi , hiçbir yeri tanımıyorduk hafta sonlarımız sabahtan gece yarısına kadar dışarıda geçiyordu. Fazla arkadaşımız yoktu, benim işyerim Gebze tarafında olduğu için sabahın köründe dışarı çıkıp gece 7-8 gibi eve dönüyordum , o da evde dizi-kadın programı vs vakit geçiriyordu, ilk 5-6 ay toplu ulaşımı bilmediği ve binmeye çekindiği için Ataşehir dışına çıkamamıştı. Fakat bu zaman zarfında eşimde fiziksel değişiklikler ortaya çıkmıştı ve bunlar beni oldukça heyecanlandırıyordu. Önce kumrallıktan sarışın ve röfleli saçlara dönüş yapılmıştı, biraz sancılı da olsa topuklu ayakkabı ve bot giymeye alışmıştı artık düz ayakkabıyla dışarı çıkmıyordu. Etrafındaki ve gezerken gördüğü hanımlarda olduğu gibi etek merakı başlamıştı. 2-3 sene bilumum kotla gördüğüm hatun bir anda hafif diz üstü etekler giymeye başlamıştı.

Bir gün Bağdat caddesinde yürürken tam önümüzde 1,5 karış tabir ettiğimiz pileli etekli bir bayan geçti önümüzden , resmen merdiven çıkarken iççamaşırı gözükecek kısalıkta bir etek giymişti tabi bende katıksız bir Anadolu erkeği olarak salyalarımı akıtarak bakmıştım. Hande kıkırdayarak ; bari benim yanımda yapma bana bakarlarsa kızıyorsun ama diye dalga geçmişti. Ben de sadece bakmakta bir şey yok , sana da bakarlarsa bir şey demem demiştim. Bu diyalogdan yaklaşık 3 hafta sonraydı. Kasım ayının buz gibi ama çok güneşli bir cumartesisi Avrupa yakasındaki büyük alışveriş merkezine ilk defa gitmek için plan yapmıştık. Ben her zamanki gibi 2 dakikada hazırlanmıştım ve dışarı çıkmayı bekliyordum. Hazırlanması uzayınca köşedeki marketten sigara alacağımı otobüs durağında buluşmayı tembihleyip aşağı indim. Sigaramı alıp otobüs durağında beklerken birden uzaktan kırıta kırıta mini etekli bir afet yaklaşmaya başladı. Baştaki heyecanım o gelenin Hande olduğunu görünce şaşkınlığa dönmüştü. Resmen anca poposunu kapatan bir etek , dizlerine kadar topuklu çizme, beyaz fırfırlı montu ile resmen afet-i devran olmuştu. Benim kıpkırmızı suratımı görünce benimle dalga geçerek ; ‘bu kadar güzel olabileceğimi tahmin etmiyordun galiba, o Bağdat caddesindeki kızlardan eksiğimin olmadığını görmüşsündür şimdi ‘ dedi. Ben ise o sırada önümüzden geçerken Hande’yi görünce yavaşlayan arabaları kesiyordum. Şaşkınlığımı belli etmemeye çalışarak ‘ kız bu eteği nereden buldun , nasıl giyeceksin bunu bugün’ dedim. O ise ‘ amaaan ne var bütün kızlar giyiyor hem siyah külotluçorap giydim’ dedi. Ne var ki giydiği külotluçorap bazı kızların giydiği teni göstermeyen kalın siyah çoraptan değil, gayet ince parlak seksi bir külotluçoraptı. O günkü eziyetim bambaşkaydı, -gerek alışveriş merkezinde, gerek toplu ulaşımda kaybettiğim terler yüzünden 7-8 tane ufak sulardan tüketmiştim kış vakti. Oturunca bacaklar olduğu gibi meydandaydı, gerçi erkeklerden çok kadınlar baştan aşağı süzüyorlardı ama bu bakışlar [bak şu kahpenin giydiği kıyafete bak gündüz vakti..] şeklinde olup akabinde acıyan bakışlar benim üstüme dönüyordu. Kavram karmaşası yaşıyordum , eşimin sokakta görüp seksiliğinden etkilendiğim kızlar gibi olmasına gururlansam mı yoksa utansam mı bilemiyordum. Neyse kazasız belasız eve döndüğümüzde eteği nereden aldığını sordum. Bana ‘ ooo daha neler var zamanlar görürsün ‘ şeklinde bir cevap alınca şaşkınlığım artmıştı. Meğer kapanmak üzere olan kokoş giysilerin satıldığı bir butiğin yağmalanmasında aktif rol oynamıştı. Benim içimi kaplayan sıkıntı ise ben işteyken yalnız dolaşırken bu etekleri giyerse yaşayabileceği tehlikelerin aklıma gelmesiydi.

