Karımın Canı Yine Değişik Yarak Yemek İsteyince! (

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karımın Canı Yine Değişik Yarak Yemek İsteyince! (

Selam değerli arkadaşlar. Karımla birlikte yaşadığımız seks maceralarından birkaç tanesini daha önce sizlerle paylaşmıştım. Yaklaşık bir ay önce karımla yaşadığımız bu heyecanlı mutluluğu da sizlerle paylaşmak istedik. Günlerden Cumartesiydi, sabah saat 7 gibi uyandığımda karım yanımda herzamanki gibi çırılçıplak yatıyordu. Karım gece yatarken birşeyler giymeyi asla sevmez. Karımı uyandırmamaya dikkat ederek yataktan kalktım, duşa girdim. Duşumu aldım, buzdolabına kahvaltıya gerekli eksikler için baktıktan sonra markete alışverişe çıktım. Marketten dönerken CD’ciden de birkaç tane Vizyon Filmi aldım. Eve geldiğimde karım halen uyuyordu, onu uyandırmamaya dikkat ederek kahvaltı masasını hazırladım ve gazeteleri okuyarak uyanmasını bekledim…

Saat 11’e doğru karım tüm çıplaklığıyla salona geldi ve “Günaydın aşkım, kahvaltıyı hazırlamışsın!” diyerek beni öptü ve “Hadi kahvaltı yapalım, Fil gibi açım!” diyerek masaya oturdu. Ben çayları getirdim ve kahvaltıya başladık. Kahvaltıdan sonra koltuğa oturup, kahve içmek istediğini söyledi. Ben masayı toplayıp kahvesini yapıp getirdiğimde karım gazetelere göz gezdiriyordu. Bana teşekkür edip, “Aşkım bu gün ne yapalım?” diye sordu. “Birkaç tane Film aldım, istersen izleriz.” deyince, “Harikasın!” dedi. Kahvesini içtikten sonra duş almaya gitti. Yaklaşık bir saat sonra geldiğinde tüm bakımlarını yapmış vaziyette koltuğa oturdu (bu arada karım her zaman bakımlıdır). Seçtiği bir Filmi bana verip, “Hadi bunu izleyelim!” dedi. Filmi izlerken bir yandan da kaşlarını düzeltiyor, ojelerini yapıyordu. Akşama kadar evde tembel tembel oturup Film izledik.

Akşam saat 19 gibi dışardan yemek söyledik. Yemeğimizi yediğimizde saat 21 olmak üzereydi. Karşılıklı birer kadeh Wiski içerken karım, “Aşkım nezamandır macera yaşamıyoruz, canım acaip sikilmek istiyor, hadi giyinip çıkalım, belki sikişecek biri denk gelir!” dedi. Nihayet yine karımı sikilirken izleyebilecektim, büyük bir sevinçle, “Hadi ozaman!” dedim. Yatakodasına giyinmeye gittik. Karım boyu diz üstünde biten, yırtmaçlı, kolsuz, sırtı açık siyah elbisesini sütyen takmadan giydi. Altına da dizboyu siyah fileli çoraplarını ve siyah tangasını giymiş, hafif te bir makyaj yapmıştı. Ben de hazırdım. Üzerine montunu alarak, “Hadi çıkalım!” dedi. Ve Taksime doğru yola çıktık. Saat 23 gibi arabamızı parkettik ve her zaman gittiğimiz mekanlardan birine girdik. İçkilerimizi alıp eğlenmeye başladık. Herşey çok güzeldi, ama karımın sikişeceği uygun birisi yoktu. Bu duruma karımın canı sıkılmıştı. Saat 03 gibi mekandan çıkıp arabamıza doğru yürümeye başladık…

Havanın soğuk olmasından dolayı sokaklar çok tenhaydı. Karım, “Şuna bak yaa, sokakta bile sikişecek kimse yok!” diye çocuk gibi söyleniyordu. O sırada bir “Hişttt!” sesiyle irkildik, etrafımıza bakındık, kimseyi göremeyince yürümeye devam ettik. Tekrar aynı sesi duyduk, “Yukarıya bakın!” diyordu. Başımızı yukarı kaldırdığımızda, bir binanın üçüncü katının penceresinden genç bir erkek, “Heyy, macera arıyorsanız yukarı gelin, evde yalnızım, içecek birşeyler de var!” diyordu. Karımla birbirimize baktıktan sonra, karım bana başıyla, ‘hadi çıkalım’ der gibi işaret etti. “Tamam geliyoruz!” diye seslendim çocuğa. Çocuk ta içerden otomatiğe basarak apartmanın dış kapısını açtı. Merdivenlerden çıkarken karım, “Hayatım külotumu çıkar ve cebine koy!” dedi. Çıkardım ve cebime koydum. 3. kata çıktığımızda elinde bira şişesiyle, üzerinde şortu ve tişörtü olan, uzun saçlı bir genç kapıda bekliyordu. “Hoş geldiniz, buyrun!” diyerek içeri davet etti. “Hoş bulduk!” diyip içeri girdik…

İçerde mumların yandığı loş bir ortam vardı. Karım WC’yi kullanmak istediğini söyledi. Çocuk WC’yi karıma gösterip, içeri geçtik. Ne içmek istediğimi sordu. Bira içebileceğimi söyledim, oturdum. Bana bir şişe bira getirdi ve kısa bir tanışma faslından sonra sohbet etmeye başladık. Derken karım geldi ve montunu çıkarıp koltuğun üstüne bırakarak yanıma oturdu. Karım da Kaanla tanıştıktan sonra benim biramdan bir yudum aldı ve “Çok hoş ve sıcak bir ortam…” diyerek sohbete katıldı. İkinci biralarımızı içerken karım oturduğu yerde yayılmaya ve güzelliklerini cömertçe sergilemeye başladı. Karımın bu hareketleri beni çok tahrik ediyordu. Bir ara bacaklarını dizimin üstüne kaldırırken her yerinin görünmesine aldırış etmeden, bana, “Ayaklarıma masaj yap hayatım!” dedi. Karımın ayaklarına masaj yaparken aynı zamanda karımın bacaklarını da okşuyordum. Bu arada karımın elbisesi tamamen sıyrılmış ve Kaanın bakışları da karımın bacak arasına odaklanmıştı…

Bir ara ben de WC’ye gitmek için izin istedim. WC’den geri döndüğümde karımın ayakları Kaanın dizlerinin üstündeydi ve Kaan karımın ayaklarına masaj yapıyordu. Ben gelince karım, “Bana bir sigara yakarmısın hayatım.” dedi. Sigarasını yakıp verince, “Bira da getir kocacığım!” dedi. Kaan, “Abi buzdolabında soğuk bira var!” dedi. Ben mutfağa gidip bira alıp geldim ve karıma vererek karşılarına oturdum. Kaan karımın ayaklarına masaj yapmayı bırakmış, eli karımın apışarasında dolaşıyordu. Kaan müsade istercesine bana bakınca, ben de başımla ‘sorun yok’ anlamında işaret verdim. Bunun üzerine Kaan karımın bacaklarının arasına kafasını sokup amını yalamaya başladı. Karım, “Mmmmhhhhhh!” diyerek gözlerini kapadı ve amının yalanmasından aldığı zevkin tadını çıkarıyordu. Yaklaşık 5 dakika sonra karım beni yanına çağırıp, “Soy beni kocacığım!” dedi. Ben karımı soyarken Kaan da bir çırpıda soyundu ve sikini karımın ağzına verip yalatmaya başladı. Ben tekrar yerime geçip izlemeye devam ettim. Harika bir manzaraya bakıyordum, karım Kaanın sikini taşşaklarını yalayarak Kaanı çıldırtıyordu.

Sonra Kaan karımı koltuğa yatırıp öpüşmeye başladılar. Karımın zevk aldığını seyretmek müthiş güzeldi. Öpüşürlerken karım bacaklarını ayırmış, Kaan da sikini karımın amına sokup çıkartmaya başlamış, karım da inlemeye ve “Harikasın Kaan!” demeye başlamıştı. Bir süre sonra yer değiştirip Kaan koltuğa oturdu, karım da sırtı bana dönük vaziyette Kaanın kucağına oturup, eliyle Kaanın sikini amına yerleştirip, sikinin üzerinde oturup kalkmaya başladı. Karım çok geçmeden çığlıklar atarak boşalmış, amından akan sular Kaanın taşaklarına kadar süzülmüştü. Kaan karımı o pozisyonda biraz siktikten sonra karımı kaldırıp yüzü bana dönük vaziyette tekrar kucağına oturtup sikmeye devam etti. Kaan karımın amına kökledikçe, karım da bana, “Aşkım çok güzel, harika sikiyor bu çocuk, iyi ki gelmişiz!” diyordu. Ben de, “Evet aşkım, görüyorum, keyfini çıkart!” diyerek karıma onay veriyordum…

Bir süre sonra Kaan, “Boşalacağım…” deyince, karım sikin üstünden kalkıp ağzına aldı ve emmeye başladı. Kaan da daha fazla dayanamayıp karımın ağzına boşalmaya başladı, boşalırken de böğürüyordu. Karım bir damlasını ziyan etmeden hepsini yuttuktan sonra, bana, “Buraya gel!” dedi. Karımın yanına gidince beni öpmeye başladı, dudaklarımı kemirircesine öpüyordu. Bir süre ateşli bir şekilde öpüştükten sonra karım banyoya gitmek için kalktı, Kaan da peşinden gitti. Ben de soyunup koltuğa oturdum ve onların gelmesini beklemeye başladım. Az sonra karımla Kaan el ele geldiler, biri sağıma biri soluma oturup bira içmeye başladık. Karım rahat durmuyordu, eli sikimde taşaklarımda geziniyor, sikimi 31 çektirir gibi yavaş yavaş sıvazlıyordu. Karımın içtiği bira bitince, “Hadi aşkım şimdi de sen sik beni!” dedi. Ben ayağa kalkıp karımın yüzü Kaanın sikine gelecek şekilde domalttım ve arkadan amına sokup sikmeye başladım. Kaan da inik sikini karımın ağzına vermiş yalatıyordu. Kaanınki yavaş yavaş canlanmıştı…

Yaklaşık beş dakika karımı o pozisyonda siktikten sonra, “Aç ağzını!” diyerek karımın ağzına verdim ve ağzına boşaldım. Karım hepsini yuttuktan sonra Kaanın kucağına geçti, Kaanı öperken sikini de eliyle amına yerleştirip yeniden sikişmeye başladılar. Ben tekrar oturdum ve bira içerek karımın sikilişini seyretmeye başladım. Bu arada da sikimle oynuyordum. Sikim yavaş yavaş sertleşince yerimden kalkıp, Kaan karımın amını sikerken ben de karımın göt deliğini yalamaya başladım. Karım aldığı zevkle kudurmuş gibi çığlıklar atıyordu. Elimle sikimin başını karımın göt deliğine yerleştirip sokmaya başladım. Tamamı girinceye kadar Kaan biraz bekledi. Sonra Kaanla birlikte bir ritim tutup karımı amından ve götünden sikmeye başladık. Karımın amına ve götüne aynı anda yarak girip çıktıkça, “Sikin beni, daha sert sokun, parçalayın beni!” diyerek bizi coşturuyordu…

Kaan daha fazla dayanamadı ve sikini karımın amından çıkarıp kendi üzerine boşaldı. Ben karımı götünden sikmeye devam ederken, karım da Kaanın döllerini yalıyordu. Ben de kendimi fazla tutamadım ve sert bir hareketle kasıklarımı karımın kalçalarına yapıştırıp götüne boşalmaya başladım. Çok güzeldi, sikim inene kadar içinde bekledim, sonra kendiliğinden Flop diye çıktı. Karım dönüp, “Harikasın kocacığım!” dedi ve sikimi ağzına alarak, sikimden çıkmakta olan bir iki damla dölü yaladı. Kaan banyoya gitmişti. Karım bana, “Gidelim mi artık aşkım?” diye sordu. Ben de saate baktım, “Sen bilirsin aşkım, saat sabahın altısı olmuş…” dedim. Kaan banyodan gelince karım banyoya gitti. Karım çıktıktan sonra ben duş almaya gittim. Geri geldiğimde karım bir bacağını koltuğun koluna atmış, bacakları ayrık otururken, bir ayağı ile de Kaanın sikini okşuyor ve aynı zamanda da bira içiyorlardı.

“Biz gidelim artık…” deyince, Kaan, “Gitmeyin, bu gece burda kalın, zaten sabah oldu ve alkollüsünüz, yatacak yer ve yatak var!” dedi. Karım da, “Gidebilecek durumdaysan gidelim aşkım.” dedi. Kaan, “Gitmeyin lütfen…” diyerek hemen kalktı, oturduğu koltuğu açıp yatak haline getirdi. İçerden temiz çarşaf getirdi yaydı ve “Hadi ama, kalın lütfen…” dedi. Karım Kaanın sikinin yeniden canlandığını görünce, “Peki gitmiyoruz!” dedi ve oturduk, bira içmeye, sohbete devam ettik. Bu arada karım Kaanın sikini okşuyordu, iyice sertleşince koltukta domalarak Kaanın sikini yalamaya başladı. Karımın domalmış haldeyken arkadan amının görüntüsüne dayanamayıp ben de kalktım ve karımın amını yalamaya başladım. Karımın amı çok güzel kokuyordu. Ne kadar zaman geçti bilmiyorum, karım ağzıma boşalırken Kaan da karımın ağzına boşaldı. Karım Kaanın döllerini yalayıp yuttuktan sonra, “Hadi beyler herkes yatmaya!” deyip Kaanı odasına gönderdi. Biz de yatağa girdik. Karım sırtını dödü ve yattı. Ben daha boşalmamıştım, arkasından karıma sarıldım ve sikimi uyuklayan karımın amına sokup pompalamaya başladım. Birkaç dakika sonra karımın amına boşalıp, sikim amındayken ben de uyumuşum.

Öğleye doğru uyandığımızda Kaan daha uyuyordu, onu uyandırmadan giyindik. Kendisine, birlikte geçirdiğimiz güzel gece için teşekkür ettiğimizi belirten bir not yazıp, yaşadığımız bu güzel maceranın mutluluğuyla evimize gittik.

[Engin]

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

KİRALIK ODA VERDİĞİMİZ GENÇ VE KARIM (ALINT

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

KİRALIK ODA VERDİĞİMİZ GENÇ VE KARIM (ALINT
Merhaba fantazi severler. Bu hikayemizi eşimle birlikte yazıyoruz. Biz İstanbulda mütevazi bir yaşantı süren, (eşim 32 ve ben 36 yaşında) evli bir çiftiz. Eşimle sınırsız bir seks yaşantımız var ve çok mutluyuz. Ancak kısa bir süre evvel ekonomik sıkıntılar yaşadık ve 3 oda bir salon olan evimizin bir odasını öğrenciye kiraya vermeyi kararlaştırıp internete ilan koyduk. Kısa sürede birçok kişi aradı. İçlerinden bir Üniversite öğrencisi ile eve yakın bir Cafede buluştuk. Delikanlı çok yakışıklı ve atletik yapılı bir gençti, ayrıca oldukça çekingendi, eşimle beni görünce eli ayağına dolaştı. Eşim mini bir etek giymiş, rahat tavırlarla yanımda oturuyordu. Oturunca eteği iyce sıyrılmış, baldırlarına kadar görünüyordu. Delikanlı titrek sesle adının Murat olduğunu ve bizi rahatsız etmeden evin bir odasını kullanacağını söyledi. Biz de kendisini temiz ve dürüst biri olarak gördüğümüzü söyleyip, şartlarımızı da belirterek anlaştık. “İstersen eve gidelim, evi de gör.” dedik. Murat çok memnun oldu ve birlikte eve gittik.

Onun kalacağı odayı gösterdik, bakıp beğendi, sonra salona geçtik. Eşim, “Birşeyler içermisiniz?” dedi. Murat meyve suyu istedi, ben bir bira istedim. Eşim bizim içeceklerimizi verdikten sonra kendisine de bir bira alarak salona gelip karşımıza oturdu. Murat halen çekingen tavırlarla bir bana bir eşime bakıyor ve kendisini kabul ettiğimiz için teşekkürler ediyordu. Murata çok eşyasının olup olmadığını sordum. Sadece özel eşyalarının olduğunu söyledi. Eşim, “Peki yatak falan yok mu?” dedi. Murat, “Memleketten isterim gönderirler, ancak ailemin yurttan ayrıldığımı bilmelerini istemiyorum…” dedi. Ben de, “O halde dert etme, bir süre salonda yatarsın, sonra da ikinci el birşeyler alırsın.” dedim. Bu arada eşim Murata, “Burası artık senin de evin, rahat ol ve hiç bir konuda yabancılık çekmene gerek yok!” dedi ve birasını bitirip, 3 adet bira ile tekrar geldi. Birini Murata verdi. Murat, “Ben pek içmem abla.” deyince, eşim, “Sıkılma rahat ol, içmek istersen iç, ancak alkol almıyorsan ısrar yok!” dedi. Murat biraz rahatlamış, “Bazen arkadaşlarla içiyoruz, sizin hatırınız için içeyim.” dedi. Eşim, “Hah şöyle! Rahat ol!” dedi.

Biralarımızı içerken eşim Murata, “Bu akşam yurda gidecekmisin?” dedi. Murat da, “Gitsem iyi olur, sizi rahatsız etmek istemiyorum. Hem eşyalarım da yok daha.” dedi. Ben, “Yok canım gitmene ne gerek var, yarın gider eşyalarını getirirsin. Bu gece burda yatarsın artık.” dedim. Murat sıkılarak, “Pijamam falan yok…” dedi. Bu sözler üzerine eşim kalktı, “Ben üzerimi değiştirmeye gidiyorum, gelirken sana Sedatın giydiklerinden getiririm.” dedi ve yatak odamıza gidip bir süre sonra içi tamamen görünen kırmızı mini geceliğini giymiş, elinde iki adet Boxer Pijama ile geldi. Birini Murata birini de bana verip, “Al değiştir üzerini ve rahat ol, karnın açsa dolapta yiyecek var, çekinme.” dedi. Biz dışarda yediğimiz için toktuk, Murat da aç değilmiş, teşekkür etti. Ben hemen pantolonumu ve gömleğimi çıkardım ve Boxeri giydim. Fakat Murat üzerini değiştirmedi, eşime utangaç bir şekilde bakıp önünün kabarıklığını saklamaya çalışıyordu. Eşim de bunu farkedip Murata, “Artık sen de bu evin ferdi oldun, eşim karşımda nasılsa, senin de karşımda öyle olman gerekiyor, yani kendi evindesin sonuçta, öyle değil mi?” dedi.

Murat, “Tabi ki…” deyince, eşim Murata, “O halde gel bakalım benimle yatak odasına!” dedi. Ben gülerek, “Hayırdır aşkım, ne yapacaksın çocuğa?” 🙂 dedim. Eşim de gülerek, “Korkma aşkım, üstüme çekmeyeceğim, yastık yorgan çıkarmama yardımcı olacak sadece, yoksa bizimle aynı yatakta mı yatacak?” 🙂 dedi. Ben de, “Neden olmasın ki? Nasılsa evimizin bir ferdi!” 🙂 dedim. Bu sözler Muratı delirtmiş olmalı ki, Pantolonunun önü çadır kurmuş durumda idi ve yerinden zor kalktı, eşimin kalçalarına bakarak peşinden gitti. Sadece Murat değil, ben de felaket heyecanlanmıştım. Bazen eşimle sevişirken aramıza bir başka erkeği aldığımızı hayal ederek fantazi kurardık, eşim o zaman daha fazla azardı. Tabi ki odayı kiraya vermemiz bu amacı gütmüyordu. Yatak odasından Muratın sesi geliyordu, “Abla burda olmaz lütfen…” diye. Eşim de, “Hadi ama, rahatlayacaksın!” diyordu. Merakımdan dayanamadım, ne oluyor diye bakmaya gittim. Eşim Murata benim Boxerlardan birini vermiş, üzerini değiştirmesini, havanın çok sıcak olduğunu söylüyordu. Murat beni görünce titrek sesle, “Böyle rahatım abi…” dedi. Ben de, “Olur mu canım, değiştir üzerini, gömleğini de çıkar rahatla!” dedim.

Murat ısrarlara karşı koyamayıp önce pantolonunu çıkardı, Boxeri giydi ve gömleğini çıkardı. Artık önünü saklayamıyordu, dimdik olmuştu. Ben çıktım yatakodasından kendime bir bira daha aldım. Eşimin azdığını ve Murata kesin siktireceğini düşünüyordum. Meraktan yatak odasına doğru yaklaştım. Beni farketmiyorlardı. Eşim yatağın üzerine çıkmış, dolaba uzanıp yastık yorgan çıkartıyor ve Murata uzatıyordu. Eşim birden dengesini kaybedince, Murat eşimin bacaklarına ve beline sarılıp kucağına aldı ve birlikte yatağa düştüler. Eşim Muratın resmen sikinin üzerine oturmuştu. Eşim kalçasını Muratın kucağında (sikinin üzerinde) sağa sola oynatarak, “Bu hep böyle dik mi? Yoksa bana mı kalktı?” diye sordu. Murat cevap vermeden eşimi kucağından kaldırmaya çalışsa da, eşim kalkmayıp, “Beni beğendi de mi kalktı? Soruma cevap ver!” diyordu. Murat dayanamadı, “Abla belli olmuyor mu?” dedi. O sırada yatakodasına girdim. Muratın yüzü kızardı hemen. Eşim de, “Kocacığım düştüm, Murat yakaladı beni!” 🙂 dedi. Ben de, “O halde teşekkür etmelisin aşkım!” 🙂 deyip salona geçtim…

Ben salonda bir sigara içerken yatakodasından sadece eşimin sesi geliyordu. “Harika bir yarrağın var Murat!” diyordu. Sigaramı bitirip tekrar yanlarına gittim. Eşim yerde Muratın önüne diz çökmüş Muratın yarrağını yalıyordu. “Kolay gelsin karıcığım!” 🙂 dedim. Eşim de, “Murata teşekkür ediyorum!” 🙂 dedi. “Benim için de teşekkür et aşkım!” 🙂 dedim. Gerçekten Muratın yarrağı benimkinin rahat iki katı vardı. Eşim deli gibi yalarken Murat inleyerek kasılıp duruyordu. Sonunda dayanamadı ve eşimin ağzına boşaldı. Eşim hem yutuyor hem yalanıyordu. Muratın yarrağı hala dimdik idi. Eşim Muratı çırılçıplak bıraktıktan sonra kendi de soyundu ve yatağa uzandı. Ben de soyunup yatağın kenarına oturdum. Eşim amına şaplatarak Murata, “Teşekkür etme sırası sende!” deyince Murat eşimin amını yalamaya başladı. Ben de doğrulup eşimin ağzına verdim. Eşim zevkten çıldırmış gibiydi, kasıla kasıla orgazm oluyordu. Baktım Muratın yarrak kalkmış, “Murat, şu orospuya yarrağınla teşekkür etsene!” 🙂 dedim.

Murat karımın amını yalamayı bıraktı ve mırıldanarak, “Mahvettin beni oruspu, bak şimdi sana nasıl teşekkür ediyorum!” diyerek birden eşimin üzerine uzanıp, ben eşimin ağzını sikerken, o da eşimin amına öyle bir koydu ki, eşim sanki ilk defa yarrak yercesine böğürdü. O değil sikimi koparacak diye korktum. Ve Murat eşiminamını yavaş yavaş, ama kanırta kanırta sikmeye başladı. Murat benden daha uzun boylu ve iri kıyımdı, eşimin üzerinde gidip gelirken benim sikimle burun buruna geliyordu. Merak ediyordum, ne yapacak diye ve bir ara sikimi eşimin ağzından çıkarıp Muratın ağzına doğru uzattım. Murat hiç çekinmeden sikimi yalamaya başladı. Sikim iki ağız arasında eriyordu, ve dayanamadım birden boşaldım. Çoğu karımın ağzına giderken bir kısmı da Muratın yüzüne fışkırmıştı. Ama Murat hiç istifini bozmadan eşimi ritmik ve sert bir şekilde sikmeye devam etti. Ben yine yatağın kenarına oturmuş onları izliyordum…

Muratın kalçaları harika görünüyordu, nasılsa sikimi yalamıştı, elimi attım götünü okşamaya başladım, o anda Murat eşimin amına dehşetle boşaldı. Hemen akabinde eşim de Muratın beline kollarını dolayarak sarıldı ve inleyerek boşaldı. Ancak eşim Murata öyle sarılmıştı ki, Muratı bırakmıyordu. Murat eşimin amından yarağını çıkaramadan yavaş yavaş sikmeye devam etti. Delikanlı eşimi dinlenmeden ikinciye sikiyordu. Eşim kollarını gevşetince Murat birden eşimin üzerinden kalkıp doğruldu. Eşim, “Ne oldu aşkım, yarıda bıraktın beni?” dedi. Murat hiç konuşmadan eşimi kucaklayıp kaldırdığı gibi kucağına aldı, alttan yarrağını eşimin amına geçirdi ve yatağa oturdu, eşimi Jokey gibi zıplatmaya başladı. Bir süre sonra eşim, “Bittimmmm!” diye böğürmeye başladı. Murat güçlü kolları ile karımı belinden tutup kaldırdı, yarrağını karımın göt deliğine hizalayıp tekrar oturtunca, karım çığlık çığlığa bağırmaya başladı. Murat karımın feryadına hiç aldırış etmeden aynı hızla götünü sikmeye devam etti. Murat karımın götüne boşaldığında, karımın yarrağın üzerinden kalkacak hali kalmamıştı.

O gece Murat eşimi yanımda sabaha kadar sikti. Tabii Murata verceğimiz kiralık odadan vazgeçtik, anlaştığımız aynı şartlarda artık bizim yatak odamızda, bizimle birlikte kalıyor.

Sevgilerimizle.
ALINTIDIR.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karimi teşhirciliğe ikna ettim

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Karimi teşhirciliğe ikna ettim
Merhaba okuyucular. Anlatacağım olaylar bundan 3 ay önce başladı. Benim adım Ege izmirde oturuyorum eşimle 10 senelik evliyiz. Ben 34 Eşim 32 yaşında.Bir tane de çocuğumuz var. Bu arada eşimin adı Sevgi 170 cm boyunda 65 kg dolgun kalçalı bir kadındır. Evliliğimizin 5. Senesinde artık monotanlaşan seks hayatımıza renk katmak için eşimle daha önce konuşmadığım veya söylemekten çekindiğim şeyleri söylemeye karar verdim. Bir akşam yine yatakta sevişmeden önce sohbet etmeye başladık. Sevgiye sana bir şey itiraf edicem dedim ne oldu diye sordu. Bende ayak fetişi olduğumu ve onun ayaklarını yalamak öpmek istediğimi söyledim. Özellikle bacak omuza sikişirken ayaklarını yalamak istediğimi söyledim. Başta garipsedi değişik geldi ama sonra bakarız dedi. Bu sefer de ben ona sordum çekinmemesini söyledim ne isterse yapabileceğimi söyledim. Sevgide ben domalmayı seviyorum birde bu pozisyondayken kalçalarımı tokatlamanı istiyorum dedi. Tabi bende seve seve dedim. O akşam uzun zamandan beri en ateşli sikişimizi yaşadık. Sevgiyle aramızda cinsel yönden hiç bir sır kalmamıştı. Ama bir süre sonra benim aklıma değişik fanteziler gelmeye başladı. Eşimin biraz teşhirci olmasını istiyordum ama sevginin nasıl tepki vereceğini bilmiyordum. Yine bir akşam yatakta sohbet ederken yavaş yavaş konuya girdim. Aşkım neden hep pantolon giyiyorsun dedim. Rahat oluyor dedi. Bende tamam rahat oluyor ama senin yanımda eşim gibi gezmeni istiyorum kankam gibi değil bazen etek tayt felan da giysen dedim. Oda olabilir ama gardolabımdakiler hep eski moda şeyler yenilerini almak lazım deyince bende internetden alalım dedim. O akşam bir kaç tane etek tayt dekolteli bluz felan aldık. Etekleri ben seçtim olabildiğince kısa olması için eşimi ikna ettim. Cumartesi günü kargomuz geldi. Eşim evde hepsini tek tek denedi bana mini bir defile yaptı. Ne giyse çok seksi oluyordu. En son diz hizasının biraz üstünde bir etek giydi arkasındada ufak bir yırtmacı vardı. Eteğin altından beyaz bacakları ve ayakları çok seksi görünüyordu. Aşkım bu eteğin altına fileli kilotlu çorap güzel olur dedim hadi onuda giy üstünede yeni aldığımız bluzu giy birde öyle bakalım dedim. Yatak odasına gidip dediklerimi giyip geldiğimde küçük dilimi yuttum sevgi çok seksi görünüyordu. Siyah fileli kilotlu çorabın altında beyaz bacakları muhteşem görünüyordu hele o kırmızı ojeli beyaz ayakları efsaneydi. Aletim taş gibi olmuştu ama kendimi akşama saklıyordum. Sevgiye hadi dışarı çıkalım gezelim biraz dedim sevgide tamam üstümü değiştireyim geliyorum dedi. Neden değiştiriyorsun böyle çıkalım dedim sevgide böyle çıkamam dışarı utanırım hemde çok açık bunlar düğünde felan giyerim bunları dedi. Israrlarıma dayanamadı kabul ettirdim bu şekilde dışarı çıkmaya. Ayağına topuklu ayakkabı giymesini söyledim ama bu kıyafete uygun ayakkabısının olmadığını söyledi o anda bende bir fikir uyandı tamam aşkın sen şimdi en uygun olanını giy dedim. Bilerek şehrin diğer ucundaki avm ye gittik. Sevgi doğru söylüyordu çünkü onu bu şekilde gören bir tanıdıkla karşılaşmak istemedik dedikodu felan olur diye. Avm de arabamızı park ettikten sonra yürüyen merdivenlerden çıkarken ben önde durdum ama yüzüm sevgiye dönüktü ve sevginin arkasından iki amca da geldi. Çaktırmadan sevginin eteğinin altına bakmaya çalışıyorlardı. Direk bir ayakkabı mağazasına girdik. Planım belliydi bu kıyafetle sevgi firikik vermeden ayakkabı deneyemezdi. Bir kaç model beğendikten sonra sevgi tabureye oturdu eteği biraz daha yukarı çıkmıştı. Eleman beğendiğimiz modelleri getirdi ve deneme başladık. Sevgi ne kadar istemesede çocuğa firikik veriyordu. Manzara elemanın hoşuna gitmiş olacakki işini ağırdan alıyordu. Ama sevgi hiç rahat değildi onu düşürdüğüm durumdan dolayı bana kızgın kızgın bakıyordu. Bende eleman daha rahat manzarayı izlesin diye yanlarından uzaklaştım. Ama uzaktan izliyorum onları. Elemen artık gözlerini sevginin bacaklarından ve ayaklarından gözlerini ayırmadan bakıyordu. Ben acayip tahrik olmuştum. En sonunda sevgi birini beğendi ve onları giy dedim eskilerini poşete koyduk parasını ödedim ve çıktık ordan. Mağazadan çıkınca sevgi bana söylenmeye başladı bu kıyafetle ayakkabı alınırmı çocuk her yerimi gördü diye bana kızdı bende aşkım çok hoşuma gitti demekki hala arzulanan bir karım var ve bu beni acayip tahrik etti dedim. Ne yani elemanın bacaklarımı ve hatta kilodumu görmesi seni kızdırmadımı diye şaşkın bir şekilde sordu. Ona fantezimi anlattım teşhircilik yapalım biraz dedim. Sevgide ne yani millete oramı buramımı göstereyim saçmaladın iyicene dedi. Evde istediklerini yaparım ama bana bu fazla dedi. Hadi be ne olacak burda kimse tanımaz bizi birdaha gelmeyiz buraya olur biter dedim. Benim çok istediğimi görünce istemeyerekte olsa kabul etti. Hemen avm deki bir kafeye gittik. İlerdeki masada 5 tane genç oturuyordu yaşları 15 16 civarıydı. Biz kahvelerimizi söyledik ve içmeye başladık. Bu arada gençler eşimi fark etmişlerdi bile çaktırmadan bakmaya çalışıyorlardı. Sevgiye aşkım bak karşıdaki gençler seni keşfetti bile hadi onlara biraz 31 malzemesi verelim dedim. Sevgi ne yapması gerektiğini sordu bende bacak bacak üstüne at ama yavaş yavaş manzara hemen kaybolmasın dedim. Gençler artık muhabbeti bırakmış çaktırmadan sevgiye bakıyorlardı. Bir ara ben kalktım tuvalete gitmek için dönüşte gençlerin ne gördüğüne bakmak için sevgiye baktım. Çok güzel bir manzara vardı etek sıyrılmış bacakları çok seksi görünüyordu. Yeni aldığımız ayakkabı rahatsız etmiş olsa gerek birini çıkarmış. Kırmızı ojeli ayağını sallıyordu. Anında taş gibi oldum. Eşimin yanına gittim. Aşkım gençlere bu mazeme evlenene kadar yeter ama final için eteği biraz daha sıyırsanda kilodunuda göstersen dedim. Hatta tuvalete gitsen kilodunu çıkarıp öyle devam etsek dedim. Bunu kabul etmedi ama eteğini biraz daha çekti muhtemelen manzara süper olmuştu çünkü bunu gençlerin yüzünden anlayabiliyordum. Biraz daha oturduktan sonra hesabı ödeyip kalktık. Eve gelir gelmez yaşadığım en güzel sikişi yaşadım. Duşumuzu aldıktan sonra sevgi bana kızmaya başladı bir daha beni böyle bir şeye zorlama diye. Aradan biraz zaman geçmişti sevgiyle ilişkimiz yine monotanlaşmıştı kendimi seks hikayelerine vermiştim insanların eşleri ile yaptıkları fanteziler beni azdırıyordu en çokta karısını başkalarıyla paylaşan hikayeler. Benimde istediğim buydu ama sevgi bunu asla kabul etmez hatta benden boşanırdı. Aklımdan çıkaramıyordum bu düşünceyi ama sevgi kesinlikle kabul etmezdi bunu biliyordum. Bu böyle aylarca devam etti ve bizim 10 uncu yıl dönümümüz yaklaşıyordu ikinci balayı için antalyadan türklerin pek olmadığı güzel bir otelden rezervasyon yaptım. Sevgiye süpriz yaptım. Ama çocuk var ne olacak dedi bende annenlere bırakırız bir hafta bakarlar bişey olmaz dedim. Ve o gün geldi biz otele girdik odaya yerleştik. Daha sonra sahile indik geneli rus turistlerden oluşuyordu çoğu üstü açık geziyordu. Sevgide bikini giymişti ona sende üstünü çıkar dedim ama yine kızdı. İki gün geçmişti bile akşamları normal bir sikiş ve uyuyorduk artık bişeyler yapmalıydım. Sonra aklıma bavullarımızı taşıyan çocuk geldi 17-18 yaşlarında birisiydi sonradan adının burak olduğunu öğrendiğim gençle muhabbet kurdum. Buraka hislerimi ve kafamdan geçenleri anlattım hemen atladı zaten. Ertesi gün burak izinliydi ona bizim odanın kartını verdim ve ben haber verince bizim balkona saklanmasını söyledim. Sevgiyle sabahtan sahile indik öğle yemeğimizi yedikten sonra sevgiye hadi odamıza çıkalım bu ruslar beni kötü etti rahatlayalım dedim. Bu arada buraka haber verdim balkona saklanması için. Odaya çıkınca ben soyunup yatağa uzandım sevgiyede hadi aşkım sende soyun da sakso yap biraz dedim. Sevgi biraz sakso yaptıktan sonra yüzü bana dönük sikime oturdu. Üzerime yatırdım ve altdan pompalamaya başladım. Buraka işaret verdim odaya girince sevgi bağırmaya başladı kalmaya çalıştı ama ben sıkıca sarılmıştım kımıldayamıyordu burak sevginin arkasına geçti ve bakire götünü zorlamaya başladı. Ben altan pompalarken sevgi bağrıp ağlamaya ve küfürler etmeye başladı ama bu beni daha çok tahrik ediyordu. Burakta artık girmiş sevgiyi tost yapmıştık. Sevginin yüzünden acı çektiği belli oluyordu. Ben daha fazla dayanamadım ve boşaldım. Ama burak rahat rahat devam etsin diye altdan çıkmadım. Biraz sonra burakta boşaldı sevginin götüne ve bana teşekkür edip odadan çıktı. Burak çıkınca bende sevgiyi serbest bıraktım bağırıp küfür ediyordu bana sen nasıl adamsin diye. Ben gidiyorum boşanıyorum senden felan dedi. Bende ona her şeyi gizli kamerayla çektiğimi eğer öğle bişey yaparsa videoyu akrabalara göndericeğimi söyledim. Mecburen sakinleşti tatilde konuşmadı benimle ve izmire döndük. Hikâyenin devamı yorumlara göre gelicek.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amı Kıllı Bakire Ayşen

