kuzenimin karisi 1

kuzenimin karisi 1
Evet hayat insana umulmadik anlarda enteresan şeyler yaşatıyor…bu bazıları için çok seyler bazilari içinse iğrenç ve anlamsız gelebilir. Kuzenim kaza yaptiktan 1 hafta sonra felan eve çıkmıştı. Ayağı metal çemberlele sarılmış acılarını ağrı kesiciler sayesinde hafifletir olmuştu. Akşamları is çıkışı mutlaka yanlarina uğrayıp evime geçiyordum. Bir eksiği gediği varsa öğreniyor ihtiyaçlarını karşılıyordum. Yenge hanim cay kahve faslindan sonra abi senin içinde uygunsa burda kal.hem sende bekar adamsın burda yer içer, hemde fahrinin ihtiyaci olduğu anda mudahele edersin diyordu.he ya abi hadi kirma bizi tarzi ikna konuşmaları arasinda.agzimdan tamam sözü çıktığında hayatimin bu şekilde gelisecegi aklima gelmezdi. Fahrinin kirik kolu ve bacağı yüzünden kalmaya başladığım kuzenim ve gezeller guzeli eşi ile aramizda geçenler i sizinl3 paylasmak istedim.ben 37 yaşındayım turizmciyim.kuzenim fahri 29 esi nazli 24 yaşında afeti devran sayilabilecek bir hatundur.dugunlerinde onu gelinlikle görüp tebrik icin ilk sarildigimda göğsüme yasladigi o memeleri dusunerek sansli pic kuzen diye hayal dunyamda ve porno sitelerin sayesinde defalarca 31 cekerek bosalmisligim vardır. Ne zaman beni karsilamak merhabalasmak icin sarilsa ertesi sabah mutlaka kucuklugu hayalini kurarak kusturmusumdur. Kuzenimde kalmaya başladığımın 2.gunu sabah uyandığımda nazliyi oyle ilk görüşürüm aklimin donmesine bir fırsatını bulup mutlaka nazlinin o minik kukusunu koklayip oglani gobegine ve diri goguslerine doğru kusturmayi planlamaya baslamistim. Ayagindaki tayt resmen aminin içine girmiş yala beni diye inliyordu.fahriyi birer kolundan tutmak icin davrandığımızda meme uçlarının hafif sertligi tisortunun arkasindan elimin ustune baski uyguluyordu. Fahriyi klozete oturup disari çıktığımda nazlida abi ben çay yapayım diye yanimdan geçerken kalçalarımiz coktan çarpışmış o taytta sıkışmış gotu sallana sallana mutfagin kapısından geçmişti. Mutfakta bir sigara içerken bir yandanda kahvalti ile uğraşan nazliyi izlemek ve derin derin oh çekmem ve Nazlınin abi senin başını nezaman bagliyacaz demesi ile hayallerimi sikmesi bir olmuştu. Etkisi olur diye sarf ettiğim sözler le nazliya bir seyler ima ediyordum ama ne kadarını algilar bilmiyordum. -Nazlıcan ben tek eslilige inanmam. Temcit plavi gibi hep ayni seyi ayni tastan yemem diyordum.-abi nereye kadar yasin geçiyor artik çoluk çocuğa karismalisin…dedigiginde-2 senedir demekki sizde tik yok diyebilmistim….-Aaaah ahbe abi biz dugun yaptik ama borçlarla uğraşıyoruz bitsin planlıyoruz. DediğindeSen gel koynuma ben borcunuzu kapatirim dedim içimden. Aman be nazli gencsiniz calisin odersiniz.hem acele etmeyin.cocuk için derken fahri ben tamamim diye seslendi lavoban.Kahvalti fasli bitince:- ben duş alip çıkayım fazla laklak yapmadan  diye çıktım mutfaktan tam banya ya girecekken nazli..-Bir saniye musade edermsin abi dedi banyoya girdi ve hemen çıktıIceri girdim sigara keyfi ile tuvaletimi yaparken gözüm camasir sepetinden disari sarkan bir şeye takıldı. Kalktim elime almakmicin davrandığım da elime yapis yapis olmuştu..fahri banyoda 31 çekmiş Nazlınin kirlilikteki ic çamaşırına bosalmisti.lan hayvan yuruyemiyor ama bu islerdende geri kalmiyor diye düşünürken aynadan sikimin zonk zonk vurarark kalktığını gördüm. Spermli kulotu alarak sikime surtmeye ve 31 çekmeye başladım.fahrinin spermleriye dahada kaygan olan ipeksi ic çamaşırı na sürttürürken gözlerimi kapatmış. Nazlınin amini hayal ediyordum. Kulodu katladim ve icine sıcak sicak boşalmaya başladım inanilmaz zevk almıştım. Demekki artik fahrinin her lavobadan ciksinda buralari kontrol etmeliydim diye düşünüp dusumu alip ise gittim. Aksam 9 gibi isten dönmüştüm. Zile basali 3 dakika olmasina rağmen kapi acilmayinca  eyvah dedim yoksa sabah ile ilgili bir anormallik mi var acaba diye dusnurken kapi acildi yukari çıktım. Kapi aralik bırakılmıştı.-Alo nerdesiniz diye seslendim. -Geliyoruz abi diye cevapladı nazli….Lavobadan çıktığında bornozu ile odaya kosusuturyordu.nazliBanyonun kapısını açtığımda siki inmeye başlayan fahri bana pis pis siritiyordu…-Len cenabet mı gezecen 1.5 ay dediğimde -yok be abi düşündüğün gibi değil dediğinde anlatmıştım 31 cektirdigini yada saksofelan diye…Gözümün sikinde olduğunu farkeden kuzen hayırdır abi daldin dediğinde neyine dalacamlan bunun diye cikistim.hadiyaaa sende ne var dediginde fermuarin ucundan sallanmaya başladım ohooo abi tamam tamam kapat kapat derken nazli kapidan iceri girmisti bile.ayaginda kisa bir sort ve tisortu ile gorunce cildirmamak imkânsızdı. Aksam yemegi sohbet felan falan yatma zamani ben müsade isteyerek salondan ayrıldım tam işemeye dururken – ayyyy pardon abi dedi Nazlı…. elim sikimde aniden geri dönünce dona kaldım. Ve inanilmaz şekilde nazlinin sortundan assagi kalcalarina dogru isiyordum..2mizde donup kalmıştık ki son kirintilarda damliyordu sikimden ve her yer cis olmuştu…göz göze birbirimize baka kalmış elim sikimde nazliya kusura bakma diye soylenirken nazlida onemli degil abi derken aynadan sikimi yerine koymami izliyordu.  Ben disari cikarken .kalcalarinindaki sidigimi siliyordu. Sonra tekrar geri dönüp-Özür dilerim Nazlı diyecektim ki…aman allahım nazli sortunu çıkartmış anadan uryan ciril çıplak ti ve sadece-Abiiiiiii diyebilmisti..Manzara inanılmaz dı….iri ve diri memeler..ayvamsi bir göbek…bir haftalik kıllı örtülü amcığı…ve amından dışarı çıkmış dil….bense sadece-Ohhhh diyebilmistim….saniyelerle de olsa bu manzara bana olene kadar yeter diye düşünüyordum…Salonda biz fahri ile sohbet ederken Nazlı ilk defe uzun bir etek ve uzun kollu bir tişörtle yaşananların yuzunden sanırım. Odaya gelmiş utangac ve magrur bir eda ile kahve icermisiniz diye soruyordu.ben hayir sigara icip yatacagim. Yardimim gereken bir konu varmi diye sorup mutfağa geçtim fahri yaok abim sen keyfine bak dedi.Nazli abime 1 Nescafe yap sigarasinin yanina diye arkamdan nazliyi durterken ben mutfaga gecmis sigarami yakmıştım Nazlı geldi kızarmış bir yüz. Abi ozur dilerim dediğinde ne için birbirimizi ciplak gorduk diye mi demiştim. Bogazina birsey dugumlenmis gibi.-eee evet dedi nazli titrek bir sesle. Cekinmemesini utanmamasini bir kaza olduğunu ama bir cok erkegin para vererek bu işi yaptığını soyledim..-neyi abi dediğinde. ?.. -erkekler para verip kadinlarin uztune işiyor bense para vermeden yaptim kaza ile deyip gulmeye başladım….baktim nazlida üzerinden urkekligi atti ve bana dönüp -o zaman bana borclandin dedi…-allah allah  para vereceksek boyle olmaz dedim zaten o korkuyla şok la oldu deyip….para vereceksem sorta degil komple çıplak kuvete girmelisin dedim ….-hadi canim abi gercektenmi varmi boyle sapikliklar diye sorunca …bir an bocaladim ama -inan 500 lira verip bu isin yapildigini biliyorum dedim….hadiyaaa felan deyip muhabbetimiz kapandi.ve herkez istirahate çekildi. Ben kucuk odadaki cek yatta fahri salonda kanapede nazli ise benden 2 kapi sonra yatak odalarında istirahat ediyorduk. Genelde kapim tam kapatmaz bir ihtiyaci oldugunda sesini duyayim diye fahrinin tetikte olmak isterdim.o gece sort giymedim boxer la yattim.ara holun isigi her yandiginda kapidan gecerken bakar diye umarak sikimin kafasini boxer dan   Çikarip uyuyor gibi yapıyordum.sabah olup ise gittim ogleden sonra whatsap tan Nazlınin mesajını okuduğum da ilk defa sikimin 3 saniyede dimdik olduguna sahit oldum…-Abi söylediklerin cok enteresandi. 500 lira verirsen seninle denemek isterim diyordu….aradagimimda alisveris icin tansaşa diye çıkmasını ve benim eve gelmesini söyledim 4 dk sonra gelen -ok mesajı delirtmisti beni..Gaz pedali sonuna kadar basil bir şekilde mahalleye donerken  cik gel diye mesajı yapistirmistim.5 dk ka sonra zil çaldı artik ne duyduklarima nede gördüklerime inanamiyordum…solanda biraz sohbet edip bu yasanacaklarin aramizda sir olarak kalmasini.ebediyete kadar da oyle devam etmesini birbirimize anlatarak ortami yumusatmaya karar verdik sohbet sigara derken isterse bira icebilecgimizi daha rahat olacağını söyledim gerek olmadığını isterse baslayabilecegimizi ama once parayi gostermemi istedi…gulumseyerek gelirken bankamatikten çektiğim paranin icinden 500 lirayi uzattım ve pantolonumu direk cikarttim tam ic çamaşırımı indirirken-ohaa abi bu ne dedi…-e siiik hiçmi gormedin dedim- abi bu ne cok kalin yaa dedi… evet sikim oyle anlatanlar gibi 22cm felan deil ama kalin ve 17 cmDedimki bos ver sen sikisecek değiliz dedigimde oda sadece donu ile kalmıştı….izin verirse kulodunu benim cikartmak istedigimi soyledim.yanima yaklaştı yuzum ve dudaklarimla o iri memeleri opup koklayarak donunu indirdigimde 1 gece onceki manzara ile yuzyuze idim…sikim zonkluyor gobegime davul calar gibi vuruyordu. Musade istedim koklayabilirmiyim diye.extraya girer deyince sorun degil ne isterse verebilecegimi soyledim.kahkaha atinca o 1 haftalik kıllı amcığına burnumu surterek koklamaya başladım….- oğğhh dediginde ….sanirim sulanmaya baslayan amcığından akan bir 2 damla suyu dilimle cektim göbeğinden memelere kadar yaladim ve bir öpücük kondurup küvete girmesini söyledim. Kalkik sikimle biraz zorlayarak işemeye başladım sicak sidigim yuzune memelerine kalcalarina vuruyor enson amından cikan dudagindan yere iniyordu…yüzünü elleri ile ovusturup bittimi dediğinde. Evet sira sende dedim.-aaa abende mi yapacam dedi o da extra dediğimde …-.simdi yandin dedi …-niye dedim…-görürsün diyecekti ki oyle degil bir saniye dedim…amı tam sikimin hizasına getirip işe dedim..a aa yuzune isemeyecem mi dedi…-o da benim extram dedim…sikime dogru sicacik bir şekilde işerken elimle sikimi amına surtmeye başladım. ?.abi sakin dedi…-korkma yapmayacagim dedim.ve sicaksuyu actim yikanmaya başladık….tertemiz yikandiknazlinin tum vücudu ellerimin arasında o da 2 eli ile sikimi oksuyordu..isterse devam edebilecegimizi yada durabilecegimizi belirttim….sen bilirsin manasinda kafasini yana buktu…o anda kıllı amina ve gobegine sicak spermlerimi fiskirtyordum….kendini geri çekerek aminin üstündeki killara spermlerimi sürüyordu…temizlenip çıktık havlu ile otururken…hayallerime kavustum dediğimde nasil yani diye sordu? Hep bu anın hayalini kurduğumu istegi olursada kendisi ile birlikte olmak istedigimi soyledigimde havluyu acip seninim dedi…artik beni kimse durduramazdi. Amansizca ve hunharca yalamaya başladım hem amini hem gotunu umarsizca yaliyor aminin dudaklarini isiriyordum.sikim kalktmaya başlayınca onuda ters cevirdim 69 yapiyorduk agzina soktukca boguluyor gibi oluyor boğürüyordü…tam kivamina gelince sikim amının dudaklarına yaklaştırıp.-Benimsin deyip ne varsa dayadim kokune kadar. Diri memeleri yoğuruyor dudaklarını kemiriyor ritmik şekilde amada pompaliyordum…yaklaşık 10 dk sonra kasildi ve ığğohh diye inleyip bosalirken bende dayanamadım ve patladım.amına. -abiiiiiğ ne yaptın?  korunmuyorum dedi ustune cokmus bir haldeydim.sorun degil hap aliriz dedim.bir nebzede olsa içini rahatlattim. Tekrar duş aldik markete gidip tekrar onlara gectik.eve girdiğimizde abi sende olmasan bunlari tasiyamazdim dedi. Nedemek canim deyip salona fahrinin yanina gittim..Kuzenim hicbirseyden habersiz hasta hali ile oturuyordu.bir anda empati kurdum onun yerinde ben olsam ne yapardim diye.sonra sohbeti ne yapip edip sexe getirdim.- kuzen sen simdi pompada yapamiyon yala dediğimde abi biliyon el işi yapiyoruz dedi.garibim.len aslanim ben yillardir yapiyorum sen hic olmazsa 2 senedir mala çöküyorsun. Bu fakir ne yapsin dediğimde birak abi sen istanbulun yarısını duzmussundur dediğinde gulumsemistim.  Devami gelecek…

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 4. Bölüm

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 4. Bölüm
ALINTIDIR

Ah Bu Töreler Seks Hikayesi 4. Bölüm! ( 30 Y., Konya / Türkiye)

Sabah uyandığım zaman saat altı gibiydi, karım halen yatıyordu. Banyoya geçip duşu açtım ve sıcak suyun altına girdim. Banyodan sonra traş oldum, çıktığım zaman henüz kimse uyanmamıştı. İçimdeki şeytana uyup kızların odasına doğru yürüdüm. Kapı geçen geceki gibi hafifçe aralıktı. İçeriye bakınca kızların ikisinin de mışıl mışıl uyuduğunu gördüm. Odaya geri döndüğüm zaman karım uyanmış, giyiniyordu. Yine paçalı külotu vardı üzerinde. Onun üstüne basma eteğini giyip, çiçekli bir gömlek giydi. Başını arkadan bağladı ve “Ben kahvaltıyı hazırlayayım.” diyerek mutfağa geçti. Karım aslında biraz bakımla güzelliği ortaya çıkacak bir kadındı. Ona elbiseler, iç çamaşırları alma fikri o an geldi aklıma.