Akabindeki 2 ay vukuatsız geçti. Bu 2 ay Hande’nin giyimi cesurlaşmış , yolları öğrenmiş Kadıköy-Beşiktaş vs gibi yerlere gezmek için gündüzleri gidip gelmeye başlamıştı.Eşime sonsuz güvenmekle beraber işteyken aklımın kurcalanmasına engel olamıyordum. En iyisi çözümün eşimin ben işteyken yaşadığı yalnızlığını sonlandırmanın ve onun gibi evhanımı kadınlarla kaynaşmasını sağlamak olduğunu düşündüm. Eve gidip gelirken her gün önünden geçtiğim sanat atölyesinin ilanı gözüme çarpıp duruyordu. Bu atölye evhanımlarına haftada 3 gün resim dersi veriyor ve elsanatları üzerine uzmanlaşan hanımların ürünlerini pazarlıyordu. Bu kursa gitmesini Hande’ye önerdiğimde mutlulukla karşıladı hatta hemen o gün giderek kurs ücretini yatırdık ve üye olduk.

Atölyenin sahibi Bahadır Bey 55-60 yaşlarında, beyaz kirli sakallı, entelektüel ağzıyla konuşan yaşına göre modern giyinen çok kibar ve eğlenceli bir beydi. Ofisinde 2-3 saat görüştük, şaşkınlıkla bizim dairenin 2 kat üstünde oturduğunu öğrendik. Tabi nerdeyse 54 komşumuzun ancak 2-3 tanesiyle tanışmış olmamız nasıl bir metropolde yaşadığımızın özetiydi. Kendisi evlenmiş boşanmış , maddi açıdan gayet rahat , hafta sonları eğlenmeye taksim civarına giden , yaşına rağmen eğlence mekanlarına bayılan biri olduğunu gördüm. Maddi açıdan ihtiyacı olmamasına rağmen sıkılmamak için sanat atölyesi kurmuştu.

Hande kursa başladığı için çok mutluydu. Çevrede çok yakın oturan 3-4 hanımla tanışmış, ayrıca resimden çok seramik sanatına yatkınlığı olduğunu farketmişti. Kursa başladıktan 1 hafta sonra bir gün işten dönmüştüm. Bana ‘Hadi kalk hazırlan misafirliğe gidiyoruz’ dedi. Şaşırarak kime gideceğimizi sorduğumda Bahadır Bey’in bizi gece oturmasına çağırdığını öğrendim. Bütün gün yorulmuş dinlenmek istiyordum ayrıca neden gün içinde haber vermediğini sordum. 5 dk önce telefon edip çağırdığını söyledi. Eşimin cep telefonunun Bahadır Bey’de olması garip gelmekle beraber ses etmedim. Hazırlanıp kapının önünde gittiğimde bir torbaya geçen ay aldığı inanılmaz yüksek topuklu siyah rugan ayakkabısını koyduğunu gördüm.. Neden ayakkabıları yanına aldığını sorduğumda Bahadır Bey’in topuklu sevdiğini ve eşimin topuklu giydiğinde onun giyim tarzını beğendiğini söylediğini öğrenmem de ilginç geldi. Eşim dizüstü uzun kollu siyah elbisesi, parlak ten rengi külotluçorabı ve uyumlu toka-bileklik kombinasyonuyla gayet alımlı bir günündeydi. Misafirliğe gider gitmez torbadan topuklu ayakkabılarını çıkarıp giymesi , misafirlikte terlik giymeye alışan beni şaşırtmıştı. Topuklar o kadar yüksekti ki yürümekte zorlanıyordu , dizüstü elbise de mini konumuna geçmişti.