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Amı Kıllı Bakire Ayşen
Anılarımı okuyanlara teşekkür eder elimden gelip vakit buldukça paylaşmaya devam edeceğim. (Dikkat edin lütfen anılarım yani sadece isim mekanlar hariç hepsi gerçektir uydurma hiç bir olay yoktur!)
Konumuza dönelim.Sene 2014 sevdiğim kızla ayrılmış psikolojim bozuktu uzun zamandır.Bu arada Nur ile yaşadıklarım aklıma gelsene de ,ki ilerleyen yıllarda yine siktim okuyanlar bilir, kimseye bağlı olamıyordum.Bu duruma takılan bir dostum
-Kardeşim böyle olmaz dur sana bir hal çare bulmamız lazım dedi.
-Ne çaresi olum ben böyle iyiyim siktir et sen de takılma desemde bu konuşmamızın ardından hemen hemen 3-4 gün sonra bana mesaj attı bizim eleman
-Sana birini buldum kardeşim dedi
Ben de hem abaza hem de goygoycu olduğumdan
-Verecekse tanışırım diye dalgaya aldım
-Olum öyle biri değil saçma sapan konuşma kız hem seni tanıyor bak bir deneyin düzgün biri ben biliyorum dedi
-Eyvallah kardeş sen diyorsan sıkıntı yok ben de tanıyor muyum bari dedim
-Belki tanıyorsundur bizim dersaneydi belki de tanımazsın bilmiyom deyip adının Ayşen olduğunu söyledi.Hafızamı zorladım ama tık yoktu.
-Bari güzel mi kardeş onu söyle dedim
-Tanışınca sen karar ver dedi
-Eyvallah dedikten sonra bana kızın nosunu yolladı ve
-Kız senden mesaj bekliyor bak düzgün dur dedi
-Tamam la sapık mıyız amk zorla olacak değil ya verirse sikerim vermezse bakarız dedim ve hemen kıza mesaj attım
-Selam ben Kerim napıyorsun?bizim Taner senden bahsetti ben de fazla beklemek istemedim tanışmak için deyip direkt konuya girdim.Kız mesajla gülücük atıp
-Ben seni tanıyorum zaten dedi
-Ama ben seni tanımıyorum maalesef dedim
-Zamanla deyip karşılık verdi.Ayşenle o gün gece neredeyse 2’ye kadar konuştuk.Konuşlarına göre hoş kızdı aklıma da öyle olunca kötü birşey getirmedim.Bir hafta kadar daha konuşunca ben sıkıldım yüzünü görmediğim aslını bilmediğim biriyle konuşup flört takılmak artık saçma gelmeye başladı.Ve
-Artık buluşsak mı?Seni görmek istiyorum yakından böyle nereye kadar tatlım dedim
-Olmaz hemen babam esnaf biliyorsun semtte gören eden olursa bana sıkıntı olur dedi
-Hep böyle mi devam edecek peki? Dedim
-Hayır tabi ama neden böyle birden görme isteğin geldi? Deyince
-Ne var ki bunda seni görmek istememden daha doğal ne olabilir ki Ayşen?
-Tabi sen de haklısın bende buluşmak istiyorum ama sen acele davrandın
-Ne acelesi bir haftadır flört ediyoruz gece yarılarına kadar konuşuyoruz ama seni görmek istemem acele bir durum oluyor.Saçmalama!
-Oooffff ben de görmek istiyorum bitanem ama beni de anla
Telefonda bu sözleri söylerken ki sesinin ılıklığı kısıklığı beni birden azdırmaya yetti.Kendi kendime olum kendine gel bu kadar da olma kız yanlış anlayacak deyip kendime geldikten sonra
-Ama sen de beni anla canım ben napayım suç mu???
-Kıyamamm dedi yine o sexi ses tonu ile uyuyan yılanı uyandırmıştı zaten araya düşmüştüm kimi bulsam boşta sikmeye yer ararken
-Fark ettim de ses tonun böyle ise kim bilir sen nasıl güzelsindir
-Bak seeenn diye güldü sonra ya beğenmezsen nolacak hı?
-Ben sesini beğendiğimi bilirim şimdiden gözümün önüne geldi bile gözlerin saçların ellerin diye Ayşen’i gevşetip aklımdaki planı devreye sokmuştum daha doğrusu sikimin aklına böyle bir plan gelmişti ben uygulamaya başlamıştım :))
-Bu iltifatları herkese yapıyor musun? Hem sen mühendislik okuyorsun nerden öğrendin bu edebiyatı
-Saçmalama gönlümü titretmesen söyler miyim hiç??Hem mühendislik okuyor olabilirim ama senin gibi bir güzelliği hissedip de şair olmamak için insan olmamak lazım
-Böyle şeyler söyleme alışkın değilim utanıyorum
-Gerçeklerin karşısında utanılacak şey olmaz.Artık tamamen eminim sen çok güzelsin Ayşen
dedim yumuşatarak sesimi.Bunun ardından sadece güldü ve
-Gerçekten böyle mi düşünüyorsun?Hem daha görmeden ?
-İnsan sarrafı değilim ama iyi kötü ne anlar hissederim
-Peki başka neler hissediyorsun benim için?
-Nasıl yani?
-Yani sadece beni kullanmak için söylüyor olamaz mısın bunları?
-Saçmalama Ayşen seni elde etmek isteseydim sadece eminim hissederdin anlardın çünkü sen temiz kalpli birisin
Gülücükler atıp tatlı tatlı
-Çok tatlısın
deyip öpücük yolladı.Sınırları zorlamamak için kendimi zor tutuyordun resmen seni hemen sikmek istiyorum gemde deli gibi dememek için kendimle savaşıyordum.
-Sayende canım dedim sadece.
Konuştukça ilerleyen gece eklendi artık saat 2 idi ama sesimizde ne uyku vardı ne bıkkınlık.Birden ben elimi sikime attım resmen zevk suyu akmıştı ne ara nasıl oldu anlamadım ama boxerımın önü damladan biraz fazla ıslaktı.Artık tam vakti deyip kendimi gaza getirdim.
-Ya sana bişey diyeceğim ama yanlış anlama lütfen
-Nedir?
-Ya ben seni hayal ederek yatıyordum bir kaç gündür dün gece de seni rüyamda gördüm.
-Nasıl?Neden söylemiyorsun konuşuyoruz kaç saattir aşk olsun bitanem?
-Ya nasıl söyleyeceğimi bilmiyordum sadece hem yanlış anlamandan korktum
-Anlamam söyle lütfen
-Rüyamda senle ben seviştik
Biraz sessizlik oldu.Dedim hay kafana edeyim Kerim diye içimden kendime sövdüm.Sonra
-Nasıl seviştik?Hem sen beni görmedin ki??
-Bilmiyorum sadece senin olduğuna eminim çünkü aklımdasın son 2-3 gündür sürekli.Özür dilerim aklına kötü bişey getirdiysem
-Yok özür dilemene gerek yok gerçekten ama tuhaf geldi ben seni gördüm ama sen görmedin
-Haklısın belki de yanıldım tekrar kusura bakma dememeliydim
-Hayır ya ne var bunda olabilir sadece siz erkekler rüyada sevişmiyorsunuz merak etme deyip gülünce içime bir ferahlık çöktü korkuların yerini tam teşkilat bir cesaret aldı ama temkini elden bırakıp pot kırmadan devam ettim.
-Haklısın doğal bişey ben sadece sen yanlış anlarsın diye korktum malum alalade konuşulacak birşey değil
-Anlıyorum.Peki ne yapıyorduk nasıl yaptık?
-Nasıl??? Dedim şaşırarak çünkü bu kadar adım beklemiyordum
-Ya işte nasıl seviştik?Ne yaptık? Deyince ben vitesi 1 den 5 e atıp daldım olaya zaten boşalmaya yer arıyordum bunu sikmeyi istediğim bir kızla paylaşmak daha da rahatlatacaktı beni.
-Loş bir odanın içindeydik.Yatak odası gibi bir yerdi yanlış hatırlamıyorsam.Senin üzerinde beyaz bir elbise vardı göz göze gelip bişey demeden öpüşmeye başladık ama yavaştan tadını alarak.
-Eee?? Dedi merakla
-Sonra ben ellerimle omuzlarından tutup elbisenin askılarını indirdim altında bişey yoktu çırılçıplak kaldın
-Herşeyimi gördün daha beni görmeden deyip güldü ve eeee? Dedi yine merakla
-Sonra beni elimden tutup kendine çektin ve tekrar öpüşmeye başladık ben sonra memelerini emmeye öpmeye başladım ellerim belinde kalçalarına kayarken.
-Vaaayyy dedi
-Sonra seni uzatıp şeyini yalamaya başladım dedim
-Neyimi dedi konuşturmak için
-Şeyini dedim bende ısrar etsin diye
-Neyime yaaaa dedi ılık ses tonuna dönerek ben de şehvetli bir sesle
-Amınııı dedim ses gelmedi ama ben devam ettim
-Amını yalayıp emerken resmen seni görüyordum dudaklarını ısırıp çarşafı eline alıp sıkıyordun.Sonra ben dayanamayıp bu haline bacaklarını havaya kaldırıp amına girdim.Gayet kolaydı böyle sulu sıcak bir ama girmek o halde sen de bende seviştikten sonra boşaldım ve rüya bitti maalesef dedim.Ses hala gelmiyordu.
-Ayşen orda mısın???Ayşen deyince
-Hah evet buradayım dedi mayışık bir sesle
-Uykun mu geldi yoksa
-Hayır güzel bir rüyaya eşlik ettim de
-Nasıl? Dedim biliyordum kendisi ile oynamıştı ve kıvama gelmişti Ayşen
-Ya utandırmasa sana ne işteee deyip öpücük attı
-Buluşsak mı artık? Dedim gülen bir sesle
-Ayarlamaya çalışacağım çapkın erkeğim deyip kapattık telefonları.Bu konuşmaların arkasından neredeyse 10 gün daha geçmişti ama buluşmamıştık 2 güne bir neredeyse sanal sex yapıp boşalıyorduk karşılıklı.Ayşen’e
-Artık yeter telefonda istemiyorum
-İstesen de olmaz zaten ben bakireyim
-Ya en azından görüşelim tamam sevişmek istemiyorum bir kere de yakından tanıyayım
-Tamam yarın görüşelim ama başbaşa olalım biliyorsun durumumu
-Tamam bizim ev olur mu??
-Kimse yok mu sizde???
-Hayır yok bizimkiler ablamların yanında torun sevmeye gittiler şehir dışına ev bir 4-5 gündür boş bi bu kadar daha boş olacak
-Tamam dedi hiç naz etmeden ben adresi verdim
-saat kaçta gelirsin diye sordum heyecanla
-Bilmem ben çıkınca haber ederim hem fazla kalkmayabilirim en fazla 2 saat falan görüşürüz
-Tamam canım 10 dk da olsa yeter Yeter ki seni yakından göreyim
-Şapşik nasıl da gönlüme hitap ediyorsun deyip kapattık uyudum ben sabah Ayşen’in geleceğinin heyecanı ile.Sikim yatağa sığmıyordu resmen ama boşalmak istemedim tutup uyudum.Sabah erkenden telefon çaldı arayan Ayşen’di.Açtım hemen
-Söyle canım dedim
-Günaydın bitanem 3 e doğru orda olacağım haberin olsun
-Bu haber öpülerek uyandırmak gibiydi bekliyorum heyecanla canım deyip kapattık telefonu.Hemen kalktım kahvaltı yapıp duşa geçtim hazırlandım evi dağıtmamıştım ama topladım biraz saat 2 yi geçerken mesaj attı
-Çıktık 20-25 dkya gelirim
-Bekliyorum aşkım deyip hemen tuvalete geçip 31 çekmeye başladım gelince bişey olursa erken boşalmayım diye.Aradan dediği gibi 20 dkyı biraz geçtikten sonra aradı
-hangi kat sizin hayatım
-3.kat aşkım deyip kapıda Ayşen’i günlerdir konuşup ilk defa göreceğim kızı beklemeye başladım.Asansör bizim kata geldi ve Ayşen çıktı.Hafif balık etli 1.60 kadar boylu kumral gözleri normalden biraz büyük saçları kıvırcık hoş ve tatlı bir kızdı.İçimden yaşadın lan hadi boş evin keyfi sana kaldı deyip dudaklarıma yayılan gülümse ile karşıladım sonra Ayşen’de gülümseyerek geldi kapıya kadar sarılıp kapı ağzında içeri aldım.
-Hoşgeldin hayal ettiğimden çok daha güzel ve tatlıymışın aşkım
deyip sarıldım içerde.Üzerinde hafif bir parfüm kokusu vardı.Tişörtünden meme uçları belli oluyordu memeleri boyuna oranla iri gibiydiler altında kot siyah pantolon ayaklarında fileli siyah bir çorap.Götü tatlı bir dolgunluktaydı.Salona ellerinden tutup götürdüm ve koltuğa geçip oturduk.Ellerimi sıkıca sardı bende gözlerine bakıp kıvırcık saçlarına ve güzelliğine övgüler düzüp elimle sağ yanağını okşadım.Yanağını elime yaslayıp hafifçe gözlerini kapadı.
-Değişmişsin tam bir delikanlı olmuşsun yakışıklı hem de
-Sen kendini şanslı sayarken ben ne deyim ki bu şansızlığıma ne ad koyayım aşkım dedim ve ayağa kalkıp
-Aç mısın? Ya da bişeyler içmek ister misin?
-Hayır bitanem ama sen istersen ben hazırlarım
-Olur mu sen misafirimsin ilk defa geliyorsun ?
-Beni misafir mi sayıyorsun aşk olsun aşkım??? Dedi dudaklarını büzüp tatlılık yaparak ben de
-İyi o zaman kahve yapmayı biliyorsan yap da karşılıklı içelim yavrum deyip ellerinden tutup mutfağa götürdüm kahveyi yapması için hazırladım malzemeleri
-Nasıl seversin şekerli mi??
-Hayır aşkım sen varken şekere gerek yok sade bile bal olur ellerinden deyince
-Çok fenasın var ya kadınların ruhundan anlıyorsun iyi ki bize şans vermişim deyince ayağa kalkıp arkasından sarıldım ve yanağına bir öpücük kondurdum kahveyi karıştırırken
-Yapma aşkım kahveye yazık olacak
-Bana yazık değil mi bize yazıl değil mi??
Deyip kendime çevirdim ocağı kapatıp dudaklarına yapıştım ellerini tezgaha yaslayıp öpücüğüme önce karşılık verip sonra
-Kahveler… deyip sözünü bitirmeden
-Boşver zamanımız var keyif kahvesi olur deyip tekrar yumuldum bu kez ellerini boynumdan atıp dillerimiz dillerimize dolanarak öpüşmeye başladık.Boyu benden küçük olduğu için ayak uçlarına basıp yükseliyordu öpüşürken ve bende bundan faydalanıp elimi direk götüne atıp yatak odasına götürdüm.Yatağa öpüşerek serilip üste çıktım altımda Ayşen sikim reaksiyon gösterip pantolonumun içinde çıkacak yer arıyordu.Ama aceleye gerek yoktu bu ortamda yanaklarını öpüp boynuna geçtim Ayşen ellerimi kafamın arkasından tutup saçlarımı okşamaya başladı.Bacaklarını bir ileri bir geri yapıyordu.Tişörtü dar geliyordu altımda belliydi ve tutup kaldırdım tişörtünü çıkardım sütyenine el atıp onu da çıkardım.Memeleri tahmin ettiğimden daha güzeldi dolgun ve uçları sivri hemen ellerimle yoğurarak emmeye başladım uçlarını emmeyeee yalamaya somurmaya
-Aşkımmmm dedi kısık ve sexi sesiyle
Göbeğini öpmeye başladım elleri kafamda hala saçlarımı okşuyordu ama daha sert ve hafif inleme sesleri ile ben gözlerine bakıp pantolonunun ilk düğmesini açıp fermuarını aşağıya indirdim
-Aşkımmmmm olmaazz dedi ama bu ses tonu bunun aksini istiyordu söylüyordu.
Yandan tutup sıyırdım altında beyaz bir külot vardı üzerinde pembe sarı çiçekli desenlerle süslü ayaklarındaki fileli çoraplar çıkınca pantolonla beraber tekrar giydirdim ve amına geldim direk külotunu da sıyıracakken ellerimden tuttu
-Yeter dedi ben yüzüne doğru gelip yine okşaya okşaya gelerek
-Dur dediğin yerde duracağım sana zarar veremem istesem de anın tadını bozma
-Aşkım tamam ama oram ağdalı değil utanıyorum
-Tamaaaamm sen rahat ol deyip ben de çıkardım üzerimdekileri çırılçıplak kalıp yarı kalkık sikimi gösterip Ayşen’e indim amına bu kez itiraz etmedi külotunu çıkarırken elime aldığımda külot hafif nemliydi.Dediği gibi amında kıl vardı ama abartı değil 1 haftalık kadar anca hafifdi.Tuhaf geldi önce çünkü ben daha önce kıllı ama denk gelmedim hepsi kaymak gibiydi ama Ayşen’in amcığını görünce sikim direk demir gibi oldu ve yalamaya başladım.Ayşen
-Aşkımmmm Seni Seviyorummm Senin olmak istiyorummmm offff çok güzel telefonda konuştuklarımızdan daha zevkliiii
Dedi tane tane amının suları akarken ağzımaa artık kıvama gelmişti ayağa kalkıp ellerinden tutup yere çömelttim ve ağzına götürmemle sikimi direk eline alıp yalamaya başlaması bir oldu kıllı amıyla oynuyordu bir yandan ben ise elllerimle kafasından ağzını sikiyordum Ayşen’in.Daha ben talep etmeden taşaklarımı aldı ağzına yalayıp emmeye başladı ellerini kalçama koyup sanki üzüm salkımını ağzına alır gibi alttan dileyip emmeye yalamaya başladı bu hareketi ile resmen delirdim ve saçlarına boşalmaya başladım.
-Aşkımmm çok tatlı ve sertmiş deyip sikimin başına öpücük koyup tekrar ağzına alıp bıraktı.Ben bunun üzerine
-Senin amından ağzıma akan balın tadına doyamadım bitanem deyip yatırdım tekrar sırt üstü yatağa ve bacaklarını omzuma alıp gömüldüm amına resmen kafamı sokasım geliyordu ilk defa kıllı ve etli bir ama bu kadar haz duyuyordum.Artık kudurmuş gibiydim bacaklarını ısırıp emerek öptüm ayaklarına geldim hiç olmadığım kadar sınır tanımıyordum o gün ayaklarını yalarken buldum kendini küçük bakımlı ayaklarını bunu yaptığımda Ayşen
-Bunu istediğimi nerden anladın sen erkeğimmm beni öldürdün resmen zevkten dedi.
İnanmıyordum demek ki onun hisleri istekleri ben de bunu uyandırmıştı ve hoşuma gitmişti ayak yalamak.Sikimi artık elime aldım ve artık Ayşen’e yanaştım sikimi amının dudaklarına koydum elimin kontrolünde amına sürtmeye başladım Ayşen başını sağa sola atıp dudaklarını kemiriyor dudaklarını ağzına büzüp ıhhh diyordu ben biraz daha sokmaya başladım ve Ayşen
-Sok artık senin olmak istiyorum beni kadının yap yeter artık diye resmen emretti ama ben
-Emin misin aşkımmm ? Dedim dudaklarına eğilerek cevabı sadec dudaklarında iken hıhı deyip deli gibi emiyordu ben elimi sikime götürüp amına yerleştirdim ve soktum
-Aaahhh dedi yavaş olsana aşkımmm canım yandı dedi ama ben istifimi bozmadan tekrar yumuldum dudaklarına sikim resmen kemik gibi olmuştu ve Ayşen
-Artık seninimmm aşkımmm ohhhh sok erkeğim sik beniiii seninimmm
Dedikçe ben hızlanmaya başladım dudaklarından ayrılıp bacaklarını belime sardırıp bel hizasından tutup hızlanmaya başladım memeleri dolmuş gibi dirileşmiş uçları resmen dimdik olmuştu sallanıyordu ileri geri Ayşen gözlerinin akını çıkarmış başını arkaya doğru iyice germiş boynu ortaya çıkmıştı eğilip boynuna bir öpücük koydum ve doğrulup sikmeye devam ettim.
-Erkeğimmmm devam et sik beni sapla diyordu ve iyice tahrik ediyordu doladığı bacaklarını çözüp sol bacağını göğsümün hizasına çıkarıp yalamaya başladım parmaklarını ayağının altını Ayşen bunu yapınca
-Napıyorsun sen baannaaa offff beni resmen zevklerin en güzelini yaşatıyorsun iyi ki patlattın beni iyi ki senin olmuşummmm aşkımmm erkeğimmm
-Sen neler söylüyorsun aşkımmm içine boşalttırmak mı istiyorsun kız zillii deyip memesini elime alıp yoğurmaya başladım uçlarını sıkıp sonra çenesinden tutup hızla köklemeye başladım.Resmen hiç görmemiş gibi sikiyordum Ayşen’i ve
-Domal
diye emrettim hemen doğrulup dolgun götünü havaya kaldırıp amını da göt deliğini de iyice ortaya çıkardı bu yapınca fark ettim ki yatak kan olmuş kasıkları kan olmuş sikim kan olmuş.Bu görüntüyü görünce azgın boğa gibi kızgınlaştım.Ayşen’in de benden kalır yanı yoktu ve
-Bana acı veriyorsun şu an sok şunu kıvrandırma beni aşkımmm hadi lütfen diye yalvardı bu hoşuma gitmişti ve amının arkasına geçip sikimle amını okşamaya başladım Ayşen iyice kudurdu ve ben dayarken amına götünü geri atıp sikimi amına aldı.
-Sen vermezsen ben almasını bilirim deyip ardından ooooohhh sonunda deyip saçları başından aşağı dökülüp kalçası ile ileri geri yapınca götüne bir tokat attım hızlıca ve
-Sen dur bitanemmm yorulma sen deyip belinden tutup sabitleyip amına sokmaya başladım yarrağımı hızlı ve sertçe sokarak Ayşen’in amının sularını akıtıyordum taşaklarım değdikçe amının dudaklarına.Götü hafif kara ve çok az kıllıydı hiç göt sikmedim sikmeyecektim yine ama parmaklamak için parmağımı soktum götüne ve böyle yapınca ben Ayşen
-Zevkten öleceğim resmen nesin sen haa ne! Dedi inleyip bağırarak ve amıyla sikimi sıkıp sıkıp bırakarak mengene gibi boşalmaya başladı bu kız beni deli ediyordu resmen ve bu hareketi ile bende geliyordum artık
-Nerene istersin döllerimi ??deyip götüne şaplak atınca yüzüme dedi ve ben çıkıp 31 çekip yüzüne attırdım döllerimi.Eliyle yüzünde gezdirip mavi külotunu aldı eline ve yüzünü sildi
-Eve gidince döllerini koklayıp okşamak istiyorum amımı dedi gülerek bende
-Daha çok var bende deyip amının kanına ve suyuna bulanan sikimi sallayıp yüzüne doğru.
-Yaaa biliyorummm ama ziyan etme onlar benim deyip ayağa kalktı elinden tutup banyoya götürdüm yürürken
-Canım yanmış ama zevkten uyuşmuş amım aşkımmm deyip geldi ve duşta öpüşerek yıkanıp çıktık.1.5 saat geçmişti
-Gitmem lazım geç kalacağım yoksa deyip hemen giyindi ve çıktı.Eve giderken mesaj attı
-Erkeğimmmm hala istiyorumm doymadımm en kısa zamanda tekrar sevişelim ama daha uzun olmalı zamanımız deyip gülücüklü mesaj atınca
-Hayhay sen iste yeter bebek deyip günü zevkli ve farklı yaşamanın tadıyla resmen kendimden geçip 2 saat uyumuşum.
Devamı gelecek….

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Hikayemin devamı yazıyorum

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Hikayemin devamı yazıyorum

Cuma akşamı olmuştu. Okuldan çıkmıştım. Haftasonu teyzemlere gideceğimi evdekilere söylemiştim. Eve geldim banyoya girdim. Geçen hafta yaşadıklarımda hergün düşünüyordum ve bugünün gelmesini sabırsızlıkla bekliyordum. Banyo da da düşünmeye devam ettim. O zamanlar çok çıkmayan kıllarımı jiletlemiştim. Yere ufak bir ayna koyarak deliğimin etrafınıda jiletlemiştim. Pasiflik duyguları çok ağır basıyor. Anıl için hazırlanmak hoşuma gidiyordu. İyice temizlendikten sonra minibüs e atladım ve akşam teyzemlerdeydim.

Kapıyı çaldım, Anıl açtı kapıyı hoşgeldin falan derken içerde bir hareketlilik vardı. Bavullar falan bir yere mi gidiyorsunuz diye sorduğum da anıla; ben değil annemler gidiyor dedi gülümseyerek.. Bu demek oluyordu ki 2 gün boyunca evde yalnızız. Sadece Anıl’ın abisi Burak abi olacaktı. Burak abi bizden 11 yaş büyüktü. Barmendi ve gece çalışıyordu sabah 6 gibi eve giriyor uyuyup öğlen 3-4 gibi çıkıyordu.

Neyse teyzemler gitti. Biz yine oturduk oyun oynadık. Bir yandan da içiyorduk. O zamanlar zaten 2 bira içince deli gibi sarhoş oluyorduk ki.. Teyzemler gidince 7 tane bira almıştık. Saat 12-1 gibi artık kendimi kaybetmiştik. Benim başım feci dönüyordu. Ve içimden deli gibi sevişmek geliyordu. Ama nedenini hala bilemiyorum. İkimizde yaptıklarımızı biliyoruz fakat neden söyleyemiyorduk? Biraz sonra ben salona geçtim yatağa uzandım, aşağıya düşüyor gibi oluyordum.

Bilincim gidiyor geliyordu o yüzden herşeyi net hatırlayamıyorum.. Bir ara vucudumda anılın ellerini hissettim, üstümdekileri çıkarıyordu. Daha sonra beni okşadı, tüm vucudumu.. ne kadar zaman geçti bilmiyorum ama beni çevirmişti sırt üstü. Sonra aletinin kafasını dudaklarıma sürttü. ve ağzımı açmam için bastırdı. aleti tamamen ağzımdaydı. sokup çıkarıyordu. Yavaş yavaş kendime geliyordum. Emmeye başladım aletini gözlerimi açmadan. Köküne kadar alıyordum. Sonra taşşaklarını yalamaya başladım ve yine aletini emmeye başladım. Daha sonra çıkardı aletini. Beni yüzüstü çevirdi. Deliğime birşeyler sürüyordu.. Sonra geçen ki gibi yavaş yavaş yapmadan hızlıca aletini deliğime soktu. Sanırım sarhoşluktan çok acı hissetmemiştim. Ama çok hızlı sikiyordu beni şılap şılap diye ses geliyordu götümden resmen. Daha sonra içime boşaldı ve kalktı.