Kahvaltı yaptıktan sonra kızlarla arabaya atladık. Esra’yı okula bıraktıktan sonra Özge ile işe gittim. Diğerleri henüz gelmemişlerdi. Aklımda karışık düşünceler vardı. O anda Özge’ye baktım. Hafif bir makyaj yapmıştı. Boyu 1.65 kadar vardı, ama şimdi ayağındaki topuklularla beraber neredeyse 1.75 olmuştu. Aynı zamanda dolgun hatlı bir kızdı, 70 kilo vardı belki. Uzun ve bol mavi eteğinin üstüne, beyaz bir gömlek giymişti, gömleğin içinde ip askılı beyaz bir bluzu vardı, sutyenin askıları da belli oluyordu. Başına da eteği ile aynı renk bir türban takmıştı. Ona, “Niye böyle süslendin?” diye azarlarcasına sorunca ürktü, “Şey, ee…” falan deyince daha da kızdım. “Burada sadece erkekler çalışıyor. Giyimine kuşamına dikkat et. Birdaha makyaj falan yok!” dedim. Bana bakarak ağlamaklı bir sesle, “Ben senin için yaptım. Diğerleri beni ilgilendirmiyor. Yoksa beğenmedin mi?” dedi. Gözlerinden yaşların süzüldüğünü gördüm. Gözüne sürdüğü iki parça boya şimdi yanaklarından akıyordu. Bu sefer kendime kızdım. Ama cesaretine de şaşırmıştım. Bana açık açık ilanı aşk ediyordu.

“Ben senin annenle evliyim. Geçen gece olanlar bir hataydı!” diye kendisine yem atınca, “Hayır, böyle söyleme. Ben seni seviyorum. Annem çok şanslı bir kadın. Onun yerinde olmak isterdim!” dedi. Annesiyle evli olmam onun için önemli değildi. Beni sevdiğini söylüyordu.

Diğerleri her an gelebilirdi, o nedenle ters bir şey yapmamalıydım. “Lavaboya geçip yüzünü temizle, istersen makyaj yap yeniden!” dedim. Gülerek içeri geçti. Biraz sonra da diğerleri geldiler. Aslında bu kadar kızmama gerek yoktu. Diğer çalışanlar hem akrabaydı, hem de Özge’nin kim olduğunu iyi biliyorlardı. Kalkıp ona yan gözle bakmayacaklarını çok iyi biliyordum, ama yine de onu kıskanmıştım.

Akşam altı gibi paydos ediyorduk. Elemanlar tek tek çıktılar. Ben Özge ile kaldım. Onu sikmek için yanıp tutuşuyordum. İşyerinin kapısını içerden kilitledim. Özge ise masasında notlarına bakıyordu. Yazıhanem içerde kalıyordu. Onu elinden tutup kaldırdım. “Nereye? Çıkıyor muyuz?” diye sordu. Cevap vermeden onu yazıhaneme soktum. Özge her şeyi anlamıştı. Onu kucakladığım gibi masamın üzerine oturttum. Ardından dudaklarına yapıştım. “Dudaklarını serbest bırak!” deyip, alttaki etli dudağını emmeye başladım. Dilimi ağzının içine soktum. Dudaklarını küçük küçük ısırıyordum. Dudaklarının üzerindeki, çenesindeki hafif tüyler dudaklarıma batıyordu.

Ellerimi gömleğinin üzerinden memelerine attım. Onları sıkmaya, okşamaya başladım. Özge hafif hafif inlemeye başlamıştı. Gözleri sürekli kapalıydı. Bir elimi eteğinin içinden soktum ve kalçasını avuçladım. Hafif tüylü dolgun kalçasını okşadıkça yarağım da pantolonumu yırtacakmışçasına zorluyordu. Karşısında soyunup çırılçıplak kaldım. Özge havaya dikilmiş haşmetli yarağıma bakıyordu. Uzun ve kalın bir sopa gibiydi; ben bir şey demeden elini yarağıma attı ve okşamaya başladı. Ben ellerimi kalçalarıma atmış, Özge yarağımı okşuyor ve sürekli kıkır kıkır gülüyordu. İnce, narin parmakları yarağımın yanında küçücük kalıyordu. Çok büyük zevk alıyordum.

Daha sonra masanın önündeki kanepeye oturdum. Yarağımı tuttum, bacaklarımı açtım ve Özge’ye eğilmesini söyledim. Özge masadan indi ve önümde eğildi ama bu şekilde dengede duramadığı için diz çöktü. Emirlere itaat eden bir köle gibiydi, ne desem yapıyordu. Başını tuttum ve “Yaklaş!” dedim. Özge kanepenin minderlerinden tutundu, bana doğru daha doğrusu yarağıma doğru eğildi. “Ağzını aç!” dedim fısıldar gibi. Bana bakınca başparmaklarımla yanaklarını okşadım ve “Hadi, aç ağzını!” dedim tekrar. Ağzını hafifçe aralayınca başından tutarak onu yarağımın kafasının önüne daha da yaklaştırdım ve “Yala!” dedim bu kez, “Dondurma yalar gibi yala!” dedim.

Özge çekingen bir tavırla diliyle yarağımı yalamaya başladı. Yarağımın kafasına attığı dil darbeleri beni inanılmaz tahrik ediyor ve azdırıyordu. Bir süre sonra çekingenliği gitti ve bu kez dudaklarıyla emmeye başlamıştı. Bir taraftan yalıyor, bir taraftan emiyordu; gözlerimi kapatmıştım, ellerimle başını okşuyordum sürekli. Ellerini dizlerimin üzerine koydu ve bu şekilde yalamaya devam etti.

Bu şekilde giderse kısa sürede ağzının içine patlayacaktım, ama bunu yapmaya hiç niyetim yoktu. Başını tuttum ve yavaşça geriye ittim. Özge yarağımı bırakmak istemiyor gibiydi. Bu hali hoşuma gitmişti. Dudaklarına sürdüğü ruj yarağımın kafasını boyamıştı. Onu kollarından tutup kalkmasını söyledim. Onu kaldırıp bu sefer kanepeye oturttum. Önünde diz çöktüm. Bacaklarını ayırdım ve uzun eteğini yukarı sıyırdım. Karşımda beyaz kalçaları, bacakları belirince yarağım iyice tavan yaptı. Bacaklarında alınmamış tüyler vardı.

Kalçalarını emmeye ve yalamaya başladım. Tüyler hafif hafif dudaklarıma batıyordu. Özge derin derin inliyor, saçlarımı okşuyordu sürekli. Dilim yavaş yavaş kasıklarına yaklaştıkça inlemeleri çoğaldı. Minik, dantelli, beyaz bir külotu vardı. Amının kılları üzerinden belli oluyordu ve kasıklarında da siyah kılları, tüyleri vardı. Özge güzel ve alımlı bir kızdı, ama pek bakımlı değildi. Külotunun üzerinden parmaklarımla amını yoklamaya başlayınca, “Imm, ıhh!” diyerek inledi ve inlemeleri sürekli hale geldi. Parmaklarım amının üzerinde, kasıklarında dolaştıkça saçlarımı çekiyordu.

Yavaşça külotunu kenarlarından tutup sıyırdım ve bacaklarından çıkardım. Amı ıslanmıştı, am dudaklarına yumulup emmeye başladım. Neredeyse o pozisyonda boşalacaktım. Özge’nin inlemeleri zaman zaman çığlıklara dönüşüyordu. Amının üzerindeki kıllar ağzıma batıyordu. O nedenle daha fazla devam etmek istemedim. Bir dahaki sefere ona temizlenmesi gerektiğini söylemem gerekiyordu. Doğruldum ve yarağımı tutarak tekrar yalamasını istedim. Özge bu sefer iştahla yarağımı emiyor, yalıyordu. Sanki acelesi varmış gibiydi. Yarağıma iki eliyle sarılmış, başını ileri geri hareket ettirerek emiyordu. Ona, “Tamam, bu kadarı yeterli!” diyerek kendimi geri çektim. Ayağa kaldırdım ve masaya domalttım.

Elleriyle masanın kenarından sıkıca tutunmuş, ara ara arkaya bakıyordu. Eteğini beline sıyırdım ve bacaklarını ayırmasını söyledim. Göt yanaklarını tutup yoğurmaya başladım. Özge, “Ahh, ımm, ığhh!” diye diye inledikçe götüne girmek için sabırsızlanıyordum. Göt yanaklarını ayırınca, siyah bir çukura benzeyen kıllı göt deliği göründü. Götünün kenarlarına parmaklarımla dokunmaya başlayınca, “Uhh, ımm, ayy!” diyordu. Geçen gece olduğu gibi orta parmağımı yavaşça deliğine sokmaya başladım. İlk boğumuna kadar kolayca girmişti, bundan sonra yavaş yavaş sokmaya başladım. Özge deli gibi inliyor, başını sağa sola atıyordu. Parmağım deliğinin içine köküne kadar girince içinde gidip gelmeye ve çevirmeye başladım.

Bu arada diğer elimle de amını ovalıyordum. Amı vıcık vıcık sulanmıştı, göt deliğinin ağzı da terden sırılsıklam olmuştu. Parmağım artık göt deliğinin içinde daha rahat hareket eder olmuştu ve hızlı hızlı sokup çıkardıkça Özge deli gibi inleyip, çığlık atıyor ve nefesi kesilecekmiş gibi soluk alıp veriyordu. Götünün deliğinde birkaç dakika boyunca parmağımla genişletme çalışması sonuç vermişti. Şimdi işaret parmağımı da beraberinde soktum. Özge’nin göt deliği lastik gibiydi. Parmaklarım içine girdikçe delik açılıyor, çıkardığım zaman hemen kapanıyordu. Özge’nin inlemeleri içeriyi doldurmuştu.

Parmaklarımı deliğinden çıkardım. Çırılçıplak halde lavaboya gidip ellerimi bol sabunla yıkadım. İçeriye elimde sıvı sabun şişesi ile dönünce Özge’yi ayakta üzerini toparlarken gördüm. “Ne yapıyorsun?” diye sorunca, “Bitmedi mi? Eve gitmiyor muyuz?” diye sordu. “Hayır, daha yeni başladık! Hadi eğil, hadi korkma, canını yakmam!” dedim. Elimdeki sıvı sabunu kastederek, “Ne yapacaksın onunla?” diye sordu. “Sen eğil, öğrenirsin şimdi!” dedim.

Dediğim gibi tekrar masanın üzerine eğildi ve kenarlarından sıkıca tutundu. Sürekli bana bakıyordu ve korktuğu anlaşılıyordu. “Ben bakireyim, lütfen yapma!” deyince, “Merak etme, yine bakire olarak kalacaksın!” dedim. Eteğini yukarı sıyırınca gördüğüm manzara inişe geçmiş yarağımı tekrar kaldırmaya yetti. Elime bol miktarda sıvı savun döküp yarağımı sabunlamaya başladım. Ardından bir miktarda göt deliğinin ağzına döktüm ve parmağımla içine yedirmeye başladım. Yarağım ve göt deliği kaygan bir hal almıştı. Yarağımı yavaşça kafasından tutarak göt deliğine bastırmaya başladım.

Özge devamlı başı arkada, “Ay, ah, yapma, çok günah, ah, yapma!” diyordu. Ama onu bu akşam götünden sikmeden bırakmaya niyetim yoktu. “Korkma, canını yakmam!” diyerek onu sakinleştirmeye çalışıyordum. Ama o aynı şeyleri söylemeye devam ediyordu. Yarağımın kafası yavaş yavaş götünün içine girmeye başladıkça daha çok bastırmaya başladım. Kıllı göt deliği vakum gibi yarağımı sıkıyordu ama gittikçe açılıyor, açıldıkça da içine daha çok giriyordum.

Bir süre sonra yarağım neredeyse yarısına kadar içine girmişti ki, Özge’den deli gibi sesler yükselmeye başlamıştı. Bana sürekli çıkarmam için yalvarıyordu. Ama ben kalçalarından tutarak zorlamaya ve içine girmeye çalışıyordum. Gittikçe hızlanmaya başladım. Özge yerinde kıpırdanıyor, götünü sağa sola çeviriyordu. Bu da götünde rahat gidip gelmeme engel oluyordu. Onu kalçalarından daha sıkıca tuttum ve daha çok bastırmaya başladım. Masam sağlamdı ama yavaş yavaş sallanmaya başlamıştı. Özge sıkıca tutunmuş, masaya yapışmış gibiydi. İnanılmaz bir zevk alıyordum. Daha önce para karşılığı bir kadının götünü sikmiştim, ama göt deliği amı kadar genişlemişti ve içine girip çıkarken hiç zorlanmamıştım. Ama şimdi delik yarağımı sıktıkça aldığım zevkte bir o kadar artıyordu.

Özge’nin inlemeleri ve çığlıkları yavaş yavaş azalmış, bununla birlikte götüne daha kolay ve zorlanmadan girer olmuştum. Deliğin yarağıma yaptığı baskı boşalmamı geciktirmişti. Boşalacağıma yakın yarağımı götünden çıkardım, o anda delikten ‘Zort!’ diye bir ses geldi. Yarağımla birlikte içine giren hava böylece deliğinden çıkıyordu. Deliğin ağzı az önceki gibi kolayca kapanmamış, biraz açık kalmıştı. Yeniden içine girdim ve gidip gelmeye başladım.