Bahadır Bey’in evi oldukça modern döşenmiş minimalist bir evdi, rahat koltukları oldukça zengin bir Amerikan bar ve güzel bir LED TV&home sinema sistemi tamamlıyordu.Duvarlarda dünyanın çeşitli ülkelerinden alınmış ilginç kreatif simgeler ve resimler bulunuyordu. Hande’nin ilk tepkisi evi ne kadar beğendiğini abartarak söylemek oldu ki bu ev’de ne güzel sinema izleneceğini, eve bayıldığını vurgulayarak belirtiyordu. Aynı apartmanda olmamıza rağmen bana da farklı bir muhite geldiğimiz izlenimini veren bir salondu. İkili rahat koltuğa Bahadır Bey otururken karşısındaki ikili koltuğa eşimi çaprazdaki ufak tekli koltuğa da beni oturttu. Hande tam Bahadır Bey’in karşısına oturduğu için biraz bozulmuştum çünkü yandan bile bayağı açık gözüken bacakları kim bilir tam karşıdan nasıl gözüküyordu.

15-20 dakika havadan sudan konuştuktan sonra hangi içkiyi arzu edeceğimiz soruldu. Çok içkiye alışık olmadığımızdan eşimle kaçamak karşılıklı bakıştık. Ben bari bira içelim demeye hazırlanırken evsahibinin ‘size şarap ikram edeceğim çünkü dünyanın en kaliteli şaraplarını bulmakta çok ustayımdır, şarap içilmedikçe gerçekten içilmiş sayılmaz ‘ demesi üzerine şaraplarımız geldi. Ben hadi neyse de Hande’nin içki konusunda çok dayanıksız olduğunu biliyordum , balayında içtiği 3 bira sonrası 12 saat zom olarak uyumuştu. Şaraplarımız eşliğinde Fransız müziği dinler vaziyette tv’den balıkları izleyerek muhabbete daldık, gerçi daha çok monolog gibiydi çünkü Bahadır Bey bize dünya ülkelerinden , şaraptan , eğlenceden ve aşktan söz ederken biz de şaraptan mayışmış şekilde onu dinliyorduk. Üçüncü kadehten sonra lavaboya gitmiş dönerken gördüğüm manzara karşısında irkildim ; Hande, Bahadır Bey’in karşısında bacak bacak üstüne atmış içkiyle de iyice gevşediğinden olsa gerek müthiş bir frikik vermişti. Onlar karşılıklı otururken ben de ufak ve nispeten daha alçak koltukta yanlamasına onları izlemekte ,yorgunluktan ve içk**en sıkılmış ve uykum gelmiş vaziyette oturmaktaydım. O an aklıma hep beyaz saçlarından ve sakallarından yaşlı ve zararsız konumda olarak beynimde şekillendirdiğim Bahadır Bey’in eşim için tehlike arz edebileceği şüphesi geldi. Ada her ne kadar yaş baş almışsa da bekardı ve eşim gibi saf ve eğitimsiz taşra kadınlarını etkileyebilecek özelliklere sahipti. Ben bunları konuşurken Bahadır Bey beni muhatap almayı tamamen kesmiş Hande ile birebir muhabbete dalmıştı. Onun şarabı sevip sevmediğini soruyor, beğendiğini öğrenince de ‘ ben seni 2 ayda şaraba alıştırırım merak etme, bugüne kadar içmediğin büyük hata’ gibi ucu açık cümleler söylüyordu. Bahadır Bey’in eşimi nasıl ve nerde şaraba alıştıracağını düşünürken eşim hadi kalkalım şimdi uyuyacağım yoksa demesiyle kendime geldim. Güzel ağırlanma için teşekkür ederken Bahadır Bey’in eşimin ayakkabısı çıkarmasına ve babetini giymesine yardımcı olması da gecenin son bombasıydı. Eve gidip adete sızarak yatağa yattığımızda bu topuklu olayını sordum eşime, eşim ise geçen gün kursa etek ve topuklu ile gittiğinde Bahadır Bey’in onu giyim zevki için tebrik ettiğini ,çok saf ve duru bir güzelliği olduğunu söylediğini ve bizim çok yakıştığımızı vs gibi konular konuştuklarını ayrıca bu kadar Avrupa görmüş kibar bir beyden övgü almasına bayıldığı söyledi. Olaylar gittikçe ilginç bir hal alıyordu. Söylediğine göre diğer kadınlar Bahadır Bey’in eşime daha ikinci günden bu kadar ilgi göstermesini kıskanmışlar ve bu durum eşimin çok gururunu okşamış.