Sonra ben gelecek diye beklerken gelmedi. Ben tekrar sızmışım. Ama sonra yine götümde bir el hissi ile uyandım. Bu sefer kudurmuş gibi götümü sıkıyordu. Deligimi parmaklıyordu. arada götüme tokat atıyordu. Yataktan bacaklarımı aşağıya saldı dizlerimin üstünde yerde, başımda çekyatta yatıyordum, köğekleme pozisyonunda, Aletini deliğime getirdi. Bastırıyodu ama girmiyordu o an beynimde şimşekler çaktı ve yoksa arkamdaki anıl değil mi diye düşündüğüm an da başka birinin çekyata oturduğunu hissettim. Gözlerimi hafifçe açtığımda hava aydınlanmıştı ve çekyatta oturan adamı tanımıyordum ama 35li yaşlarda biriydi.

Burak abi de arkamdaydı. Sanırım işten arkadaşı ile birlikte gelmiş diye düşünürken, deliğimde inanılmaz bir acı hissettim. Anılla ilk sevişmemizdekinin nerdeyse 10 katı daha fazla bir acı. Burak abi içimdeydi. Bu kadar acı cektiren alet anılınkinin en az 2 katı olmalıydı. İleri geri yaparken bile feci acıyordu.

Burak abide o zaman 27-28 yaşlarında olması lazım. 185cm boyunda 80 kilo falandı. Aletide gerçekten çok kalındı. Deliğimin açıldığını ve hatta kanadığını hissetmiştim. Bu arada ensemden bir el tutmuş aletini ağzıma sokmuştu. O da kalın bir aletti ama çok uzun bir alet oldugundan emindim. Kafası bogazıma değdiğinde daha yarısına kadar alabilmiştim.

Bir yandan canım acırken bir yandan da hem götümde hem de ağzımda alet olmasının hazzını yaşıyordum. Onlarda barmen olduklarından deli gibi sarhoştular. Adamı tanımadığım için gözlerimi açmıştım. Belli bir süre sonra Burak Abi ah ah sesleri içinde boşalmıştı içime. Sonra adam arkanı dön ve kucağıma otur dedi bana. Bende dediği gibi yaptım. Aleti gerçekten çok uzundu 20nin üstündeydi. üstüne oturduğum halde bile kalçalarım hiç kasıklarına deymedi. inemiyordum aşağıya, daha sonra beni kucağında cekyata yatırdı üstüme çıkıp köküne kadar abandı. Sonra Aletini çıkarıp bana dön dedi ve yüzüme boşaldı. Burak abiye döndüğümde sızmıştı bile. Adamda sonra sakso çek dedi ve aletinde kalan spermleri yalattırdı aban ve hepsini yuttum bende.

Sonra adamda sızdı ve bende Anılın kaldığı odaya gittim yattım. Uyandığımda Anıl vardı evde birtek. Bu sefer gecen nasıldı diye sordu bana. Çok şaşırmıştım. Çünkü olaylardan sonra hiçbirşey olmamış gibi davranıyorduk. Ben de çok güzeldi unutamam heralde dedim. Merak etme bu gecede aynılarını yaşayacaksın tabi eğer kalırsan dedi.

Meğersem Anıl, Burak abiye geçen hafta yaşadıklarımızı anlatmış. ve burak abide arkadaşıyla gelip beni siktiler. Daha sonra herşeyi konuşmaya başladık. aradan zaman geçtikten sonra telefonuma mesaj geldi.

Mesajı atan burak abiydi ve Bu sefer başka bir arkadaşımla geleceğim yazıyordu..

(sanırım çok uzun anllatım. Devamını başka zaman yazacağım )

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

muhtesem gunlerim 1

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

muhtesem gunlerim 1

herkeze merhaba basimdan gecen ruya gibi bir iliskimi sizinle paylasmak istedim bendebiraz uzun bir yazi dizisi olucak cunki uzun suren bir iliskiyi yaziya dokmek istedim.suanda 29 yasindayim basimdan gecen bu olay yaklasik 5 sene once olmustu.yurtdisinda yasamaktayim buraya yeni geldigim donemlerde yanlizdim hic bilmedigim bir yerde ve ortamim olmayan bir yasanti baslamisti benim icin tabiki cok bunalticiydi kendime bir ev tutmus tek basima yasamakta yeni yeni arkadaslar edinmekteydim tuttugum ev bir koyde ama genelde durumu iyi olanlarin yasadigi bir yer buralari fayla uzatmadan olaya baslamak istiyorum.bir aksam ustu yine yanlizliktan sikilmis ve daralmistim koyun kenar kisimlarinda olan park a gittim yanimada bir sise viski alip bankta oturup viski icip kafa dagitmaya calisiyordum hava kararmaya baslamisti nedense buralarda aksam saat7 den sonra kimseler olmay disarda bende bunun rahatligiyla kendimi yaymis kafami kiriyordum bir sure sonra park a genc bir erkek geldi once yan taraftaki bank a oturdu sigarasini yakti bende kafamin verdigi dusuncelerle biraz tedirgin olmustum aslinda hatta siseyi yanima cekip egerki bi hareket yaparsa patlatirim diye dusunuyordum ikimizden inceden birbirimizi kesiyorduk sonr bir ara bana donup merhaba dedi bende karsilik verdim sonra kisa bi sessizlik yine sonra bana hayirdir siz niye burdasiniz bu saatte dedi bende canim sikildi geldim dedim ben karsilik bi soru sormadim once bir sure sonra baktim cok genc bi sorun olacagini dusunmeyerek hayirdir sen niye burdasin dedim oda benimde canim sikkin dedi bende viski icmek istermisin dedim oda olabilir dedi ve yanima geldi bayagi bi muhabbete basladik ev arkadasi varmis ailesinden uzaktaymis ev arkadasiyla tartismis ve o yuzden cikip gelmis bende burda yeni oldugumu ve yanlizliktan sikildigimi falan anlattim. bir sure sessizlik oldu yasini sordum laf olsun diye gecen ay 18 e girdigini soyledi bende 24 yasinda oldugumu soyledim kisa bir sessizlik daha hava iyice kararmisti artik iyice sessizlik cokmustu bu arada sisenin yarisindan cogunu icmis kafam artik cakir olmayi gecmeye baslamisti eve giderken arabayi kullanmakta zorlanicam diye dusunuyordum sonra bana benim cok sikkkin gorundugumu soyledi tekrar ve istersem beni biraz rahatlata bilecegini o anda kafam karismisti ilk baska anlamamistim alkolun etkisiyle bende nasil olucak dedim oda gozlerime bakarak elimi aletime atti sok olmustum ates basmisti hic sesimi cikarmiyordum ben ses cikarmayinca iyice kavramaya calisti biraz daha ileri gitmemi istermisin dedi bende sen bilirsin dedim ve fermuarimi acti aletimi disari cikartip sivazlamaya basladi gercekten hosuma gidiyordu 6 7 aydirda sex yapmiyordum sonra egilip diliyle yarragimi yalamaya basladi ve agzina almaya bense iyice zevke gelmis yarragim zonklamaya baslamisti sonra sesler gelmeye basladi hemen toparlandik bende kendime geldim.birileri gecip gitti olayin sokuyla bende ayaga kaltim ve artik gitmeliyim dedim oda bana benide kasabadaki pansiyona birakirmisin dedi bende neden eve gitmiycekmisin dedim. arkadasiyla artik kalmayacagini aslinda arkadasinin eve alkollu gelip surekli onu taciz ettigini hatta 3 4 kez zorla oral seks yaptirdigini falan soyledi aslinda sexi sevdigini ama zorla olunca nefret ettigini soyledi bende biraz acima duygusu ile biraz alkol ve yarim kalan oral sexin etkisi ile isterse bende kalabilecegini soyledim oda senin icin sorun olmazsa olur dedi arabama binip evime geldik. evim tek basina yasiyan biri icin fazla buyuk aslinda altinda garaji ustunde dubleks daire evime gelince cok sasirdi tekmi yasiyorsun bu evde dedi bende evet malesef dedim oda sikilman normal o zaman bu koca evde tek basina dedi. iceri gectik biraz oturduk yine muahbbet basladi ve tekrar alkol sonra bir anda opusmeye basladik ve tekrar yarragimi kavrayip oksamaya basladi artik evdeydik bu sefer kesin beni bosaltmaliydi bi sure sonra onume coktu pantalonumu indirdi ve yarragimi direk agzinda somurmeye basladi ben ona hic karismiyor o beni zevkten kopartiyordu zaten sadece arada saclarini oksuyordum 15 20 dakika sonra bosalacagimi soyledim oda daha da istahli emmeye basladi ve agzina bosalmaya basladimbosalirken birazini agzina birazini yuzune bosaltti o aksam beni 3 4 kez yalayarak bosaltti hic icine girmeye calismadim herseyi ona biraktim. sabah ise gittik ben is yerinde aksam olanlari dusunmekten alamiyordum kendimi acaba bugunde gelicekmiydi diye dusunurken cikis geldi eve dogru yola ciktim cikarkende onu aradim oda isten cikmak uzereymis is yeri yolumun ustundeydi isterse onu alabilecegimi soyledim oda olur dedi is yerinden alip eve gectik dun gece olanlari hic konusmadik. arkadasinin ondan ozurdilegini falan anlatti ama artik onunla kalmak istemedigini kendisine baska yer bakacagini falan soyledi bende istersen bi yer bulana kadar enimle kalabilcegini soyledim oda sorun olmazsa olabilir dedi ve bizim uzun suren iliskimiz basladi o gece sadece seviserek gecti sabahsi hafta sonuydu birlikte kahvalti yapip evine gidip esyalarina alicaktik arkadasi cikti oda 20 21 yaslarindaydi belli zibidinin tekiydi beni gordu surat dustu kizdi sonra markus a bi turklemi kalicaksin falan dedi o an kafam atti bende cocugunu kolundan tutup once sen insan ol dedim yoksa canini yakarim dedim markus kapinin orda durmus saskinlikla bakiyordu zibidiyi kolundan tutup savurdum sonra kosarak iceri girdi anladimki birsey alip saldiricak bende burda yabanci oldugum icin ve istanbul cocugu oldugum icin temkinliydim zaten arabamda yasa disi temin ettigim makinami aldim cocuk elinde sopayla gelince bende sadece belimdekini gostererek eminmisin dedim cocuk geri cekildi markus esyalarini alip geldi ve ordan hemen uzaklastm cunki polis arayabilirdi . herneyse evime gelmistik tekrar iceri girer girmez markus bana sarilip dudaklarimdan atesli bi sekilde opmeye basladi ne oldugunu anlamamistim ve birden delice sevismeye basladik markus kucagima atladi ayaklarini belime doladi bende kalcalarindan tutup onu destekledim ilk kez kalcalarini tutuyordum ve oldukca dolgundu sonra kucagimdan indi elimden tutup beni yatak odasina cekti ve hemen soydu beni yataga yatirdi ve yarragimi deliler gibi yalamaya basladi bu kez bende onu soymaya basladim bu kez icine girmek istiyordumikimzde ciplak kaldik markus un altinda sadece tanga vardi bi ara gozum markus un aletine takildi ve yaklasik 15 16 cm di. markus yarragimi tassaklarimi heryerimi somuruyordu. sonra icime girmeni istiyorum dedi yatakta domalttim tangasini kenara cektim sonra deligini yalamaya basladim markus sasirmisti boyle birsey beklemiyordum harikasin diyordu ve inliyordu. ama dikkatimi cekmisti markus un deligi cok dardi ve benimkini almasi cok zordu tamam benim aletimde cok uzun degil 18 20 cm arasi ama kalin. bi sure daha yaladim sonra krem alip deligini parmagimla rahatlatmaya calistim tek parmagim girdiginde bile zorlaiyordu sonra yarragimi kremledim iyice markusun deligini yarragimla oksadim biraz sonra ona daha once aldinmis sen dedim oda hayir ilk kez alicam dedi. bi sok daha yasamistim ilkkez ben sahip olucaktim ona yarragimin basini yasladim deligine ve yavasca itmeye baskadim ama girmiyordu tekrar elimle deligini rahatlatmaya calistim iki parmagimi soktum bu kez aciyordu ama alismaliydi sonra tekrar yarragimi yasladim ve biraz dayanmasini soyledim biraz yuklenip biraz bekliyordum cani yaniyordu ama istiyordu zar zor bekleye bekleye basini sokmustum ikimizde ter icindeydik yavas yavas ilerliyordum artik daha rahatti kucuk kucuk git geller yapiyordum ama kokleyememistim daha yarisindayken markus iyice inlemye baslamisti ve bosalicam galiba demeye basladi bende rahat ol bosalmanin zevkini yasa dedim ve biraz daha soktum o anda farkettimki markus fiskirmaya baslamisti altimda hemde o bicim bosalmak bende dibine kadar kokledim ve deli gibi bagirta bagirda pompalamaya basladim cok gecmeden bende deli gibi icine bosaldim. yataga yikildik kaldik. bir sonraki bolumde cok daha buyuk suprizler ve daha atesli seyler var en kisa zamanda devam edicem yazarken tekrar bosalicak gibi oluyorum 😉

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kocamın Halasının Oğlu Tokmakcım Oldu! ALINTIDIR

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kocamın Halasının Oğlu Tokmakcım Oldu! ALINTIDIR

Selam, ben Aydın’da yaşıyorum. Adım Reyhan, 39 yaşındayım, balık etli ve beyaz tenliyim. Yaz dönemi bizim oralarda düğün zamanıdır. Kocam Aydın’ın bir ilçesindendir. Halası telefonla arayarak yakın akrabalarının düğünü olduğunu söyledi. Kocam işi gereği zaman zaman il dışına çıkıyordu. Halasına, kendisinin düğüne gelemeyeceğini, ancak beni göndereceğini söyledi.

Düğün günü kocamın halasına gittim. Giderken dizimin bir karış üzerinde siyah bir etek, topuklu ayakkabı giymiştim. İçime de tanga külot giymiştim. Yaz olduğu için çorap giymemiştim. Gece 23:00 sıralarında düğünden halaların evine döndük. Kapıyı halanın kocasının ilk evliliğinden olan üvey oğlu Engin açmıştı. Kapının ağzında beni baştan aşağı süzerek, “Ooo Reyhan sen de mi geldin?” diye sordu. “Evet düğün için geldim, yarın gideceğim!” dedim. Engin’i çok fazla gözüm tutmazdı. Hatta çok fazla sevmezdim. Beni ne zaman görse becerecekmiş gibi bakardı, ben de bundan çok rahatsız olurdum.

Hala yaşlı olduğu için yatmak için yerlerimizi hazırladı ve kendi yattı. Ben de üzerimi değiştirip yattım, ama hava çok sıcaktı uyuyamadım. Engin’den çekindiğim için gecelik giymemiştim, eşofmanlarla yatmıştım, fakat sıcağa dayanamadım. Nasıl olsa yatmıştır diye halanın gençliğinden kalan ince geceliği giydim. Halanın boyu benden kısa olduğu için gecelik zar zor kalçalarımı kapatmıştı. Rahat olur diye sütyenimi de çıkartmıştım. Hala salonda yer ayarlamıştı. Balkon kapısından balkona geçtim. Balkonda divan vardı, duvara sırtımı verip divana ayaklarımı uzatıp bir sigara yaktım.

Keşke kocam da yanımda olsaydı, şimdi burada kaçamak yapardık diyerek düşündüm. Kocamla nezamandır sikişmemiştim, amım yanıyordu. Bir elimle de bacaklarımı okşamaya başladım. Yavaş yavaş hoşuma gitmeye başlamıştı. Sigarayı söndürdüm. Bir elimle göğüslerimi okşarken, bir elimi de amıma kaydırdım. Önce külodun üzerinden okşarken, daha sonra külodumu kenara çekip parmaklarımı amıma sokup çıkarmaya başladım. Bir elimle de bızırımı okşuyordum. Kendimden geçmek üzereyken mutfaktan bir ses geldi. Telaşla üzerimi düzeltmeye çalıştım, ama zaten gecelik kısaydı. Bacaklarımı divandan aşağıya uzattım ama bacaklarım ve göğsümün yarısı meydandaydı. Bir süre bekledim mutfağın ışığı açılmadı, bulaşıklar kaymıştır diye düşündüm. Bir taraftan da acaba gören olmuş mudur diye içim içimi yiyordu.

Yatmak için salona gittim. Bir süre sağa sola döndüm, ama içimdeki sıkıntıdan uyuyamadım. Elimi yüzümü yıkamak için banyoya gittim. Elimi yüzümü yıkadıktan sonra banyodan çıkarken Engin’in kapısı açıldı ve kapıda karşılaştık. Bana, “Sen de mi uyuyamadın?” dedi. “Evet ama şimdi yatıyorum!” diyerek hızlı bir şekilde oradan uzaklaşmaya çalıştım. Engin’in beni gecelikle görmesini istemedim. Salona gidip, salonun kapısını kapattım.

Ama sıkıntım daha da artmıştı. Hava almak için tekrar balkona çıktım. Bir süre sonra mutfağın ışığı yandı. Engin elinde su bardağı ile balkona çıktı. “Su içip yatacağım, sen de içermisin?” dedi. Teşekkür ederek istemedim. Tam giderken bana, “Reyhan odama gelirsen sana bir şey göstermek istiyorum!” dedi ve odasına gitti. Ben de içeri salona girdim. Salonda bir süre oturduktan sonra (Acaba beni gördü de o şekilde fotoğrafımı mı çekti?) diye düşündüm. Kafamın içerisinde bu düşünce iyice büyümüş, merak halini almıştı. Kafamı kemiren bu düşünceden sıyrılmak için Engin’in odasına gitmeye karar verdim…

Engin’in kapısını çaldım ve izin alarak girdiğimde şok olmuştum. Engin’in üzeri çıplaktı, altındaki kısa şortu da dizlerine kadar indirmiş, yarağına 31 çekiyordu. Sinirlenmiştim, “Bunun için mi beni çağırdın?” dedim. “Hayır, kızma, bak ben film seyrediyorum, seni balkonda izledim, daha çabuk rahatlarsın diye senin de seyretmeni istedim!” dedi. Engin benle yaşıttı ve halen evlenmemişti. Odasına Avrupa yayınlarını alan uydu yayını çektirmiş, bir seks kanalını izlediğini gördüm. Televizyonda iki adam bir kadını ortalarına almış, biri sikiyor, diğeri ağzına veriyordu. Evde kocam olmadığı zamanlarda bilgisayardaki seks filmlerini izleyerek masturbasyon yapıyordum. Demek ki bunların kanalı da varmış diye düşündüm. Engin, “Bunu beğenmediysen başka kanallar da var!” dedi. Yaklaşık on kanal dolaştı, hepsinde de Hardporno filmler vardı. Lezbiyenler, zenciler, gruplar, götünü siktirenler…

Benim ağzım açık dikildiğimi gören Engin, “Gel yanıma otur ayakta kalma, merak etme bir şey yapmam!” dedi. Benim gözüm televizyonda kalmıştı. Bana, “Kapıyı kapatır mısın ses gidiyor, istemiyorsan gidebilirsin!” dedi. Kapıyı kapatıp Engin’e doğru döndüğümde, gözüm Enginin yarağına takıldı. Kocamınkinden kalın ve biraz daha uzundu. Eliyle ovuşturuyordu. Kafası kocaman olmuştu. “Lütfen otur, rahat ol!” dedi. Yatağın kenarına emanet bir şekilde oturdum. “Hangisi kalsın?” dedi. “Bilmem…” dedim. Transa girmiş gibiydim, gözüm bir televizyonda, bir Engin’in yarağındaydı. “Amatörleri açalım!” dedi. “Nasıl?” diye sordum. “Normal insanlar çektiklerini gönderiyor, onlar da yayınlıyor!” dedi ve amatör kanalı açtı.

Kanalda bir kadını bir erkek sikiyordu, diğer adam da seyrediyordu. “Bak görüyor musun pezevengi, karısını siktiriyor, kendi de seyrediyor!” dedi. Televizyondan gelen inleme sesleri odayı dolduruyordu. Bir tarafta da Engin kısık sesle küfürlü konuşuyordu, “Ulan şimdi burada olacaksın, amına nasıl geçirirdim, hadi yavrum benimkini de yala, yavrum sendeki göte girmeyen erkek adam değil, götüne koyayım, ağzına akıtayım, yarağımı amına sokayım, orospum, kaltağım hadi beni boşalt!” gibi laflar ediyordu duyabildiğim kadarıyla.

Bir ara bana, “Rahat olsana, arkana yaslan!” dedi. Dediğini yaptım, şimdi hem Enginin yarağını ve 31 çekmesini hem de televizyonu görebiliyordum. Engin’in küfürlü konuşmalarından etkilenmeye başlamıştım. Sanki bana söylüyor gibi hissetmiştim. Engin’in yarağı taş gibi olmuştu, iyice irileşmişti. Kendini biraz arkaya verip hırlayarak göbeğine doğru fışkırarak boşaldı. Dölleri neredeyse gögüslerine kadar gelmişti. “Reyhan ben işimi hallettim, üzerimi temizleyim, sen de işini rahat gör!” dedi. Şortunu sıyırıp çıkardı. Çırılçıplak kalmıştı. İlk defa Engin’e alıcı gözle bakıyordum. İri yapılı bir erkekti, kocam biraz zayıftı hep şişmanlamasını isterdim.

Çok heyecanlanmıştım. Elimi amıma götürdüm vıcık vıcık olmuştu. Engin’e, “İşini halledememişsin seninki halen canlı!” dedim. O da, “Ne yapsın zavallı, ne zamandır bir amcık sikemedi!” dedi. “Neden?” dedim. “Para yok kikerhaneye gidelim!” dedi.”Sen hep kerhaneye mi gidiyorsun? Normal birini sikmedin mi?” dedim. “Hayır, bu yarak orospu amından başka am görmedi ki!” dedi. Bu arada amımı okşuyordum. Bir anda boşalmaya başladım. Boşalırken inlerim ve bazen de kısık çığlık atarım, çok dolu olduğum anda da kendi kendime (Yarak istiyorum, sikilmek istiyorum!) diye inlerim. İstemdışı yine aynısı oldu. Engin bana, “Ne o, rahatladın mı?” dedi. “Boşaldım, ama rahatlamadım!” dedim. “Devam et o zaman, ben banyoya gidiyorum!” dedi. Kumandayı yanıma bırakmak için bana yaklaştığında yarağı nerdeyse ağzıma değecekti…

Tam bu sırada (benim şu anda da hayret ettiğim bir şeyi yaparak) Engin’in yarağını elime alıp ağzıma götürdüm ve kafasını emmeye başladım. Engin hayret içinde bana bakıyordu. Yarağının kafası kocamandı. Ağzımın içinde Engin’in yarağı tekrar canlanlanmaya başladı. Yarağın kafası ağzımda, gövdesi elimde idi, emerken elimle de yarağına 31 çekiyordum. Yarağının kafasını ağzımdan çıkardım ve Engine, “Bu akşam senin karın olmak istiyorum!” dedim. Artık ok yaydan çıkmıştı. “Sen siktirdikten sonra bence sorun yok, sonra pişman olmayasın bak!” dedi. “Hayır olmam kocacığım, bu akşam sen ne istersen o olacağım, yeter ki beni sik!” dedim. “Olur yavrum, benim yarak ne zamandır sikecek am arıyordu. Sen iste, ben seni darmadağın ederim!” dedi. “Hadi dağıt beni erkeğim!” dediğimde, iki eliyle kafamı tutup yarağını boğazıma kadar dayayıp ağzımın içine sokup çıkarmaya başladı.

Nefes almakta zorlanıyordum Engin azgınca ağzımı sikiyordu. Elimle bacaklarından itip ağzımı kurtardım, “Yavaş ol boğulacağım, bana bırak ben ağzıma alayım!” dedim. Ben emdikçe Engin boğa gibi böğürüyordu, “Ooohh Reyhaaan süper, hadi yavruumm dibine kadar!” diyordu. Yarağı ağzımdan çıkardım ve “Bana da az önce filmdeki kadına söylediklerini söylesene!” dedim. “Olur anam, sen devam et, mahvettin beni!” dedi. Yarağı elime alıp taşaklarını ve kasıklarını yalarken, Engin de, “Yıllardır seni sikmek için bekliyordum, seni gördükçe akşamları seninle 31 çekiyordum, amına girip seni sikiyordum, taşaklarıma kadar sana geçiriyordum!” diyordu.

Ona, “Engin beni yalarmısın?” dedim. Engin de, “Yalamak ne kelime, am sularından şerbet yapar içerim!” dedi. Sırtüstü yatağa uzandım, ağzını amıma dayayıp beni yalamaya başladı. O beni yalarken en az iki kere boşalmıştım. Dizlerinin üzerine kalkıp bacaklarımı havaya kaldırdı, amımda götümde apaçık ortaya çıkmıştı. “Sana öyle bir yarak tattıracağım ki, hayatın boyunca unutmayacaksın, amını darmadağın edeceğim senin!” diyerek yarağını amıma dayayıp yüklendi. Amımın sulanmış olmasına rağmen kocaman yarağı amımı yırtarcasına taşaklarına kadar içime girdi. Amım Engin’in yarağını kılıf gibi sarmıştı.

Engin hızlı bir şekilde üstümde hoplarcasına amıma girip çıkıyordu. Engin beni siktikçe zevkin doruklarına çıkıyordum. Sanki dünya ile irtibatım kopmuştu. “Hadiii sik beni, geçir bana erkeğiiim, bu gece senin orospun oldum, sik beni, orospu yap beni!” diye inliyordum. Hızımı alamadım ve “Üstüne çıkmak istiyorum!” dedim. “Olur bebeğim, nereye istiyorsan oraya çık!” dedi. Engini yatırıp üstüne oturdum. Elime yarağını alıp amıma dayadım ve yavaş yavaş üstüne oturmaya başladım. Taşaklarına kadar yarağı içimdeydi. Hareketlerimi hızlandırmaya başladım. Zevkten kuduruyordum. Oturup kalkarken Engin’in taşaklarını kalçalarımda, götümde hissediyordum.

Kaç kere boşaldığımı hatırlamıyorum bile. Üste olduğum için benim döllerim Engin’in taşaklarına kadar sızmıştı. Yarağı da taşakları da vıcık vıcık olmuştu. Engin de ellerini göğüslerime atmış, göğüslerimi sıkıştırıyor, ovuşturuyor, gazete kağıdı gibi büzüştürüyordu. Bir taraftan canım yanarken bir taraftan acayip zevk alıyordum. Engin, “Senin gibi bir karı sikmedim şimdiye kadar, süper bir şeymisin sen!” diyordu. Ben de, “Devam et erkeğim, devam et kocacığım, ben de şimdiye kadar böyle bir yarak yemedim. Daha da sok, daha da sokkk!” diyerek inliyordum.

Engin ellerini kalçalarıma kaydırdı ve oğuşturmaya başladı. İyice de sertleşmişti. Son noktaya geldiği belliydi. Elleriyle kalçalarımı ayırmış ve hızlı bir şekilde amıma girip çıkarken inliyor, hırlıyordu, “Iııığğğhhh, oğğğhhşşş, ıhhhmmğğğhhh!” diye. Okadar hızlanmıştı ki, ıslak taşakları kalçalarıma vururken dalganın kıyıya vurduğu gibi sesler geliyordu. Farkında olmadan kalçalarımdan güç alıyordu ve zevkin doruklarına yaklaştıkça elleri ile kalçalarımı biraz daha ayırıyordu, götümün ayrılacağını düşündüm bir ara. Engin içime öyle bir tazyikle patladıki, amımın içi Engin’in dölleri ile dolmuştu. Engin’le hayvan gibi sikişmiştik. İkimiz de birbirimizi perişan etmiştik.

Engin’in üzerinden kalkarken içimi dolduran döller aşağıya doğru süzülmeye başladı. Elimle yere dökülmesin diye amımı kapattım. Elimde bir avuç dolusu döl vardı ve halen sızmaya devam ediyordu. Tam bu sırada Engin bana, “Ne o, yutacak mısın onları?” dedi. Aslında aklımdan geçmiyordu. Çünkü şimdiye kadar kocamın döllerini ağzıma almamıştım. “Bilmem…” dedim. Engin de, “Seninkileri ben çok sevdim, sen de onların tadına bak istersen!” dedi. Engin bana çok güzel bir gece yaşatmıştı ve şimdiye kadar bu kadar güzel sikilmemiştim. Ona ödül olacağını düşünerek avucumdaki dölleri göğüslerime, boynuma, kalçalarıma ve bacaklarıma sürmeye başladım. O kadar çoktu ki her tarafıma yetmişti. Avucumda son kalanları da yalayarak ağzıma aldım. Çok tuzlu ve keskin kokulu idi. Avucumda döl kalmayıncaya kadar avucumu yalayıp dölleri yuttum ve “Seninki de çok güzelmiş!” dedim.

Engin yattığı yerden elini uzatıp, “Gel yanıma!” dedi. Yanına uzandım. Çok hoşuma giden, ama kocamın çok fazla yapmadığı bir şeyi yapmaya başladı. Bana sarılıp beni sevmeye başladı. Hiç beklemiyordum ve çok hoşuma gitmişti. Hem beni seviyor, hem de bana, “Yıllardır seni sikmek istiyordum, rüyalarımı süslüyordun, bana bunu yaşattığın için çok teşekkür ederim!” diyordu. Bu son hareketleri beni tamamen koparmıştı. Çünkü kocamdan bu davranışları görmemiştim. Ben de Engin’e bana yaşattığı gece için ve gösterdiği incelik için teşekkür ederken, bir taraftan da göğsü ve karnı ile oynuyordum.

Elim yarrağına gitti, daha kendini bırakmamıştı. Elime alıp okşamaya başladım. Engine, “Gerçekten kocam olmak ister misin?” dedim. “İsterim, ama nasıl olacak?” dedi. “Sen hiç göt siktin mi?” dedim. “Bir kere kerhanede siktim, ama hiçbir şey anlamadım!” dedi. “Beni götten siker misin?” dedim. “Peki daha önce siktirdin mi?” dedi. “Birkaç kere kocamla denedik, ama acıyınca siktirmedim. Eğer sen istersen ilk sen sikeceksin ve kocam olacaksın, ister misin?” dedim. “İstemezmiyim mi yavrum, kalçalarına hastayım zaten!” dedi. Kendimi Engin’in büyüsüne kaptırmıştım, ama Engin’in kalın yarağı amıma zor girerken götüme nasıl girecekti. Bir kere yola çıkmıştım ve bu sefer götümü siktirecektim, kararlıydım. Kerhanedeki orospu siktirdiyse, o koca yarağı götten yedi ise, ben de götüme alabilirdim, ben de o yarağı yiyebilirdim. Çünkü Engin bunu hak etmişti.