Bu şekilde birkaç dakika Özge’yi götünden siktim ve nihayetinde inanılmaz bir zevkle boşaldım. Yarağım halen götünün içindeydi, bir süre daha içinde kaldım. Yarağımı çıkardığım zaman döllerim deliğin ağzından akmaya başlamıştı ve deliğin içine giren hava, döllerimin üzerinde küçük hava kabarcıkları oluşturuyordu. Masanın üzerindeki kağıt mendilden bolca aldım ve akan dölleri, kalçalarını iyice sildim, temizledim. Aynı şekilde yarağımı da sildim.

Sonra birlikte giyindik ve toparlandık. Özge’nin acı çektiği yüzünden belli oluyordu. Ona, “Bir zaman sonra geçer, korkma!” dedim. Bana cevap vermedi. Birlikte dükkândan çıkıp arabaya bindik. Özge koltuğa oturdu ama, “Ay, ah!” diye diye söylenmeye başladı. Ben yine aynı şekilde kısa zaman sonra acılarının biteceğini ve bundan sonra acı çekmeyeceğini söyledim. Özge eve kadar kıvranıp durdu. Arabada ona, “Vücut temizliğini ihmal etmişsin!” dediğimde hafifçe kızardı, utanmıştı. Bana, “Ben kendim yapamıyorum, tüylerimi normalde annem alıyor. Ama o da son zamanlarda seninle evlenecek diye beni ihmal etti!” dedi. Sonra da, “Anneme söylüyorum ama şu aralar da aklı bir karış havada!” deyip güldü. Neden güldüğünü anlamıştım. Sonra bir ara, “Annemle de böyle yapıyor musun?” diye sordu. “Neyi yapıyor muyum?” dedim. “Şeyi işte, anlasana!” dedi. Ben yine, “Anlamadım?” diye cevapladım. Bunun üzerine oflayıp pufladı ve ağzındaki baklayı çıkardı, “Annemi de götünden sikiyor musun?” dedi. Ona baktım ve “Hayır!” dedim. Eve gidene kadar bir daha konuşmadık. Özge alınmış gibiydi, annesini götünden sikmediğime içerlemişti sanki.

Eve geldiğimiz zaman karım, “Ay, nerede kaldınız? Merak ettim!” dedikten sonra, Özge’ye bakıp, “Neyin var kızım? Ne oldu?” diye sorunca, ben hemen, “Yok bir şeyi, öğlen yediği yemek biraz midesini bozdu!” dedim. Özge birşey demeden odasına girdi. Biz akşam yemeğini yerken Özge bize katılmadı, o sırada banyoya girip duş aldı. Annesi, “Bu kızda bir şeyler var!” diyerek söyleniyordu. Yemekten sonra ben de duşa girdim. Çıktıktan sonra içerdekilere, “İyi geceler!” diyerek yatak odama çekildim.

Yatağa girmiştim ki karım içeri girdi ve “Hayırdır, sen de mi rahatsızsın?” dedi. “Yok birşey, sen yatmıyor musun?” dedim. “Gelirim birazdan…” diyerek içeri geçti. O sırada ben uyumuşum. Gecenin bir vakti uyandığımda, karım yanımda, bana sarılmış halde uyuyordu…

Devam edecek…

ALINTIDIR

sinema

sinema
gecen cumartesi Karimla tekrar sex sinemasina gittim,icerde sadece erkek vardi ,nereye gitsek pesimize bir iki tane takiliyordu.icede 5 tane sinema yani 5 degisik film oynuyordu birine gecip oturduk aslinda funda hic merakli degildi ama genede elimi bacagina koyup eteginin altina daldirmama müsade etti,isteksiz göründügü halde amcigi islacik olmustu sagimiza ve solumuza merakli erkekler hemen yanasti normalde funda böyle bi durumda kalk baska yere gidelim der ama demek hosuna gitti backlarini ayirip benim devem oksamama müsade etti geri yaslanip fimi seyrederken inlemeye basladi seyreden adamlardan biri fundanin memelerine dogru uzaninca funda hafif geri cekilerek istemedigini belirtadam geri cekildi pantolonundaki sislik dikkatimi cekti bir elimle fundanin islacik donunun oksarken öbür elimi adamin sikine uzatmaktan alamadim kendimi,tas gibiydi adamda sanki bekliyormus gibi fermuari aciverince siki elime geldi ,oksamaya basladim bir yandan fundayi bir yandan adami fundaninda dikkatini cekti elimdeki sik, gülümsedi yalamak istermisin diye fisildadim fundanin kulagina elini sike dogru uzatti eline aldi bana bakarak önce sen yala dedi,tamam ama sende yaliyacaksin dedim tamam dedi,sikica tutup agzima dogru cektim adamin sikini biraz kokladim güzel kokuyordu fundaya bakarak dilimin ucunu degdirdim fundada yaklasti sira sende dedim fundada yaklasip ne yapti dersiniz ? agzini acip ilk hamlede agzina aldi bana bakarak iki üc defa ileri geri yapip böyle yapilir dedi ve kafami adamin sikine dogru bastirdi bademciklerime kadar aldim agzima ilk defa basima böyle bir sey geldi ,cok hosuma gitti yalamaya devam ettim o an aklimdan gecen adam bosalana kadar yalamakti ama erkeklik yaptim fundanin saclarindan tutup sira sende diyerek adamin sikine bastirdim devami yarin

Ben GÜL…Orospu GÜL.

Ben GÜL…Orospu GÜL.

Ben Gül… Orospu Gül…

Aşağıdaki Hikaye alıntıdır.

Kocam Murat’la lisede tanıştık. Tanıştığımız o zaman bile tam bir teşhirci idim. Arkadaş grubumuzdaki diğer kızlarla birlikte okulun en kısa eteğini giyiyordum. Bacak bacak üstüne attığımda eteğim kıçıma kadar açılırdı. Derslerim de çok iyi olduğu için hocalarla aram iyiydi. Sıcak günlerde onlardan izin almama gerek kalmadan derste gömleğimi çıkarırdım bazen.

Esnemek bahanesiyle kollarımı iki yana açarak, ya da gömleğimi çıkartırken daracık tişörtümün sardığı dimdik göğüslerimi erkek hocalara, sınıftaki oğlanlara sergilerdim. Dediklerine göre “gel beni sik” diyen yüzüm, dolgun göğüslerim, eteğimi nasıl biraz daha açıp daha fazlasını gösterebilirim diye uğraştığım bacaklarım, kısacası vücudumun her yanı güzeldi. Ama en güzel yerim kalçalarımdı.

Ben de bal gibi farkındaydım tabi bunun ve erkekleri tahrik etmek için elimden geleni ardıma koymazdım. Teneffüslerde oturarak konuşamazmışım gibi dirseklerimi sıraya koyup, bacaklarımı iki yana açar, kıçımı mümkün olduğu kadar havaya kaldırarak domalırdım. Derslerde de önümde oturan arkadaşıma bir şey söylemek ya da kalem falan istemek bahanesiyle sıraya dayanıp sürekli eğilirdim.

Gelip geçen de ya sürtünür yahut o da bir şey söylemek istiyormuş gibi kollarını sırtıma koyup sınıfın ortasında dakikalarca götüme dayar, ya da gidip gelip pandik atardı. Ben gülümseyerek, ya da bir oyunmuş gibi “yine gafil avladın beni” dercesine parmağımla seni gidi yaramaz anlamında işaret ederdim.

Biliyordum, bütün erkekler “Gül orospusu” diye bahsederdi benden… Sonradan anlattığında öğrendim ki kocam da diğer bütün oğlanlar gibi beni bir kez sikebilmek için her şeyini verecek hale gelmiş. Bütün bir yaz tatilini beni düşünerek otuz bir çekerek geçirdikten sonra, lise 2’nin ilk günü cesaretini toplayıp benim arka sırama oturmuş. Birkaç hafta içinde baya samimi olduk. Ama bana çıkma teklifi yapmaya korktuğu için bu yakınlık bir işe yaramıyormuş. Çünkü artık arkadaş olduğumuz için öyle rahatlıkla seyredemiyormuş beni…

Bir gün edebiyat hocası hastalanıp gelmediği için dersimiz boştu. Her zamanki gibi önümdeki arkadaşımla konuşmak için domalmıştım. Eteğim iyice kısalmıştı. Bir ara başımı arkaya çevirdim. Bir de baktım ki, Murat fermuarını indirip elini içeriye sokmuş, sikin okşaya okşaya, gözlerini bile kırpmadan bir metre önünde havaya dikilmiş olan yusyuvarlak götüme bakıyor.

Benim kendisine baktığımı neden sonra fark etti. Bozuntuya vermemeye çalışarak elini sikinden çekip sıranın üzerine koydu ama ben anlayacağımı anlamıştım. Beş on saniye ona baktıktan sonra önüme dönüp arkadaşımla konuşmaya devam ettim.

Ses bile çıkarmadım bana bakarak sikini okşamasına… Diğerleri de öyle yapıyordu çünkü… Aksine hoşuma gidiyordu erkeklerin bana bakması. Bütün erkeklerin beni tam bir orospu gibi gördüğünü de çok iyi biliyordum. Zaten kocamı da en çok tahrik eden şey bu pervasızlığım, değer yargılarına aldırmazlığımmış.

Ertesi gün dersler boş geçeceği için sadece 5-6 kişi gelmişti. Yine önünde domalmıştım. Ama bu sefer öyle bir kaldırmıştım ki kıçımı, eteğim nerdeyse belime gelmişti. Bir ara ona bakıp gülümsedim, dirseklerimi çekip sonra sıraya resmen yüzüstü yattım. Ara ara çaktırmadan arkama baktığımda, Murat’ın diğerleri görür mü görmez mi diye düşünmeyi siktir edip oturduğu yerde resmen 31 çektiğini gördüm.

Eh, haklıydı çocuk… O gün altıma külot da giymemiştim ve dönüp arada bir ona bakmayı ihmal etmeden kıçımı sallıyor, havaya kaldırıp indiriyordum. Bir süre sonra koştura koştura çıktı. Sanırım üstü başı berbat olmasın diye tuvalete, boşalmaya gidiyordu.

O günden sonra ikimizin de bahsetmediği bir oyuna dönüştü sanki her şey… Normal zamanlarda arkadaş gibi sohbet edip, birbirimizden kalem istiyor ya da ödev soruyorduk. Ama birden içimdeki orospu damarı kabarıp teşhircilik yapmaya karar verdiğim anlarda ikimiz de bir şey yokmuş gibi davranıyorduk.

Bir saatlik öğle teneffüslerinde kantine benden önce gidiyor, sıraya giriyordu. Sonra ben sallana sallana gelince sıraya önünden girmeme izin veriyordu. Siparişimi verirken kantinin küçük penceresinden başımı içeriye uzatıp kıçımı geriye doğru itiyordum ve onun arkamda sertleşmiş sikine bastırıyordum. Kantinciyle şakalaşarak, şuh kahkahalar atarak kıçımı oynatıp kalçama dayanan sikini adeta eziyordum.

Bu her gün böyle oluyordu. Her gün kantinden dondurma almayı da adet edinmiştim. Yemeğimi yedikten sonra herkesin azmış bakışları altında o dondurmayı yemeye başlardım. Koca dondurmayı, ağzımdaki sanki dondurma değil de, seyredenlerden birinin sikiymiş gibi emer, yalar, sömürür bütün erkekleri çıldırtırdım.

Kışın da dondurma yerine evden getirdiğim bir muzla yapardım aynı şeyi… Isırmak yerine dudaklarımın arasından kaydırarak, bir sokup bir çıkartarak resmen emerdim muzu… Ve emdiğim o muzun yerine kendi yaraklarının olduğunu hayal ederdi seyreden bütün abaza oğlanlar…

Kışın yemekten sonra kütüphaneye gidip sıcak ortamda test çözüyorduk. Murat yemeğini bitirip kütüphaneye geldiğinde genelde beni masalardan birine domalmış olarak buluyordu. Anlattığına göre içerdeki arkadaşlardan bazıları onun yanına gidip haber verirlermiş, “bizim orospu yine altına külot giymemiş” diye… Abaza takımı beni seyredebilecekleri uygun bir yer bulup izlemeye koyuluyordu hepsi…

Arada bir yanlarına gidip dersle ilgili bir şeyler sorup yine masaya dönüyor, tekrar aynı pozisyonu alıyordum. Oğlanlar da istisnasız sırayla ik**e bir benim domaldığım masa ile kitap rafının arasından geçer, sürtünürlerdi kalçalarıma… Ne yapayım, azgın orospunun tekiydim işte, bazen,

“Yapmayın çocuklar…” diye kızar gibi yapardım. Bazen de dönüp kim olduğuna bakmakla yetinirdim. Baharda yemekten sonra bahçede bir iki kız arkadaşla birlikte yeşilliklerde oluyorduk. Arkadaşlarım edepli edepli bağdaş kurup otururken ben, onlara doğru yüzüstü yatıyordum. Tabi o durumda eteğim kalçalarımdan yukarı sıyrılırdı. Bütün erkeklerin bana bakmak için ik**e bir o bölgede volta attığını fark eden arkadaşlarım beni uyarınca kapatır, sonra tekrar eteğim toplansın diye elimden geleni yapardım.

Benimle aynı serviste olan arkadaşları anlatırlarmış,

“Serviste bacaklarını iki yana açıp öyle bir oturuyor ki… Kaç sefer servisten eve gelmeden inip umumi bir tuvalet bulup 31 çekmek zorunda kaldım” diyorlarmış.

Bazen üzerimde sadece tişörtüm varken erkekler bizim gruptaki kızları ıslatır su savaşı başlatırlardı. En çok da bana, okulun orospusuna saldırırlardı tabi… Bütün suyu benim üstüme boşaltırlardı. Sırılsıklam olmuş tişörtüm tamamen yapışırdı ve hiçbir zaman sutyen giymediğim için göğüs uçlarım tamamen ortaya çıkardı. Ben de gizlemek için kollarımı bile kenetlemezdim. Bahçede su savaşından sonra sutyen giymediğim ve her yerim ortaya çıktığı için birkaç kez kadın hocalardan azar bile işitmişliğim vardı.

İşte böyle bir teşhirciydim. Ama sadece teşhirci… Öyle her önüme gelene veren, kolay elde edilir bir kaşar da değildim. Bütün lise boyunca sadece iki tane herifle çıkmıştım. Onlardan da ilkine yalnızca götten vermiştim. Lise ikinin başında çıktığım diğer çocuk çok yakışıklı, kurnaz piçin teki olduğu için bir punduna getirip bozmuştu beni… Sonra başka okula gitmiş, beni bozduğuyla kalmıştı.