İlginç bir durumunda kendi aramızda konuşurken eşimin Bahadır Bey için amca tabirini kullanmasıydı. Demek ki eşim de kendi açısından ne olursa olsun Bahadır Bey’i zararsız görüyor ve yaşı itibariyle tehlike oluşturmayacak biri olarak görüyordu. Eşime sonsuz güvenmekle beraber Bahadır Bey için emin olamıyordum .Bir yandan da eşimin bu kibar İstanbul beyefendisi tarafından övgü görmesi gururumu okşamıştı. Eşimin telefonunu almış artık her gün sudan nedenlerle 2-3 kere eşimle telefonda konuşuyor ve gördüğüm kadarıyla adamın benim tepki göstereceğime dair en ufak kaygısı bulunmuyordu. Adam hakkında bilgi sahibi olmalıydım; yan apartmanın aşağısında bulunan markette galeriyi çok iyi bilen marketçinin anlattıkları ilginçti : Bahadır Bey hızlı çapkındır; her hafta başka kız getirir, siker bırakır,biz bu yaşımızda o adamın hızına ulaşamayız! Korktuğum başıma gelmişti , adam entelektüel bir olgun görünümlü karı kız avcısıydı ve en önemlisi saf eşim buna en ufak ihtimal vermiyordu.

Bu olaydan 2 gün sonra servisle eve dönerken heyecanlıydım çünkü o akşam TV’de Galatasaray’ın şampiyonlar ligi maçı vardı. Eşimin favorisi muhteşem Süleyman dizisinin o gün olduğu da tamamen aklımdan çıkmıştı. Acele yemek yiyip TV karşısına oturma planları yaparken eşimin bu akşam dizim var demesiyle irkildim. Diziydi maçtı derken biz biraz gerilmiştik işte o an eşimin telefonu çaldı. Yarın kursun iptal edildiğini söylemek için aramıştı fakat eşimin sesindeki gerginliği hissetmişti. Ne olduğunu sorduğunda eşim olayı anlattı. Bahadır Bey telefonda gülüyordu, ‘ Ne var canım gel burada beraber izleyelim, eşin rahat rahat maçını izlesin ‘. Hande ben sizi 2 dakikaya arayayım diyerek telefonu kapattı . Tedirgindi, bana telefonda konuşulanları anlattı. Ben tamamen irkilmiştim. Bir taşra şehrinde muhafazakar bir ortamda büyüdüğümden dolayı eşimin ben olmadan misafirliğe gitmesi fikri absürt gelmekle beraber içimi bir heyecan kaplamıştı. Umursamaz görünmeye çalışarak ‘İyi ya dedim git izle dizini, ben de maçımı izlerim’ dedim. Hande sevinçle hemen hazırlanmaya gitti.

Huzursuz ve karmaşık duygularla TV başına oturdum. Adam tehlikeli ,ev tehlikeli eşim de saf ve temizdi. Eşimin ne giyeceğini çok merak ediyordum, TV’nin olduğu koltuktan sokak kapısı gözükmediği için tetikteydim, eşimin sesi geldiği anda gidip bakacaktım hemen. İki dakika sonra Hande bağırdı ben gidiyorum tatlım diye. Kalbim çarpa çarpa sokak kapısının önüne gittiğimde kalbim duracaktı. Biricik karım ancak bir numara büyük olabilecek pembe bir bol kesim kazağı tunik tarzında giymiş, altına da sadece siyah ince külotluçorap giymiş geçen gün giydiği topukluları poşete sokmakla uğraşıyordu. Eğilince külotluçorabın siyah kısmı gözüküyordu,bu görüntü beynime bi süre kan gitmesini engellemişti. Beni görünce ; ‘Bak canım ,bunu da o kapanan butikten aldım hem de 40 TL’ye nasıl güzel di mi’ diye gülümsedi. Ben de bozuntuya vermeyerek gerçekten çok yakıştığını belirttim. Aklım gitmişti , bir karar vermem gerekiyordu. Eğer üstünü değiş kot falan giy desem heyecanım gidecekti, eğer ses çıkarmasam göz göre göre gavat durumuna düşecektim. Eşimin bayramda giydiği dizüstü eteği yüzünden annemden bi ton azar işiten ben, eğer eşimin bu kıyafetle hem de bekar bir erkeğe misafirliğe gittiğini bilse herhalde beni evlatlıktan reddederdi. Yüzde yüz emin olduğumsa Hande’nin bu kıyafeti adamı etkilemek için değil ,o kültürlü ve entelektüel adam karşısında iyi giyimli gözükmek için giydiğini bilmemdi.