Engin’e krem olup olmadığını sordum. “Var, ama banyoda!” dedi. Ben de hiç düşünmeden çırılçıplak odadan çıktım, önce tuvalete girdim. Daha sonra banyodan kremi alıp odaya girdim. Engin ayaktaydı. Uzattığım kremi elimden alıp, “Teşekkür ederim, hiç böyle bir şey beklemiyordum!” diyerek dudaklarıma yapıştı. Emerek dudaklarımı öpüyordu. Ben de karşılık verdim ve bir süre ateşli bir şekilde öpüştük. Sonra elimden tutup beniyatağa çıkardı ve dört ayağımın üzerine domalttı. İri elleriyle kalçalarımı ayırdı. Önce kalçalarımı öpüp yaladıktan sonra tersten amımın üzerinde dilini dolaştırmaya başladı. Yine mest olmuştum. Bir anda irkildim,amımı yalayan dili şimdi göt deliğimde geziniyordu. İlk defa biri götümü yalıyordu. Arada da kalçalarıma ufak ısırıklar atıyordu.

Birden parmağı götümde dolanmaya başladı ve yavaş yavaş götüme baskı yapıyordu. Parmağını yarısına kadar götüme sokmuştu. Bir taraftan da, “Kendini bana bırak, hiç acıtmadan götünü sikeceğim, oradan da sana zevk almasını öğreteceğim!” diyordu. Parmağını ortasına kadar götüme sokup çıkarıyor bir taraftan da deliğimin etrafını yalıyordu. Parmağın götümden çıktığını hissetim. Başımı arkaya çevirdiğimde, Engin ayağa kalkmıştı, krem kutusundan bolca kremi aldığını gördüm. “Şimdi götünü yağlayacağım, hiçbir acı hissetmeyeceksin!” dedi.

Engin önce kremi göt deliğimin etrafına sürdü ve az önce götümü parmakladığı parmağı ile götüme girmeye başladı. Az öncekinden daha rahat giriyordu parmağı ve daha derine. Parmağının tamamını götüme sokup çıkarmaya başladı. Götüm parmağına alışmıştı derken birden götümün zorlandığını hissetim. Bu sefer iki parmağını birden sokmaya çalıştı. Onu da içime almıştım. Parmakların yarıdan fazlası götüme girip çıkıyordu. Yatağa paralel durmamı söyledi. Öyle yaptım, bir taraftan götümü iki parmağıyla yağlarken, bir taraftan da yarağını ağzıma verdi. Ben Engin’in yarağını emerken, götüm de parmaklarına alışmıştı. İşi biliyordu. “Nereden öğrendin göt sikmeyi?” dedim. “Filmlerden! Bir gün senin götünü sikersem diye!” dedi.

Bu arada ben de Engin’in yarağını ağzımla ve elimle güzelce kaldırdım. Tekrar önünde domalttı. Bu sefer yarağını yağlamaya başladı. Taşaklarına kadar yağladıktan sonra kutudan aldığı bolca kremi alıp götümün içine parmakları ile pompalamaya başladı. Götümde vıcık vıcık krem olmuştu. Sonunda Engin götüme girecekti vebeni götveren yapacaktı. Biraz stresli idim ve kendimi sıkıyordum. Engin kalçalarımdan tutup beni sabitledi, “Fazla hareket etme ve kendini sıkma, bana bırak kendini!” dedi.

Taş gibi ve dimdik yarağını kalçalarımın arasında sürtmeye başladı. Götüme sokacak diye beklerken, yarağınamıma girdiğini hissetim. Bir taraftan amı sikerken bir taraftan da parmağını götüme sokuyordu. Bir süre amımı sikmeye devam etti. Yine mayışmaya başlamıştım ve götümün sikileceğini unutmuştum. Tam bu sırada Engin seri bir hareketle parmağını götümden çıkarıp yarağını götüme dayadı ve ani ve sert bir hareketle yüklendi. Engin’in kocaman yarağının kafası götümü yırtarak götümden içeri girmişti. O anda kalbimin ağzımda attığını hissetim. Attığım çığlığı halen duyabiliyorum, “Aaağğğhhhhh, ayyyyyy!” diye. İstem dışı yaraktan kurtulmak için kendimi ileri doğru çektim, ama Engin iki eliyle kasıklarımdan beni kendine doğru çekince yarağının yarısı götüme girmişti. Menge gibi elleriyle kasıklrımdan beni sabitlemişti ve kaçamıyordum.

“Tamam yavrum, bu kadardı, sık dişini, götüne girdim!” diyordu. Ama tansiyonum yükselmiş gibi beynim zonklarken, sesini arka fondan geliyormuş gibi duyuyordum. Engin bira daha yüklenince, “Uyyy, offf, aayyy,aağğhh, Engin erkeğim kocacığım, dağıldım, yırtıldım, çok acıyooor, ağğğhhhh!” diye inlemelerim eşliğinde Engin götüme gidip gelmelerini yapıyordu. Bir anda durdu, “Reyhan yeter bağırma, bak götünün içindeyim!” dedi. “Hepsi girdi mi?” dedim. “Evet hepsi götünde, sakin ol şimdi, bundan sonra zevk alacaksın!” dedi ve yavaş hareketlerle götümün içinde gidip gelmeye devam etti. Ara da bir hepsini çıkarıyor, nefes almamı rahatlamamı sağlıyor, daha sonra tekrar sokup çıkarmaya devam ediyordu. Bir süre sonra götüm uyuşur gibi olmuştu. Enginin yarağına alışmıştı. Kendimi iyice serbest bıraktım. Artık Engin amıma girer gibi rahat hareket ediyordu. Engin’in büyük zevk aldığı her halinden belliydi, kasıklarımı ve kalçalarımı sıkmaktan neredeyse moraracaklardı. Ben de Engin’in ritmine uymuştum.

Engin yarağını götümden çıkardı ve beni sırtüstü yatırıp, bacaklarımı havaya kaldırdı. Yarağını götüme dayayıp içine girdi. Şimdi rahat alabiliyordum götüme. Engin bir taraftan götümü sikerken bir taraftan da göğüslerimi okşuyor, sıkıyor, “Reyhan hoşuna gidiyor mu?” diye soruyordu. “Evet, değişik bir duygu, ama amımdan aldığım zevk kadar değil!” dedim. “Alışınca daha çok zevk alacaksın!” diyerek götüme pompalamaya devam etti. 15 dakika siktikten sonra yarağını götümden çıkardı ve döllerini fışkırtmaya başladı. Göğüslerime kadar fışkırmıştı yine bir avuç dolusu. “Ufff, nasıl fışkırdı öyle!” dedim. “Senin gibi bir yavruyu sikipte fışkırmadan olmaz ki!” dedi. Bunları konuşurken ben Engin’in döllerini göğüslerime ve göbeğime sürmeye devam ediyordum. Yine avucumda kalanları yalayarak yuttum.

Engin’e, “Erkeğim benim, güçlü kocacığım, ne zaman sikin kalkarsa bende indirebilirsin. Ne zaman ararsan,amım, götüm, ağzım, her tarafım yarağına amade! Ama başka karıları sikersen, hele kerhane orospularını sikmeye gidersen çok bozulurum! Sen iste, ben senin için orospuluk bile yaparım!” dedim. “Merak etme karıcığım sen benim küçük orospumsun, sen varken başka orospuyu sikermiyim hiç!” dedi ve dudaklarıma yumuldu. Uzunca öpüştük.

Gün ağarmak üzere idi, “Hala birazdan kalkar!” dedim. Giyinmek için iç çamaşırımı elime aldığımda, Engin, “Bırak Reyhan bana hatıra kalsın!” dedi. Zaten bir tek tanga külodum vardı, onu da Engin’e bırakıp, üzerime geceliği alıp çıktım.

Kahvaltıdan sonra Engin beni uğurlarken, “Çantana bak, sana bir hediyem var!” dedi. Ordan ayrılıp kendi evime gidince çantama baktım, bir CD vardı. Meğer Engin akşam yaptıklarımızı kamerayla kaydetmiş. Oturup seyrettiğimde hayretler içinde kalmıştım. Hem yaptıklarıma, hem söylediklerime. Ama hiçbir şey şu gerçeği değiştirmedi: Engin benim kocam ve tokmakcım olmuştu. Ben de onun karısı ve biricik orospusu. Engin’le halen her fırsatta sikişiyorum!

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kocamı Aldatmak Aklımın Ucundan Geçmezdi! 2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Kocamı Aldatmak Aklımın Ucundan Geçmezdi! 2

BÖLÜM 9

Yaşadığımız o Lezbiyenimsi olaydan sonra, Bahar birkaç gün görünmemişti. Galiba utandığından olsa gerek diye düşünmüştüm. Cumartesi günü çocuklarla alışveriş için bir giyim mağazasına gitmiştik. Reyondaki gömlekleri incelerken tanıdık bir sesin, “Yardımcı olabilirmiyim hanımefendi?” demesiyle başımı o yöne çevirdim. Gözlerime inanamamıştım, Bahar karşımda duruyordu. Özlemle sağlı sollu öpüşüp kucaklaştıktan sonra, Bahar’a, “Kız, nerelerdesin sen? Neden uğramıyorsun?” dedim. Bahar, 4 gündür burada işe başladığını, neden çalışmak zorunda olduğunu anlatırken, daha fazla üzerine gitmedim. Onun da yardımıyla birkaç parça giysi aldık. İşimiz bittiğinde, “Akşam gel de laflarız!” dedim. Bahar (Tamam!) anlamında başını salladı. Vedalaşıp çocuklarla eve döndük.

İşlerimi bitirmiş balkondan sokağa bakarken, Bahar’ın geldiğini görmek istiyordum. Bahar akşam saat 20:00 gibi göründüğünde, içimi değişik bir heyecan sarmıştı. Balkondan, “Bahaar! Bahaar!” diye seslendim. Bahar el sallayıp, “Tamam geliyorum!” dedi. Az sonra zile bastı, kapıyı açıp içeri buyur ettim. Herzamanki gibi mutfağa geçtik. Bahar’a, “Kızzz! Çok güzel görünüyorsun!” dedim. “Teşekkür ederim abla!” dedi. Gerçektende çok güzel görünüyordu. Dışardan gören ve evli olduğunu bilmeyen yabancı biri, Bahar’ı kız zannederdi. Topuklarına kadar uzanan siyah bir etek, üzerine beyaz gömlek. Siyah beyaz türbanıyla tam bir bütünlük sağlamıştı. En azından bana öyle geliyordu. Oturduktan sonra bir müddet birbirimize baktık. Birkaç gün önce yaşadıklarımız film şeridi gibi gözlerimin önünden akıp gitti. Bahar’a, “Eee anlat… Ne var, ne yok kız?” diye sorunca, Bahar karşı bir soruyla, “Beni boş ver abla! Asıl sende ne var, ne yok?” dedi. Belli ki öğrenmek istediği şeyler vardı.

Sonra ağzındaki baklayı çıkardı ve “Nazmi ile bu hafta buluşacakmısın?” diye sordu. Ben de, “Bilmiyorum ki, eğer buluşmak isterse bir gün önceden beni arar, müsait olup olmadığımı sorar, müsaitsem buluşmaya karar veriririz.” dedim. Bahar, “Hımmmm, demek öyle… Peki onu seviyormusun?” diye sordu. “Bak Bahar, biliyorsun ki ben evliyim, Nazmi’yi sevip sevmemem önemli değil, önemli olan onunla yataktayken yaşadığım zevkler. Onunla sevişirken, inan bana, zevkten çıldırıyorum, boşaldıkça boşalıyorum, amım götüm bayram ediyor. Nazmi yatakta çok azgın bir erkek!” dedim. Kısa bir sessizliğin ardından Bahar’a şakayla karışık, “Ne dersin kız, bu hafta seni de götüreyim mi? O küçük amın bayram etsin! Ha?” dediğimde, ikimiz de gülmüştük. Bahar, “Manyaksın sen abla yaaa!” dedi.

Ben yine şakayla karışık devam ettim, “Kız varya, seni de sikse, asla vaz geçemezsin!” dedim. Bahar, “Abla manyakmısın? Şeyi çok büyük diyorsun, ben nasıl alırım okadar büyüğü?” diye karşı çıkar gibi olsa da, ben ikna etmeye çalışıyordum, “Ben de Nazmi ile ilk buluşmamdan önce senin gibi düşünüyordum. Onunla yattıktan sonra korkularımı yendim. Dikkatli olduktan sonra korkmana gerek yok!” dedim. Baharın nefes alışverişi sıklaşmıştı, nefes alırken göğüsleri yerinden fırlayacak gibiydi. Diliyle dudaklarını ıslatıyor, alt dudağını ısırıyordu. Tam o esnada kapının zili çaldı, toparlanıp ayağa kalktık. Dışardan gelen seslerlerden çocukların geldiği belli oluyordu. Kapıyı açtığımda benim büyük oğlan, “Acıktık anne, bize yemek!” dedi. Bahar da gitmek için terliklerini ayağına taktı. Bahar kapıdan çıkarken büyük oğlan, “Bahar teyze, biz eve gelince sen hep gidiyorsun!” dediğinde gülüşmüştük. Bahar, “Siz geldiğiniz için değil yakışıklı, ben zaten kalkmak üzereydim. Hadi size iyi akşamlaaar…” dedi. Aynı şekilde biz de, “İyi akşamlaaaar…” diyerek onu uğurladık.

Çalıştığı için birkaç gün boyunca Bahar’la görüşemedim. Bir öğlen üzeri Nazmi aradı, “Aşkım nasılsın, ne yapıyorsun?” dedi. Bir kadın olarak aranmak hoşuma gidiyordu. Sesini duymak gerçekten güzeldi, “İyilik aşkım! Senden ne haber?” dedim. Nazmi, “Ben de iyiyim! Özledim seni!” dedi. ‘Özledim’ kelimesi hoşuma gidiyordu. Sonra bana, “Bu hafta buluşalım mı aşkım?” dedi. Bu çok güzel bir haberdi. O an aklıma Bahar geldi, “Aşkım, ne oldu biliyormusun?” dedim. “Söyle birtanem, ne oldu?” dedi. “O gün arabandan inerken, komşulardan biri beni görmüş!” dedim. Nazmi panikleyerek, “Yapma yaa! Gerçekten mi?” dedi. “Evet aşkım! Ama korkacak bir durum yok!” dedim. “Eee… nasıl yani?” dedi. Biraz Bahar’dan bahsettim ve ağzının sıkı olduğunu anlattım. Nazmi cevap vermeden beni dinliyordu. Uzun süre dinledikten sonra, “Şimdi ne olacak peki?” dedi. “Bak benim bir fikrim var…” dedim ve planımı anlatmaya başladım.

Planımı anlattığımda, Nazmi, “Peki Bahar kabul edecek mi?” dedi. Ben de, “Şimdilik çok istekli, sanırım bu iş kolay olacak!” dedim. “Nasıl bir kadın bu Bahar?” diye sordu. En ince ayrıntısına kadar, kim olduğunu, nasıl biri olduğunu, güzelliğinden ve vücudundan bahsettim. Bir müddet suskun kalan Nazmi, “Müthiş!” dedi. Ben de gaz verir gibi, “Taze amcığı duyunca ağzının suyu aktı değil mi? Bahar seni biliyor, ama diğerlerinden haberi yok. Onun için yalnız sen olmalısın, anladın mı?” dedim. “Anladım, anladım!” dedi, sonra da bana söylemek istediği önemli bir konunun olduğunu söyledi. “Söyle aşkım!” dedim. Nazmi, “İki iş adamı var, onlara senden bahsettim. Senin türbanlı, kapalı bir kadın olduğunu öğrendiklerinde bu işi mutlaka halletmemi söylediler. Ben de bu hafta için onlara söz verdim. Şimdi ne diyeceğim onlara?” dediğinde, o an içimin koyverdiğini hissettim…

Ama Bahar’ı siktirme isteği daha baskın gelince, kendimi düşünmekten vaz geçtim ve “Onlara adet olduğumu söylersin, olur biter! Tamam mı?” dedim. Nazmi, “Tamam aşkım, sen bilirsin!” derken, belli ki o da Bahar’ı düşünüyordu. Mutabık kalınca, Bahar hakkında biraz daha detaylı bilgi verdim. “Göt deliği bile anlaşılmıyor, ona göre!” derken kahkaha atmıştım. Nazmi, “Offf, şimdiden yarrağım kalktı!” dediğinde ikimiz de gülüşmüştük. Sonra, “Hop, hop! Taze amı duyunca hemen havalandın. Onu siktiğin kadar beni de sikeceksin, tamam mı?” dedim. “Elbette aşkım! Seni yarraksız bırakırmıyım hiç!” dedi. Konuşulacakları konuştuktan sonra Pazartesi akşamı araması kaydıyla vedalaştık.

Şimdi iş, Bahar’ı ikna edip edemeyeceğime kalmıştı. Umarım herhangi bir aksilik olmazdı. Bahar’ı görmem gerekiyordu. Alışveriş bahanesiyle üzerimi giyindim ve çalıştığı mağazaya gittim. Bahar beni karşısında görünce pek sevinmişti. Sarılıp kucaklaştıktan sonra, “Tavuk! Hoş geldin!” dedi. Kadınlar arasında birbirimize bazen (Tavuk) diye hitabederiz. “Hoş bulduk Tavuk! Birşeyler alacağım!” dedim. Mağaza 3 katlıydı. Birinci kat yetişkinlere, ikinci kat çocuklara, ücüncü kat ise iç giyim üzerine ayrılmıştı. Benim işim üçüncü kattaydı, “İç çamaşırı almam lazım!” dedim. Bahar başıyla onayladıktan sonra üçüncü kata çıktık. Tek tek incelemeye başladık. Gerçekten çok güzel iç çamaşırları vardı. Bahar bana normal külotları gösterirken, ben, “Kızım bunlar ihtiyar işi, bak şurda çok seksi takımlar var, onlara bakalım!” dedim. Gösterdiklerim Tanga tipi iç çamaşırlarıydı. Kimi şeffaf, kimi tüllü, kimi de dantelliydi. Bahar, “Abla onlar benim şeyimi bile kapatmaz!” dediğinde gülüşmüştük.

Sonuç olarak, altlı üstlü üç takım aldım. Bunlardan ikisi Tanga tipi (takımlardan biri beyaz, diğeri siyah), üçüncü takım ise Hipster, içi görünen ten renginde şeffaf bir takımdı. Gerçekten çok seksi iç çamaşırlarıydı. İçi gitmesine rağmen Bahar belli etmemeye çalışıyordu. Bahar, “Abla bunlar çok pahalı, ben pazardan aldığım 2 Liralık külot giyiyorum, senin aldıklarına bak!” dedi. Ben de kendisine kaç numara sütyen giydiğini sordum. Önce ne demek istediğimi anlamamıştı, tekrarlayınca, “94, neden sordun ki?” dedi. Acık mavi renkteki şeffaf takımı göstererek, “Bu nasıl?” dedim. “Çok güzel!” dedi. Normal bir külodu vardı, ama çok şeffaftı. Aynı renkte, bir de Tangalı takım seçtim ve “Şimdilik bu kadar yeter!” dedim. Bahar, “Bence de! Kız Tavuk, bu kadar iç çamaşırını ne yapacaksın?” dedi. “Boş ver!” dedim. Sonra kasiyere doğru yürüdük. 245 TL ödedim. Çıkarken Bahar, “Abla bu kadar para verdin, kocana ne diyeceksin?” dedi. “Birşeyler uydururum işte… Hee, akşam uğra da laflarız!” dedim. Bahar, “Gelebilirsem gelirim!” deyince, “Mutlaka gel, konuşacaklarım var!” dedim. Ne konuşmak istediğimi eminim çok merak ediyordu. Bu merakla bana bakarken yanından ayrıldım.

Eve geldiğimde Nazmi’yi aradım. “Aşkım, akşam saat 20:00 gibi nete girmeni istiyorum!” dedim. Nazmi nedenini sormadan, “Tamam aşkım, girerim!” dedi. Çocukları anneme gönderdiğim için müsait sayılırdım, birtek kocamı halletmem lazımdı. Saat 18:00 gibi kocamı aradım, akşam komşu kadınlarla oturacağımız için, şimdiden gelip yemeğini yeyip gitmesini söyledim. Kocam 10 dakika içinde gelmişti. Yemeğini yedikten sonra kocama, “Erken gelme, kadınlar geç saatlere kadar otururlar!” dedim. Zaten kocam kahvehaneye takıldı mı, geceyarısından önce gelmezdi. “Tamam!” deyip gitti.

Bahar’ın işten çıkmasına bir satten fazla zaman vardı. Çay demlemek için ocağa su koydum. Biraz etrafı toparladıktan sonra televizyon izlemeye başladım. Tam o sırada kapı zili çaldı. Bu saatte gelen de kimdi acaba? İçimden (Hay aksi şeytan!) diyerek kapıya yöneldim. Kapının dürbününden baktığımda, Bahar’ı görünce rahatladım. Hemen kapıyı açtım, “Kız erken çıkmışsın! Hoş geldin!” diyerek içeri buyur ettim. Bahar ayakkabılarını çıkardıktan sonra mutfağa geçtik. “Senin yüzünden patrona yalan söyleyip erken çıktım. Söyleyeceklerini merak ettim, hadi anlat!” dedi. “Patlama kız! Biraz soluklan hele!” dedim. Bahar eve uğramadan direkt bana geldiği için fazla zamanımız yoktu. “En iyisi, sen git evdeki işlerini hallet gel, ozaman konuşuruz!” dedim. Neticede Bahar evli bir kadındı, üstelik birde çocuğu vardı. Gerçi çocuğuna kaynanası baktığı için sorun yoktu, ama yinede anne olmanın sorumlulukları vardı. Bahar’a, “Haa, çocuklar annemde, kocamı da kahvehaneye gönderdim, geç gelecek! Yani evde yalnız olacağız senle, gelirken vaktini ona göre ayarla!” dedim. Bahar heyecanla, “Tamam abla!” diyerek gitti.

Bahar gittikten sonra hemen bilgisayarı açtım. Nazmi netteydi ve sohbet etmeye başladık…

BÖLÜM 10

Nazmi’nin nete girmiş olmasına gerçekten çok sevinmiştim. Webcamı açtıktan sonra sohbet etmeye devam ettik. “Bahar birazdan bana gelecek, sakın bunu bildiğini belli etme, ama tahrik edici şeylerden bahset!” dedim. Bu haber Nazmi’yi memnun etmiş olmalıydı ki, alttan alttan tebessüm ediyordu. “Merak etme aşkım, o iş kolay!” dedi. Bahar’ın gelmesini beklediğimiz zaman zarfında hep ondan bahsetmiştik. Saat 20:30’a yaklaştığı halde Bahar’dan halen ses seda yoktu, oysa 20:00 gibi gelmesi gerekiyordu. Acaba bir aksilik mi oldu diye aklımdan geçirirken, kapı zili çaldı. Sevinçle, “Oleeeeyy! Geldi aşkım, geldiiii!” diye yazdım. Yerimden fırladım ve kapıya koştum. Gerçekten de Bahar gelmişti, “Nerde kaldın tavuk?” dedim. Bahar, “Yemekti, bulaşıktı, derken işim anca bitti işte…” dedi. Üzerinden çok güzel bir koku geliyordu. Azda olsa makyaj yapmıştı. Biraz da pohpohlamak amacıyla, “Çok güzel olmuşsun Bahar!” dediğimde, teşekkür etti.

“Kız tavuk, sana çok güzel bir haberim var!” dedim. Bahar ne olduğunu öğrenmek için ısrar edince, “Nazmi Webcamda!” dedim. Bahar, “Ciddimisin?” dedi. “Kız yemin ederim, sen gelmeden önce onunla konuşuyordum. Onu görmek istiyormusun?” dedim. Bahar önce biraz düşündü, heyecanlı olduğu her halinden belli oluyordu, “Şey… Yalnız onun beni görmemesi lazım!” dedi. “Tamam, sen yandan bakarsın!” dedim. Bana göre Nazmi yakışıklı ve çekiciydi, uamarım Bahar’ın da hoşuna giderdi. Ben yerime oturunca, Nazmi’nin, “Nerdesin aşkım!” demesiyle tekrar sohbet etmeye başladık. “Kapı çaldı, komşuyla ayak üstü biraz sohbet ettim. Seni beklettim kusura bakma, özür dilerim!” dedim. “Özür dilemene gerek yok aşkım, önemli değil!” dedi. Bahar’ın yanımda olduğunu biliyordu, ama bunu Bahar’a belli etmememiz lazımdı.

Elimle ağzımı kapatıp Bahar’a, “İşte Nazmi bu!” dedim. Bahar yandan fısıldayarak, “Hmmmm! Kadir İnanır’a benziyor!” dedi. Sonra sessizce diğer sandalyeyi alıp, Webcama görünmeyecek şekilde yan tarafıma oturdu. Nazmi bana iltifat üzerine iltifat ederken, ben de aynı şekilde karşılık veriyordum. Sohbet uzadıkça artık cinsel konulardan bahsetmeye başlamıştık. Bugün çok seksi iççamaşırları aldığımdan bahsedince, iç çamaşırları üzerimde görmek istedi. Ben ık mık etsemde, kalkıp yatakodasına doğru giderken, Bahar da arkamdan geldi ve “Gerçekten giyecekmisin?” dedi. “Herhalde kız! Zaten her yerimi biliyor!” dedim. Üzerimdekileri çıkardıktan sonra çırılçıplak kalmıştım. “Kız, sence hangisini giymeliyim?” dedim, ama Bahar tercihi bana bıraktı. Beyaz takımı giydim ve yerime dönerken de Bahar’a, “Birazdan ben de onu soyacağım. Ne kadar iri yarrağı var sen de göreceksin!” dedim. Bahar’ın yüz ifadesinden heyecanlandığı belli oluyordu. Bahar, “Nasıl yani?” deyip, anlamamış gibi davranırken, bunu çok istediğini biliyordum. “Birazdan anlarsın…” dedim.

Üzerimde beyaz iç çamaşırlarıyla Nazmi’nin karşısına oturdum. Şeffaf takımla görünce, “Offff! Çok seksisin! Yarrağım şimdiden kalkmaya başladı!” dedi. Cilve yapıp, “Göstersene aşkım! O kocaman yarrağını görmek istiyorum!” dedim. “Tamam aşkım, gösteriyorum!” dedi. Webcamını aşağı indirerek, göreceğim şekilde ayarladı. Gerçekten yarrağı kalkmıştı. Bahar ise yarrağın büyüklüğü karşısında şaşkınlığını gizleyememişti, yandan fısıldayarak, “Aaaa! O ne öyleee! İnanmıyorum yaaa! Gerçekten çok büyükmüüüşş!” dedi. Bahar aptallaşmış bir şekilde bana bakarken, gördüklerine inanamıyordu. Benim ne kadar haklı olduğumu şimdi daha iyi anlıyordu.

Nazmi ile artık amdan götten bahsetmeye başlamıştık. Nazmi’nin, “Seni şöyle ^^^^^^^^^, domaltıp böyle ^^^^^^^^^, amını götünü parçalayacağım!” gibi argo argo laflar yazması beni tahrik ediyordu. Nazmi 31 çekerken, ben de amımın dudaklarını açmış içini gösteriyordum. Gerçi buna ihtiyacı yoktu ama, sırf Bahar’ı tahrik etmek için bunları yapıyordum. Amım öyle sulanmıştı ki, akan sıvılar sandalyenin oturağını ıslatıyordu. Klitorisimi küçük küçük daireler çizerek okşarken, neredeyse boşalmak üzereydim. İstemeden de olsa gözüm Bahar’a takıldı. Bahar elini eteğin altına sokmuş, amını parmaklıyordu. Onun durumu da benden farksız değildi. Bir tarafta Bahar, diğer tarafta Nazmi, üst üste bunlar yaşanınca daha fazla dayanamadım, aniden kasılmaya, zevkten titremeye başladım. Ardından şiddetli bir şekilde boşalmaya başladım. “Ah! Ooooh! Ohhhh! Ihhhh!” diye defalarca inlerken, Nazmi de boşalmak üzereydi. Yarrağı tümüyle gerilmiş, dölleri fışkırtırken, o sırada Bahar da kısık sesle inleyerek ve kasılarak boşalıyordu. Nazmi’nin boşalması gerçekten çok şiddetliydi. Saniyelerce süren boşalmalar yavaş yavaş kendini sessizliğe bırakmıştı.

Üstü başı berbat olan Nazmi, “Aşkım ben banyoya geçiyorum, Salı günü görüşürüz!” dediğinde, “Tamam aşkım, görüşürüz!” dedim. Nazmi netten ayrılınca, Bahar’la başbaşa kalmıştık. Bir müddet birbirimize baktıktan sonra, gülmeye başlamıştık. “Nazmi’deki yarrağı gördün değil mi? Böyle erkekler de var işte!” dedim. Bahar başını sallayıp, “Evet yaaa! Ne kadar da büyük yarrağı var! Üstelik çok kalın!” dedi. Israrlı bir şekilde kendisine, “Bu hafta gel seni de götüreyim! İnan bana, saatlerce sikişeceğiz!” dedim. Bahar ne diyeceğini bilemez halde bana bakıyordu. İstiyordu, ama bir türlü karar veremiyordu. Ürkek bir şekilde, “Şeyy, ben… yani bilemiyorum…” diye gevelerken, “Bak Bahar, sen gelsende gelmesende ben gideceğim! Herif tam bir zevk makinesi. Kaç kez boşaldığını bile hatırlamıyorsun. Gelirsen bütün bunlar aramızda kalacak!” dedim.

Bahar bir müddet düşündükten sonra, “Şey, benim çalıştığımı biliyorsun, patrondan nasıl izin alacağım peki?” dedi. Benim de duymak istediğim buydu ve o anda bu işin olacağına kanaat getirdim. “O iş kolay! Kızım, senin izin günün Pazartesi değil mi? Bu hafta için Salı gününe ertelersin. Veya çocuğu doktara götüreceğim gibi şeyler söylersin!” dedim. Bahar, “Bilemiyorum ki, patron izin verir mi?” dedi. “İşin içinde çocuk var, herhalde izin verir kız!” dedim. Bahar izin konusunu patronuyla görüştükten sonra her şey belli olacaktı.

Yerimden kalkıp, “Gel benimle!” diye elinden tuttum, sonra yatak odasına götürdüm. Aldığım iç çamaşırlarından açık mavi takımı çekmeceden çıkardım. Tangasıyla birlikte Bahar’a uzattım. “Al kız! Bunlar senin!” dedim. Bahar kem küm etse de, “Kızım bunları senin için aldığımı biliyorsun! Al işte!” dedim. Sonunda kabul etmişti. Teşekkür etti ve yanaklarımı öptü. “Kız bu kadarcık mı?” dedim. Benim istediğim şey daha farklıydı, dudaklarımı gösterip, “Burdan yok mu?” dedim. Bahar, “Hımmm! Anladııım!” diye gülümseyip dudaklarını dudaklarıma dokundurdu. Yumuşak dudaklarını dudaklarımda hissetmek harikaydı. Ensesinden tutup dudaklarına yapıştım. İkimiz de, “Mmmmm!” diye inlerken yatağa devrildik. Dudaklarına sıkı sıkıya yumuldum. Önce dirense de, kendini bırakmıştı. Şehvetli bir şekilde öpüşürken, dillerimizi de işin içine katmıştık. Daha önce böylesine şiddetli ve arzulu bir öpüşme yaşamamıştım.

Birbirimize sarılmış öpüşürken, oramızı buramızı okşamayı da ihmal etmiyorduk. Bahar’ın eteği beline kadar sıyrılmış, bembeyaz bacakları ortaya çıkmıştı. Elimi bacaklarının arasına sokunca ateş gibi yandığını farkettim. Tanrım ne kadar da sıcaktı, bacaklarının arası ateş gibi yanıyordu. Bir müddet külotun üzerinden amını okşadım. Zaman zaman da amının yumuşak etini avuçlayıp eziyordum. Bahar zevkten kıvranıyor, “Immmm! Ommmhhhh!” diye inliyordu. Sonra elimi külotunun içine soktum. Öylesine sulanmıştı ki, avucumun içi am suyuyla dolmuştu. Amının kıllarını yeni kestiğinden harika kayıyordu, belli ki hazırlık yapmış öyle gelmişti.