Elbette bütün bunlar sır kalmıyordu. Çıktığım çocuklar sonradan diğerlerine anlatıyorlardı tabi. Erkeklerin bu konularda ağzında bakla ıslanmıyordu.

Lise ikinin ikinci döneminde bir iddia üzerine cesaretsiz ve umutsuz bir tavırla ezile büzüle bana gelip çıkma teklif etti kocam… Hiç beklemiyordu aslında… Ona bunu çok uzun zamandır beklediğimi, benim de onda gönlüm olduğunu, hoşuma gittiğini söyledim. Şaşırıp sevindi. Yakışıklı çocuktu gerçekten… Bir de benim orospuluklarıma hiç ses çıkarmaması, beni serbest bırakması da cezbediyordu beni…

Çıkmaya başladığımız ilk zamanlarda, daha yeni birlikte olmaya başladığımız için, okuldaki hareketlerime bir iki kem küm edecek oldu, bir bakışım yetti. Ayrılmamdan korkup bir daha ağzını bile açmadı. Kolay değil, okulun en güzel, en seksi ve işveli kızıyla çıkıyordu. Bir anda diğer oğlanlar arasında popüler olmuştu.

Ben yine derslerde, teneffüslerde, kütüphanede herkesin bakışları altında, teşhircilik yapmaya devam ediyordum. Murat artık benimle daha çok zaman geçirmeye, eski arkadaşlarının yanına gitmemeye başlamıştı. Sanırım biraz da kız arkadaşı Gül olarak hala eski orospuluklarıma devam etmem yüzünden utanıyordu biraz, o yüzden iyice uzaklaştı arkadaş grubundan…

Ama zamanla artık alakası kalmayan arkadaşlarının benim etrafımda dolanıp seyretmeleri onun da hoşuna gitmeye başladı. Ben ne kadar teşhir etmekten hoşlanıyorsam, o da erkeklerin beni seyretmelerinden hoşlanıyor, hiç tepki vermiyordu. Gerçi arkadaşlarının ve diğerlerinin korkup çekindiği biriydi. O yüzden kimse çıkıp da “oğlum şu kız arkadaşına çeki düzen ver, her yerini bize gösteriyor” diyemiyor, cesaret edemiyordu.

Kantin oyununu oynamaya devam ediyorduk sözsüz anlaşmamızla… Erkek arkadaşım masaya oturuyor, ben ikimizin yemeğini almak için yemek sırasına, kalabalığın arasına giriyordum. Arkadaşları da arkama geçmek için itişip kakışıyordu. Sonra içlerinden talihli olan biri arkama geçiyor, benim geriye çıkarttığım götüme dayanırken baktığımda Murat’ın da ifadesiz bir yüzle, gözünü kırpmadan beni izlediğini görüyordum.

Artık bana olan ilgisinin, ilişkimizin boyutu da değişmişti. Sanki artık tek amacı arkadaşları bana dayarken ya da beni domalırken seyretmelerini izlemekti. Okulda benden “orospu” diye bahseden birilerini duyduğunda müthiş zevk alıyordu. Henüz ona vermemiştim bile… Sadece çok seyircim olduğu, bana dayadıkları günlerde o da çok tahrik oluyor, ben de o zaman ağzımda rahatlatıyordum sevgilimi… Ama ille de beni sikeyim diye tutturmuyordu. Biliyordum ki beni teşhir ederken seyretmek onun için sikmekten bile daha zevkliydi.

Senenin sonuna doğru bazı arkadaşlar deniz kenarında bir tatil düzenlemişti. Bizim dönemden bir sürü kişi gelecekti. Ben bu tatilden bir hafta önce biraz güneşlenip yanmak için önce bizim yazlığa gitmemizi önerdim. Elbette hemen kabul etti. Yazlığa arabayla gidemeyecektik ama… Çünkü habersiz gidiyorduk. Evin önüne park edersek yazlık komşularımız benim bir erkekle yalnız geldiğimi görüp aileme haber verebilirlerdi.

Otobüsle gitmeye karar verdik. O gün kalçalarımı saran dar ve kısacık beyaz penye bir şort ve belimi açıkta bırakan kısa bir tişört giymiştim. Otobüs tamamen doluydu ayakta gidiyorduk. Biraz sonra otobüs iyice doldu ve en arkaya kadar ilerlemek zorunda kaldık. En arkada cam kenarında ellerimiz önümüzdeki demirlerde tatilimizin ne güzel olacağından bahsediyorduk. Çantalarımızdan birisi tam köşede, diğeri de onun arkasında duruyordu.

Otobüs çok kalabalıktı. Ben bacaklarımı büyük çantamızın iki tarafına yerleştirmiştim. Diğer çanta da araya girdiği için camın önündeki demire uzanabilmek için iyice eğilmek zorunda kalmıştım. Tam ailemin gelecek haftaki tatile izin vermeyebileceklerinden bahsediyordum ki arka kapıdan otobüse kalabalık bir genç grubu bindi. İçlerinden orta boylu ve oldukça yakışıklı olan bir tanesi diğerlerinden biraz kopmuş yanımıza gelmişti.

Arkama dönüp baktım ve çocukla göz göze geldim. Bana bakıyor, tepeden tırnağa süzüyordu. Delici, sikici bakışları vardı. Ürpererek önüme döndüm. Fark etmemiş gibi yapıp Murat’la konuşmaya devam ediyordum. Kalçamda bir temas hissedip tekrar baktığımda çocuk iyice yakınlaşmış, tam arkamda duruyordu. Sonra ani bir frenle sarsıldığımızda çocuk, orta yerde tutunacak yer bulamamış az daha düşüyordu. Otobüs durduğunda çocuk kollarını benim iki yanımdan uzatıp yetişmekte zorlanarak elleriyle demire tutunmaya başladı.

Hey… Hoşuma gitmişti bu hareket… Murat’ın yanında beni kollarıyla sarmıştı sanki… Başımı çevirip gözümün ucuyla beş on saniye kadar ona baktım. Benim şehvetli bakışlarım, göz süzüşüm karşısında çocuk iyice cesaret bulmuş pantolonunu delmek üzere olan sikini benim götüme dayadı. Biliyordum, Murat her şeyin farkındaydı. Bir yandan konuşmaya devam ediyor bir yandan da gözünün kenarıyla olanları izliyordu.

İlk defa ben Murat’ın yanı başındayken oluyordu böyle bir şey… Biraz benden utanmış gibi, daha çok zevk duyar gibi manzaraya bakıyordu. Ben bacaklarımı iki yana açmış, öne eğilmiş ve yuvarlacık sert kalçalarımı herife sunmuştum. Herif kollarını benim beline dolamış gibi demiri tutmuş, ileriye bile uzatmak zorunda kalmadığı sikini kendisine kadar gelen götüme dayamıştı.

Otobüs hızlandıkça sanki sarsıntıdanmış gibi sallanıyor, herifin sikinin üzerinde kıçımla daireler çiziyordum. Arada bir başımı çevirip herife bakmayı da ihmal etmiyordum. Offf… Öyle zevk alıyordum ki… Çocuğun sertleşmiş organı iki kalçamın arasına sürtünüyor, beni zevkten öldürüyordu. Birden Murat’a doğru eğilip kalabalığın içinde dudaklarını öpmeye başladım. Bu aslında biraz daha eğilebilmek, arkamdakinin sikini daha iyi hissedebilmek, götümü herife daha iyi sunabilmek için bir numaradan başka bir şey değildi.

Murat’ın dudaklarını öpe öpe, arkamdaki sikini götüme bastıra bastıra bir hayli zaman geçti. Dur, kalk, sallan, hırpalan, sürtün derken sonunda arkamdaki ve kafilesi inmeye davrandı. İndiklerinde arkama dayanan çoktan beni anlatmaya başlamıştı bile arkadaşlarına… Hepsi birden başlarını çevirip, ilerleyen otobüsün arkasından bana baktılar. Ben de gülerek el salladım onlara… Tabi Murat da bana bakıyordu o erkeklere el sallarken… Onun önündeki kabarıklığı tutup sıktım,

“Aşkım, merak etme, ilk fırsatta senin de gönlünü alırım. İyilikler karşılıksız kalmaz.” dedim gülerek…

Murat da yazlığa varana kadar çocuğun yarım bıraktığı işi tamamlamak istercesine elini götümden ayırmadı. Gidene kadar okşadı her fırsatta, önden, yandan, arkadan dayanıp durdu kalkık sikiyle…

Yazlığa akşam karanlığında vardık. Akşam yemek yiyip bir iki kadeh içtikten sonra ben büyük yatak odasında yattım, Murat’ı da salonda kanepede yatırdım. Beni sikmek için deli olmasına rağmen ben yüz vermedim fazla… Bir iki öpüşmeden sonra yatağına gönderdim, uslu uslu uyuduk. Onu bırakırım diye ödü patlıyordu koca oğlanın, ne dersem onu yapıyordu.

Ertesi gün deniz kenarına indik. Hava çok sıcak olduğu için plaj tamamen doluydu. Tenha bir yer bulabilmek için kumsalın sonuna kadar epey yürüdük. Şezlonglar şemsiyeler arkamızda kaldı, kayaların denize indiği ve kimsenin tercih etmediği en uçta hasırları serdik. Hemen üzerimdeki şortu ve tişörtümü çıkardım. Her zamanki gibi içime hiçbir şey giymemiştim. Benim çırılçıplak görüntüme hayranlıkla bakan Murat’a da aynı şeyi yapmasını, çıplak denize girmenin daha güzel olduğunu söyledim.

Tedirgin gözlerle etrafına bakan Murat, gözden ırak olduğumuza ikna olunca sonunda soyunmaya razı oldu. Denize girip şakalaşmaya başladık. Etraftan arada bir birkaç kişi geçiyordu ama çıplak olduğumuzu fark etmiyorlardı herhalde… Denizin içinde oynarken birden dudaklarıma yapıştı. Ben de bacaklarımı beline dolayınca zaten dimdik olan siki amıma sürtünmeye başladı. Dudaklarımdan dudaklarını çekip

“Seni sikmek istiyorum Gül…” dedi. “Şimdi… Hemen… Dayanacak halim kalmadı.”

“Sabret biraz… Bu kadar hızlı olmamalı…” dedim.

“Senin gibi bir orospunun böyle bir şeyi söylemesi çok ilginç… Bana acımıyorsan şu zavallı, kalkmış sikime acı… Herkese gösterip durduğun amcığına girmek için deli oluyor…” dedi çaresizce… Ve sikinin ne kadar deli olduğunu gösterdi suyun içinde amıma sürterek…

“Aşkım…” diyerek boynuna sarıldım. “Sadece hepimiz gülüp eğlenelim diye oyunlar oynayan teşhirciyim ben, senden sonra kimseye siktirmedim kendimi… Orospu sayılmam yani… Sabret biraz, bekle beni…” diyerek dudaklarına yumuldum.

Çıplak bedenlerimiz birbirine sarılmış, denizin içinde yiyişip duruyorduk. Aslında ben de sikilmeyi çok istiyordum ama… Onun yerine kendimi arkaya, suya attım, kumsala çıktım. Murat da somurtarak arkamdan geldi, kumlara serdiğimiz hasırlara uzandık. O hemen şortunu giydi, bana giyinmem için bir şey söylemedi. Ben öylece, çırılçıplak uzanmıştım hasıra… Az önce denizin içinde oynaşmaktan amım, meme uçlarım kabarmış vaziyetteydi.

Güneş yakmaya başlamıştı. Yüzüstü yatıp sırtımı yağlamasını istedim. Bütün vücudumu yağlamaya başladı. Yağlı ellerini vücudumda kaygan kaygan gezdirdikçe zevk alıyor, sesli sesli inliyordum. Bundan cesaret alıp arkamdan bacaklarımın arasına girdi, amımı da yağlamaya başladı. Bundan çok zevk alıyordum, öldürüyordu beni… Hırıltılarla inlemeye başladım.

Murat parmaklarını amımın dudaklarında gezdirdikçe daha çok inliyordum. Sonunda sarsılarak boşaldım. Elleri sırılsıklam olmuştu. Sikse bu kadar zevk almaz, bu kadar bağırmazdım herhalde… Biraz sonra yanıma uzandı o da… Elimi tutup sikine götürdüğünde şortunu sıyırıp çıplak uzandığını gördüm. Doğrulup ben de onu yağlamaya başladım. Özellikle sikini… Fazla sürmedi, spermlerini havaya fışkırtmaya başladı. Öylesine dolmuştu çocuk…

O gün güzelce güneşlendik, denize girdik. Akşama doğru geriye döndük. Pazartesi, okul, ders derken hafta sonu geldiğinde herkes tatil hazırlıklarını bitirmişti. Ben evden kesinlikle izin alamayacağımı bildiğim için bir plan yapmıştım. Cuma günü eve gidip tatilimizi riske atmamak için okul formasıyla gidecektim ve ablama telefon edip bir hafta boyunca onda kalıyormuş gibi yapmasını isteyecektim. Plan yürüdü ve ablam kabul etti.

Bir otelde kalıyorduk bütün okul. Öğretmenler yoktu ama okulda gibiydik. İlk gün, yerleştikten sonra kent merkezine gidip bir şeyler almaya karar verdik. Tam dışarı çıktık ve bir taksi arıyorduk ki dört arkadaşımız bindikleri arabayla gelip bizi de götürebileceklerini söylediler. Hemen atladık arabaya… Ama biz de olunca 6 kişi olmuştuk.

Arkadaki arabalar korna çalmaya başlayınca aceleden Murat kenara oturunca ben de hızla kendimi arabanın arkasına atıverdim. Murat’ın kucağından fazla ortada oturan Serkan’ın kucağına yerleşmiş oldum. Yola çıktık.

Üzerimde kısa okul eteği ve kısa bir tişört vardı. Sutyenim olmadığını zaten her gören fark edebiliyordu. Hiçbir zaman giymeyi sevmediği için külotsuz olduğumu sanırım hepsi biliyordu. Müziği sonuna kadar açmışlardı. Ben de yerimde duramıyor, müziğe eşlik ederek dans ediyor, Serkan’ın kucağında hopluyordum.

Bir ara müzikle ilgili bir şey söylemek için dönüp Serkan’ın yüzüne baktım. Bir yandan büyük zevk alıyora benziyor, bir yandan da ik**e bir Murat’a bakıp tepkisini anlamaya çalışıyordu. Arada bir şoför koltuğundaki Ahmet’e bir şey söylemek için öne çıkıyor, herkesin amımı görmesini sağlıyordum.