Eşimi yolcu edip kapıyı kapadıktan sonra içim içimi yemeye başlamıştı. Maça hiçbir şekilde odaklanamadığım gibi eşimi arayıp çağırsam mı ben de sıkıldım diyip oraya gitsem mi diye çeşitli seçenekleri aklımdan geçiriyordum. Eşimin o kıyafetle adama verdiği frikikleri düşündükçe ateş basıyordu. Ne olduğunu bir şekilde izlemek istiyordum ama maalesef bu mümkün değildi. 23:30’da biten diziden itibaren 40 dakika geçmesine rağmen ses soluk çıkmamıştı. Artık ateş topuna dönmüştüm. Saat neredeyse yarım olacaktı , eşimden haber yoktu. Artık dayanamayıp aradım, eşim altıncı çaldırışta telefonu açtı. Nerede olduğunu sordum, saatin farkında olmadıklarını biraz sonra geleceğini söyleyerek telefonu kapattı. Saat 1 gibi eve geldiğinde tüm kızgınlığımı ve merakımı gizlemeye çalışarak ilgisiz gözükmeye ve neler olduğunu tam olarak anlattırmak istiyordum. Öncelikle bir bahaneyle topuklusunu giydirerek adamın görüş açısını yakalamak istedim. Fakat eve gelir gelmez topuklusunun olduğu poşeti atarak ‘aşkım ben yatacağım şarap çook güzeldi’ diye yanımdan rüzgar gibi geçiverdi. Resmen kulaklarımın duyduğuna beynim inanmak istememişti, eşim bekar adamın evinde adamla içki muhabbeti yapmıştı ve bunu çok doğal bir şeymiş gibi bana aktarıyordu. O gece anında sızdığı için hiçbir şey anlattıramadım, sabahı zor ettim. Sabah uyanınca kahvaltıda hemen dün gecenin nasıl geçtiğini sordum. Dizi başladıktan sonra dar ikili koltukta yan yana oturarak diziyi izlemeye başlamışlar, ardından Bahadır Bey sıkıldığını söyleyerek şarap getirmiş, bir güzel içmişler ,adam eski resimlerini göstermiş, eski karısını anlatmış , evi gezdirmiş falan. Bu noktada kalbim çarpmıştı, yatak odasını da gördün mü peki lafı istemsizce ağzımdan çıkıverdi. Meğerse yatak odasını görmekle kalmamış , eski resimleri yatağın üstünde incelemişlerdi. Yatak odasının tavanının tamamen aynalarla kaplı olması da eşimin çok hoşuna gitmiş ve bunu adama da belirtmişti. Ayrıca adam eşime bacaklarının güzel olması nedeniyle ona eteğin ve elbisenin çok yakıştıştığını, evden her çıktığında etek giymesi gerektiğini de söylemişti. Eşimin bütün konuşulanları ve ayrıntıları anlatmasından şüphe duyacak bir şey kalmamıştı. Adam eşime yazıyordu fakat o kadar fark ettirmeden yapıyordu ki eşim onu bir amca olarak bir büyüğü olarak görüyordu. Eşim ise adamın evine girip çıkan eskortlardan farkı kalmamıştı.