Arzu ve isteklerin arttığı ortam tavan yapmak üzereydi. Yarı çıplak olduğum için Bahar’ı da soymak istiyordum. Önce başındaki türbanı, ardından penyesini çıkardım. Son olarak, fermuarını açıp eteğini indirdim. Bahar da iççamaşırlarıyla kalınca, ben de önce sütyenimi, ardından da tangamı çıkardım. Bütün bunlar yaşanırken ikimiz de konuşmuyorduk. Bahar’ın yüzündeki pembelik ona seksi bir hava veriyordu. Sonra da Bahar’ın sütyenini ve külotunu indirdim. Kapalı bacakları yüzünden amının sadece üst tarafı görünüyordu. Üzerine çıkıp bedenimi bedenine yapıştırdım. Teni o kadar yumuşak, o kadar sıcaktı ki, içimi eritiyordu. Erkek olsam, Bahar’ı saatlerce sikerdim, ama ne yazık ki değildim.

Bir müddet göğüslerimizi birbirine sürttükten sonra, ikimizin de meme uçları fındık gibi şişmişti. Kendini bana teslim etmiş olan Bahar, hareketsiz yatıyordu. Birkaç dakika memelerini okşayıp yaladıktan sonra, uçlarını emmeye başladım. Göğüsleri küçüktü, ama ucları ağzımı dolduruyordu. Uçlarını somururken tıpkı aç bebek gibiydim, iyice içime çekip dudaklarımla koparmaya çalışıyordum. Bahar altımda kıvranırken bırakmaya niyetim yoktu. Bahar zevkten, “Mmmhhh! Iımmmhh! Oohhhh! Çok güzel! Çok güzeeell” diye inliyordu. Artık aşağıya doğru inmeliydim. Göbeğini öpüp kokladıktan sonra, kendimi geriye doğru çektim. Sonra bacaklarını araladım. Harika bir manzara vardı. Amı öylesine sulanmıştı ki, zevk suları çarşafa akıyordu. O an aklıma Nazmi geldi, kocaman yarrağını Bahar’ın amına sokmasını arzu ettim. Bu arzum şimdilik mümkün olmasa da, bir gün mutlaka gerçekleşecekti. İşte o günü sabırsızlıkla bekliyordum. Umarım bir aksilik olmazdı…

Amının küçük dudaklarını bir müddet okşadıktan sonra, parmağımı içine soktum. Bahar, “Immmhhhh!” diye inledi. Amına soktuğum parmak sayısını artırırken, önce birini, ardından ikisini, ardından üç parmağımı birden sokup, ileri geri hareket ettirmeye başladım. Bahar’ın inlemeleri çoğalırken, amının içi de sabun gibi köpürmüştü. “Ahhhh! Ohhh! Devam et!” diye inliyordu. O sırada benim de durumum ondan farksızdı. Bir elimle de kendimi tatmin etmeye çalışırken vıcık vıcık olmuştum. Daha sonra am suyumu arka deliğime sürerek iç kısımları yağladım ve parmaklarımı götüme sokarak, kendi kendimi parmaklamaya başladım. Bahar’ın amına yaptığımı, şimdi kendi götüme de yapıyordum.

Buna bir süre devam ettikten sonra, 69 pozisyonuna geçerek, Bahar’ın iki bacağını yanlara doğru gerdim. Sonra dudaklarımı amına yapıştırdım. O an Bahar, “Ooooohhhhh!” diye inledi. Büyük bir arzuyla, önce küçük dudakların olduğu bölgeyi öpüp kokladım. Ardından klitorisini yaladım. Klitorisi şişmiş, nerdeyse ağzımı dolduruyordu. Dudaklarımla sıkıştırıp, dilimle de yalamaya devam ettim. Bahar kıvranıyor, zevkten inliyordu. O sırada Bahar, kalçalarımı kucaklamış, amımı parmaklıyordu. Bahar’a yol göstermek için elini tuttum ve parmağını götüme sokarak, birkaç git gel yaptım. Bahar sinyalı almıştı, göt deliğimle ilgilenmeye başladı. Önce parmağının birini, sonra ikisini, daha sonra da üç parmağını soktu götüme. Parmakları inceydi, “Sok! Hepsini sookkk!” diyerek daha fazlasını sokmasını istiyordum. Am sıvımla götümün deliğini kayganlaştırırken, şimdi de parmaklarının hepsini sokmaya çalışıyordu. Bahar’ın bileği Nazmi’nin yarrağından daha inceydi. Biraz zorlasa, eminim eli komple girecekti götüme.

İkimiz de zevkin doruklarındaydık. Bahar’ın hareketleri sertleşmeye, inlemeleri artmaya başlamıştı. Hoş benim durumum da ondan farksız değildi. Bahar altımda kıvranırken öyle istekliydi ki, her an boşalabilirdi. Ve boğuk bir iniltiyle böğürmeye başladı. İnlemeleri odanın duvarlarında yankılanırken, ben de koyvermiştim. Büyük bir sarsıntıyla boşalıyordum. Büzük kaslarım kasılmaya başlamıştı ki, müthiş bir acı hissettim, “Aaahhhh!” diye inledim. Bahar elini bileğine kadar götüme sokmuştu. “Ne yaptın küçük orospu? Götümü yırttın!” dedim. Korktuğu için elini götümden hemen çıkardı. Ben de daha fazla üzerine gitmedim. İkimiz de yorgun ve bitkin halde yatağa uzandık. Suyun altından çıkmış gibi çok terlemiştik.

5-10 dakika dinlendikten sonra kalkıp banyoya girdim, çabucak bir duş alıp kurulandım. Odaya döndüğümde Bahar halen mayışmış halde yatıyordu. “Kalk duşunu al kız!” dedim. Bahar da birkaç dakikada duş alıp geldi. Bahar’a doğru domaldım, “Bak kız! Büzüğümü ne hale getirdin!” dedim. Bahar, boşalırken heyecanlandığından, farkında olmadan elini komple soktuğunu söyleyerek, özür diledi. Nazmi’nin yarrağı Bahar’ın bileğinden daha kalındı, fakat kuru olduğu için götüm acımıştı. Üzerimizi giyindikten sonra salona geçtik. “Acıktın mı?” diye sorduğumda, o da benim gibi çok acıkmıştı. Pasta börek vardı, yanına çay demledim. Bir demlik çay bitinceye kadar yeyip içtikten sonra saate baktım, 22:30’a geliyordu.

Kocasının işi iyi gitmediği için, Bahar mağzada çalışmaya başlamıştı. Geçen sefer bana, birikmiş faturalardan bahsetmiş, ödenmediği zaman elektrik ve suyu keseceklerini anlatmıştı. “Kız faturaları ödediniz mi?” diye sorduğumda, başını sağa sola salladı, “Yok valla, para bulamadık abla! Yarın faturaların son günü, bakalım kocam bulabilecek mi?” dedi. “Ne kadar lazımdı?” dedim. “625 Lira, gecikme zamı da alırlar mutlaka… Kocamın bulacağını da sanmıyorum!” dedi. Kalkıp yatak odasına gittim. Kocamın bile bilmediği 10.000 Liradan fazla param vardı, ama kocamdan çekindiğim için kullanamıyordum. Bu kadar para onu şüphelendirebilirdi. 700 lira aldım ve mutfağa döndüm. Bahar mutfakta çay içerken düşünceli duruyordu. “Takma kafana kız! Herşey düzelir birgün!” dedim ve parayı Bahar’a uzattım. Paraları görünce boğazı kurumuş gibi yutkunamıyordu. “Al kız! Paranız olduğunda ödersin! Yalnız bu para meselesi aramızda kalacak, kocamın haberi yok!” dedim. Gerçekten çok sevinmişti. Gözlerime minnetle bakarken, paraları göğsüne koydu, “Bu iyiliğini unutmayacağım abla!” dedi ve bu sefer teşekkür öpücüğünü direkt dudaklarıma kondurdu.

Vakit geç olmuştu. “Artık gitsen iyi olur, sonra kaynanan dır dır etmesin!” dedim. “Haklısın, geç oldu. İyi akşamlar. Çok teşekkür ederim abla!” dedi, kalktı kapıya yöneldi. O an aklıma iççamaşır takımı geldi, “Dur kız bekle!” dedim. Yatak odasından paketi alıp kendisine verdim, “Bunları unuttun! Bu akşam giy de kocanla ateşli bir sikiş yap!” dedim. İkimiz de aynı anda kahkaha atarak gülüştük. Bahar, “Sağol abla. Ayrıntıları sonra anlatırım!” deyip çıktı.

Bahar gittikten sonra koltuğa uzandım. O anda aklımdan birçok şey geçmesine rağmen, rehavetten gözlerim kapanmıştı. Uyandığımda ise kocam eve gelmişti…

BÖLÜM 11

Ertesi gün Bahar’ı telefonla aradım, “Kız tavuk, ne var ne yok? Napıyorsun?” diye sordum. Bahar, “İyi valla, ne olsun abla, çalışıyorum işte. Faturaları ödedim, sonra da işe geldim. Sayende büyük bir yükten kurtulduk. Sana nasıl teşekkür edeceğimizi bilemiyoruz!” dedi. Ben de, “Arkadaşlar arasında bunların lafı olmaz kız! Akşam neler oldu, asıl sen onu anlat!” dedim. Bahar anlatmaya başladı. Verdiğim iç çamaşırları giydiğinde kocası çok etkilenmiş, uzun süren sevişmenin ve sikişmenin ardından kocası iki kez boşalmış. Bahar’a, “Peki sen boşalmadın mı?” diye sordum. Bahar, “Elbette boşaldım, hemde iki kez! Kocamla sikişirken kimi hayal ettim biliyormusun abla?” dedi. Bunu bilmemek saflık olurdu, ama yine de, “Ben nerden bileyim kız!” diyerek söylemesini istedim. “Kocamın altında sikilirken, aklımda hep Nazmi vardı!” dedi.

Düşündüğüm şeyi söylemişti. Bunu itiraf etmesi hoşuma gitmişti. Bahar’ın kocası zayıf ve çelimsiz biriydi, bana göre çekici hiçbir yanı yoktu adamın. Bahar’ın ballandıra ballandıra anlattığı cinsel yaşamlarının, aslında hayal edipte yaşayamadığı bir fantazi olduğunu düşünüyordum. Umarım bunu yakın bir zamanda öğrenebilecektim. Yedi yıldır evliydiler, ama adam Bahar’ın amını birkez bile yalamamıştı. Günah diyerek, ne oral, ne de anal seks yapmışlardı. Bahar, Nazmi gibi güçlü biriyle sikişmedikten sonra, gerçek zevki asla öğrenemeyecekti. Bahar’ın o küçük amını Nazmi’ye siktirecektim, ama bunun için biraz daha zamana ihtiyacım vardı. Daha sonra Bahar’a, izin konusunu halledip etmediğini sordum. Ondan güzel bir haber bekliyordum, ama beklediğim gibi konuşmuyordu, “Şeyy, ben, yanii… bilmem ki… bakarız!” gibi kaçamak ve anlamsız laflar ediyordu telefonda.

Söylediklerinden birşey anlamıyordum. Kendisine, “Bir sorun mu var kızım?” dedim. Bahar’ın bir süre sessiz kaldıktan sonra kem küm etmesi, doğrusu canımı sıkmıştı. Belli ki Bahar korkuyordu, korktuğu için olsa gerek dengesiz ve tutarsız konuşuyordu. Zaten daha fazla üzerine gitmenin de bir anlamı yoktu. İş çıkışı bana gelmesini söyledikten sonra telefon konuşmasını sonlandırdık. Aramızdaki bu konuşma beklentilerimi köreltmiş gibiydi. Nazmi’yle buluşmama iki gün kalmasına rağmen, Bahar’ın benimle gelip gelmeyeceği belli değildi. Oysa bu hafta için Bahar’ı kendisine siktireceğime dair Nazmi’ye söz vermiştim. Herhangi bir olumsuzluğa karşı, ne yapmam gerektiğini bilemediğim bu iki günde, ne olursa olsun Bahar’ı ikna etmeliydim.

Can sıkıntısından akşamı beklerken zaman geçmek bilmemişti. Zaman zaman balkona çıkıp dinlenirken, sokakta oynayan çocukların sesleri etrafta yankılanıyordu. Batmak üzere olan güneşin kızıllığı gökyüzüne yayılırken, Bahar sokağa girmişti bile. Başında kırmızı türbanı, altında uzun siyah eteğiyle çok seksi görünüyordu. Dalgın ve düşünceli bir şekilde sağa sola bakmadan binaya girdi. Oysa evde olup olmadığımı anlamak için mutlaka oturduğum daireye, yani balkona doğru bakardı. Böyle yapması hiç hoşuma gitmemişti. Balkondan içeri girdikten sonra TV’nin karşısına geçtim. TV’de haberden başka bir şey olmadığı için bilgisayarı açtım. Nazmi’den öğrendiğim Porno sitelerine girip, Pornofilm izlemeye başladım. Birkaç dakika sonra amım sulanmış, yarrak istiyordu. Aklıma, kocamı arayıp eve çağırmak ve kendimi siktirmek gelmişti, ama onun da 1-2 dakikalık enerjisi vardı. Üstelik yarrağı da küçüktü.

Pornodaki iri yarraklara bakarak tatmin olmaya çalışırken, kapının zili çaldı. Saat erkendi, ama kocam gelmiş olabilirdi. Korku ve telaşla bilgisayarı kapatıp üzerimi düzelttim. Kocam bu tür şeylerden hoşlanmazdı, Porno izlediğimi bilse kafamı koparırdı. İşte bu endişeyle kapıyı açtım. Ama gelen kocam değildi, Bahar karşımdaydı. Şaşkınlıkla, “Hoş geldin tavuk!” dedim. Bahar, “Hoş bulduk abla!” dedikten sonra içeri girdi.

Bir müddet oturduktan sonra konuya ilk giren Bahar oldu. “Şeyy… Sana söylemek istediğim bir şey var abla!” dedi. “Dinliyorum?” dedim. Bahar, “Müge hanımla, izin konusunu görüştüm…” dedi. Müge hanım dediği kişi işyeri sahibiydi. Merakla, “Eee?” dedim. “Müge hanım da durumu bölüm şefine bildirdi. Bölüm şefi de izin günümü Salı olarak değiştirdi işte…” dedi. Bahar’ın yüzü pembeleşmiş bana bakıyordu. Endişeli bir hali vardı, ama umrumda değildi. Kafasındaki sorulardan kurtarmak için, “Bak işte, bu çok güzel bir haber! İnan ki yapacaklarımızdan kimsenin haberi bile olmaz! Sadece sen ve ben bileceğiz! Anlaştık mı?” dedim. Bahar yine de tedirgin bir şekilde, “Yakalanmaktan çok korkuyorum abla!” diyordu. Onu rahatlatmak için, “Benim korkmadığımı mı sanıyorsun? Ben bir yıldır kocamı aldatıyorum, yakalandım mı? Hayır! Bak Bahar, Nazmi ile yattıktan sonra kadınlığımı öğrendim, istiyorum ki, bir kez bile olsa, sen de aynı duyguları yaşa!” diyerek, Bahar’ı kandırmaya çalışıyordum. Sonra da, “Eee, ne diyorsun? Salı günü gelecekmisin benimle?” diye sordum.

Bahar bir müddet düşündükten sonra, “Tamam!” dedi. Zor da olsa istediğim cevabı almıştım. Sevinçle Bahar’ın boynuna sarıldım, “Seni seviyorum kıız! Yerim ben seniii!” dedim. Dünden beri yaşadıklarım mutlu bir şekilde bitmişti. Onun da tedirginliği gitmiş, yüzünde güller açıyordu. Bahar’a, “Sen gelmeden önce Porno film izliyordum, izlemek istermisin kız?” diye sordum. Porno film duymuştu, ama daha önce izlemediğini, nasıl bir şey olduğunu sordu. Anlattıklarım karşısında ağzı açık kalmıştı, “İzleyelim!” dedi. “Nasıl bir film izlemek istersin?” dedim. “Farketmez…” dedi. Bilgisayarın karsına geçtik. Porno sitelerine girdikten sonra, daha önce izlediğim filmin birini tıkladım. Film, genç bir kızın okumak için şehre gitmesiyle başından geçen olayları anlatıyordu. Bu filmi özellikle seçmiştim. Filmdeki kız, Bahar’ı anımsatıyordu. Kız, minyon tipli, ufak tefek biriydi.

Bahar hayatında ilk kez Porno seyrederken, filmde kocaman yarrağın kızın amında kaybolmasına inanamıyordu. Ağzı açık izlerken, olduğu yerde kıvranıyor, sonra bana doğru bakarak, “İnanmıyorum abla yaaa…” diyordu. Bahar’ın hali amımın sulanmasına neden olmuştu. Eminim o da benim gibiydi. O an aklıma ilginç bir şey gelmişti, yerimden kalkıp mutfağa geçtim. Buzdolabını açtığımda aradığım şeyi bulmuştum. Patlıcan. Soğuk olduğu için biraz ısıtmam gerekiyordu. Şohben açıktı, geniş bir kabın içine ılık su doldurdum. Suyun içine patlıcanı koydum. Üzerine de ağır bir tabak koyup yukarı çıkmasını engelledim. Bahar’ı merak ediyordum, acaba ne yapıyor diye bakmaya salona geçtiğimde, harika bir manzarayla karşılaştım. Eteğini beline kadar sıyırmış olan Bahar, bir eliyle külotunu tutarken, diğer eliyle de amını yoğuruyordu. Bacaklarını sağa sola iyice açmış, amıyla oynarken bana bakıyordu.

Önünde dizlerimin üzerine çömelip, Bahar’ın bacaklarına dokundum. Süt gibi beyaz bacaklarını okşarken, amından gelen koku, başımı döndürmeye yetmişti. Bacaklarını öpüp koklamaya başladım. Ara sıra gözüm amına takılırken, küçük am dudaklarının görüntüsü harikaydı. Ağız kısmındaki bu ince diri dudaklar, amını süslüyordu. Klitorisi, kalkmış çocuk çükü gibiydi. Amından akan sular koltuğa sızıyordu.

Baharı belinden tutup koltuğun kenarına çektim. Bacaklarını yukarı kaldırıp, göğsüne doğru büktüğümde, amı kabak gibi ortaya çıkmıştı. Harika bir görüntü vardı. Daha fazla dayanamayıp amına yumulduğumda, “Oooohhhh!” diye inledi. Amını öpüp kokladıktan sonra yalamaya başladım. Amını aşağıdan yukarıya doğru yalarken, Bahar’ın inlemeleri artmaya başlamıştı. Köpeklerin su içtiği gibi dilimi kullanırken, parmaklarımı amına sokuyordum. Zevkten çıldırmış olan Bahar boşalmaya başlamıştı. “Oohh! Çok güzeeell! Devam et abla! Devam ettt!” diye inlerken, göt deliğinin kasıldığını farkettim. Ahh’lar Ohh’lar arasında, göt deliği kasılıp gevşiyordu. Amından akan şehvet suları da, ağzımı sabun gibi kayganlaştırmıştı. Amının suyunu kalçalarına yaydım. Kalçalarını avuçlayıp okşarken, parmağımı aniden götüne soktum. Acıdığını söylemesine rağmen parmağımı çekmedim. Parmağım götünde sıkışıp kalmış gibiydi. Benim götümün sadece ağız kısmı darken, Bahar’ın iç kısımları bile parmağımı eziyordu. Fazla acıtmak istemediğimden daha sonra parmağımı çektim. Ama eninde sonunda onun götünü de alıştırmam gerekiyordu. Çünkü bu ilerde çok işime yarayacaktı.

Film devam ediyordu ve iki erkek, kızı aralarına almışlar, biri amdan diğeri götten sikiyordu. Bahar hayretini gizleyemeyip, “Kırk yıl düşünsem böyle bir şey aklıma gelmez! İnanmıyorum yaa, karıya bak abla, aynı anda hem amdan hem götten sikiliyor!” derken, ben de içimden, (Merak etme, senin de öyle sikileceğin zaman gelecek!) diyordum.

Bahar Orgazm olup rahatlamıştı, ama ben halen boşalmamıştım. Ayağa kalkıp külotumu çıkardım. Koltuğun üzerine çıkıp, “Şimdi sıra sende kız, bakalım nasıl yalıyorsun!” diyerek, Bahar’ı başından tutup, amımı yüzüne, dudaklarına bastırdım. Bahar, “Immm! Immmmmm!” diye nefes almaya çalışırken, kaçış olmadığını anlamış olacak ki, acemi bir şekilde amımı yalamaya başladı. Amımı yalayan bir kadın da olsa hoşuma gidiyordu. Bir müddet amımı yalattıktan sonra, “Bir saniye bekle!” diyerek kalktım. Ilık suyun içine koyduğum patlıcan aklıma gelmişti. Patlıcanı elime aldığımda sıcaklığı hoşuma gitmişti. Patlıcanın etrafını zeytinyağı ile sıvazladım. Zeytinyağından götümün deliğine de bolca sürdüm. Sonra elimde patlıcanla salona geçtim.

Elimdekini gören Bahar, “Ay inanmıyorum yaa! O ne öyle abla?” diye kahkaha atınca, ben de, “Eee, napalım kızım, gerçek yarrak olmayınca bununla idare edeceğiz!” dedim. Bahar itiraz ettiyse de, bacaklarını açtım, “Bu patlıcan önce senin amına, sonra da benim götüme girecek!” dedim. Bahar’ın, “Ama bu çok kalın! Ben bunu alamam!” demesine aldırış etmeden, amını yalamaya başladım. Yalamalarım karşısında gevşerken, Bahar kendini bana bıraktı. Bahar kıvama geliyordu. Kısa sürede amı sulanmaya, ardından da inlemeye başladı. Baharın amını yalamayı bırakıp karşısına geçtim, “Önce kendi amıma sokacağım, seyret bak nasıl giriyor!” diyerek, zorlanmama rağmen patlıcanı amıma soktum. Am dudaklarımı germiş olan patlıcan, arada boğulacak gibiydi. Yavaş yavaş ileri geri hareket ettirmeye başladım. Patlıcan tıpkı zenci yarrağı gibi parlıyordu. Bahar, dikkatle beni izliyordu.

Birkaç dakika sert sert dibime kadar sokup çıkarmaya devam ettim. Sonra amımdan çıkarıp, “Şimdi sıra sende!” diyerek patlıcanın ucunu amına dayadım. Önce irkildi, ama kararlı olduğumu görünce, “Yavaş sok lütfen!” dedi. Patlıcan, Bahar’ın küçük amına göre oldukça kalındı, ama umrumda değildi. Patlıcanı bastırmaya başlayınca, amının dudakları gerildikçe gerildi. Bahar ağzını açmış tavana bakarken, “Ahhhhhhhh!” diye inledi. İşte tam o anda patlıcan içine doğru kaymaya başladı. Amının alışması için, patlıcanı yavaş yavaş ileri geri oynatırken, şimdi daha rahat hareket ettiriyordum. Bir müddet sonra da iyice alışmaya başladı.

Patlıcanla Bahar’ın amını sikerken, parmaklarımla da kendi götümün deliğini alıştırıyordum. O ana kadar Bahar’ın amına patlıcanın yarısını sokmuştum. Oldukça uzun olan patlıcanı içeri doğru bastırdığımda olanlara inanamadım. Koca patlıcan tamamen amına girmişti. Amının derinliği benimkinden fazlaydı. Derinliği yaklaşık 22-24 santim arasında olmalıydı, çünkü az önce, patlıcanı kendi amıma soktuğumda, 4-5 santime yakını dışarda kalmıştı. O an aklıma Nazmi geldi. Bahar, Nazmi’nin koca yarrağını tamamen amının içine alabilirdi. Aklıma geldikçe, patlıcanı sert sert sokmaya başladım. Bahar’ın inlemeleri salonda yankılanırken, dışardan duyulur diye çekiniyordum. 10-15 dakika boyunca Bahar’ın amını param parça etmiştim. Patlıcanı geri çekince, amından ‘Fosss!’ diye hava çıkıyordu. Hızımı alamayıp tekrar sokuyordum. Bütün bunlar boşalmasına kadar devam etti. Amının dudakları kızarmış, hatta biraz da şişmişti.

Daha fazla devam edip te tahriş olmasını istemiyordum. Çünkü iki gün sonra Nazmi ile sikişecekti. Amından çıkardığım patlıcanı eline verdim. Sonra domaldım. Ellerimle kalçalarımı iyice gererek, “Sok hadi!” dedim. Bahar patlıcanın ucunu götümün deliğine ayarladıktan sonra bastırmaya başladı. Küçük küçük darbelerle sokmaya çalışırken, büzüğüm de gevşemeye başlamıştı. Patlıcanın ucu girdiğinde, büzüğümün kasları zorlanmaya başlamıştı ki, “Ahhh!” diye inledim. Bahar bir an durunca, “Devam et, sok!” dedim. Bahar yeniden bastırınca, koca patlıcan götüme girmeye başladı. Sıcaklığı içimi bir hoş etmişti. Nedenini bilmiyorum ama, acıdığı halde hoşuma gidiyordu. Bahar sapından tuttğu patlıcanı götüme sokarken, o an ben acıyla zevki bir arada yaşıyordum. Duyulmasın diye ses çıkarmazken, zevkten kıvranmaya başlamıştım.

Bir taraftan kendi amımı parmaklarken, diğer taraftan hızlı sokması için Bahar’ın kolundan tutuyordum. Bahar yaklaşık 10 dakika boyunca sokup çıkarmaya devam edince, patlıcan götüme rahat girmeye başlamıştı. Daha sert sokması için Bahar’ı ikaz ediyordum, çünkü boşalmak üzere olduğumu hissediyordum. Zaten hissetmemle boşalmam aynı anda olmaya başladı. Götümdeki koca patlıcan kasılmamı engelliyordu, ama yine de çok zevk alıyordum. Birkaç saniye boyunca zevkten titredim. Rahatladığımda patlıcanı tutup götümden çektim. Bahar, “Abla götün folluk olmuş!” deyip kahkaha atarak götüme bakıyordu.

Salonda ağır bir ter kokusu vardı. Duş alması için Bahar’ı banyoya gönderdim. Havalandırmak içinde salonun pencerelerini açtım. Etrafı düzenlemiş otururken Bahar banyodan geldi, yanıma oturdu. Ona, “Bakayım kız, amın ne durumda?” dedim. Kalkıp eteğini yukarı çekti, külotu kirlendiği için giymemişti. Baktığımda, amının ağız kısmı şişmiş, etrafı da kızarmıştı. “İki gün kocanla sikişme! Salı günü ikimiz de dinç olmalıyız! Anladın mı?” dedim. “Anladım abla!” dedi. Saat 22:00’ye geliyordu. “Birazdan kocam gelir!” diyerek Baharı evine yolladım.

Artık Salı gününü beklemeye başlamıştım. Pazar günü Nazmi’yi telefonla arayıp, Salı günü Kemal’in de orda olmasını söyledim…

BÖLÜM 12

Salı günü yaklaşıyordu. O Pazartesi, Nazmi’nin cep telefonuna çağrı attım. Birkaç dakika içinde aradı ve sohbet etmeye başladık. Herzamanki gibi iltifat ediyordu. Bana, “Ne var ne yok aşkım? Seni çok özledim yaa!” dediğinde kendisine hasta oluyordum. ‘Seni çok özledim!’ cümlesi beni çok etkiliyordu, beni bambaşka bir aleme götürüyordu, ona karşı farklı bir duygu taşıyordum. ‘Ben de seni çok özledim!’ diye kendisine haykırmak istiyordum. Doğrusu bir kadının gönlünü hoş etmeyi çok iyi biliyordu. Neden aradığımı bildiğ halde, Bahar konusunu açmıyordu. Sonunda dayanamayıp, ona, “Aşkım sen varya…” dedim. “Eee?” dedi. “Bahar için aradığımı biliyorsun, değil mi?” diye sordum. “Evet yaa, Bahar konusunu ne alemde aşkım? Kendisini ikna edebildin mi?” diye sordu. Ben de Bahar’la aramda geçen bütün olayları bir bir kendisine anlattım.

Anlattıklarım hoşuna gitmişti, “Çok güzeeel!” diyerek memnuniyetini belirtti. Kendisine, “Bak aşkım, Bahar ilkkez kocasını aldatacak, ona çok iyi davranmalısın!” dedim. “Merak etme aşkım, biliyorum!” dedi. Yine de onu Bahar hakkında tekrar bilgilendirmek istiyordum, “Unutma, Bahar daha önce götten hiç yapmamış, sakın götten sikmeye kalkışma onu! Sonra kocası şüpelenebilir! Anladın mı?” dedim. O da, “Seni alıştırdığım gibi onu da alıştırırım aşkım!” diye güldü, daha sonra şaka yaptığını söyledi. Ben de ona, “İnanılmaz küçük götü var, senin o kocaman yarrağın, istesen de oraya girmez!” dedim. Nazmi kahkaha atarak gülünce, ben de kendisine eşlik ettim. Son olarak, yarınki buluşma yeri ve zamanında anlaştık ve kapadık telefonu. Saat 10:00 gibi, aynı yerden bizi alacaktı. Sonra neler olacaktı, yarın hep beraber görecektik.

Bahar’ın işyerinden aldığı izin bizim için yeterli değildi, şimdi de evdekilerden izin alması gerekiyordu. Pazartesi mesaiden sonra Bahar’la bir plan yapmamız gerekiyordu. Bahar akşam işten döndükten sonra ilk bana uğradı. Plan işini halettiğimizde Bahar’ların evine ikimiz beraber indik. Daha önceleri ben para karşılığında evlerde temizlik yaptığım için, Bahar’ın kaynanasına durumu anlattım. Kaynanasına, yarın gideceğim evin temizliği için birine daha ihtiyacım olduğunu, şayet izin verirse, yanımda Bahar’ı götürmek istediğimi söyledim. Bunu için Bahar’ın 100 TL alacağını söylediğimde, kaynanası yelkenleri çoktan indirmişti. Bahar’ın benimle beraber olacağı için olumlu bakıyordu. “Tabii gitsin, ama yine de kocasından izin alması gerekiyor!” dedi. Bahar’ın kocası Kahvehane çalıştırdığı için, Bahar telefonla kocasını aradı. Ve durumu anlattığında, kocası, “Tamam aşkım, gidin!” diyerek kendisine izin verdi. Artık herşey ayarlanmış, Bahar’ın kaynanasından ve kocasından izin sorunu da aşmıştık. Daha sonra kaynanasının izniyle, Bahar’la benim eve çıktık.