Sanırım herkesin dikkati bende toplanmıştı, arabadaki erkeklerin ilgi odağıydım. Hatta Ahmet bile aynadan arkaya bakmaktan doğru dürüst önüne bakmıyordu. Hoşuma gidiyordu durum… Kahkahalar atarak eğlenmeye devam ediyordum. Oğlanların önlerindeki kabarıklık görülmeye değerdi, hepsinin siki pantolonları delmek üzereydi. Onları böyle gördükçe daha çok zevk alıyor, bayılıyordum.

Oynayıp kalktıkça eteğim iyice yayılmıştı. Serkan Murat’ın yüzüne bakmaktan vazgeçmişti artık…. Ne benden bir tepki vardı altımdaki kabarıklık için, ne de erkek arkadaşım olarak Murat’tan… Elini eteğimin altına sokmuştu. Ateş gibi yanıyordu çıplak kalçalarımı okşayan parmakları… Ben yine arada bir Serkan’a ya da diğerlerine dönerek bir şeyler söylüyor, sonra kıçımı çalkalamaya devam ediyordum.

Çocuklar da zevkten dört köşe vaziyettelerdi, ağızlarının suyu akıyordu hepsinin… Gerçekten tam bir orospu gibi davranıyordum aralarında… Çarşıya geldiğimizde hepimiz indik. Serkan tuvalet aramaya gitti koşar adımlarla… Sanırım otuzbir çekmeye gidiyordu zavallı… Dönüşte de arkaya geçen Ahmet’in kucağına oturdum. Bütün dönüş yolu boyunca Ahmet’in sikinin üzerinde zıplayarak gittim.

Murat’la aynı odada kalıyorduk doğal olarak… Odamıza çekildiğimizde birbirimize baktık. İkimiz de azmış vaziyetteydik. Ben iki değişik erkeğin sikinin üstünde oturmaktan, o da yanı başında sevgilisinin ellenip koklanmasından… Neden sonra elimi tuttu Murat, gözleri gözlerimdeydi,

“Bugün çocukları çok fena azdırdın aşkım” dedi.

“Ya, evet, öyle oldu aşkım. Ama ne yapayım, şartlar öyle gelişti. Arabaya sığmayınca hepimiz…” Sustum, sonra hınzır bir gülümsemeyle sevgilimin yüzüne bakıp itiraf ettim “Herif dönüşte bir ara şortunun önünü açıp çıplak sikini dayadı kalçalarıma… Nerdeyse, siz olmasanız arabanın içinde sikecekti beni… Fark etmedin mi, iki kere boşaldım ben…”

Murat’ın yüzü kıpkırmızı oldu bunu söyleyince… Utanmıştı sanırım. Fakat yüzündeki kandan fazlası apış arasına hücum etmiş olmalıydı. Şortunun önü çadır gibi olmuş, siki kalkmıştı ben arkadaşlarının beni sikeceklerini anlatınca… Elimi uzatıp şortunun içinden sikini tuttum. Taş gibi olmuştu. Önünde diz çöküp sikini ağzıma aldım. Her yerini yalamaya başladım. Bunu yaparken gözlerimi gözlerinden ayırmıyor, sürekli emiyor, yalıyor, diliyordum. Dayanamayıp ağzıma boşaldı. Her damlayı yuttum. Kalktık, sarılıp uyuduk.

Ertesi gün öğleye doğru plaja indiğimizde, bütün okul ordaydı. Daha tenha olan bir yer bulmak için iyice uzaklaştık. Bir süre güneşlendikten sonra bir gün önce yolculuk yaptığımız arkadaşlar geldi yanımıza… Davet ettik, onlar da yanımıza uzandılar. Murat’tan yine beni yağlamasını istedim. Canına minnet tabi, hemen vücuduma yağı sürmeye başladı. Diğerleri etrafımızda mevzilenmişler, gözleri sürekli benim yağlanan bedenimdeydi. Bakışları üzerimde hissedince iyice gevşedim.

“Aşkım, bikinin fiyongunu çözsene, hiç olmazsa üstü yağ olmasın, beyaz iz kalmasın.” dedim Murat’a…

Sevgilim de çaresiz bağları çözdü, diğerlerinin bakışları altında çıplak sırtımı, yanlardan göğüslerimi yağladı. Bir zaman öyle yattım. Sürekli bikini altının kenarlarını düzeltiyor, iyice çekiştiriyordum. Bikinin ağı araya girmiş, kıçımın yanakları ortaya çıkmıştı. Hele sırtüstü döndüğümde dipleri düşecekti nerdeyse… Fiyongu çözülen bikini üstü altımda kalmıştı şimdi… Beyaz çıplak iri memelerim havaya dikilmiş, dimdik uçlarıyla ortadaydı. Bikininin altı zaten çekiştire çekiştire string gibi olmuş, amımın dudaklarının arasında kaybolmuş görünüyordu.

“Haydi çocuklar…” diyerek bir kahkaha attım. Gülünmeyecek gibi değildi. Murat da dahil olmak üzere dört erkek de iri iri açılmış gözlerini memelerime, arasına bikini kaçmış yumruk gibi kabarık am dudaklarıma dikmişler, her an üstüme atlayıp ısıracak gibi bakıyorlardı. “Ne bakıyorsunuz öyle? Şu ilerdeki üstsüz turistlerden ne farkım var benim?”

Az ötede orta yaşlı turistler de üstlerini çıkarıp uzanmışlar, bakışlara aldırmadan güneşleniyorlardı. Orta yaşta, biraz yayvan memeleri güneşin altında parlıyordu. Serkan dayanamadı, beni taklit ederek cevap verdi,

“Hadi Güül… Sen kendini onlarla mı karşılaştırıyorsun? Senin yanında onların lafı mı olur kızım, sen ilah gibisin bizim için… Öyle değil mi Murat?” dedi. Murat da gözlerini ayırmıyordu benden,

“Öyle tabi… Benim sevgilim bir tane…” dedi. Kıkırdadım. Hoşuma gidiyordu onların hayranlıkları, egomu okşuyordu. Zaten bütün teşhirlerim, kendimi sergilemelerim, minik fingirdemelerim hep bunun için değil miydi? Erkekleri kendime hayran bırakmak, onları tahrik etmek…

Güneş iyice yakmaya başlayınca kalkıp kendimi denize attım. Biraz sonra oğlanlar da peşimden geldiler. Denizin içinde eğlenmeye, oynamaya başladık. Kahkahalar atıyor, şen şakrak birbirimize şakalar yapıyorduk.

Diğer erkekler ne benden, ne Murat’tan ses çıkmayınca iyice abartmışlardı. Arada memelerimi elliyorlar, tutup suya atıyorlar, alttan dalıp kıçımı avuçluyorlardı. Hepimiz neşe içindeydik. Suyun içinde hopladıkça memelerim de zıplayıp duruyor, erkeklerin aç bakışlarını üzerimde topluyorlardı.

Akşama kadar plajda eğlendik, oynadık, güzel vakit geçirdik. Akşama doğru toparlandık, otele doğru yürümeye başladık.

“Akşam bilardo oynayalım” diye bir fikir attı Serkan.

“Ben oynayamam, siz gidin çocuklar…” dedim. Emre,

“Biz öğretiriz sana Gül, hadi mızıkçılık yapma…” dedi ama istemedim. Yemekten sonra onlar bilardo oynamaya gittiler. Ben odaya çıkıp kendime bakım yaptım. Sonra baktım yalnız, etrafımda hayranlarım yokken vakit geçmiyor, bir güzel giyinip yanlarına gittim. Mini okul eteği altımda, göbeğimi açıkta bırakan kısacık bir tişört üzerimde içeriye girdiğimde hepsi bana baktılar. Bir şey tartışıyorlardı sanırım, sözleri yarıda kesilmiş gibiydi. Emre,

“İyi insan da lafın üzerine gelirmiş” dedi.

“Benim dedikodumu mu yapıyordunuz yoksa? dedim gülerek… Emre Murat’a baktı önce, sonra bana,

“Evet, sevgilin senin çok iyi oral seks yaptığını söylüyordu” diye devam etti. Murat’ın yüzü kıpkırmızı olmuştu. Kem küm yaptı,

“Ya, benim sana bir şey yapamadığımı iddia ettiler, ben de…”

Devam etmedi ama, sanırım onlara anlattığı için kızacağımı düşünüyordu. Ah, tipik erkek egosu işte… Birbirlerine pipilerini göstererek yarış yapan, yatağa attıkları, siktikleri karıları kızları anlatarak böbürlenen mağara adamları… Bense normal bir şeyden bahsediliyormuş gibi yanağından öptüm sevgilimi,

“Aman Murat, azdırmasana çocukları…” diyerek bir kahkaha attım.

Gülüşmelerden sonra Murat’ın elindeki ıstakayı alıp bana verdiler, onu da kenara oturttular. Serkan ile ben aynı takımdaydık. Bütün atışları bana yaptırıyordu. Diğer takımdaki Ahmet ve Emre ise topu sürekli masanın ortasında ya da uzak taraflarında bırakıyorlar, benim uzanmamın zor olduğu yerlerden atış yapmam için özellikle hareket ediyorlardı. Aptallar, benim domalmamı görmek için bu kadar uğraşmalarına gerek yoktu ki…

Ben daha acemi bilardocu olarak ıstakayı bile doğru dürüst tutmayı bilmediğimden her seferinde Serkan arkama geçiyor, bana atış yapmayı gösteriyordu. Ben de kasıklarımı masaya dayıyor, götümü mümkün olduğu kadar havaya kaldırıyordum. Serkan da nerdeyse şortunu delmek üzere olan sertleşmiş sikini arkamdan dayıyor, kollarını iki yanımdan uzatıp ellerimi tutuyordu.

Sanki oyun oynamıyor da, dogy pozisyonunda seks yapıyorduk. Bütün sinir uçlarım arkamdaki sertliğe kilitlenmişti. Gülüyordum, eğleniyordum ama acayip de tahrik oluyordum. Ben biraz ıstaka tutmayı öğrenince Serkan,

“Hadi bakalım bu sefer sen kendin yap…” diyerek eteğimin altından kalçalarıma bir şaplak atıyor, sonra da geri çekilip bana nasıl durmam gerektiğini söylüyordu.

Oyun ilerledikçe Serkan’ın talimatlarıyla oyunu her zaman oynayan biri gibi bir bacağımı masanın üzerine atmaya, arkasından atış yapmaya başladım. Kahkahalar atarak, alkışlar arasında, her fırsatta ik**e bir götümü elleyerek, parmaklayarak bilardo oynuyorduk. Serkan

“Evet Gül, oluyor. Şimdi kıçını biraz daha havaya kaldır. Masaya uzan. Tamam, şimdi vur” diyerek sürekli beni yönlendiriyordu.

Ben de o ne diyorsa, bütün talimatları harfiyen yerine getirerek bütün her tarafımı gösteriyordum. Bunu tamamlamak istercesine Recep gidip hepimize dondurma almış gelmişti. Emre dondurmamı alıp bana verirken

“Sevgilinin çok övdüğü oralı bir görelim dedik…” deyince yine kahkahayla gülerek karşılık verdim.

Artık terbiye sınırını iyice aşmışlardı doğrusu ama öyle hoşuma gidiyordu ki aralarında olmak, beğenilmek, istenmek… Sıra bana gelince Recep’e bırakmıştım dondurmayı… Atışımı yapınca gidip elinden almak yerine, elini tutup dondurmayı öyle yalıyordum. Bu görüntü de onlar için muhteşem bir gösteri oluyordu.

Dondurmanın ucunun etrafında dilimi dolandırıyor, sonra boğazıma kadar sokuyor, gülümseyerek sımsıkı dudaklarımın arasından tekrar dışarı çekip tekrar yalıyordum. Biraz sonra Recep,

“Tutup durma şu dondurmayı, ellerin yapış yapış olur, oynayamazsın” diyerek dondurmayı ellettirmemeye, kendi elleriyle ağzıma sokup çıkarmaya başladı. Sıra geldiğinde gidip domalıyor, atışımı yapıyor, gelip Recep’in elindeki dondurmaya dokunmadan oral yapıyordum.

Recep işi abartıp elini kaçırıyor, ben de yarağa susamış azgın bir orospu gibi tamamen açtığım ağzımla dondurmayı yalayabilmek için saldırıyordum. Recep elini indirebildiği kadar aşağı indirip dondurmayı pantolonunun önüne dayıyordu. Ben de önünde eğilip sikinin hizasındaki dondurmayı ağzıma alıyordum.

Bütün bunlar şakalaşmalar, kahkahalar arasında olduğu için Recep de cesaret bularak dondurmayı birden benim ağzıma bastırıyor, benim ağzım, yüzüm, döl içinde kalmış gibi bembeyaz dondurma oluyordu. Ben de dilimi olabildiğince çıkarıp ağzımın etrafındaki dondurma bulaşıklarını yalıyordum.

Yarım saat içinde masanın çevresine o kadar çok yaşıtımız seyirci doluşmuştu ki adeta hayatımın teşhir sahnesini gerçekleştiriyordum. İyice işi öğrenmiş, nerdeyse onlar kadar güzel atış yapmaya başlamıştım. Bu güzel atışlardan sonra sadece bizimkiler değil, ne taraftan geçersem o taraftaki seyirciler aferin bravo diyerek popoma şaplak atıyorlar, bazıları mıncıklıyorlardı.

Atış için her masaya domaldığımda, her bacağımın birini masanın üstüne kaldırıp atış yaptığımda eteğim tamamen açılıyor, külotsuz amım ve sımsıkı götüm tamamen ortaya çıkıyordu. İk**e bir arkadan atış yapmam gerekiyor, bu kez iyice geriye kaykılıyordum. Bu sefer de, zaten kısacık olan tişörtümün altından dimdik göğüs uçlarım dışarı taşıyor, bu kez eteğimin altından amımı görebilmek için herkes yamuluyordu.

Arada seyirciler işi iyice azıtmaya başlamışlardı. Artık oyun bizim grubun oyunu olmaktan çıkmış, etraftaki masalarda oynayanlar oyunu bırakmışlar, bizi, daha doğrusu beni izliyorlardı. Ufaktan ufaktan başlayan laf atmalar iyice edepsizleşmeye başlamıştı. Bir ara tuvalete gidip geri gelen sevgilim Murat o lafları duydu.