2 haftadır cumartesi-pazar şirketteydim ve resmen parmağımı oynatmaya halim kalmıyordu. Eşim de haliyle tüm hafta sonu evde oturmaktan oldukça şikayetçiydi. Bir akşam evde yemek yerken eşim Bahadır Bey’in onu hafta sonu gezdirmek istediğinden bahsetti. Eşimi cumartesi önce tiyatroya sonra da canlı müzik yapan bir tanıdığının mekanına götürmek istediğini söylemiş. Hande de bir eşime sorayım cevap veririm demiş. Adam benim hiç ses çıkarmadığımı görünce iyice azıtmış ,eşimi partner olarak gezdirmeyi teklif etmeye kadar işin cılkını çıkarmıştı. Hande ise işin eğlencesindeydi. Ne güzel 3-4 saat kafam dağılır diyordu. Gitmesine izin vermekten başka çarem kalmamıştı. Saat kaçta gidip kaçta geleceğini sorduğumda , Bahadır Bey beni arayacak ben de bilmiyorum dedi. O cumartesi işteyken ne oldu ne zaman çıkıyorsunuz diye aradığımda eşim akşam çıkarız herhalde diyince işin rengi tamamen değişmişti. Olay masum bir gündüz tiyatro gezisinden gece gezmesine dönmüştü. Gece saat 8de döndüğümde eşimi hazırlanırken buldum, gülerek benim yemeğimi hazırladığını bir güzel dinlenmemi tavsiye ederek dudaklarımdan öptü. Zaten başka bişeye mecalim kalmamıştı. Kıskançlıktan kuduruyordum ama olacaklar yine de beni heyecanlandırıyordu. Genelde akşam çıkmıyorduk akşam giyebilecek özel pek giysisi de yoktu. Normal kumaş pantolonunu ve saten gömleğini giydiğini gördüğümde biraz rahatladım.Ama makyajını felaket abartmıştı, boyama tahtasına dönmüştü. İyi eğlenceler hayatım diyerek onu yolcu ettim. Karmakarışık duygular içerisindeydim, arayarak kıskanç koca rolünde olmak istememekle beraber an an ne yaptıklarını ölümüne merak ediyordum. Gece saat 11 olunca artık dayanamayarak aradım, eşim daha sinemanın yeni bittiğini, müzik yapılan yere yeni geçtikleri söylüyordu ve benim uyumamı dinlenmemi söylüyordu. Çaresiz telefonu kapatmıştım eşim resmen elden çıkmış gibiydi. Hande artık benim eşim ama Bahadır Bey’in seks harici partneriydi. Gece uyumayı bırak dört döne döne saati 3 etmiştim,tiyatro sinemaya dönmüştü ve gece gidilen mekan belli değildi. Sarhoş gelip gelmeyeceğini merak ediyordum ayrıca geldiğinde hemen sorguya çekip bütün gece neler olduğunu tek tek anlattırmam gerekiyordu. Cama yapışık beklerken uzaktan Bahadır Bey’in arabası gördüm , perdeyi siper ederek beklemeye başladım. Önce Bahadır Bey indi , hafif yalpalıyordu. Daha sonra eşimin kapısını açtı bir anda beynimden vurulmuşa döndüm. Pantolonla evden çıkan eşim süper mini giymiş şekilde geri dönüyordu. Acaba rüya mı görüyorum diye tekrar tekrar baktığımda eşimin dar ve minicik eteğini ve sokak ışığında parlayan ten rengi külotluçorabı net belli oluyordu. Bu benim için bardağı taşıran son damlaydı, işin rengi değişmişti. Eşim hangi ara ve nerede üstünü değiştirmişti ve nereden geliyorlardı ne yapmışlardı. Bütün soruları kafamda tasarlayıp kapıyı açmaya davrandığımda önce eşimin arkada Bahadır Bey’in bizim katı pas geçerek yukarıya çıktıklarını kapının gözünden hayretle gördüm. Eşim merdivenden çıktıkça bacakları parıl parıl parlıyor ve gerisinden gelen Bahadır Bey’e poposuna kadar göz ziyafeti sunuyordu. Kapının önünde yıkılmıştım. Karım beni aldatıyordu, ve bunu resmen benim bilgim dahilinde yapıyordu. Nasıl davranacağımı kestiremiyordum, polis çağırıp suçüstü yapmayı bile düşündüm ama sonunda beklemeye kadar verdim. Aradan bir saat geçmişti ki kapı sesi duyuldu. Eşim olanca sessizliği ile kapıyı açıp eve sızmaya