Ocağa çay suyu koydum. Çayı demledikten sonra karşılıklı oturup içmeye başladık. Çaylarımızı yudumlarken heycanlı heyecanlı sohbet ediyorduk. Konu konuyu açtı, derken eski kızlık günlerimizden bahsetmeye başladık. Genç kızken başımızdan geçenleri birbirimize anlatırken, konu cinsel itiraflara kadar gelmişti. İlk önce Bahar anlatmaya başladı…

Bahar, “Köyde yaşarken tarlalarımız vardı. Yazları tarlada çalışıyordum. Birgün tarlaya giderken, mısırların arasında birinin olduğunu farkettim. Biraz korkmuştum ama, merak ettiğim için sessizce yaklaştım. Bir de ne göreyim, bizim kapı komşumuz Sinan, mısırların arasına çömelmiş, önüne bir dergi koymuş, dergideki çıplak kadın resimlerine bakarak sikiyle oynuyor. Gördüğüm şey karşısında dilim tutulmuştu, ama ordan da ayrılamıyordum. İlkkez böyle bir şeyle karşılaşmıştım. Sikini eline almış ileri geri sıvazlıyordu. Merakla izlemeye başladım. Bir süre sonra amımın sulandığını hissettim. Sinan ise kendinden geçmiş gibiydi. Birden Ayağa kalkı. Sonra avucuna tükürdü, daha sonra tükrüklü avucunu hızlı hızlı sikmeye başladı. Tam o esnada boşalmaya başladı. Sikinden çıkan döller ileri doğru fışkırırken, ilkkez birinin boşalma anını görmüştüm. Onun o hali öylesine hoşuma gitmişti ki, ben de hızlı hızlı amımı okşuyordum. O sırada bütün vücudumu ter basmıştı. Titremeyle birlikte aniden kasılmaya başladım. Kasıklarımdaki yanma dayanılır gibi değildi. Vücudumdaki kan, sanki bacaklarımın arasına iniyordu. İşte o anda müthiş bir zevkle tanışıyordum, Orgazm olup boşalıyordum. Daha önce boşalmanın ne olduğunu duymuştum, ama o güne kadar kendim yaşamamıştım. O gün boşalmak denen o inanılmaz zevkle tanışmış oldum. Beynim uyuşmuş, halen ordaydım. Sessizce gitmek için yerimden hareket edince, yanlışlıkla yerdeki kuru bir ağaç dalına bastım. ‘Çatt!’ sesini Sinan da duymuştu, “Kim var orda?” diye bağırdı. Arkama bakmadan ordan uzaklaştım. Ama o gün gördüklerim aklımdan çıkmıyordu. Özellikle akşamları yatınca amım sulanıyor, sulanınca da boşalmadan uyuyamıyordum!” diye anlattı.

Bahar, “Hadi, şimdi sen anlat bakalım!” dedi. O an aklıma yaşadığım birçok şey gelmişti, “Hangisini anlatayım kızz? Birkaç tane var?” dedim. Bahar kahkahayla gülerek, “Abla anlat anlat, hepsini anlat!” dedi. Ben de anlatmaya başladım…

“Kızlarla evde buluştuğumuzda genellikle evcilik oyunu oynardık. Evcilik oyununda ben hep koca rölünü oynardım, karım olarak ta teyzemin kızını seçerdim. Teyzemin kızı benden bir yaş küçüktü, ama çok güzel bir kızdı. Karı kocayı oynadığımız için yatakta yatmamız gerekiyordu. Yorganın altına girince, donlarımızı çıkarırdık. Yorganın altında bir erkekmişim gibi, teyze kızının bacaklarının arasına girip, amımı amına sürterek onu sikmeye çalışırdım. Bizim çocuklarımız rölünü oynayan diğer kızlar, bizden yaşça çok küçük oldukları için, bizim yorganın altında tam olarak ne yaptığımızı bilmiyorlardı tabii. İşte ben de ilk defa orgazmla ve boşalmayla o şekilde tanıştım!” diye anlattım.

Bahar heyecanla, “Peki ilk defa bir erkeğin sikini nezaman gördün?” diye sorunca, ben de anlattım. “O zamanlar külot falan yoktu, donlarımızı annem dikerdi. Zaten dayanıklı olmadığı için ağ kısımları hemen sökülüyordu. Komşumuzun oğlu Nevzat ile inekleri otlatırken zaman zaman beş taş oynuyordum. Oyun sırasında, Nevzat’ın bacaklarımın arasına baktığını farkettim. Bende jeton düştü tabii, donum sökük olduğu için görünen amıma bakıyordu. Hemen toparlandım, ama ikimiz de çok utanmıştık. Uzun zaman konuşmadan öylece oturduk. Göz göze geldiğimizde sessizliği ilk bozan da o olmuştu, “Çok değişik… Daha önce hiç görmedim!” dedi. Bahsettiği konu amımdı. “Gerçekten görmedin mi?” diye sordum. Başını ‘Hayır!’ anlamında sağa sola sallayıp, “Valla görmedim!” dedi. “Ben de oğlanlarınkini hiç görmedim! Sen benimkini gördün, ben de seninkini görebilirmiyim?” dedim. Ne demek istediğimi anladığı halde anlamamış gibi davranıyordu, belli ki benden çekiniyordu. Yüzündeki kızarıklık tedirgin olduğunu gösteriyordu. Pantolonunu indirmeye çalışırken, gözlerine bakıyordum. Pantolonun ardından donunu da indirmişti. O an kalbim küt küt atmaya başladı. Yavaş yavaş kalkan siki diklenmişti. Dimdik olmuş sikine bakarken nefes alışım hızlanmıştı. “Sen de açsana!” dedi. Bacaklarımı açıp, donumun sökük olan yerinden amımı gösterdim. O benim amıma bakarken, ben de onun sikine bakıyordum ve neden bilmiyorum ama, bu durum hoşuma gitmişti. İşte bu da benim gördüğüm ilk erkek sikiydi!” dedim.

Sözümü bitirdiğimde, Bahar, “Eee, birşey yapmadı mı sana? Onun yerinde ben olsaydım, orda senin amını sikerdim abla! Hadi anlat anlat, başka neler yaptın?” dedi. Ben de, “Kızım eski mevzuları bırak da, sen asıl yarını düşün! Nazmi ikimizi de sikip yarrağa doyuracak! Bakalım Nazmi’nin o koca yarrağını amına nasıl alacaksın?” dedim. Bahar, “Kız tavuk, hepsini almazsam, bana da Bahar demesinler!” dediğinde, ikimiz de kahkahaya boğulmuştuk. Saate bakarak, “Vakit geç oldu, yarın erken kalkacağımız için dinlenmemiz lazım. Neyse kız, yarın için ne yapıyoruz?” dedim. Bahar omuzlarını yukarı kaldırarak, “Sen bilirsin abla!” dedi. Yapması gereken hazırlıkları bir bir kendisine anlattım. Bahar, “Tamam anladım abla!” deyip, eve gitmek için ayaklandı. Dışkapıyı açmaya yöneldiğinde, “Öpmeden mi gidiyorsun kız?” deyip dudaklarından kaptım. Bir müddet öpüştükten sonra gönderdim.

Bakım için Bahar’a söylediklerimi benim de yapmam gerekiyordu. Banyoya girip, koltuk altlarımı, amımı, götümü ve vücudumun diğer istenmeyen tüm kıllarını ağda edrek tertemiz oldum. Bir saaten fazla bu işle uğraştım. Evliliğim boyunca kocam için böyle bir bakım yapmamıştım. İki dakikalık sikiş için buna değmezdi. Ama şimdi her yerim tertemiz ve pürüzsüzdü. Özellikle amım ve götüm tam yalamalık olmuştu. Amım sulanmasın diye Nazmi’yi düşünmek bile istemiyordum. Çünkü amım sulandığında ya parmaklayacaktım, yada dahada azıp, geldiğinde kocama siktirecektim kendimi. Kocamın beni böyle kaymak gibi am ve götle görmesini istemiyordum. Banyodaki işimi bitirdiğimde aklıma Bahar geldi, umarım benim gibi heryeri tertemiz olmuştur diye düşündüm.

Uykusuz geçen gecenin ardından, sabah erkenden uyandım. Kahvaltı hazırladım. Kocamla kahvaltı ederken, o an aklım başka yerdeydi. Kocam, “Hayrola hanım, dalgın görünüyorsun?” dediğinde, kendimi toparladım. Konuyu değiştirmek için de, “Çocuklar olmayınca evin tadı tuzu kalmıyor…” dedim. Bu kez Kocam, “Dert etme hanım, telefon ederiz, çocuklar da gelir!” dedi. Ben de, “Boşver canım, onlar gelmek isterse, ben gidip alırım!” diye karşılık verdim. Kahvaltı bittikten sonra, kocam üzerini giydi, çıkmak için hazırlandı. Gayet güleç bir yüzle kocamın üzerini düzeltirken, “Hayırlı işler kocacığım, kazancın bol olsun!” dedim. O da, “Sağol hanım! Sağol!” deyip yanağımı okşayıp, öyle çıktı evden.

Kapı kapandıktan sonra balkona çıktım, kocam gözden kaybolana kadar arkasından baktım. Artık benim de hazırlanmam gerekiyordu. Kombiyi yakıp yatak odasına geçtim. Üzerimdekileri çıkarıp, çırılçıplak banyoya girdim. Sıcak suyun altında güzel bir duş aldım. Kurulanıp çıktıktan sonra iç çamaşır olarak, gök mavisi sutyen ve Tanga takımımı giydim. Göğüslerim belli olduğundan üzerine atlet giydim. Atletin üzerine de beyaz bir badi. Altıma ise, boyu topuklarıma kadar uzanan siyah bir etek. Hava sıcak olduğundan, külotlu çorap yerine, yaprak desenli bir tül çorap giymiştim. Türbanımı da bağladım mı, hazırlık işim bitmiş demekti.

İçerdeki saate baktığımda, Bahar’ı merak etmeye başladım. Saat 9:30’a geliyordu ve daha Bahar’dan ses soluk yoktu. Bu kız nerde kaldı diye düşünmeye başlamıştım ki, kapının zili çaldı. Kapıyı açtığımda, Bahar tüm güzelliğiyle karşımdaydı. İçeri buyur ettikten sonra kapıyı kapadım. Bahar’ı en ince ayrıntısına kadar süzmeye başladım. Diz altı, desenli bir etek giymişti. Bacakları düzgün olduğu için, bu kısa etek, kendisine çok yakışmıştı. Üstte beyaz bir badi. Badinin üzerine, yazlık bir hırka. Başına da, bordo renkli bir türban bağlamıştı. Bu çıtı pıtı kadın, tam bir çıtır olmuştu. “Büyük güne hazırmısın?” diye sordum. Bahar başını sallayarak, “Evet hazırım abla!” derken sesi titriyordu. Heyecanlı olduğu her halinden belli oluyordu.

Ben de siyah beyaz türbanımı başıma bağladım, kalçalarımı örten yeleği de üzerime çektim. Artık ikimiz de hazırdık. O anda Bahar’ın elindeki plastik poşet çanta dikkatimi çekti, “İçinde ne var?” dedim. “Eşofmanla eski tişört, terlik falan var! Temizlik yapacağız yaa!” dedi. Bu kız şeytana papucunu ters giydirirdi. “Kız ben bunu nasıl düşünemediiiim? Doğru yaa, yeni elbiselerle temizlik yapılmaz ki!” dedim. Kısa bir gülüşmeden sonra, ben de kendime öyle bir çanta hazırladım. Artık ikimiz de hazırdık. Çıkma vaktı gelmişti. Çıkmadan önce Nazmi’yi aradım, “Nerdesin aşkım?” dedim. “Herzamanki yerde bekliyorum! Bahar hanım da geliyor mu?” diye sordu. Bahar’a bakıp, “Evet, yanımda!” dedim. “Hadi bekliyorum aşkım, görüşürüz birazdan!” dedi. “Tamam, görüşürüz!” deyip telefonu kapadım ve Bahar’a, “Kıızz, seni sordu. Hadi iyisin iyisin!” dedim.

Evin sağını solunu şöyle bir kontrol ettikten sonra kapıyı kilitleyip evden çıktık. Artık Bahar için dönüş yolu yoktu. 40 kiloluk çıtı pıtı Bahar’ı siktirmek için Nazmi’ye götürüyordum. Bahar da sikilmek için benimle geliyordu. Evden uzaklaşmış, buluşma yerine doğru yaklaşıyorduk ki, Bahar, “Götten sikmez beni değil mi abla?” diye endişesini dile getirdi. Ben de, “Merak etme kız, götten seni değil, beni sikecek!” dedim. Bunu söylerken etrafa dikkat ediyorduk ve fısıltıyla konuşuyorduk. Sonra Bahar’a, “Kız amın bayram edecek bugün!” dediğimde, Bahar cevap vermeden tebessüm etti.

Birkaç dakika sonra minibüs yoluna çıktığımızda, “İşte orda!” dedim. Bahar’ın yüzünde tatlı bir pembelik oluşmuştu. Arabanın yanına geldiğimizde, “Sen arkaya geç kız!” dedim. Bahar arka koltuğa, ben de Nazmi’nin yanına oturdum. Nazmi’ye, “Merhaba!” dediğimde, o da, “Merhaba güzel bayanlar!” dedi. Sonra tanıştırma faslına başladım, “Bu Bahar, benim en samimi arkadaşım! Bu da Nazmi!” dedim. Nazmi, “Memnun oldum Bahar hanım. Nesrin doğru söylemiş, gerçekten çok güzelsiniz!” dedi. Nazmi’nin sesi yumuşak ve oldukça içtendi. Bahar teşekkür ederek karşılık verdi, ama sesinden çok heyceanlı olduğu anlaşılıyordu…

BÖLÜM 13

Nazmi’nin dikiz aynasından Bahar’ı incelediğini farkettim. Nazmi bunu farkettiğimi anlayınca bana baktı ve göz kırptı. Sonra tebessüm ederek, “Nereye gitmek istersiniz güzel bayanlar, biraz gezelim mi?” diye sordu. Ben de, “Belki başka zaman…” dedim. Nazmi bu cevabıma karşılık vermemişti bile. Normalde oldukça konuşkan olan Bahar ise, arka koltukta sessiz sakin bir şekilde oturuyordu. Nazmi arabayı Kartal’a doğru sürdü. Sonra da Palmiye bloklarının önünden sahil yoluna çıktı ve “Hava çok güzel, biraz dolaşalım!” dedi. İşin doğrusu Nazmi ne derse o olacaktı. Ona, “Tanıdık birine yakalanmadıktan sonra, bizim için farketmez!” dedim. Klimayı açtığı için arabanın içi oldukça serindi. Çalan müzik eşliğinde yolumuza devam ediyorduk. Havadan sudan konuşurken, Bahar da ufaktan sohbete katılıyordu.

Birkaç dakika sonra Bostancı iskelesine gelmiştik. Yaz olduğu için, insanlar akın akın Adalar’a gidiyordu. Sonra arabayı yavaşlattı, “Şurası müsait, soğuk birşeyler içelim.” dedi. Uygun bir yere park ettikten sonra arabadan indik, gözden uzak bir yere oturduk. Sonra garsonu çağırdı. Benle Bahar Kola istedik, Nazmi de kendisine portakal suyu söyledi. Kısa süreli de olsa garsonla gözgöze gelmiştim, siparişi alırken, sanki beni tanıyormuş gibi bakmıştı gözlerime.

Ağaçların gölgesinde soğuk içeceklerimizi yudumlarken, arabadayken yarım kalan sohbetimize devam ettik. Nazmi Bahar’a, “Bahar hanım, çocuk sahibi olduğunuza inanmak gerçekten çok zor, o kadar genç ve güzelsiniz ki…” diye iltifatlar ediyordu. Bahar’a yaptığı bu iltifatlar beni rahatsız etse de, sürekli tebessüm ediyordum. Sohbet uzadıkça Bahar’ın da dili çözülüyordu. Nazmi’nin espirileri Bahar’ı kendinden geçirmişti. Bahar bu espiriler karşısında gülme krizine yakalanmış gibiydi. İkisi 40 yıllık dost gibi sohbet ederlerken, ben sanki aralarında yabancı kalmıştım. Bu serin yerde yarım saat kadar oturduktan sonra, Nazmi, “Kalkalım mı bayanlar?” dedi. “Kalkalım!” dedik. İkimizden de onay alınca, Nazmi hesabı ödedi. Daha sonra tekrar arabaya bindik. Uygun bir yerden dönerek, bu kez Kartal’a doğru sürdü.

15 dakika sonra dairenin bulunduğu mahalleye gelmiştik. Binanın yakınına arabayı park edince, üçümüz de indik. Nazmi önden, biz de onun arkasından apartmana girdik. O sırada gözüm Bahar’a ilişti, heyecanı yüzünden okunuyordu. Asansörle yukarı çıktık. Nazmi dairenin kapısını açtı ve eliyle yol gösterir gibi bir hareket yaparak, “Buyrun bayanlar!” dedi. Bahar’la girdik içeri, salona geçtik. Nazmi kapıyı kapattıktan sonra yanımıza geldi, “Birşeyler içmek istermisiniz?” diye sordu. Bunun ne anlama geldiğini bildiğim için, “Her zamankinden lütfen!” dedim. Her zamanki dediğim şey, içinde cinsel istek artırıcı haplar bulunan bir çeşit enerji içeceğiydi. Nazmi, “Hay hay efendim!” diyerek, içecekleri hazırlamak için mutfağa gitti.

Bahar’la başbaşa kaldığımızda, “Korunuyormusun kız?” diye sordum. O da ‘Evet!’ anlamında başını salladı. Sonra etrafa bakınarak, “Abla çok lüks bir daire, çok ta güzel döşenmiş, kendisinin mi?” diye sordu. Burayı bir arkadaşıyla paylaştığını, bekar evi olarak kullandıklarını anlatınca, “Hmmm…” diye mırıldandı. Bacakları yapışık halde koltuğun kenarında oturmuş, parmaklarını çıtlatırken, heyecanı halen geçmemişti. Bana, Nazmi’nin duymaması için kısık bir sesle, “Abla kalbim yerinden fırlayacak, çok heyecanlıyım!” dedi. Sadece gülümseyerek karşılık verdim. Biraz sonra Nazmi, elindeki tepsiyle yanımıza geldi. İçecekleri ikram ederken, “Umarım beğenirsiniz!” dedi. İçeceklerimizi yudumlamaya başladık.

Bahar’la ben, ikili koltukta oturuyorduk. Koltuğun bir köşesinde ben, diğer köşesinde Bahar oturuyordu. Nazmi karşımızdaki tekli koltuğa oturdu. İçeceklerimizi içerken, biz onu, o da bizi süzüyordu. Nazmi’nin bu özel karışımlı içeceğini bir seferde içip bitirdim. Etkisini bildiğim için, biraz sonra vücudumdaki hareketlenmeleri yadırgamadım. Yavaş yavaş kıvama geliyordum. Üzerimdeki hırkayı çıkarırken, Bahar’a, “Hava çok sıcak, sen de çıkarsana kızz!” dedim. O da dediğimi yaparak üzerindekini çıkardığında, gözüm badisine takıldı. Göğüsleri badiyi yırtacak gibi sıkışmıştı. Vücuduna göre Bahar’ın göğüsleri oldukça iriydi. Kahverenkli göğüsuçları beyaz badinin altından belli oluyordu. Bu durum Nazmi’nin de dikkatini çekmiş olmalı ki, tebessümle bana bakıyordu.

Artık harekete geçmemin zamanı gelmişti. Nazmi’ye, “Çok güzel göğüsleri var, öyle değil mi aşkım?” dedim. Nazmi, “Hı-hı, gerçekten de öyle!” dedi. Göğüsleri hakkında konuştuğumuz için Bahar’ın yüzü kızarmış, yüzünün bu hali kendisini daha da güzelleştirmişti. Bu arada Nazmi’nin de önü kabarmıştı. Yarrağı kalkmış, pantolonuna sığmıyordu. Yerimden kalkıp Nazmi’nin yanına gittim, eteğimi belime kadar sıyırdım, sonra bacaklarımı iyice açarak Nazmi’nin kucağına oturdum ve “Ohhh, harika!” diye fısıldadım. Bacaklarımın arasındaki sertlik, beni azdırmıştı. Ben, Nazmi’nin sertleşmiş yarrağına amımı sürterken, o da güçlü elleriyle kalçalarımı yoğuruyordu. Sikilme arzum arttıkça, üzerimdekileri bir bir çıkarmaya başladım. Önce badimi, sonra atletimi, daha sonra da sütyenimi çıkardım.

Özgürlüğüne kavuşmuş olan iri memelerim kendini bırakmış, sevilmeyi bekliyordu. Sırası gelince Nazmi memelerimin hakkını verecekti, ama şimdi biraz beklemek zorundaydılar. Memelerim sırasını beklerken, Nazmi’nin dudaklarına yumuldum. Ondan da aynı şekilde karşılık gelince, inanılmaz bir öpüşme başlamıştı. Dudaklarımız birbirlerini yok etmeye çalışıyordu adeta. Önce alt dudağımı, sonra üst dudağımı, daha sonrada ikisini birden ağzının içine alarak, somurdukça somuruyordu. Bir ara nefessizlikten boğulacak gibi oldum. Fırsat buldukça ben de onun alt dudağını kapıyor, emerek ağzımın içine çekiyordum. Bu öpüşme yarışına dillerimiz de eşlik ediyordu. Dillerimizi birbirimizin ağzına sokarak emmeye çalışırken, kendimizden geçmiş, adeta uçuyorduk.

Öyle sulanmıştım ki, amımdan akan sular, Nazmi’nin pantolonunun fermuar bölümünü de ıslatmıştı. Bu şekilde sevişmeye devam edersek artık daha fazla dayanamayacağımı hissettim. Nazmi’nin üstünde sadece gömlek vardı. Düğmelerini aceleyle, hızla açarken iki tanesini de koparmıştım. O sırada aklıma Bahar geldi, ona arkam dönük olduğu için ne yaptığını bilmiyordum. Zaten bilecek halde de değildim. Ayağa kalkıp, önce eteğimi, ardından da Tangamı çıkarıp attım. Çırılçıplak kalmıştım. Sonra dizlerimin üzerine çömelip, Nazmi’nin kemerine yapıştım. Önce kemerini çözdüm, ardından pantolonunu çıkardım. Üzerinde sadece boxer kalmıştı. Boxeri de lastikli yerlerinden tutup çektim ve ayaklarından çıkardım. Kocaman yarrakla burun buruna gelmiştim. Kocaman yarrağı gerilmiş, bana bakıyordu.

Artık dayanamıyordum, bir an önce ağzıma alıp yalamak istiyordum. Öyle de yaptım. Dudaklarımı yarrağının kafasına değdirdiğimde, yumuşaklığı ve sıcaklığı içimi bir hoş etmişti. Ağzımdaki salyalara, Nazmi’nin zevk suyu da karışmıştı. Yarrağın kocaman kafasını dudaklarımın arasına almış, bir vakum gibi emerek, alabildiğim kadar ağzıma almaya çalışırken, boğulacak gibi nefessiz kalıyordum. Çıldırmış bir şekilde başımı ileri geri hareket ettirerek, Nazmi’nin deyişiyle ‘Saksafon’ çalıyordum. Saksafon çalmaya ne kadar devam ettim bilmiyorum, ama Nazmi’nin sesiyle kendime geldim. Nazmi, “Biraz yavaş aşkım, bak burda misafirimiz var!” diyerek ayağa kalktı ve ‘Kenara çekil!’ dercesine beni eliyle iterek Bahar’a yöneldi. Bahar’ın yanına giderken, yarrağı bir sağa, bir sola sallanıyordu.

Bahar’ı kollarından tutup ayağa kaldırdı. Bahar’ın boyu, Nazmi’nin omzuna bile gelmiyordu. Nazmi eğilerek Bahar’ın dudaklarına yapıştı. Kapalı birinin öpüşmesi bana bir tuhaf gelmişti. Oysa ben de kapalı bir kadındım, ama yine de tuhaftı işte. Nazmi, Bahar’ın türbanlı başını tutmuş, dudaklarını öperken, Bahar da ellerini Nazmi’nin boynuna dolamıştı. Nazmi’nin kalkık yarrağı da, Bahar’ın karnıyla göğsü arasında sıkışmıştı. Bahar öpüşürken oldukça istekli ve arzuluydu. Nazmi, 40 kiloluk Bahar’ı koltuk altlarından tutup, ayaklarını yerden kesince, Bahar ister istemez bacaklarını Nazmi’nin beline doladı. Bahar’ın eteği beline kadar sıyrılmış, bembeyaz bacakları ortaya çıkmıştı. Küçük yuvarlak kalçalarının arasına sıkışmış olan Tangası, benim hediye ettiğim Tangaydı.

Ayakta çılgın bir sevişme başlamıştı. Nazmi Bahar’ın küçük kalçalarını avuçlamıştı, kocaman elleri kalçalarını tamamen kaplıyordu. Nazmi, yarrağının gövdesini eliyle düzelttiğinde, biraz önce Bahar’ın göbeğine sürtünen yarrak, şimdi Bahar’ın amına sürtünüyordu. Bahar ise, Nazmi’nin de yardımıyla, kalçalarının aşağı yukarı hareket ettirip zevk almaya çalışıyordu. Öpüştüğü için, ağzından zor duyulur şekilde, “Mmmmmm, mmmmmm…” diye sesler çıkıyordu. Bacaklarını Nazmi’nin belini sıkı sıkıya sarmış, kalçalarını yukarı aşağı oynatırken, amını yarrağa bastırıyordu. Birden dudaklarını Nazmi’nin dudaklarından kurtarıp, sesli bir şekilde, “Oohhh, ahhhh, ıhhhh!” diye şehvetle inlemeye başladı. Orgazm olup boşalırken nekadar büyük bir zevk aldığı inlemelerinden anlaşılıyordu. O anda nedense boğazım düğümlendi.

Bahar’ın boşalma kasılmaları devam ederken, Nazmi Bahar’ın Tangasının ağını kenara çekip, yarrağının kafasını Bahar’ın amının küçük dudakları arasına ayarladı. Tangasının ağ kısmı sırılsıklam olmuş, tamamen ıslanmıştı. Nazmi, yarrağın kocaman kafasını Bahar’ın amına sokmak için, küçük am dudaklarının arasını alıştırırken, Bahar da kendisine yardımcı olmaya çalışıyordu. Bahar’ın arkası bana doğru olduğu için olanları çok net görüyordum. Am suyuyla kayganlaşmış yarrağın ucu yavaş yavaş amın içine girmeye başladı. Kafası girdiğinde, Bahar, “Ahhhh!” diye inledi. Bu inlemeyle birlikte yarrak amın içine santim santim girmeye başladı. Az sonra artık o kocaman yarrak tümden içindeydi. Bahar’ın amının gerildiğini görebiliyordum. Nazmi alttan yukarı belini hareket ettirerek, amın deliğini yarrağa alıştırmaya çalışıyordu. Bir iki dakika içinde iyice alışmıştı. Bahar daha sesli inleyip, “Çok güzel! Çok güzel!” diyor, küçük çığlıklar atıyordu.

Onların sikişmelerini izlerken, bir ara, Bahar’ın yerinde şu anda ben olmalıydım diye aklımdan geçti. O koca yarrak Bahar’ın amına girip çıkarken, bana girip çıkıyormuşçasına kendimden geçiyordum. Amımı parmaklayıp izlerken, benim amıma sokmasını arzu ediyordum, ama Nazmi beni görmüyordu bile. Bahar ise büyük bir istek ve arzuyla Nazmi’ye sikilirken, bana dönük kalçalarını dansöz gibi kıvırıp duruyordu. Kocaman yarrak Bahar’ın amında bir kayboluyor bir görünüyordu. O kadar hızlı girip çıkıyordu ki, takip bile edemiyordum. Bahar’ın inlemeleri salonda yankılanırken, mutluluğuna diyecek yoktu. Küçük orospu Nazmi’yi fazlasıyla doyuruyordu. Başındaki türbanı saçlarından kaymış, boynuna inmişti. Kahverengi saçları sağa sola sallanırken, Nazmi kucağına almış olduğu Bahar’ı 10-15 dakikadır acımasızca sikiyordu. Zevkten çıldırmış olan Bahar, Nazmi’nin boynuna sımsıkı sarılmış, bırakmak istemiyordu. Kucağındaki Bahar fazla ağır olmasa bile, Nazmi’nin yorulduğu her halinden belli oluyordu. Terler alnından ve yüzünden boncuk boncuk damlarken, vücudu da yağlanmış gibi parlıyordu. Bahar’ın durumu da ondan farksız değildi. Ter, beyaz badisinin koltuk altlarını ıslattığı kadar, sırt kısmını da sırılsıklam yapmıştı.

Uzun süre ayakta olması Nazmi’yi yormuştu. Bahar’ı koltuğun kenarına sırt üstü yatırırken, yarrağını Bahar’ın amından çıkarmamıştı. Baharın küçük bacaklarını elleriyle tutarak geriye bastırırken, ayakları neredeyse başına değiyordu. Bacakları gerilmiş olan Bahar bu pozisyonda Nazmi’nin yarrağını tamamen içine alıyordu. Nazmi, belini ileri geri yaparak, tamaman içine giriyor, sonra tekrar geri çekiyordu. Küçük dudaklar gerilmiş, yarrak bir kayboluyor bir görünüyordu. Köpürmüş olan am, Nazmi’nin yarrağına krem vazifesi yapıyordu. Ama hayret ettiğim şey, bana uzun gelen yarrak, Bahar’ın amına tamamen giriyordu. Nazmi’nin hareketleri hızlanmaya ve sertleşmeye başlamıştı. Nazmi hızlandıkça, Bahar da, “Ahhhh! Ohhhh! Harikaaaa!” diye sürekli inliyordu. İyice sulanmış amından çıkan ‘Şlap, şlap, şlap!’ sesleri, salonun duvarlarında yankılanıyordu.

Birden Nazmi’den, “Oğğğhhhhhh!” diye böğürme sesi yükseldi ve daha da hızlandı. Boşalmak üzereydi herhalde. Sesi okadar kalın ve gürdü ki, sokaktan bile duyulabilirdi. Nazmi öylesine hızlı sokup çıkarmaya başladı ki, Bahar’ın ağzından, “Ahhh! Ohhh!” kelimeleri belk**e yüzlerce kez dökülmüştü. Nazmi son bir kez daha böğürüp, hareketleri yavaş yavaş azaldı. Bu durum, Bahar’ın amına boşaldığını gösteriyordu. Bahar’ın üzerine yığıldığında, yarrağı amında kaybolmuş, sadece taşakları görünüyordu. Bahar’ın üzerinde bir müddet kaldıktan sonra koltuğa doğru yıkıldı. Bahar’a baktığımda, amının durumu içler acısıydı. Amının o küçücük deliği büyümüş, ağız kısmı kapanmıyordu. Amının dudakları bile kıpkırmızı olmuştu. Nazmi’nin içine boşalttığı döller, amından yavaş yavaş süzülüyordu. Koltuğa akmaması için, Bahar Tangasını düzeltti.

Nazmi bana, “Aşkım, Bahar’a banyoyu gösterirmisin?” dedi. Beni sikmediği için ona biraz kırgındım, ama ne söylese yapmaya hazırdım. Bahar’ı kolundan tutup kaldırdım, “Gel Bahar’cığım!” dedim. Banyoya giderken Bahar’ın adımları dengesizdi. Bacakları kendini taşımıyordu. Banyoda Bahar’a, “Ne oldu kız tavuk, yarrak büyük mü geldi?” dedim. Bahar baygın baygın gözlerimin içine bakarken, bana küfür yada hakaret edecek diye düşündüm. Ama Bahar, “Abla yaa, ben böyle bir zevk daha önce yaşamadım!” dediğinde rahatlamıştım.

Bahar duşunu alırken, ben de Nazmi’nin yanına gittim ve “Nasıl, Bahar hoşuna gitti mi?” dedim. “Süpersin aşkım! Daha önce hiç böylesini sikmemiştim. Ufak tefek, ama çok tatlı birşey!” dedi ve dudaklarımdan öptü. Nazmi’nin Bahar’dan hoşlanması beni biraz incitse de, zoraki gülümsedim ve “Hani Kemal de gelecekti? Neden gelmedi?” diye sordum. “Yorgun olduğu için bugün geç kalkacaktı. Saat 12:00 gibi gelir!” dedi. Saate baktığımda 11:20’yi gösteriyordu, yani yaklaşık 40 dakikası vardı. “Kemal gelince ne yapmayı düşünüyorsunuz?” diye sordum. O da, “Bahar’a uyku ilacı içirelim, Kemal gelene kadar etkisini gösterir!” dedi. Kalkıp mutfağa gittik, Nazmi bir bardak portakal suyunun içine uyku ilacını attı, karıştırıp buzdolabına koydu ve “Bahar banyodan çıkınca verirsin!” dedi. “Tamam, yaparım! Peki Bahar’ı Kemal’e siktirecekmisin?” dedim. “Kemal Bahar’ı sikmek isterse siker, kendisine birşey diyemem!” dedi. “Ozaman gelince Bahar’ı götten sikmemesini söylersin! Götten sikmek isterse ben ne güne duruyorum!” dediğimde gülüştük. “Tamam tamam, merak etme aşkım!” dedi ve salona geçtik.