“Off… O duruşa vuruş kaç kuruş yavrum”, “Gel biraz da bize domal”, “Gel benimkini yala”, “Bence dondurmayı yalamayı bırak, benimkini yala” diye laf atmaya başlamışlardı. Murat bütün bunlardan hoşlanmasına, benim de fazlasıyla eğlenmeme rağmen işlerin çığırından çıkmaya başladığını görünce kolumdan tuttu,

“Gel Gül, hadi gidelim artık” dedi. Çıkarken etrafımızdaki seyirci kalabalığını yararak yanından geçtiğimiz herkes okul eteğimin altına elini sokup okşamayı çimdiklemeyi ihmal etmedi. Hep birlikte oradan çıkıp odalarımıza gittik.

Bütün hafta boyunca bir kız dört oğlan, beş kişi bir arada takıldık. Hatta bazı geceler birbirimizin odalarında oyunlar oynadık. Bir gece yine monopoly oynayıp, bir sürü bira tükettik. Oyun oynarken sıcaktan bunaldığım için tişörtümü çıkarmış çıplak oturuyordum. Altımda yanımdaki tek giysi olan kareli mini okul eteği vardı. Oyundan sonra hepimiz halının üzerine yayılmıştık. Sohbet ederken gözlerimi kapattım, bir ara içim geçti.

Bizimkiler sohbete devam ediyorlardı. Ben kıçımı dışarı doğru çıkartıp yan yatmıştım. Başımın altına bir yastık yerleştirirlerken uyandım ama gözlerimi açmadım. Eminim hepsi benim mini eteğimden görünen şeylere ve halının üzerine yayılmış göğüslerime bakıyordu. Sırayla herkes uyuya kaldı. Ama hepsinin olmasa da bazılarının uyuyor numarası yaptığını fark etmiştim.

Nitekim Serkan’la Emre yavaşça kalktılar beş on dakika sonra, gidip Murat’ın uyuyup uyumadığını kontrol ettiler. Uyuduğunu anlayınca benim yanıma geldiler. Serkan beni yavaşça itip yüzüstü yatırdı. Dönüp bana bir baktıktan sonra eteğimi belime kadar sıyırdı.

“Hassiktir, orospunun mayo giyeceği tutmuş” dedi. İki eliyle bikinimin altını çıkarmaya başladı. Yavaşça aşağı doğru çekerken bir yandan da Murat’a bakıyordu. Emre’nin

“Yavaş ol uyanacak” dediğini duydum.

“Bu orospu uyuyor numarası yapmıyorsa ne olayım. ” dedi diğeri. Serkan bikinimi çıkarıp kenara koyduktan sonra kalçalarımı okşamaya başladı.

“Oğlum ben bu götü sabah akşam sikerim, hem de öyle bi sikerim kiiii off yani. ” dedi okşarken… Emre de

“Bu herif hala sikememiş” diyerek güldü, Murat’ı kastediyordu.

Serkan belimden tutup hafifçe kaldırdı, Emre de karnımın altına bir yastık koydu. Amımı götümü rahat görebiliyorlardı şimdi. Serkan amımı yalamaya başladı. Heyecandan, zevkten ölmek üzereydim. Ama bozuntuya vermedim. Bayılıyordum bu manyakların yaptıklarına… Sonra yavaşça yukarı çıkıp götümün deliğine dilini sokup çıkarmaya başladı.

Bu arada Emre de bacaklarımı öpüp yalıyordu. Serkan tekrar amımı yalarken hafif hafif işaret parmağını minik deliğime sokup çıkarmaya başladı.

“Çekil biraz olum, ben de yalayayım şu amı götü…” diyordu Emre ama öteki izin vermiyordu. Biraz sonra Emre,

“N’apıyosun olum? Manyak mısın? İkimizi de öldürteceksin” derken kalçalarıma sımsıcak, sert bir şey değdi. O anda anladım ki Serkan şortunu indirip sikini dışarıya çıkarmıştı. İkisi de bir an durdular. Emre sevgilimin yanına gidip kontrol etti. Uyuduğunu görünce konuşmadan işlerine devam ettiler.

Serkan arkamda sikini kalçalarıma sürtmeye başladı. Bundan cesaret almış olacak ki Emre de diğer tarafa geçti. Serkan amımı sikiyle bir aşağı bir yukarı badanalarken, Emre yarağını benim yüzüme sürüyordu. Sonra serkan iyice hızlandı. Artık korkusuzca koca sikini amcığıma ve götüme sürtüp duruyordu. Emre de

“Aç ağzını bebeğim, aç ağzını…” diyordu. Ben hala uyuyormuş numarası yapmaya devam tabi… Ürküp yarıda kesmelerini istemiyordum. Fakat aldığım zevke de engel olamıyordum bir türlü… Uykumda inleyip sayıklar gibi yaptım, bir an durdular. Sonra ben,

“Aah. Devam et sevgilim. Ahh…” diye tekrar inleyince uykumda onları Murat sandığıma karar verip iyice azdılar. Emre,

“Evet sevgilim, devam edelim, al şunu ağzına…” diye gülerek sikini dudaklarıma sürüyordu. Ben inlemeyi abarttığım için ağzım açılmıştı ve Emre sikinin başını ağzıma sokmuştu. Biraz daha sokarsa uyanırım diye sadece başını sokup çıkarıyordu.

Ah, öyle güzeldi ki her şey… Yattığım yerde gözümü açıp Murat’ın olduğu tarafa baktım. O da uyumuyordu, bizi izliyordu. Yattığı yerden, kolunun altından bana baktığını gördüm. Tekrar gözünü kapadığında uyuyor numarası yaptığını anladım. Bu beni daha da azdırdı, artık kendimi durduramıyordum. Ben ne kadar azgın bir orospuysam, sevgilim de en az benim kadar sapıktı.

Ben zevkle inlerken, Serkan da sikini sürtüp duruyor, o da inliyordu. Bizim inlemelerimiz Emre’yi iyice azdırmıştı,

“Hadi sıra bende” deyip duruyordu. Sonra Serkan yavaşça beni sırt üstü çevirdi. Gözlerimin hala kapalı olduğunu görüp sikini ıslak amıma sürtmeye başladı. Emre de uyanıp uyanmayacağımı umursamadan bacaklarını açıp göbeğime oturdu ve sikini bu sefer göğüslerime sürmeye başladı.

Serkan sikini amımın dudakları üstünde kaydırırken, Emre de yarağını iki eliyle tuttuğu göğüslerimin arasına sokmuş gidip geliyordu. Ben artık öyle bir inlemeye başlamıştım ki, çocuklar daha da çok tahrik olup hızlanmışlardı. Artık üçümüz de inlemeye başlamıştık. İkisinin de siklerinden şılap şılap sesler geliyordu. Serkan iki parmağını sikinin altından amıma sokup

“Numara yapıyorsun orospu. Sırılsıklam olmuşsun. ” diyerek Emre’yi üzerimden itti ve tekrar ters çevirdi beni… Tekrar kalçalarımın arasında gidip gelmeye başladı. Kendimi tutamıyor, sürekli inliyordum. Sürekli bir orgazm hali yaşıyordum. Sularım akıyordu sel gibi… Sonunda Serkan inleyerek götüme fışkırmaya başladı. Sıcak damlaları tenimde hissetmek delirtti beni…

Emre yandan sikinin başını ağzımın içine sokup çıkarırken Serkan sikinin başını götüme sürtüp temizledi. Sonra da bikinimi alıp götümdeki dölleri sildi. Emre’nin itirazlarına aldırmadan bikiniyi bacaklarımdan geçirip giydirdi. O sırada ben de uyandım.

Çok uykum varmış gibi doğrulup gerindim. Tişörtümü üstüme geçirdim. Hiçbir şeyden haberim yokmuş gibi davranarak güya o anda uyumakta olan, aslında bütün yapılanları seyreden sevgilimi de uyandırdım, kalkıp odamıza gittik. Yatıp gerçekten uyuduk.

Ertesi gün plaja değil, yakındaki tenha koylardan birine gittik. Etrafta kimseler yok, yoldan uzak, denizi, kumu harika bir yer… Gider gitmez ben yine üstümdekileri fora ettim, her zamanki gibi üstsüz güneşlenmeye başladım. Serkan telefon etti biraz sonra, yerimizi sordu. Plajda bizi görememişler. Murat yerimizi tarif etti.

Diğerleri de gelince hep beraber denize girdik. Yine şakalaşmalar ellemeler aynı şekilde sürüyordu. Biraz sonra Murat yoruldum diyerek bizi yalnız bırakıp dışardan izlemek için denizden çıktı. Yerine gitti ve oturdu. Sevgilim yanımızda olmayınca bizimkiler iyice azıttılar, her yerimi ellemeye, beni azdırmaya başladılar.

Bir ara şeytanlığım tuttu, dip dalarken Emre’nin altından mayosunu çıkarıverdim. Zaten o da pek hevesliydi ya mayosunu çıkarmama, sikini görmeme… Elimdeki mayoyu tutup havada sallıyordum. Kenarda oturan Murat dahil, herkes kahkahalarla gülüyordu. Emre de kahkahalar atarak elimdeki mayosunu almaya çalışıyor, beni sıkıştırıyordu.

Emre kalkmış sikiyle bana çift dalmaya, iyice hırpalamaya başlayınca kurtulabilmek için elimdeki mayoyu uzağa fırlatıp attım. . Emre de mayosunun arkasından gitmek yerine ceza olarak beni yakalayıp dibe çekmeye falan başladı. Biraz sonra suyun yüzeyine çıktığımda bu sefer Emre elinde bir şey sallıyordu. Benim bikinim…

Üstüne atılıp almaya çalışınca bir diğerine attı. Hepsi bir arada beni çembere almaya başladılar. Bikini altımı birbirlerine atıp beni ortalarında çırılçıplak oynatıyorlardı. Ben de kendimi iyice oyuna kaptırmıştım. Kahkahalarla ik**e bir birilerinin üstüne atlıyordum. Bikinimi geri alamayacağımı anlayınca suya daldım.

Çıktığımda bu sefer elimde başka bir mayo vardı. Serkan’ın mayosu… Geriye kalan diğer ikisi de beni uğraştırmadan, kendileri çıkarıp attılar mayolarını… Murat uzandığı yerdeydi hala… Gözlerini hiç ayırmadan bizi izliyordu. Çıplak arkadaşları çırılçıplak sevgilisini aralarına almıştı. Sürekli bana sarılıyorlar, şaka yapmak bahanesiyle her tarafımı elliyorlardı. Biliyordum ki, bana değen diğerlerinin siki gibi sevgilimin siki de yattığı yerde patlamak üzereydi.

Sonunda yorulunca hepimiz mayolarımızı sudan toplayıp kahkahalar atarak kumlara doğru yürümeye başladık. Kimse elindeki mayoyu giymedi. O ıssız koyu bir anda çıplaklar kampına çevirmiştik. Murat sırtüstü yatıp kolunu başının üzerine koymuş, uyukluyordu. Gidip yanına uzandım çırılçıplak… Diğerleri de adem baba kılığında siklerini sallandırarak gelip yanımıza oturdular.

Ben bu kadar erkeğin arasında tek kızdım, beğeniliyordum, isteniyordum, mutluydum. Bacaklarımı iki yana açıp amımı tamamen ortada bırakmıştım. Hepsi de gözlerini aynı yere dikmişti. Hepsinin sikleri kazık gibi olmuştu. Hep birlikte şakalaşıp gülüşüyorduk. Eh, bu kadar çıplaklığın içinde konuştuğumuz konular da doğal olarak seks olmaya başlamıştı.

“Hadi herkes fantezilerini anlatsın” dedi Emre… Kimse itiraz etmedi ama hiçbiri de ilk anlatan olmak istemiyordu. Sonunda beni ikna ettiler ve ben de anlatmaya başladım,

“Benim aslında tek önemli fantezim var. Mastürbasyon yaparken hep bunu düşünürüm. Üç zenciyle aynı anda birlikte olmak…”

“Beyazların suyu mu çıktı kız?” dedi Serkan elindeki taş gibi olmuş sikini okşayarak… Ben de hınzırca güldüm,

“Neden olduğunu anla işte…” dedim.

“Büyük yarakları olduğu için mi?”

“Evet. Üç zenci her tarafımı doldururken hayal ediyorum hep kendimi…” Daha fazla anlatmadım. Herkes gözünde canlandırmıştı bir an o sahneyi… Hepsinin gözleri parlamıştı. Ben bitirince Serkan fantezisini anlatmaya başladı.

“Biz otuzbir çekerken hep seni düşünüyoruz Gül…”

“Beni mi düşünüyorsunuz?” diyerek kahkaha attım. Sanki herkesi delirttiğimin farkında değilmişim, masummuşum gibi… Üstüme atlayıp sikecekmiş gibi baktı çıplaklığıma, devam etti,

“Tam beş senedir hayalimde senin götünü sikerken fışkırıyorum Gül… Ağzına, göğüslerine, göbeğine, güzelim amcığına, her tarafına fışkırıyorum.”

Serkan bunları bana ilanı aşk eder gibi söylemişti. İliklerim eridi adeta söylediklerini duyunca… Benim kızmaktan çok mest olduğumu gören Serkan eliyle kazık gibi olmuş sikini sallayarak,

“Büyük yaraklar da sadece zencilerde olmaz yavrum… Görüyorsun…” diyerek güldü. İçim kaynıyordu. Etrafımı saran erkekler de ondan farksızdı. Beni sikmek için can atıyordu hepsi de… Yutkundum, elimdeki güneş yağını Serkan’a uzatırken,

“Görüyorum…” dedim. “Sanırım herkesin anlatmasına gerek yok, hepiniz aynı şeyi hayal ediyorsunuz.” Başlarını salladılar, elleri siklerini okşarken…

Serkan dizleri üstüne oturup yağı üzerime döküp sürmeye başladı. İki eliyle göğüslerimi güneş yağıyla yoğuruyordu. Ben gözlerimi kapamış, bastıra bastıra masaj yapan Serkan’ın itip çekmesiyle yattığım yerde ileri geri gidiyordum. Serkan ellerini omuzlarıma kadar yetiştiremediği için ayak bileklerimden tutarak bacaklarımı ikiye açıp dibime kadar yaklaştı.

Bacaklarımın arasında diz çökmüş, elleri göğüslerimden omzlarıma gidip geldikçe, kazık gibi olmuş siki benim memelerimle amımın arasında kayıp duruyordu. Serkan ellerini vücudumun her yerinde dolaştırıyor, ara ara muhtemelen Murat’ı kollamak için etrafına bakınıyordu. Serkan ellerini aşağıya doğru kaydırıp bacaklarımın her tarafına sürdükten sonra bir an durup bana baktı. Sonra yağı tekrar avucuna döküp kasıklarıma sürmeye başladı. Elleriyle daireler çizip gittikçe amıma yaklaşıyordu.