çalışıyordu. Davranıp ışıkları açtım :eşim evden çıkarken giydiği kıyafeti ile karşımdaydı. Yüzümü sapsarı olmuş onu beklerken bulunca şok olduğunu hissettim ama her şey normalmiş gibi davranmaya çalışıyordu. Saçları ve makyajı tamamen dağılmış, boynu kızarıklıklar içindeydi. Biraz sıkıştırarak neler olduğunu tam olarak eksiksiz anlatmasını istedim. Kıyafeti gördüğümü görünce çorap söküğü gibi çözüldü. Meğersem Bahadır Bey kapının önünde eşimle buluşunca pantolon giydiği için eşime bozulmuş, arabada giderken biryere uğrayıp Hande’ye etek almayı istemiş. Eşim ne kadar istemediyse gidilecek yerin özelliğini bilmediği ve yaşça çok küçük olmasının etkisiyle tamam diyivermiş. Yol üstünden bir mağazadan Bahadır Bey kabinin önünde beklerken 5-6 etek denemiş en kısasını Bahadır Bey ona hediye almış seçtiği külotluçorabı da giydirmiş,üstüne de uygun dekolte bir bluz seçmişler.Ardından sinemaya gitmişler, filmin ikinci yarısında Bahadır Bey elini eşimin çıplak bacaklarının üstüne atmış ve çekmemiş. Eşim de herhangi bir okşama olmadığı için ses çıkarmamış ama olayın renginden biraz kuşkulanmış. Daha sonra disko tarzı bir mekana gitmişler, alkol eşliğinde gençler hoplayıp zıplarken eşimle bi köşede içmişler. Asıl bomba eve dönünce yaşanmış. Eşim benim uyanık olabileceğim şüphesiyle evden çıkarken giydiği kıyafetleri Bahadır Bey’de giyip öyle dönmek istemiş. Bu yüzden Bahadır Bey’in evine çıkmışlar. Eşim zaten diskoda içtiklerinin etkisindeyken Bahadır Bey çok ısrar ettiği için 1 bardak daha içmeyi kabul etmiş. Slow müzik eşliğinde içerken Bahadır Bey sen bu arada üstünü değiştir diye eşimin kıyafetlerini çıkarmış. Eşim kıyafetleri alıp tuvalete gitmek isterken Bahadır Bey benden mi utanıyorsun burada değiş işte diye eşimin elinden tutmuş. Burada kalbim yerinden çıkacaktı, peki sonra ne olmuştu? Eşim kulaklarına kadar kızararak ısrarlara dayanamayarak onun önünde üstünü değiştirdiğini itiraf etti. Eşim resmen adamın önünde striptiz yapmıştı ve açık açık bana bunu anlatıyordu. Tabi maalesef burada olay kopmuş.. Eşimi iççamaşırlarıyla gören adam artık dayanamayıp eşimin tüm karşı çıkmalarına rağmen onu altına almış. O kadar profesyonel adam ki o arada prezervatifini takmayı ihmal etmemiş. Hande’nin söylediğine göre herşey en fazla 5 dakika sürmüş. Bunları anlatırken 5 yıl yaşlandığımı hissediyordum. Asıl şok edici olan sevişme bittikten sonra eşimin adama tepki göstermemesiydi. Bir de üstüne sigara içmişlerdi. Eşim yaşadığı şokun etkisiyle hemen giyinip eve dönmüş ama kapıda bana yakalanmıştı. Anladığım kadarıyla eşim sarhoşluğun etkisiyle tam tepki gösterememiş, olay bittikten sonra ciddiyeti anlamıştı.

Artık iki seçeneğim vardı. Ya adama hesap sorup intikamımı alacaktım veya hiçbirşey olmamış gibi devam edecektim. Bu olayların bu şekilde gelişmesinde benim de suçumun olduğunu biliyordum , biraz heyecan uğruna eşimi çok serbest bırakmış , sonunda eşimin o kişinin altına yatmasını engelleyememiştim. Hiçbirşey olmamış gibi davranmaya karar verdim ama eşimin o kişiyle bir daha görüşmesini yasaklamıştım. Adam o kadar yüzsüzdü ki iki gün sonra beni asansörde gördüğünde Hande Hanım hasta mı ona ulaşamıyorum diye bana serzenişte bulunuyordu. Beni ofisine davet etti.Adamın ağzından belki bir-iki laf alırım diye gittim havadan sudan konuştuk. Eşimi iki gün önce siken adam karşımdaydı ama nerdeyse adamla dost olacaktık. Kısacası İstanbul beni çok değiştirmişti…