Bahar banyodan çıktıktan sonra, banyoya Nazmi girdi duş almaya. Bahar salonda kurulanırken, ben buzdolabından portakal suyunu getirdim ve “Al kız tavuk iç, buzzz gibi portakal suyu!” diyerek verdim. Bahar, “Ayy abla çok susamıştım, sağol!” deyip aldı ve bir dikişte hepsini içti. Artık Bahar için geri dönüş yoktu. Şimdi bu küçük orospunun uyumasını ve Kemal’in gelmesini bekliyordum. Kemal’in gelmesini, sadece Bahar’ın başına gelecekler için değil, kendimi de düşündüğüm için istiyordum…

BÖLÜM 14

Saat 12:20 gibi Nazmi’yi arayan Kemal, Nazmi’den havadisleri aldıktan sonra, bir saat içinde geleceğini söyledi… Bahar’ın sikilmesi beni terletmişti. Nazmi Bahar’ı sikerken, ben sanki onlardan çok yorulmuştum. İkisini başbaşa bırakıp banyoya girdim. Banyoda birkaç dakikalık duştan sonra, bornozu giyerek yanlarına döndüm. İkisi sohbet ederken, ben kurulanıp giyinmeye başladım. Önce atletimi, sonra badimi, ardından eteği üzerime çektim. Eteğin altından külot giymemiştim. Turbanımı bağladıktan sonra karşılarına oturdum. Bahar’ın keyfine diyecek yoktu, Nazmi’nin iltifatları karşısında kendinden geçiyordu. Kahkaha sesleri salonda yankılanırken, içimden (Senin de içinde orospuluk varmış!) diye geçirdim.

Bahar’a verdiğim ilaçlı portakalsuyu daha etkisini göstermemişti. Bahar bana, “Abla hazırsan gidelim mi?” diye sordu. Ben de sitem eder gibi, “Kız delimisin, evdekilere ne dediğimizi unuttun mu? Akşama kadar işimiz bitmez demedik mi?” diye cevap verince, Bahar bunu tamamen unuttuğunu söyleyip, özür diledi. Bahar’la buraya gelebilmek için yaptığımız planı Nazmi’ye anlatınca, Nazmi kahkahayı bastı. Yaptığımız plan hoşuna gitmişti, “Siz varya… Siz şeytana papucunu ters giydirirsiniz valla!” dediğinde, hep beraber gülmeye başladık. Bu gülüşmeler uzun süre devam etti. Nazmi, lavaboya gideceğini söyleyerek ayağa kalktığında üzerinde sadece boxer vardı. Boxerin altındaki yarrak inmiş olduğu halde kocaman görünüyordu. O yarrağı yemek için içim gidiyordu. Nazmi banyoya girince, Bahar’a, “Kız, kocaman yarrağı, o küçük amına nasıl aldın?” diye takıldım. Bahar da, “Bilmem ki, hepsini soktu işte!” dedi.

Bahar’ın göz kapakları kapandı kapanacaklardı, ilaç etkisini göstermeye başlamıştı. Bahar, “Abla yorgunluktan gözlerim kapanıyor, biraz kestirsem Nazmi’ye ayıp olur mu?” dedi. Ben de, “Neden ayıp olsun ki kız! Uzan şuraya biraz, hem akşama daha çok var!” dedim. Bahar üçlü koltuğa uzandı. Birkaç dakika içinde kendinden geçmiş, derin bir uykuya dalmıştı. Bu ufak tefek kadına bakarken, koca yarrağı alışı, gözlerimin önünden film şeridi gibi geçti. Tanıdığım birinin sikilişini görmek, bende hoş bir iz bırakmıştı. Bahar artık benim için tehlike arzetmiyordu.

Bahar tatlı tatlı uyurken, Nazmi banyodan çıktı. “Uyudu mu?” diye sordu. “Evet, uyuyor!” dedim. Nazmi, “Aşkım, seni unuttuğumu sanma, Kemal gelince beraber grup yaparız, tamam mı?” dedi. Tamam anlamında başımı sallayıp onay verdim. Benim de sikilmeye ihtiyacım vardı. Sikişmekten başka birşey düşünemiyordum. Kemal geldiğinde, hem amım hemde götüm yarrağa doyacaktı.

Bir ara aklıma eski yaşantım geldi, (Nerdeen nereye!) diye düşündüm. 15 yıl boyunca kocama hep sadık kalmıştım. Oysa bir yıldır sikiştiğim erkeklerin sayısı okadar çoktu ki, bunların tek sorumlusu internetti. Şayet eve internet almamış olsaydık, ne Nazmi, ne Kemal, nede diğerleri olacaktı. Bazen pişmanlık duysam da, aldığım zevkler daha ağır basıyordu. Bütün bu yaşananlarda kocamın günahı olmasada, bu sırrımı asla öğrenmemeliydi. Birkaç dakika boyunca eski yaşantıma öyle dalmışım ki, Nazmi’nin, “Aşkım! Aşkıım!” diye birkaç kez seslenmesiyle kendime geldim. “Efendim aşkım?” dediğimde, “Kapının zili çalıyor, Kemal geldi, açacakmısın kapıyı?” dedi.

Yerimden kalkıp kapıya yöneldim. Gözetleme deliğinden bakıp kapıyı açtım. Kemal, “Hayırdır Nesrin hanım, kapıda beklemekten kök saldım!” dedi. “Kusura bakma Kemal’cığım, bir an dalmışım işte!” dedim. Kemal, “Misafirimiz evde mi?” diye sordu. “Evet içerde!” dedim. Kemal, “Bugün çok güzel görünüyorsun!” diyerek, omuzlarımdan tutup kendine çekti ve dudaklarıma yumuldu. Ateşli bir şekilde dudaklarımı somururken, ben de aynı şekilde karşılık vermeye çalışıyordum. Bir ara nefessiz kalsamda, alt tarafımın koyverdiğini hissettim. Artık dayanacak gücüm kalmamıştı. Bir an önce içime girmesini, amımı götümü sikmesini istiyordum. Elleriyle götümü yoğururken zevkten inliyordum.

Külot giymediğimi anlayınca, eteğimi yukarı doğru sıyırdı. Çıplak kalçalarıma değen elleri içimi yakıyordu. Bir müddet okşadı, sıktı, yoğurdu kalçalarımı. Elini bacaklarımın arasına saldığında, “Ooohh!” diye inledim. Amımı avuçlamıştı, amımın dudaklarını ezmeye, okşamaya başladı. Öylesine sulanmıştım ki, avucunun içi amımda sabun gibi kayıyordu. Önce bir parmağını soktu amıma, sonra iki, daha sonra da üç parmağıyla git gel yapmaya başladı. Parmaklarıyla amımı sikerken, ben de boş durmuyordum, kemerini çözmüş, yarrağını elime almıştım. Kalkmış yarrağını okşarken, sıcaklığı elimi yakıyordu. Yalvaran gözlerle, “Sik beni artık, daha fazla dayanamıyorum!” diye mırıldandım. Boşalmak üzere olduğum için, içime girmesini istiyordum. Çünkü sikilirken boşalmak bana daha büyük zevk veriyordu.

Kayganlaşmış olan parmaklarını zaman zaman arka deliğime sokuyordu. Bu duruma daha fazla direnemedim ve inanılmaz bir şekilde kasılmaya başladım. Boşalırken zevkten inliyordum ve “Ooohh! Aahhh! Devam et! Devam et! Devam et lütfeen!” diye yalvarıyordum. Kemal parmaklarını hızlı hızlı götüme sokup çıkarmaya başladı. Bitmiştim. Kasılmalarımın şiddeti yavaş yavaş azalırken, birkaç saniye sonrada tamamen bitti. Rahatladığımı anlayınca, elini bacaklarımın arasından çekti. (Neden sikmedin beni?) der gibi gözlerine bakıyordum. Ne demek istediğimi anlamış olacak ki, sadece tebessüm etti. Koridorda ayaküstü yaptığımız bu sevişme epey uzun sürmüştü. O sırada Nazmi’den ses seda çıkmıyordu. Kemal’in, dudaklarıma öpücük kondurup, “İçeri geçelim!” demesiyle salona doğru yürüdük.

Salona girdiğimizde gördüklerim karşısında şok oldum. Nazmi uyuyan Bahar’ı sikiyordu. Yüzü koyun koltuğa yatırdığı Bahar’ı, domaltmış, habire pompalıyordu. Bahar’ın belden yukarısı koltuğun üzerinde, bacakları ise yere değiyordu. O sırada gözüm koltuğun kenarındaki kayganlaştırıcı kreme takıldı. (Yoksa, düşündüğüm şeyi mi yapıyor bu?) diye merak ederek, yanına yaklaştım. Kocaman yarrağı sonuna kadar sokup çıkarmasını görünce, Bahar’ı amından siktiğini düşünerek rahatlamıştım. Nazmi’ye, gülerek, “Aşkım doymadın mı kızdan!” diye takıldım. Nazmi kendini öyle kaptırmıştı ki, sadece bakmıştı. Sonra belinden tutup, Bahar’ı koltuktan kaldırdı. Yarrağı içinde olduğu halde dönerek koltuğa kendisi oturdu, kucağına aldığı Bahar’ın, bacaklarını açtığında gözlerime inanamadım. Nazmi yarrağını Bahar’ın amına değil, arka deliğinine sokmuş, kızı götten sikiyordu!

Nazmi bana söz vermişti, Bahar’ı götten sikmeyeceğine dair, ama sözünde durmamıştı. Kısa bir şaşkınlıktan sonra, “Naptın aşkım! Söz vermiştin ama!” diye sitemde bulundum. Nazmi ise, “Napayım aşkım, dayanamadım işte, çok güzel götü var!” deyip, pişmiş kelle gibi sırıtıyordu. Bahar’ın yerinde olmak istemezdim. Şimdilik olanların farkında değildi, ama kendine geldiğinde ne tepki vereceğini ben bile bilmiyordum. Ben bunları düşünürken, Kemal’in, “Dur ortak, şunun tadına biraz da ben bakayım!” demesi, bu işin kolay kolay bitmeyeceğini gösteriyordu. Bahar’ın durumu canımı sıkmıştı, ama elimden bir şey gelmiyordu. Sıfır kilometrede olan bakire göt deliğinin yerinde, artık yeller esiyordu. Küçücük göt deliği büyümüş, kocaman olmuştu. O küçücük deliğe, kocaman yarrağın ilk nasıl girdiğini görmek isterdim ama, ne yazık ki o şansı kaybetmiştim.

Nazmi, “Bir dakika kanka, boşalmak üzereyim!” dedi, ayağa kalkarak Bahar’ı koltuğa yatırdı. Bacaklarını alttan bastırarak yanlara doğru gerdi. Götü kabak gibi ortaya çıkarken, Bahar iki büklüm olmuştu. Kalçaların küçük olması yarrağı daha büyük gösteriyordu. Nazmi, Bahar’ın götünü sikerken adeta yaylanıyordu. Kocaman yarrak, bir görünüyor bir kayboluyordu. Bu durum uzun süredir devam ederken, Nazmi kendinden geçmiş gibiydi, alnından akan terler, Bahar’ın üzerine damlıyordu. Kocaman yarrağını dibine kadar sokuyordu. Hatta öylesine sert vuruyordu ki, Bahar’ın götünden ‘Cork curk!” gibi sesler çıkıyordu.

Hareketlerinden boşalmak üzere olduğunu anladım. Öyle hızlı sokuyordu ki, neredeyse götünü yırtacaktı. Sanki yarrak, daha da kalınlaşmış büyümüştü. Damarlara yığılan kan, yarrağı patlatacakmış gibi şişirmişti. Bu darbeler karşısında, Bahar’ın göt deliği iyice genişlemişti. Zevkten dört köşe olan Nazmi, Bahar’ı düşünecek durumda değildi. Nazmi’nin boşalacağını anlayan Kemal, götüne boşalmamasını istedi. Nazmi önce bana doğru baktı, sonra Kemal’e, “Tamam ortak!” dedi. Nazmi geri çekildiğinde, Bahar birkaç kez osurdu. Bahar’ın arkasında kocaman bir boşluk oluşmuş, götünün içi görünüyordu. Büzüğünün ağız kısmı morarmış, içi kıpkırmızıydı.

Nazmi, Bahar’ın bacaklarını tutmasını söyleyerek, Bahar’ı Kemal’e teslim etti. Sonra benim oturduğum koltuğa doğru yöneldi ve sert bir ifadeyle bana, “Aç ağzını!” dedi. Bahar’ın götünden çıkardığı yarrağını ağzıma vermek istiyordu. Ben şaşkın bir şekilde kendisine bakarken, “Açsana ağzını!” diye tekrarladı. “Ama aşkıım…” dediğimde, başımdan tutarak, “Götünü siktiğimin orospusu, aç ağzını!” diye bağırdı. Doğrusu incinmiştim. Yarrağının kocaman kafasını dudaklarıma bastırmaya başladı. Ağzıma almak istemediğim halde, yarrağı ağzıma girmişti bile. Kendimi çok kötü hissediyordum. Midem altüst olmuş, neredeyse kusmak üzereydim. Güçlü elleriyle saçlarımı tuttuğu için, kımıldayamıyordum. Kocaman yarrak boğazıma kadar dayanmıştı.

Gözlerimden akan yaşar, Nazmi’yi insafa getirmedi. Durumuma aldırmadan acımasızca sokuyordu. Dudaklarımdan akan tükrük salyaları, boynuma doğru akıyordu. Birkaç dakikadır devam eden bu işkence, şimdi dahada sertleşmişti. Nazmi şimdi daha hızlı hareket ediyordu. Hareketleri daha da hızlandı ve böğürmeye başladı. İşte tam da o sırada fışkırdığını hissetim. İstemeden de olsa yutkunurken, yarrağından fışkıran döller gırtlağımdan mideme akıyordu. Boşalma anı devam ederken, başımı bırakmamıştı. Ağzımdaki yarrak yavaş yavaş yumuşamaya başladığında, geri çekilerek ağzımdan çıktı. Bitmeyecek sandığım bu işkence, artık bitmişti. Derin bir nefes alarak arkama yaslandım. Ağzımda ekşimsi bir tat, midemde ise kabarma vardı. Kusmak üzere olduğumu hissettim ve banyoya koştum.

Bir müddet lavaboda kaldım. “Öğğğğ, ööğğ!” seslerim banyoda yankılanırken, kusmuş rahatlamıştım. Bütün bunları hakettiğimi düşünüyordum. Kocam bana bu tür muameleyi asla yapmazdı. Ama Nazmi gibi birinden bunu beklemek saflık olurdu. Buraya gelirken, güzel bir gün geçireceğimi ummuştum. Oysa şimdi, incinmiş ve aşağılanmıştım. Burdan bir an önce gitmek istiyordum. Yüzümü yıkayıp temizlendikten sonra salona doğru yürüdüm. Kemal’le Nazmi başbaşa vermiş kahkaha atıyorlardı. Ne konuştuklarını dinlemek için kapıya doğru yaklaştım. Bahar hakkında konuştuklarını duydum. Kemal, “Kocasını aldatmak neymiş gördü orospu! Bu götle, kocasına bir ay boyunca yaklaşamaz!” diyordu. Nazmi ise, “Biliyormusun ortak, daha önce götten yapmamıştı. Siz koridorda sevişirken, küçücük deliğe sokmak için anam ağladı. Hayatımda bu kadar dar göt deliği sikmemiştim!” derken, ikisi de hallerinden oldukça memnundu.

Ayağımdaki terliklerin ses çıkarmasını sağlayarak geldiğimi belli etmek istedim. Beni duyduklarında sohbeti kestiler. İçeri girdiğimde gözüm Bahar’a takıldı. Perişan bir halde, yüzüstü yatıyordu. Nazmi’nin yüzüne bile bakmıyordum. Bir an önce burdan gitmek istiyordum. Baygın halde yatan Bahar’ı koltuktan kaldırıp, kendine gelmesi için banyoya taşıdım. Bahar gerçekten ufak tefek bir kadındı. Üzerindekileri çıkarıp küvetin içine soktum. Duşu açıp yıkamaya başladım. Bacaklarının arasını yıkarken gözüm amına takıldı, ağız kısmı kızarmış, dudakları da şişmişti. Daha sonra kalçalarını yıkarken, göt deliğinin durumuna üzüldüm. Durumu hiçte iç açıcı değildi. Deliğin ağız kısmı, şişe ağzı gibi açık duruyordu. Elimle yokladığımda, iki parmağım rahatlıkla içine giriyordu.

Bahar’ı yıkayıp, her yerini temizledikten sonra küvetten çıkardım. Havluya sarıp yatak odasına taşıdım. Yatağa yatırıp, iyice kuruladıktan sonra elbiselerini tek tek giydirdim. Eteği az buruşmuştu, ama önemli değildi. Tekrar salona dönüp, iççamaşırlarımızı aldım. Bahar’a Tangasını giydirirken, amının götünün gerçekte nekadar perişan durumda olduğunu daha net gördüm. Hatta büzüğünün ağız kısmını yırtılmıştı. Pişmanlık duyuyordum, ama böyle olacağını ben de tahmin edememiştim.

O sırada Nazmi geldi, kapıdan, “Ufaklık ne durumda?” diye sordu. Yüzüne bakmadan, “Uyuyor!” deyince, “İstersen sen de uzan, dinlen biraz!” deyip gitti. Bahar baygın gibi uyuyordu, uyanmasını beklemekten başka çarem yoktu. Ben de yanına uzanıp, kendisine sarıldım. Bir müddet sonra içim geçmiş, uyumuşum. Aradan ne kadar zaman geçtiğini hatırlamıyorum, Bahar’ın ağladığını duyup uyandım. Bana öyle bir baktı ki, bakışları ok gibi kalbime saplandı. Bahar’ın saçlarını okşayarak, “Yemin ederim Bahar, böyle olacağını bilmiyordum!” dedim, üzgün olduğumu söyledim, kendisinden defalarca özür diledim. Ama Bahar, “Ben şimdi ne yapacağım abla? Kocam anlarsa ne yaparım ben?” diyor, hüngür hüngür ağlıyordu. Bahar’a, “Üzme kendini, bir yolunu buluruz!” diyordum, ama bu kolay olacakmıydı, doğrusu ben de bilmiyordum…

ALINTIDIR….

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Görülmedik Kısmet – 1

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Görülmedik Kısmet – 1
Bursa’nın küçük ve şirin kasabasında yer alan yazlığımı, yazları temizlik için ekstra yorulmak ve zaman kaybetmek istemediğim için üç ya da dört ayda bir olmak şartıyla temizletiyorum. Yine bir gün evi temizletmek için bir siteye Gündelikçi/Temizlikçi ilanı verdim. Aklımdan hiç, bir kadınla tanışırım ve onunla bambaşka şeyler yaşarım gibi bir düşünce geçmiyordu. İlanı görenler sırasıyla arıyor; mesaj atıyor ya da WhatsAppdan yazıyorlardı. Kadınlar, bekar erkeklerin evine pek gelmeyi tercih etmiyorlar. Çeşitli tacizlere maruz kaldıklarından olsa gerek. Bir gün ofisteyken telefonum çaldı ve yine ilanla ilgili aradığını söyledi. O anda müsait olmadığım için, ben sizi daha sonra ararım demiştim. Ancak eve gittiğim de kendisi ile iletişim kurabildim. Kendisine İstanbul’da yaşadığımı, temizlik yapılacak yerin yazlık olduğunu ve durumunu paylaştım. Üç hafta sonra da geleceğimi ekledim. Kendisi, sık sık şehir dışına çıktığını; hatta kızının da İstanbul’da okuduğunu ve İstanbul’a geldiğinden bahsetti. Umarım denk geliriz diyerek telefonu kapatmıştım. Telefonu kapattıktan sonra; rehberime kaydetmek için adını sormadığımı fark etmiştim. WhatsApp’dan ismini sormam ile aramızdaki derin sohbet bir nevi başlamış oldu. Adının Ceydanur olduğunu söyledi. Bana da ismimi sordu ve kısa bir memnuniyet faslını aşmış olduk. Ben yine, iyi dileklerimi sunarak; umarım denk gelirizi de üzerine ekleyerek konuşmayı bitirecektim ki; kendisi bana, sesiniz çok genç geliyor; kaç yaşındasınız diye bir soru yöneltti. Ki, böyle bir soruyu beklemiyordum. Yaşımın 32 olduğunu belirttiğim de; gençmişsiniz karşılığını aldım. Kendisinin 45 yaşında olduğunu ve kızının da 20 yaşında olduğundan bahsetti. Fırsatı hiç kaçırmayarak; “bir kadının en güzel yaşları 40-45 arasındaki yaşlarıdır.” İltifatıyla aramızdaki konuşmaya derinlik katmak istedim. Kendisini cıvıl cıvıl, neşeli, keyifli bir bayan olarak tanıtıyordu. Ama son zamanlardaki sıkıntılarım; beni olmadığım bir insan haline getirdi demeyi de ihmal etmiyordu. İşte benim şansım da, bu kadının duygusal ve ruhsal açıdan kendini yetersiz görmesiydi. Okun yaydan çıktığını düşünerek; bir aslanın avına yaklaşması gibi, yaklaşıyordum Ceydanur Hanım’a. Ya da kendisi de bir arayış içerisindeydi ve bana denk gelmişti. Her şey istemediğim ama sevdiğim bir pozisyona dönmüş; karşımda hiç tanımadığım bir kadınla, uzun ve derin bir sohbetin içerisine girmiştik. Bu derin sohbetimiz önce mesajla başlamış, daha sonra kendisini aramamla devam etmişti. Telefonda da yaklaşık 30 dakika kadar konuştuktan sonra; kızının aradığını belirtti. Ama hiçbir kapatma emaresi de göstermedi. Ancak benim teklifimle; siz kızınızla görüşün, ben tekrar ararım sizi dememle birlikte, telefonu kapattık. Telefonu kapattıktan sonra, bir hayli heyecanlanmış; avuç içlerim terlemiş ve östrojen hormonum bile devreye girmişti. Ses tonumdaki değişimi fark edebiliyordum. Bir süre internette gezindikten sonra; telefon görüşmesinin bittiğini belirten mesaj aldım. Mesajına kendisini görüp göremeyeceğimi sorarak yanıt verdiğim de; kendisinin fotoğrafı belirmişti ekranda. Göğüs hizasında çekikmiş bir fotoğraftı. Yüzündeki orta yaşa dair en ufak bir çizgi yok, kendine bakan çok sportif olmayan ama neşeli bir hali vardı Ceydanur Hanım’ın. Fotoğraftan sonra; hemen telefona sarılarak aradım kendisini. Konuşmaya başladıktan hemen sonra; aslında boydan da bir resim gönderecektim diyerek tekrar şaşırtmıştı beni. Bu kadının ne yapmaya çalıştığını, ne istediğini ilk başta anlayamadım. Konuyu da çok farklı yerlere çekmek istemedim. Ama duygusal açlığının olduğu her halinden belliydi. Konuşmak istiyordu. İletişim kurmak. Ve belki de bir erkeğe teslim olmak. Tamam dedim, telefonu kapatayım siz de bana resminizi gönderin. Boşver falan dediyse de; hiç oralı olmadım. Israrcıydım. Direnemedi. Ve bu ilk dirençsizliği olmayacaktı. Telefonu kapattıktan birkaç sonra; boydan birkaç iddialı ve vücudunun belirli yerlerini bütün şeffaflığı ile gösteren fotoğraflar göndermişti. Çok güzel, alımlı bir kadın değildi ama yine de gözlerindeki o enerjiyi alabiliyordum. Benden de birkaç fotoğraf talep etti. Karşılıklı fotoğraflarımızı gönderdikten sonra; tekrar telefonla konuşmaya devam ettik. Genç ve yaşımı gösterdiğimi belirttiğinde; ben de O’na sizi dışarıda görsem 38-40 arasında bir tahminim olurdu diyerek, iltifatlarıma devam etmekten kendimi alıkoyamadım. Yaşadığı sıkıntılardan bahsederken sesi titriyordu. Bekar bir kadın olduğunu, 13 yıl önce eşinden boşandığını, yeni bir ev aldığını ve bu evi alırken de bir arkadaşından alacağına karşılık başka bir arkadaşından borç istediğini, aslında maddi olarak rahat birisi olduğunu ama borcunun vadesi geldiği için, kendisini rahatsız hissettiğini belirtti. Bu sözlerine inanmıştım. Çünkü, bekar bir kadın olarak; kızını İstanbul’da hatırı sayılır bir ücrete vakıf üniversitesinde okutuyordu. Zengin bir kadındı. Ve o da, hepimizin yaşadığı dönemsel sıkıntılar içerisine girmişti. Bu sürecin geçici olduğundan; Allah’ın nereden ne vereceğinin belli olmadığından, görülmedik kısmetlerden bahsetmiştim. Bir nebze de olsun, aklını başka tarafa çevirmek ve O’na umut ve aydınlık vermek istiyordum. Sohbeti beni sıkmamıştı. Samimi ve içtendi. Hoşuma gitmeye başlamıştı bile. En azından kendini olduğu gibi göstermesi beni can evimden vurmuştu. O gece her ne kadar çok uykum olsa da, ayağıma gelen fırsatı geri çevirmemiştim. Yeni bir arkadaşlığa ihtiyacım vardı benim de. Hiçbir şey olmasa da, sohbet olur gözüyle bakıyordum. Hem İstanbul, hem Bursa bizim ortak noktamızdı. Ve neden olmasındı? Aklımdan geçenler, dilime vurmuş gibi; bir anda ağzımdan çıkıverdi: Hiçbir şey olmazsa, bir arkadaş kazandınız demiştim. Benim bunu söylememi bekliyormuş gibi; evet, İstanbul’a geldiğimde görüşürüz cevabını almak, beni şaşırtmıştı. Daha çok heyecanlanmıştım. Sesim kesik kesik çıkıyordu. Ve O’nun da heyecanını hissedebiliyordum. Yaklaşık bir saat süren konuşmamızın ardından; görülmedik kısmet diye buna derim ben dedik her ikimizde. Uykumuzun olduğunu ama uyuyamadığımızdan bahsettik uzunca; belki de dedim yalnızlıktır bizi uyutmayan. Ve belki de; o yalnızlıklar biter bir araya gelince.. Ne de güzel olurdu dedi ansızın ve içten.. Varlığını yanımda hissettim. Ve iyi dileklerle telefonu kapattım.. Gözlerimi kapatmadan önce; uzun uzun baktım resmine.