Dayanamaz hale gelmiştim. Nerdeyse sikmek üzereydi beni… Diğerleri yanımızdaydı, daha önemlisi Murat hemen yanıbaşımdaydı. Bütün orospuluğuma rağmen arzularıma gem vurmalıydım. Birden ters döndüm yattığım yerde, bacaklarımı iki yana açarak yüzüstü yattım. Bu sefer Emre Serkan’ı yana itti. Şişeyi onun elinden alıp sırtıma döktü. Omuzlarımdan başlayıp ellerini bütün sırtımda dolaştırıyordu. İnleyerek,

“Mmmm… Devam et Emre, çok güzel masaj yapıyorsun” diyordum. Emre benim inlemelerimden ve devam et dememden cesaret aldı. Bacaklarımın arasına oturup sırtımı yağlamaya başladı. Şimdiden damarları şişmiş, nerdeyse karnına paralel olmuş siki de o eğilip ileriye uzandıkça kalçalarımın, beş senedir sikmek için deli olduğu götümün yanaklarının arasında ileri geri gidip geliyordu.

Emre iyice azıp parmaklarıyla amımı da yağlamaya başladı. Resmen Murat yanımızda uyuduğu halde amıma sokup çıkarıyordu parmaklarını. Ne kadar zevk aldığımı tahmin edemezsiniz. Emre’nin taş gibi siki kalçalarımda, elleri amımda dolaştıkça ben kıçımı havaya kaldırmaya başladım. Kısık kısık inliyordum zevkten…

Emre birden baş parmağını amıma, işaret parmağını da havadaki götümün deliğine takınca sarsıldım, derin bir “Ahhh…” çektim ve kıçımı daha fazla yukarıya kaldırdım. Hepsi arkamda fısıldaşıyorlardı. Benden aldıkları cesaretle sırayla yağlamaya başladılar beni… Bense başımı ve memelerimi kuma dayamış, inleye inleye arkama girip çıkan parmakların zevkini çıkarıyordum.

Dizlerimin üstünde kıçımı havaya kaldırmış kudurmuş gibi anlamsız zevk sesleri çıkarıyordum. Emre iki parmağını götüme, üç parmağını da amıma sokunca kıçımı sallayarak kıvranmaya başladım. Başucumda duran Serkan sikini eline almış resmen otuz bir çekiyordu. Gittikçe bana biraz daha yaklaşıyordu.

Ben de bir arkamda parmaklarını sokup çıkaran Emre’ye bakıyordum, bir Serkan’a ve elindeki yağdan parlayan sikine… Bir insan bu kadar da yağlanmaz ki canım… Ama ben yeter demeden duracak gibi değillerdi.

Tekrar önümü döndüm ve bacaklarımı açtım. Artık gözlerimi de açmış, güneşten kısmak zorunda olduğum gözlerimle, göğüslerimi yağla yoğuran elleri ve amcığımın yarığını dün geceki gibi badanalayan yarakları seyrediyordum.

Emre bacaklarımı tutup havada birleştirdi ve beni ikiye katladı. Artık takla atıyormuşum gibi dizlerim göğsümde olduğu için amımın yarığı tamamen ortadaydı. Oğlanların parmakları öne arkaya girip duruyordu.

Göğüslerim dimdik olmuştu. Kesik kesik nefes alıyordum. Biraz daha sürdürürse bu ıssız kumsalda kendimi bu azgınlara siktirmek zorunda kalacağımı anlamıştım artık… Nefes nefese,

“Durun… Yeter artık, bırakın biraz dinleneyim…” diyebildim. Nasıl olduysa bıraktılar. Ceset gibi kendimi sırtüstü havlunun üzerine uzatıp kendime gelmeye çalıştım. Diğerleri de öyle yaptı. Biraz yattıktan sonra Emre güneş yağını bana uzatıp

“Sen de bana biraz sürer misin?” dedi.

Sıra bana gelmişti. Hınzırca gülerek yağı aldım ve yüzüstü yatan Emre’nin sırtında ellerimi dolaştırmaya başladım. Emre gözlerini kapatmış hayatının rüyasını görüyordu. Sırtı, kıçı ve bacakları yağlandıktan sonra önünü döndü. Siki hala taş gibi sert, gökyüzüne dikilmişti. Önce sikiyle ilgilenmeden yağı göğsüne sürmeye başladım. Ellerim gittikçe daha aşağı kayıyordu.

Ayağa kalktım, ters yönde Emre’nin göğsüne oturdum. Ve olduğum yerden uzanarak yağlı ellerimi yavaş yavaş aşağı kaydırmaya başladım. Ellerimi aşağı doğru kaydırdıkça popomu geriye doğru uzatıyor, amımı Emre’nin yüzüne yaklaştırıyordum. Emre’nin kocaman sikini elime alıp aşağıdan yukarıya sıvazlamaya başladım. Resmen herife otuzbir çekiyordum.

Emre’nin sikini yağladıkça altımda kıpırdanıp duruyordu. Damarları çıkmış siki benim ellerimde gittikçe daha da sertleşiyordu. Ben götümü herifin ağzına doğru uzattıkça uzatıyor, avucuma ik**e bir yağ dökerek elimdeki yarakla resmen oynuyordum. Emre’nin siki artık patlayacak hale gelmişti.

Sanırım herkes elimdeki koca şeyi artık ağzıma alır, birazdan da burada kendimi siktiririm diye bekliyordu. Ben öyle yapmadım. Emre’nin kucağından kalkıp yanındaki Ahmet’in göğsüne aynı şekilde oturup bu sefer onun sikini yağlamaya başladım. Ahmet neye uğradığını şaşırmıştı, beklemiyordu bunu… Elimdeki siki hemen kazık gibi oldu. Koca sik benim minik ellerime sığmıyordu. İki elimle birden otuz bir çekmeye devam ederken Ahmet inlemeye

“Gül… Aahhh… Güüll… Senin gibi bir orospu görmedim. Harikasın bebeğim…” demeye başladı.

Bunun üzerine sikini okşayan ellerimin hızını iyice arttırdım. Tam o anda Ahmet’in koca sikinden döller fışkırmaya başladı. Herif durmak bilmiyordu, nerdeyse saçlarıma kadar attırdı. Ellerimin içi tamamen döl olmuştu. Ben Ahmet’in sikiyle uğraşır, döllerinin bitmesini beklerken, Serkan ayağa kalktı ve yüzüme yaklaştırdığı sikini sıvazlamaya başladı.

Gülümseyerek hemen önümde sikini sıvazlamasını seyrediyordum. Ahmet’in kucağından inip tekrar yere yattım. Serkan kalkıp ayakta tepeme dikildi. Otuzbir çekmeye devam ediyordu. Sonra göbeğime oturdu. Güneş yağını alıp tamamını sikinin ve benim göğüslerimin üzerine boşalttı. Yağladığı göbeğine dayanmış sikini, göğüslerimin arasına yerleştirip gidip gelmeye başladı.

Ben de Serkan gibi zevkten tekrar inlemeye başlamıştım. İki yandan tuttuğu dipdiri memelerimi zorlukla bastırıp sikini aralarından sokup çıkarıyor, yumruk gibi sikinin başı ağzıma doğru yaklaşıp uzaklaşıyordu. Uzanıp dil atmaya çalıştım ama olmuyordu. Serkan bir ara eğilip dudaklarıma yapıştı. O beni, ben onu yercesine dudaklarımızı koparırcasına emiyor, ısırıyorduk zevkten… Öpüşmeyi kesip göğüslerimi sikmeye devam etti Serkan…

Bu sırada Emre de gelip tam benim yanımda otuzbir çekmeye başladı. Serkan dayanamadı daha fazla… Bağırarak fışkırıyordu. Göğüslerimin arasından dudaklarıma ve çeneme kadar döl içinde kaldım.

“Gül, hadi benimkini de al sevgilim…” diyerek yaklaştı Emre. Serkan kalkıp Emre yaklaşınca, uzanıp Emre’nin damarları şişmiş en az 20 santimlik koca sikinin başını ağzımla kapıverdim. Siki Murat’ın sikinden en az beş santim büyüktü ve hepsininkinden çok daha kalındı. Artık iş çığırından çıkmış, ben de etrafımı çeviren oğlanlar da tamamen azmıştık. Emre ağzımda gidip gelmeye başladı. Emre’nin pürüzsüz siki lokum gibi ağzıma girip çıkarken güneşte parlıyordu.

“Evet… İşte bu… Tam beş senedir bugünü bekliyordum” diye bağırması beni daha da azdırdı. Ağzımın içinde yalıyor emiyor adeta sömürüyordum sikini… Sonunda Emre ağzımın içindeyken patlayıverdi. Döllerin fışkırdığını bile görmedi kimse… Bütün hepsini ağzımın içine boşaltmıştı. Ağzıkın kenarlarından döller sızıyordu. Emre daha doymamış olacak beni kucağına aldı.

“Gel buraya orospum, seninle işim daha bitmedi” dedi. Arkadaki ağaçların oraya götürdü kucağında, sırtımı birisine yasladı. Bacaklarımla Emre’nin sıkı kalçalarını kavramış, kollarımla da adaleli kollarına yapışmıştım. Emre önce dudaklarımı emdi. Dilini bana yediriyor, arada bir dilimi bırakıp eğiliyor, memelerimin uçlarını emiyordu.

Sonra güneşte parlayan o koca sikini eliyle tuttu, alttan başıyla ıslak amımın dudaklarını okşadı önce… Yavaş yavaş ite ite sikinin başını içime sokmaya çalıştı. Ayakta olduğumuzdan zor oluyordu. Elimle aramızda sürtünüp duran, göbeğime değen sikini düzelttim, içime yönlendirdim. Zevkten artık titremeye ve inlemeye başlamıştım. Emre önce yavaş yavaş sonra hızlanarak o muhteşem sikiyle beni becermeye başladı. Emre’nin kaslı erkek vücuduna yapışmış, ellerimle çocuğun omzunu kavramış, kalçamı yukarı aşağı hareket ettirerek zevkine varıyordum. Diğerleri elleri siklerinde bizi izliyorlardı. Manzara müthiş olmalıydı.

Güneşte terden sırılsıklam olmuş iki genç, güzel insanın vücudu pırıl pırıl parlıyordu. Emre sikini ağır ağır yarısına kadar içimden çıkartıp birden sokuyordu. Emre bir yandan kalçalarımı sikine bastırıyor, bir yandan da dudaklarımı dilimi emiyordu. Göğüs uçlarım patlayacak gibiydi. Nefes almaya çalışarak ağzımı kocaman açmış, inliyordum. Sonunda dayanamadım duyduğum korkunç zevk bitirdi beni… Dünyaya, bizi izleyen seyircilerimize aldırmadan çığlık çığlığa bağırarak orgazm oldum.

Emre’nin kucağında sikine asılmış kasaptaki et gibi titriyordum boynuna sarılmış vaziyetteydim. Beni yere bırakacak, uzanacağız diye beklerken kalçalarımı sıkıca kavradı, kucağından ve sikinin üzerinden kaldırdı.

“Bu biiir…” dedi.

Beni sırtüstü kumlara yatırdı. Sıcak kumlar sırtımı yakarken, bacaklarımı ayırıp daha inmemiş sikini bir kez daha içime soktu. Ben de bacaklarımı Emre’nin bacaklarının arasından geçirip, dizlerinden kilitledim, sımsıkı kendime çekmeye, içime girip çıkan sikini daha derinlerime sokmaya çalıştım. Emre artık coşmuştu. Hızlandık. Ben alttan kalçamı kaldırıyordum, o üstten bastırıp sikini amıma gömüyordu.

Sonunda tekrar, bu kez ikimiz beraber patladık. Öyle bir orgazm yaşıyordum, öyle bir boşalmaydı ki, gözlerimden yaş gelmeye, ağlamaya başladım. Adeta nefesim kesilmişti. Kesik kesik hıçkırıyor, gözlerimden yaşlar gelerek sarsılıyordum. Emre sımsıkı sarıldı.

“Bir şeyin yok ya aşkım?” diye sordu. Bense dizlerim titreyerek kalktım, hiç konuşmadan ayağa kalkıp bikini altımı ve tişörtümü giydim,

“Hadi odamıza gidelim” dedim. Hep beraber kalkıp otele doğru yürümeye başladık. Herif iflahımı kesmişti. Murat’ın koluna girerek ondan destek alıyordum apışa apışa yürürken… Yağlı sırtıma yapışan kumlar da ayrı bir dertti… Fakat umursamadım hiç… Aldığım zevk her sıkıntıya değerdi. Murat da umursamıyordu anlaşılan… Seksi, azgın sevgilisinin yanıbaşında sikilmesinden, onu boynuzlamamdan zevk almış gibi görünüyordu.

Otele girdiğimizde Murat’ın kolundan çıktım. Gidip içecek bir şeyler almasını, odaya geldiğinde ona bir sürprizim olduğunu söyledim. Plajda iyice azmıştım. Bu gece değişik şeyler yaşanacağını o da anlamıştı.

Murat gelene kadar olaylar başlamıştı bile… Odaya girdiğinde hediyesini gördü. Ben üzerimde lise kıyafetleriyle ortadaki sehpanın üzerinde domalmış vaziyetteydim. Serkan dizleri üstünde kafasını eteğimin altına sokmuş, Emre ve Ahmet de ön tarafıma geçmişler, çıkardıkları siklerini ağzıma veriyorlardı. İkisini de elimle tutup, bir birini yalıyordum, bir diğerini… Alttan da Serkan beni yalıyordu. Murat’ın girdiğini görünce elimdeki ve ağzımdaki sikleri bırakıp güldüm,

“Nasıl? Hediyeni beğendin mi?“ dedim sevgilime…

Bana gülümseyerek gitti karşımızdaki koltuğa oturdu ve bizi seyretmeye başladı. Emre ile Serkan yer değiştirmişler, Emre kısacık ekose lise eteğimi iyice yukarı çekmiş, amımı ve götümü yalıyordu. Ben de deliklerimde dolaşıp duran sıcacık dilin verdiği müthiş zevkle bir Serkan’ın sikini, bir Ahmet’in sikini boğazıma kadar sokup çıkarıyordum. Bir süre aynı şekilde devam ettikten sonra Emre

“Ben artık dayanamayacağım. Bu götü sikmek için beş senedir bekliyorum” dedi. Beni kaldırıp Murat’ın yanına götürdü. Ben tam eteğimi çıkaracaktım ki Ahmet engel oldu,

“Hayır çıkarma. Okul elbiselerinle sikmek istiyoruz seni” dedi.