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

yaşlı kör

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

yaşlı kör
Adım Güler, 30 yaşındayım ve 10 yıldır evliyim. Kocam yurtdışına mal götüren bir TIR şoförü, ayda bir, iki ayda bir üç-beş gün kalıyor, işlerini ve bu arada beni halledip tekrar Avrupaya, Rusyaya gidiyor. Bir çocuğumuz oldu, oğlum sekiz yaşında okula gidiyor. Ekonomik durumumuz iyi sayılır, ama ben mutsuzum. Evliliğim koca yolları gözlemekle geçiyor hep… Bir yıl önce altımızdaki daire satılınca, kocam daireyi satın aldı. Bir süre boş durdu daire, sonra yaşlı bir karı koca gelip kiraladı. Yanlarında gözleri görmeyen genç bir delikanlı vardı. Beyaz bastonuyla yürüyor, her işini kendi yapabiliyordu. Hüseyin oğullarıymış. Kocam da ben de aileyi pek sevdik.
Hüseyin, Üniversitenin görme engelliler için açtığı özel bir bölümde okuyor, ve sabahları şehir içi otobüsle Üniversiteye gidiyordu. Ben de oğlumu bir sokak ilerdeki okuluna götürüp getiriyordum. Her sabah aynı saatlerde çıktığımızdan sürekli karşılaşıyor, birlikte konuşa konuşa gidiyorduk. Yolda ben ona yoldaki kaldırımları, engelleri aşması için yardımcı olurken, o da dirseğimi tutuyor, birlikte en az on dakika bu şekilde yürüyorduk. Ben oğlumu okula bırakıp okulun önündeki otobüs durağında Hüseyin ile beraber sohbet ediyor, bineceği otobüs geldiğinde onu uyarıp binmesini sağlıyordum. Her gün bu şekilde gide gele iyice samimi olmuştuk.
Hüseyin çok konuşkandı, çok ta şakacıydı. Hiç körlüğüne üzülmezdi. Ama her şeyden öte, Hüseyin çok yakışıklı bir gençti. Hüseyin’den çok etkileniyordum, dirseğimden tutup yürüdüğümüzde içim bir hoş oluyor, kendimi onun karısı gibi görüyordum. O durmadan bana bir şeyler anlatırken benim aklımdaysa kolumdaki elin sıcaklığından başka bir şey olmuyordu. Heyecanlanıyor, genç kız gibi içim bir hoş oluyordu.
Artık öyle olmuştu ki, evden çıkarken Hüseyini görmesem kapılarını çalıyor, anne babasıyla selamlaşıp onun çıkmasını bekliyordum. Yaklaşık 3-4 ay böyle sürüp gitti, Hüseyinle çok samimi olmuştum. Kocam da aileyi sevmişti. Bir kaç kez onlarda ve bizde birlikte yemek yemiş, sohbet etmiştik. Cana yakın insanlardı. Anne babasının memlekette de arazileri vardı. Yılın yarısını ekim, dikim, hasat vesaire işler için memlekette geçiriyorlardı. Hüseyin de evde yalnız kalıyor, kendi başına evi çekip çeviriyor, okuluna gidiyordu. Kocamın eve geldiği sınırlı günlerde konuştuğumuzda o da hep Hüseyinin nasıl becerikli biri olduğunu beğeniyle anlatırdı.
Bir bahar günüydü. Kocam yine Rusyaya gitmişti. İki haftadır yapayalnızdım. Hüseyinin anne babası da memleketteydi. Markete gidip akşam yemeği için bir şeyler almak için aşağı inerken Hüseyin de evden çıkıyordu. Merhabalaştık,
-“Nereye gidiyorsun Hüseyin?” diye sordum. O da,
-“Bizimkiler memlekete gittiler, ben de çarşıdaki restoranlardan birinde pide falan yiyeceğim abla.” dedi. Ben de,
-“Evde çok güzel yemek var. Pide yiyeceğine gel içeri gir. Ben marketten bir şeyler alıp geleyim, bizde yemek yeriz. Hem çocuk evde yalnız kalmamış olur, daha iyi…” dedim. O da,
– “Tamam abla!” dedi.
Hüseyin’i kolundan tutup içeriye aldım. Yolu biliyordu ama, ben yine salona kadar götürdüm onu. Oğlum onun geldiğini görünce sevindi. Ben çıktım, aceleyle markete gidip alacaklarımı aldım, eve geldim. İçecek bir şeyler, kola, bira, meyve suyu falan da aldım bol bol… Geldiğimde Hüseyin oturmuş oğlumla oynuyorlar, oğlum heyecanla ona bir şeyler anlatıyordu. Onlar konuşurken ben de yemek hazırladım. Yemekti, hoş beşti derken vakit ilerlemiş, saat 9 gibi olmuştu. Ertesi gün okul olduğundan oğlumu yatırdım. Geldiğimde Hüseyin de kalkmaya davrandı,
– “Oo.. Vaktin nasıl geçtiğini anlamamışım. Ben de kalkayım abla.” dedi. Kolundan tutup engel oldum,
– “Otur Hüseyin, nasıl olsa sen de yalnızsın, ben de… Evde tek başıma canım sıkılıyor. Ben sana soğuk bira getireyim, sohbete devam ederiz. Sen de eve gidip ne yapacaksın? Beraber oturalım işte…” dedim.
Artık yalnız kalmıştık… Sohbete devam ediyorduk. Soğuk birer bira çerez getirdim, ikimiz de bira içiyor, konuşuyorduk. Sohbet uzadı, ikinci, üçüncü biralar da içildi.
Kendimi bir garip hissediyordum, içim kıpır kıpırdı. Kocam gideli iki hafta olmuştu. Yatağımda tek başıma kendimi okşamalarla, içime salata falan sokup tatmin olmaya çalışmayla geçen iki uzun hafta ve uzun, yalnız geceler… Oysa bu gece genç, yakışıklı bir erkekle başbaşa oturuyor, onunla sohbet ediyordum.
Bir yandan sohbet ederken bir yandan da onun yakışıklı yüzünü, kaslı kollarını, geniş göğüslerini, pantolonunun önündeki kabarıklığı seyrediyordum. Hem de hiç çekinmeden, utanmadan… Çünkü biliyordum ki o beni, benim nereye baktığımı, nasıl baktığımı göremiyordu. Aldığım alkolün de etkisiyle öyle rahattım ki hareketlerimde…
Onun okuldan, arkadaşlarından, ev yaşamından bahsederken anlattıklarını dinler gibi yaparken aslında ne anlattığının farkında bile değildim, onu seyretmekle meşguldüm. Arada bir “yaa, öyle mi?” falan diyerek sohbete katılır gibi yapıyor, onun konuşurken kıpırdayan etli dudaklarına, gömleğinin açık yakasından görünen hafif kıllı göğsüne bakıyordum. Bir yandan da kendimi okşuyordum.
Evet, kendimi kaybetmiş gibiydim. Oturduğum koltukta yayılmıştım. Elimin birini eteğimin altına, külodumun içine sokmuş sıkıp sıkıp bırakıyor, diğer elimle uçları kabarmış göğüslerimi okşuyordum. Çıldırmış gibiydim. Seks yapmadan geçen yalnız geceler beni bu hale getirmişti işte… Gözleri görmeyen genç bir yabancıyla başbaşa, yalnız ikimiz otururken onun karşısında mastürbasyon yapıyordum. Üstelik hafif sarhoş bile olmuştum. Garibin haberi bile yoktu yaptığımdan…
Üzerimdeki askılı tişörtün askılarını indirip sütyenimi çıkarmıştım. Elimdeki soğuk bira şişesini memelerimin arasında, ürperen, kabarmış meme uçlarında dolaştırıyordum. Tüylerim diken diken kabarmıştı. Soğuk şişenin etkisi mi, giderek içimde yükselen şehvetin etkisi mi bilemiyorum. Bereket ses çıkarmamak için, inlememek için dudaklarımı ısırmayı akıl edebiliyordum.
Bir ara Hüseyinin oturduğu yerde kıvranmaya, bacaklarını kasmaya başladığını fark ettim. Sıkışmış gibi davranıyordu. Toparlandım,
-“Ne oldu Hüseyin? Rahatsız mısın?” diye sordum.
-“Yok abla… Şeyy… Benim eve gitmem gerek…” dedi sıkılarak…
-“Tuvalete gitmen gerek galiba… Sıkılma, hareketlerinden belli oluyor.” diye rahatlatmaya çalıştım onu…
-“Şey, evet abla… Bu biralar… Pek alışkın değilim aslında bu kadar içmeye… Çok sıkıştım da… Sanırım eve bile yetişemeyeceğim.”
-“Gel canım, ben seni lavavoya götüreyim. Sıkılmana gerek yok ki… Bunca zamandır beraberiz, yabancı değiliz artık…”
Ayağa kalktı, elinden tutup yönlendirdim Hüseyin’i. Askılarını indirdiğim tişörtüm aşağıya inmiş, memelerim meydandaydı ama düzeltmeye gerek görmemiştim, nasıl olsa o beni görmüyordu. Daracık holde yanyana yürürken kolunu tutup kendime yaklaştırdım. Göğsümün biri onun koluna temas ediyor, ucu gömleğine sürtünüyordu. Offf…
Tabi, kısa bir andı bu… Banyonun kapısından içeri girmesini sağladım, klozetin önüne götürüp bıraktım. Yanında durup bekliyordum. Duraksadı, gülümseyerek,
– “Abla, ben gerisini hallederim, sen lavabonun yerini göster, yeter bana…”
– “Ah, pardon canım…” dedim. “Öyle ya, koca adamsın sen…” diyerek elini tuttum, yandaki lavabonun üzerine koyup havluların yerini söyledim. Çıkmam gerekiyordu, ama birden onunkini görmeyi şiddetle istediğimi fark ettim. Kapıya yöneldim, çıkar gibi yapıp içeriden gürültüyle kapattım. Kapının yanında nefes bile almadan durup onu izliyordum şimdi.
Telaşla klozetin kapağını kaldırdı, etrafını elleriyle yoklayıp yerini ezberledikten sonra doğrulup fermuarını indirdi. Elini içeriye sokup aletini çıkardı Hüseyin… Gözlerim faltaşı gibi açıldı. Parmaklarının arasında kocaman, uzun bir canavar duruyordu. Sertleşmiş, damarları meydana çıkmış, mantar gibi iri mor başından dibine kadar nefis harika bir erkeklik organıydı. 20 santim belki daha fazlaydı uzunluğu, kalınlığı da göz dolduruyordu…
Tamam, kocamınki de doyuruyordu beni, inim inim inletiyordu yatakta ama bu bambaşka bir şeydi sanki… İnlememek için kendimi zor tuttum, elimi ağzıma kapattım. Kalbimin atışlarını duyacak diye korkuyordum… Siki o kadar sertleşmişti, göbeğine doğru dikilmişti ki işeyebilmek için üstünden bastırıp klozete nişanladı, şırıl şırıl işemeye başladı. Gözlerimi alamıyordum ondan… Sanki dakikalar sürdü işemesi… Nihayet bittiğinde o kocaman sertleşmiş sikini içine sokmadan yandaki lavaboya döndü. Musluğu açıp ellerini yıkadı.
Sıvı sabunla yıkadığı ellerini hala meydanda, fermuarın arasından dışarıya, havaya fırlamış, dimdik duran sikine götürdü sonra… Kaygan, ıslak parmaklarıyla şöyle bir sıvazladı. Sonra avuçlarının içinde sıkıp başından köküne kadar kaydırmaya başladı. Yüzü kızarmış, dudaklarını ısırıyordu. O öpülesi ıslak etli dudaklarından “Oohhh…” diye bir inilti koptu… “Oohhh… Güler…” diye inledi fısıltıyla… Vay *** vay… Gözlerime inanamıyordum. O güzelim sikini sabunlu parmaklarıyla sıvazlıyor, kendini tatmin ediyordu Hüseyin…
Öyle garip, manyakça bir durumdu ki bu… Kendi evimde, banyomda, oğlum odasında uyurken, yabancı bir erkeğin kendini tatmin etmesini izliyordum gizlice… Hem de benim ismimi sayıklayarak… Beni düşünerek… Bir an üstüne atlayıp o kocaman sikini tutmak, yalayıp yutmak, içime, alevler yanan, suları akan amıma sokmak istedim. Sonra durup kendime hakim oldum. Böyle yaparak ürkütebilirdim kuşumu… Ters tepebilirdi… Benim ismimi fısıldayarak sikini okşuyordu ama… Ya ben üstüne gidince tepkisi değişik olursa?
Bana “abla” diye hitap etmesi geldi aklıma… İş gerçeğe binince beni tersleyip refüze eder miydi acaba? Dayanamazdım buna… Tuttum kendimi… O da fazla uzatmadı zaten, sikini soğuk suyla yıkayıp kuruladı, yuvasına zorla sokup fermuarını çekti. Ellerini yıkayıp ıslak elleriyle yüzünü sıvazladı. Sanırım kalkmış erkekliğinin inmesini bekliyordu.
Duvarı yoklayarak kapıya yöneldiğinde telaşla ters tarafa çekildim. Kapıyı açıp çıktı, holü yoklaya yoklaya salona ilerledi. Ben de arkasından çıkıp sessizce ilerledim, sanki odadaymışım gibi
– “Aa, geldin mi Hüseyin?” diye karşıladım onu… “Problem yok di mi? Sanki sesini duydum gibi, bana mı seslendin?” diye sordum hınzırca…
– “Yok abla…” derken sanki yüzü kızardı gibi geldi bana… Sohbetimize kaldığı yerden devam etmeye başladı. Eline soğuk bira tutuşturup koltukta yanına oturdum bu kez… Yakından bakıyordum şimdi ona… Her tarafını inceliyor, pantolonun önündeki kabarıklığı izliyordum. İçinde ne canavar yattığını biliyordum o kabarıklığın… Üstüne atlamamak için kendimi zor tutuyordum. Arkadaşlarından, kızlardan, okulda yaşadıklarından bahsediyordu. Sözünü kestim,
-“Kız arkadaşın var mı Hüseyin? ” diye sordum. “Flört gibi yani…” O da,
-“Hayır, yok abla.” dedi.
-“Kız arkadaşın hiç olmadı mı?” dedim.
-“Hayır, maalesef olmadı abla.” dedi. “Onlar sağlıklı erkeklerle ilgilenir, benimle sadece arkadaş olurlar… Beni kimse istemez ki bu halimle…” O anda içim cız etti, Hüseyin için üzüldüm, elini tuttum,
-“Sakın kendini üzme Hüseyin. Sen yakışıklı, sırım gibi delikanlısın. Seni istemeyen kız neler kaçırdığının farkında değil.” diye teselli etmeye çalıştım. “Belki sana birisini buluruz.” dedim.
Hüseyin bu sözüme çok sevindi. Ben bu sefer merak ettim, acaba Hüseyin hiç cinsel ilişkiye girmiş miydi. Bunu nasıl soracağımı da bilmiyordum. Sorayım mı, sormayım diye düşünürken, ağzımdan birden çıktı, biraların verdiği çakır keyiflik, tuvalette gördüğüm manzaranın etkisiyle daha serbest konuşabiliyordum,
-“Hüseyin sen hiç cinsel ilişkiye girdin mi?” deyiverdim. Hüseyin yine,
-“Hayır hiç girmedim abla. Daha milli olamadım! Bu vaziyetteyken de pek olacak gibi değilim galiba…” dedi, başını da önüne eğdi, utanmıştı.
-“Anladım…” dedim. “Peki, kızı bulsak, onun nasıl biri olduğunu nasıl anlayacaksın Hüseyin? Senin istediğin ölçülerde biri mi? Ya vücudu senin istediğin gibi değilse?”
-“Ailem belki yardımcı olur abla. Hem bunlar benim gözlerim…” diyerek ellerini gösterdi. “Ellerimle yoklayarak görebiliyorum. Sesinden karakterini anlamaya çalışıyorum.”
Yutkundum. Elleriyle yoklamak mı? Bir an o ellerin benim üstümde dolaştığını hayal ettim. Ürperdim. Ateşim yükseliyordu gitgide… Çatallanmış, boğuk bir sesle,
-“Peki, ben nasıl biriyim Hüseyin? Ne düşünüyorsun benim için?”
-“Şeyy.. Sen genç, güzel birisin Güler abla…”
-“Genç tamam da, güzel olduğumu nerden biliyorsun? Yoklamadın ki?”
Elini tutup yüzüme götürdüm. Parmakları alnımda, burnumda, dudaklarımda, yanaklarımda, çenemde dolaşıyordu hafifçe, okşayarak… Dudaklarıma değdirdiği parmağını öptüm hafifçe… Ateşe değmiş gibi çekti parmaklarını, saçlarımı okşadı. İçim eriyordu, kasıklarım alev alev yanıyordu o okşarken…
-“Peki, kızın vücudunun nasıl olduğunu nerden bileceksin Hüseyin?” dedim fısıltıyla… “Böyle parmaklarınla mı?” Hüseyinin de yüzü kızarmıştı. Saçlarımdaki elini tutup hafifçe aşağı indirdim davet edercesine… Boynumdan aşağıya indi parmaklar… Tüy gibi omuzlarımda dolaştı. Tekrar ellerini tutup göğüslerime doğru götürdüm. Askılı tişörtüm belimdeydi. Memelerim meydanda, dimdik olmuşlar, uçları arzuyla, şehvetle kabarmışlardı. Elleri çıplak memelerime ilk temasında çekmek istedi, tuttum, bırakmadım.
-“Abla?” dedi yutkunarak… Fısıltıyla,
-“Devam et Hüseyin… Görmeye devam et…” dedim. “Anlat bana… Nasıl, güzel miyim? Memelerim güzel mi? Hadi anlat…” Göğsüm inip kalkıyordu heyecandan nefes nefeseydim…
-“Ooohhh… Çok güzelsin abla… Tenin pürüzsüz… Saçların ipek gibi… Dudakların etli etli… Boynun uzun, kuğu gibi… Göğüslerin… Çok… Çok güzel… Sert… Uçları kabarmış… Etrafında yuvarlak pütürler var…” Konuşurken dudakları, göğsümde, uçlarında dolaşan parmakları titriyordu. Dudaklarım kurumuştu heyecandan, yalayarak ıslattım.
-“Sonra? Hadi devam et… Aşağıya in… Oraları da anlat…”
-“Karnın dümdüz, kaslı… Göbek yok, fazla kilon yok, balık etisin…” Elini tuttum, dizime koydum. Anladı. Bacaklarımı okşamaya, yukarılara çıkmaya, eteğimin altına girmeye başladı.
-“Bacakların da güzel, sert, kaslı… Tüysüz… Kendine bakıyorsun, bakımlı birisin…”
-“Ohhh…Evet canım… Yeni ağdaladım bacaklarımı… Bir kaç gün sonra kocam gelecek, ona hazırlamıştım. Hadisene… Devam et…” Elleri, parmakları kasıklarıma gelmiş, külodumun üstünden okşamaya başlamıştı.
-“Abla… Bu…”
-“Oohhh… Am canım… Kadın amı… Benim amım… Hiç ellemedin di mi? İlk defa mı?” Titriyordu parmakları… “Dur, külodumu çıkarayım, öyle dokun…” Belimi kaldırıp külodumu indiriverdim eteğimi çıkarmadan… Şimdi parmaklarının önünde hiç bir engel kalmamıştı. Okşuyor, sıkıyor, parmaklarının ucuyla her tarafında dolaşıyordu. Bacaklarımı aralamış, kendimi iyice arkaya vermiştim. Amcığımı okşayan parmakların verdiği hazzın esiri olmuştum. “Oohhh… Devam et Hüseyin… Çok güzel… Devam et…”
-“Islanmış bu abla… Ateş gibi… Islak…”
-“Evet canım… Zevk alıyor çünkü… İçinden sular geliyor sen okşadıkça… Zevk suları onlar… Zevk veriyorsun bana canım… Erkeğim… Oohhhh….”
-“Abla… Ben… Benim şeyim çok sertleşti… Rahatsız ediyor… Çıkarabilir miyim?”
Doğruldum. Çok fena olmuştum. O koca siki yemeden bırakamazdım. Ama burada olmazdı, kendimi tutamazdım o koca siki içime alırken bağırır, gürültü yapardım. Çocuk uyurken rahat edemezdim. Hüseyinin elini tutup çektim,
-“Abla?” dedi kırgın kırgın… Gülümseyerek dudağından öptüm erkeğimi…
-“Burda olmaz Hüseyin… Çocuk var… Ben dayanamam, sevişirken ses çıkarır, gürültü yaparım, uyanır. Senin eve gidelim canım… Daha rahat ederiz. Seni milli yapmak istiyorum bu gece… Hadi, gel…”
Kaldırıp elinden tuttum, üstümü başımı düzeltirken oğlumun odasına baktım, mışıl mışıl uyuyordu. Elinden tuttum, acele adımlarla çıkıp alt kata, Hüseyinin evine indik. Heyecandan titreyen elinden anahtarları alıp kapıyı açtım. İçeriye girip kapıyı kapatır kapatmaz duvara yasladım erkeğimi… Dudaklarına yumuldum. Etli dudaklarını yalarken o da karşılık veriyor, emiyordu. Dilimi ağzının içine sokup dilini okşadım. Uzun uzun öpüştük.
Kendimi geri çektim zorla… İkimiz de nefes nefeseydik. Üstümdekileri yırtarcasına çıkardım, çırılçıplak kalmıştım. Tekrar Hüseyine yaklaşıp çıplak vücudumu yasladım bedenine… Öpüşürken ellerini tutup kalçalarıma götürdüm. Ne istediğimi anlamış, elleri kalçalarımda dolaşıyor, sırtımı okşuyordu. Taş gibi olan siki pantolonun üstünden göbeğime baskı yapıyordu. Dudaklarını bırakmadan elimi araya soktum, telaşla kemerini çözüp pantolonunu küloduyla birlikte aşağıya indiriverdim. Ayakkabı, çorapları ayağında duruyordu hala, pantolonu da ayaklarındaydı. Uzun siki füze gibi meydana çıkmış, havaya dikilmişti. Eğilip tapınır gibi diz çöktüm önünde… Parmaklarımın arasına alıp hayranlıkla seyrettim heybetini… Okşadım… Ucundaki delikte bir damla zevk suyu parlıyordu. Dilimi uzatıp aldım o damlayı… Dudaklarımla minik bir öpücük kondurdum başına…
-“Ohhh… Güler abla…” diye inledi erkeğim… Dudaklarımın temasıyla kasılıvermişti.
-“Canım… Bırak bana kendini… Ablana bırak sen… Ben her şeyi hallederim…”
Sikinin koca başını ağzıma sokmaya çalıştım. Aldım da… Emiyor, lolipop gibi ağzımın içinde dolaştırıyor, dilimle okşuyordum. Çıkarıp ıslanmış canavarıma bakıyor, sonra tekrar ağzıma sokuyor, boğazıma girdiği kadar, dibine kadar almaya çalışıyordum. Ellerim de boş durmuyor, torbalarını okşayıp sıkıyor, bacaklarının içlerini, kasıklarındaki tüyleri okşuyor, parmağımı kabalarında, arka deliğinde dolaştırıyordum. Dizleri titremeye başlamıştı erkeğimin…
-“Abla… Abla… Ben…”
Sikini ağzımdan çıkarıp başımı kaldırdım, yüzü kıpkırmızı olmuş, ağzı nefessiz kalmış kuş gibi açılmıştı. Elleri saçlarımın arasında kasılmıştı. Boşalmak üzereydi,
-“Bırak kendini canım… Boşalt içindekini… Ben seni emerim şimdi… Yutarım seni…”
Ağzıma aldım yine… Vakumlamaya, emmeye başladım. İlk damlaların geldiğini hissediyordum. Ağzıma o bildik tad dolmaya başlamıştı. Elleri istemsizce saçlarımı kökünden kavramış kendine çekiyor, sikini boğazıma kadar gömmeye çalışıyordu. Nefes alamaz hale gelmiştim, ama dayandım. Spermleri direk boğazımdan kaymaya başladı. Kasılıyor, bacakları titriyor, inliyordu. O boşaldı, ben yuttum. Bitene kadar ağzımdan çıkarmadım sikini…
Neden sonra sakinleşti. Püskürmesi bitti. Ağzımı bileğimin tersiyle silip kalktım. Dudaklarına yumuldum yine… Gömleğini, atletini çıkardım bir yandan… Ayaklarındaki pantolonu, ayakkabılarını kendisi çıkardı. İkimiz de çırılçıplaktık. Dudaklarımı onun vantuzundan kurtarıp gülerek boşaldıktan sonra yarı sert duran sikini tuttum,
-“Hadi canım, beni yatağımıza götür…” dedim. “Gerdek yatağımızda senin erkekliğini bozayım. Evdeki en geniş yatak nerde?”
-“Karşıda, holün en sonundaki oda abla… Bizimkilerin yatak odası…”
Sikini kavrayıp tuttum, çeke çeke aceleyle yatak odasına gidip geniş yatağa attım kendimi… Hüseyin de ezbere bildiği yatağın kenarına oturdu. Elini tutup alev gibi yanan, zevk suları akıp duran amcığıma götürdüm. Üstünde süs olsun diye bıraktığım minik tüy şeridini okşadı. Parmaklarını dudakların arasından sokup içini okşadı. Kıvrandım…
-“Ooohhhh… Çok güzel… Hadi aşkım… Ben senin sikini yaladım, emdim. Şimdi de sen beni yala… Gel… Yaklaş bana… Bacaklarımın arasına gel…” Eğilip başını kasıklarıma yaklaştırdı. Saçından tutup yönlendirdim onu. Bacaklarımın arasına uzanıp yalamaya başladı. Islak dilin amcığıma temasıyla ürperdim, kasıldım.
-“Ooohhh.. Yala canım… Yala aşkım… Dondurma yalar gibi yala beni… Dilini dolaştır… Ohhh… Evet… Orasını yala… O sert şeyi, klitorisi yala… İçine sok dilini… Aaahhhh… Özlemişim bunu… Öyle özlemişim ki… Devam et… Dilinle sik beni… Oohhhh… Mımmmm…” Saçlarını tutup amcığıma gömüyordum başını… O da hakkını veriyordu doğrusu…
Sanki her zaman yaptığı bir şeymiş gibi harika yalıyordu beni… Kendimi kaybediyor, zevk denizinde yüzüyordum sanki… Başını tutup çektim, yuvarlayıp sırtüstü yatırdım Hüseyini… Dizlerimi başının iki yanına koyup amımı ağzına verirken ben de sikine uzandım. 69 pozisyonunda, o yatarken ben üstte birbirimizi yalayıp emmeye başladık. Yine kocaman olmuştu siki… Hüseyin amımı yalarken ben de onun verdiği zevkle daha hızlı yalıyor, köküne kadar ağzıma sokup çıkarıyordum. Dakikalarca yaladım, yaladım, yaladım… Doyamıyordum yalamaya…
Baktım, yine kasılmaya başlayınca kestim yalamayı… Doğrulup döndüm. Sikini yalamaktan ıslanmış ağzımla onun dudaklarına, benim zevk sularımla ıslanmış dudaklarına yumuldum. Öptüm, öptüm, öptüm… Kollarıyla sımsıkı sarılıyor, pazularının arasında göğsüm sıkışıyor, nefessiz kalıyordum… Sonra dudaklarımı dudaklarından çekip sordum,
-“Hazır mısın aşkım? Beni sikmeye hazır mısın? Seni milli yapalım mı artık? Bu koca sikini sokar mısın bana?”
-“Oohhh.. Evet… Evet Güler abla… Hazırım…”
-“Hadi o zaman… Başlayalım…”
Kalçalarımı kaldırıp deminden beri aramızda ezilen, karnıma kasıklarıma batan erkeğimin kalın sikini apış arama aldım. Zevk sularıyla ıslanmış am dudaklarıma sürttüm. Sonra biraz daha dizlerimin üstünde kalkıp başını sabırsızlıkla bekleyen amcığımın giriş kapısına dayadım. Kale kapısına dayanan koç başı gibiydi. Sularımdan ıslanan ve kayganlaşan başın biraz daha içime girmesi için alçaldım. Zorlanarak girdi yumruk gibi başı… Durdum, birbirlerine alışmasını bekledim. İçimden sular aktığını hissedebiliyordum. Öyle zevk alıyordum ki anlatamam. Sonra, oturmaya başladım. Alçaldım, alçaldım. Uzun siki santim santim içime gömülüyordu. Kalınlığı içimi dolduruyor, yara yara giriyordu amcığıma…
-“Mımmmm… Çok güzel… Çok güzel sikin var aşkımm… Harikaaa… Ooohhhh… Öyle özlemişim ki… Tadını unuttum nerdeyse… Dur, bekle… Bekle biraz… Çok kalın sikin var canım… Yumruk gibi içimde… Oooohhhh… Bitirdin beni… Erkeğimmm… Nasıl? Güzel mi? Hoşuna gitti mi sevişmek?”
-“Ohh.. Evet… Çok güzelmiş abla… Çok zevkliymiş… İçin ateş gibi… Elimle yapmaktan daha güzelmiş…”
-“Evet… Evet canım… Nasıl, eldiven gibi sardım seninkini di mi? Benim evde, banyoda nasıl yaptığını seyrettim. Ona benzemez bu… Gerçek am sikiyorsun şimdi…”
-“Hissetmiştim abla… Senin orda olduğunu biliyordum ben… Mahsus yaptım… Senin görmeni istedim… Seni azdırmak istedim… Seni nasıl istediğimi öğren istedim… Oohhh… İyi ki yapmışım… Bak, şimdi içindeyim senin…”
-“Seni namussuz seni…” dedim gülerek… “Demek beni tuzağa düşürdün ha? Beni kötü emellerine alet ettin sen… Dur bakalım, seni zevkten öldüreyim de gör sen…” Oturup kalkmaya başladım bunu söylerken… Koca yarak yara yara içime gömülüyor, kalktığımda başına kadar çıkarıp tekrar köklüyordum.
-“Zaten zevkten ölüyorum abla… Çok güzelmiş sevişmek… Keşke daha önce yapsaydık… Çok güzel… Harikasın… Bitiyorum, ölüyorum zevkten…”
-“Ben… Ben de ölüyorum… Oooohhhh… Sikin öldürüyor beni aşkım… Aaahhhh… İçimi yarıyor sikin… Damarlarını bile hissediyorum… Kafası ta dibimde… Aaahhh…”
Kendimi tutamıyor, inliyor, küçük çığlıklar atıyordum. Üstünde gidip gelirken kaç kez kasılıp boşaldığımı sayamadım. Sonra içimden çıkardım, yana devrildim. Bacaklarım tutmuyordu. İkiye ayırdım bacaklarımı, erkeğimi de tutup üstüme çektim. Bacaklarımın arasına aldım.
-“Diz çök şimdi erkeğim… Ver şu koca sikini bana, içime alayım onu… Ablan yoruldu artık… Şimdi sen sokacaksın bana… Pompalayacaksın beni… İçime sokup çıkaracaksın sikini… İşte böyle…”
Sikini tutup amcığıma soktum yine… Yine yavaş yavaş girdi içime… Yarısına kadar girdikten sonra kendini bırakıverdi üstüme, sikini dibine kadar gömdü içime…
-“Aahhhh… Yavaş canım… Yavaş sok… Ooohhhh…. Öyle büyük sikin var ki, canım yanıyor sert girince… Kocamdan büyük seninki… ”
Bacaklarımın arasında inip kalkmaya başladı. İkiye ayrılmış bacaklarımın arasında kalçalarını avuçlayıp yönlendiriyordum erkeğimi… Kalçalarını avuçluyor, okşuyor, belinden tutup kendime çekiyor, sırtını tırnaklıyordum. Hüseyin, önce yavaştan yavaştan sokup çıkarıyordu. Sonra hızlanmaya başladı. Çekiliyor, başına kadar çıkarıp aniden içime gömüyor, erkekliğinin başı rahmime vuruyordu sanki. Her çekişinde içimden çıkardığı sikinin boşluğu bir saniye sonra tekrar milimine kadar doluyor, içimdeki suları dışarıya fışkırtıyordu. Sularımın arka deliğimden aşağıya yatağa süzüldüğünü, altımın sırılsıklam olduğunu hissedebiliyordum.
Başımı kaldırıp dudaklarını öpüyor, yalıyor, saçından çekip çılgın gibi dudaklarını emiyordum. Narin vücudum, onun erkek gövdesinin ağırlığı altında eziliyor, nefessiz kalıyordum. Üstümden kalktığında hava alabilmek için çırpınıyordum.
Sonunda boşalmaya başladı. Kasılıyor, titriyor, içime sokup çıkarmaları gitgide hızlanıyor, çılgın bir tempoyla sikiyordu beni… İlk fışkırmalarını, sıcak menilerini içimde hissettiğimde ben de son kez koyvermeye başladım. Aynı anda boşalıyorduk ikimiz de… Bağıra bağıra, inleye inleye, kıvrana kıvrana orgazm oluyorduk.
Sonunda durulduk… Kavgadan çıkmış gibiydik… Kendini koyuvermiş, üstüme uzanmıştı Hüseyin… Nefes alamıyor, altında boğuluyor gibiydim. Üstümden yuvarladım onu… Kolunu yastık yapıp sarıldım. Başım geniş göğsünde, bacaklarım yandan onun kaslı bacaklarına dolanmış vaziyette kaldık… Harikaydı… Hiç böyle bir sevişme yaşamamıştım kocamla… Böyle tatmin olduğumu, böyle zevk aldığımı hatırlamıyordum…
-“Nasıl aşkım? Güzel miydi? Zevk aldın mı?” diye sordum göğsündeki tüyleri okşarken… Alacağım cevabı bile bile…
-“Evet… Çok güzeldi abla… Harikaymış…” dedi erkeğim.
-“Bundan sonra abla yok kocacım… Ben senin karınım artık…” dedim. Uzanıp dudaklarından öptüm. O da karşılık verdi bana…
-“Peki aşkım… Peki karıcım… Sen nasıl istersen… Bu zevki yaşattın ya bana… Senin kölenim artık…”
-“E, hadi o zaman kölem… Biraz dinlen, kendine gel… Sonra tekrar yapalım… Tekrar sik beni… O koca sikini yine içime sok… Tekrar tekrar… Açlığımı doyur benim…”
-“Unuttun mu sahip? Ben de açım. Bu yaşıma kadar seni beklemişim ben… Kolay kolay bırakmam seni karıcım…” dedi üstüme çıkarken… Az önce boşalmasına rağmen siki yine sert, dik, kalın ve kocamandı.
Dediğini de yaptı… Tekrar tekrar sikti beni… Dinlene dinlene… Uyuduk, uyandık, seviştik… Sabaha kadar… Sabah gün ağarırken bacaklarım titreye titreye yukarıya, evime gittim. Kendimi yatağa attım. Biraz dinlenip kendime geldim, oğlumu okula götürmem gerekiyordu. Gidip gelene kadar bacaklarım titredi. Eve geldiğimde direkt Hüseyinin kapısını çaldım. Evdeydi hala… Benim sesimi duyunca heyecanla kalkıp kapıyı açtı. Yatağımıza, aşk yuvamıza gittik hemen… Öyle yorgunduk ki, öğleden sonraya kadar birbirimizin çıplak bedenlerine sarılıp uyuduk…
Üç gün sonra kocam gelince ayrılmak zorunda kaldık. Kocamın altına yatıp sevişirken Hüseyinin yüzü geliyordu gözümün önüne… Zevk alıyordum elbette, ama Hüseyinin verdiği zevki, onun görmeyen gözlerini, beni görmeye çalışırken bütün vücudumda dolaşan parmaklarını aklımdan çıkaramıyordum.
Kocam gittikten sonra bir bahane uydurup oğlumu yazlıkta oturan dedesine bıraktım. Kuzenleriyle birlikte olacağı için o da çok mutluydu. Ben de mutlu olmak için, son sürat evime giderken sevgilimin kollarına kavuşacağım anı bekliyordum sabırsızlıkla… Bir hafta boyunca yataktan çıkmadık. Her an, her saniye, bıkmadan, usanmadan seviştik, koklaştık. Benim evimde, onun evinde… Korkmadan, çekinmeden… Evin her köşesi bizim seks yapmamız içindi. Günah yuvamızdı, mutluluk yuvamızdı..

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32