Emre sikini kalçalarıma dayadı. İçim kıpır kıpırdı. Beni isteyen dört erkekle beraberdim. Onların beni istediği kadar, ben de onları istiyordum. Bir an, sikini okşayarak bizi izleyen sevgilimin, Murat’ın yüzüne bakıyordum. Onun yüzündeki mutlu ifadeden hoşnut, arkama dönüyor, elindeki sikini götüme, minik deliğime sürtüp duran Emre’ye bakıyordum. Emre göbeğine kadar değen o kalkmış muhteşem sikini kökünden kavradı, bir hamlede minik deliğime sertçe soktu. Başı girdiğinde canım yandı,

“Aaahhh..” diye bağırdım o ilk acıyla… Fakat Emre tekrar tekrar çıkarıp sikinin üzerine ve deliğime tükürüklerini bırakıp yağlayınca alıştı koca sikin kalınlığına… Başı ve gövdesi yavaş yavaş gömüldü. Emre de yavaş yavaş girip çıkmaya başladı. Elimi önüme atıp klitorisimi okşamaya başladım götümden sikilirken… Zevk almaya başlamıştım. Dayanamadım, başımı arkaya çevirip

“Hadi Emre… Daha sert! Köküne kadar istiyorum!” diye inleyince Emre belimi tutup öyle bir sokup çıkarmaya başladı ki nerdeyse taşakları da girecekti. Emre sikini deliğime sokup çıkarırken benim narin minik deliğim de Emre’nin koca siki kadar genişliyordu. Emre ayakta arkama geçirirken bu arada eğilip sarsılan göğüslerimi avuçlayıp okşamayı da ihmal etmiyordu. Emre bir ara o kadar hızlı gidip gelmeye başladı ki dayanamadım,

“Yavaş ol, aah…” diye bağırmaya başladım. Bağırmama aldırmayan Emre geriye çekildi sonunda… Ben rahatladım derken bu sefer Serkan arkaya geçti. Emre de yere sırtüstü yattı. Göt deliğimden çıkardığı sikini sallayarak beni bekliyordu. Öyle güzel görünüyordu ki, arkamda uğraşıp duran Serkan’ı itip yerde yatan Emre’nin üzerine alçaldım. Bacaklarımı iki yana ayırdım. Elimi arkadan dolaştırıp Emre’nin dimdik sikinin üzerine oturdum.

“Dün geceyi unutmadım. Ben masum masum uyurken sikini sürtmediğin yerim kalmadı. Ama şimdi sıra bende…” dedim.

Evet, sıra bendeydi. Emre’yi bu sefer ben sikiyordum. Amımın içinde Emre’nin kalın siki oturup kalkıyor, amımla sikiyordum oğlanı… Altımda kıvranıyor, inleyip duruyordu. Serkan bu sırada arkamdan yaklaştı. Belimden tutup hareket etmemi engelledi, az önce sikilen götüme girdi. Köküne kadar girdiğinde hareket etmeye başladı. Amımda Emre’nin, götümde Serkan’ın siki, aralarında tost olmuştum. Harika sikiyorlardı beni… Emre bir yandan elleriyle göğüslerimi okşuyordu, bir yandan da Serkan kalçalarımı tutuyor, götüme daha fazla girebilmek için kendine çekiyordu.

Adeta rodeoda gibiydim iki erkeğin arasında… Hızlandım… Çığlıklar attım… Erkeklerimi daha fazla içime alabilmek için bacaklarımı olabildiğince ikiye ayırdım. Beynimde şimşekler çakıyordu. Sarsılmaya başladığımda Emre de patlamak üzereydi. Orgazmım bitmeden sikini içimden çıkardım. Ben eğilip Emre’nin sikini yalaya okşaya otuzbir çekerken, Serkan arkamda kendi işini kendi hallediyor, tekrar soktuğu sikini götümün içinde ileri geri yapıyordu.

Emre müthiş bir şekilde boşaldı. Belinde ne varsa ağzıma boşaltmıştı. Neredeyse bir fincan dolusu spermi onlara göstere göstere, yalana yalana yutup mideme indirdim. Serkan da bağıra bağıra belime parmaklarını geçirerek kökleye kökleye arkamı doldurdu bu arada… Hepimiz aynı anda patlamıştık.

Siklerini okşaya okşaya bizi izleyen Ahmet ve Murat da yanıma geldiler. Onların sikine de istedikleri muameleyi yaptım önlerinde diz çökmüş vaziyette… Onlar da daha fazla dayanamadı, yüzüme spermlerini boşalttılar. Ayağa kalktım, banyoda hemen yüzümü ve sperm içindeki amımı götümü temizleyip aceleyle tekrar yanlarına geldim.

Dördü de beni aralarına aldılar. Az önce boşalan sikleri kısa zamanda tekrar sertleşmiş, her yanıma batar olmuşlardı. Dört bir yanım çıplak erkek bedenleriyle sarılmıştı. Bir biri öpüyordu dudaklarımdan, bir diğeri… Önümdeki dudaklarımı öperken, arkamdaki boynumu öpüp sırtımı kalçalarımı okşuyor, saçımdan çekip başımı kendisine çeviriyor, bu kez dudaklarıma arkamdaki yumuluyordu.

Hayallerini kurduğum fantezim gerçek oluyordu bu gece… Dört zenci değil ama, dört genç bedenin arasında paylaşılıyor, zevkten ölüyordum. Başım dönüyordu, zevk sarhoşu olmuştum aralarında… Orgazm üstüne orgazm yaşıyordum. Önüme arkama parmaklar girip çıkarken, öpülüp koklanırken haykırdım,

“Sikin beni… Hepiniz birden sikin. Hepinizi aynı anda istiyorum” diyerek sarsılmaya başladım.

Boşalmam bitene kadar sımsıkı sarıldılar bana… Sonra Serkan yere uzandı. Ben de onun sikini ağzına alıp emmeye başladım. Serkan kısa sürede tekrar sertleşince kalkıp üzerine oturdum. Koca sik bir anda içimde kayboldu. Emre hemen gelip arkama geçti.

“Orospu, kaldır kıçını!” diye bağırdı. Ben de emre itaat ettim, öne eğilip sikilmek isteyen, büzüğü açılıp kapanan götümü azgın bir dişi kedi gibi havaya kaldırdım. Emre, biraz önce Serkan’ın genişlettiği götüme kolayca giriverdi, sikini sokup çıkarmaya başladı. Ahmet de önüme geçip tekrar ağzıma vermeye başladı. Hepsi aynı anda ileri geri hareket etmeye başladılar.

Ağzım dolu olduğu için sadece sesli harfleri kullanarak inliyor, hırlıyordum. Emre’yle Serkan’ın koca sikleri tulumba gibi amımda götümde ileri geri çalışıyor, biri girerken diğeri çıkıyordu. Ahmet de ağzımı siker gibi sikini sokup çıkarıyordu durmaksızın… Ben artık inlemiyor, sürekli

“Sikin beni… Daha sert… Daha sert… Sikinn..” diye bağırarak sarsılıyordum aralarında… Erkeklerim de hırıltılar arasında gidip geliyor,

“Küçük orospu… Amına koduğumun orospusu! Yarak diye kıvranıp duruyordun… Al sana işte yarak… Taşaklarımı da al orospu… Fahişe…” diye bağırıyorlardı.

İnlemeler, bağırmalar, küfürler arasında tek duyulan ses heriflerin taşaklarının amıma ve götüme çarpıp durmasından çıkan şap şup sesleriydi. Bir ara Serkan koltukta oturup bizi izleyen ve otuzbir çeken Murat’a dönüp

“Sen de bir şeyler söylesene kanka… Bak, sevgilimizi sikiyoruz sonunda… Hayalini kurduğumuz kadar varmış…” deyip güldü.

Murat bir şey diyemeden otuzbir çekmeye devam etti. Biraz sonra götümü sikip duran Emre içimden çıkıp belime, eteğimin üzerine fışkırdı. Götümden aşağıya süzülen dölleri Serkan’ın sikine ulaştığı anda Serkan da içimden çıkıp üstüme başıma attırdı spermlerini… Onların feryatları Ahmet’i harekete geçirdi. Ağzımı sikmeyi bırakıp hızlı hızlı sıvazladığı sikinden püskürtmeye başladığı döllerini ağzıma yüzüme akıttı.

Ağzım yüzüm, memelerim, okul eteğim, her yanım döl olmuştu. O haldeyken Murat’a baktım. Beni o şekilde görmek sevgilimi mutlu etmiş gibiydi. Kalkıp koltuklara, yatağın üzerine serilip kaldık. Yorgunluktan bitmiştik. Hepimiz çırılçıplak seks yorgunuyduk. Sırayla duşa gidip temizlendik.

Ilık su bizi kendimize getirmişti. Tekrar canlandık. Tek tek hepsinin önünde eğilerek siklerini yedim bitirdim, tekrar sertleşmelerini sağladım. Sabaha kadar yer değiştirerek, bir sürü değişik pozisyonda beni evire çevire siktiler. Herkes yorgun bir şekilde halıya yığıldığında bile ben hala kimisi küçülmüş, kimisi döl içindeki yaraklarla oynuyordum.

Sonunda kalkıp giyinirlerken Emre saçlarımı okşayıp,

“Esk**en teşhirciydin, artık tam bir orospu oldun” dedi.

“Daha yeni başlıyoruz. Okuldaki herkesin döllerini yutmadan mezun olmayacağım” dedim mutlulukla… Hep birlikte güldük. Sevgilimin yanında beni sabahlara kadar siken erkeklerim giderlerken tek tek öperek vedalaştık. Murat’a dönüp,

“Bu orospu her azdığında bizi çağırabilirsin. Öyle güzel, öyle seksi, öyle seks manyağı sevgilin var ki… Sikmelere doyulmaz.” Dedi Serkan, sarılıp dudaklarımı öperken…

Biz dışarı çıkmayacağımız için giyinmeye gerek görmemiştik. Odada Murat’la yalnız kalmıştık. Elimi tuttu. Sarılıp dudaklarımı öptü.

“Harikaydın aşkım…” dedi. “Öyle güzel sikiştin ki… Hem onları, hem beni zevkten öldürdün. Teşekkür ederim. Benim de hayalim buydu. Senin sikildiğini, bir sürü erkeğin arasında sikildiğini görmek…”

Ben de sevgilime sarıldım. Yatıp uyuduk. Öyle yorgun, öyle uykusuzdum ki… Deliksiz, hayatımda olmadığı kadar huzurlu bir uykuya daldım.

O geceden sonra lise sonda beni okulda sikmeyen erkek kalmadı. Bazı derslerimizden geçebilmemiz için Murat beni erkek hocalara bile siktirdi. Kimi genç, ama çoğu yaşlı başlı adamlar ben siklerini emerken, önümü arkamı sikerlerken öyle mutlu oluyorlardı ki… Nerdeyse teşekküre bile geçecektik iki sevgili…

Okulu bitirdikten birkaç sene sonra evlendik. Ona buna siktirmekten daha kendi bile ağız tadıyla sikmemişti beni… Gerdek gecesi odaya çekildik. Duvağımı kaldırıp öptükten sonra yatak odasına götürürken,

“Bu gerdek gecemizde sana bir sürprizim var aşkım…” dediğinde bizim çocukları gördüm yatak odasında… Hepsi de üzerlerinde sadece boyunlarındaki siyah papyonlarıyla, boru gibi kalkmış yaraklarıyla, çırılçıplak beni bekliyorlardı yatak odasında…

Bu kez liseli kıyafetlerim yoktu. Başımda tül duvağımı, beyaz dantelli jartiyerlerimi, çoraplarımı bıraktılar üstümde… Gerdek gecemizde kocamın yerine onlar siktiler beni… Her zamanki gibi bağırta bağırta… Zevkten öldürerek… Sabaha karşı giyinip giderlerken kocamın sırtına yumruk vurdular,

“Hadi bakalım damat bey…” dediler. “Artık yeni gelini sana bırakıyoruz. Orospumuz sana emanet… Teli duvağıyla karını biraz da sen sik…”

O geceden sonra kocam artık seyircilikten biraz sıyrıldı. Biraz daha aktif rol oynamaya, beni adam gibi sikmeye başladı. Eh, ne de olsa artık kocamdı. Beni sikmeye hakkı vardı. Gerçi ara sıra hakkını başka erkeklere de kullandırıyor ama, o kadar olacak tabi… Azgın karısını tek başına doyurmaya gücü yetmiyor çünkü…

Göt Hastası Kocam

Göt Hastası Kocam
Merhaba arkadaşlar, ben Müjgan, aslen Mersinliyim. 38 yaşındayım ve bu benim ikinci evliliğim. Fizik olarak kısa boylu (1.55), hafif şişman, portakal gibi memeleri olan, tombul götlü bir kadınım. Göt deyince, götümden çok zevk alan biriyim, beni kudurtan şey, göt deliğimin yalandıktan sonra sikilmesidir. Beni götten sikilmeye ve zevk almaya (ölen) ilk kocam alıştırdı. İlk kocamı bundan 9 sene önce Trafik kazasında kaybettim. Onunla seksin hertürlüsünü yaşadık. Buna Grup Sex ve eş değiştirme de dahil. Hemen hemen akla gelebilecek her yerde sikiştik desem yeridir. Mesela arabayla bir yere giderken, yolda seyir halinde iken kocam yarağının yalanmasını çok severdi, ve ben de o araba kullanırken devamlı yalardım, (bir de, ben altıma hiç külot giymem, sıkar bunaltır beni) sonra da kucağına otururdum. Kocam hem araç kullanır, hem de beni sikerdi…

Tek eksiğimiz çocuktu, ama onun için de acele etmiyorduk. Hayatımız bu şekilde devam ederken, kocamı bir Trafik kazasında kaybetmiş ve artık tek başıma (ve genç yaşımda dul) kalmıştım. Aradan yalnız geçen 9 seneden sonra benim canım yarak çekmeye ve amım götüm resmen kaşınmaya başlamıştı. Tabi bu arada ben artık baba evine dönmüştüm ve ufak ufak taliplerim çıkmaya başlamıştı. Derken birgün babam bana uygun bir talibimin olduğunu ve bu kişinin uzaktan akrabamız olduğunu, kendisinin Manisada yaşadığını ve eşinden ayrılmış birisi olduğunu falan anlattı ve “Yarın akşam gelecekler, biz uygun gördük, adamla sen de bir konuş, kafana yatarsa seni vereyim!” dedi. Ben de hiç sesimi çıkarmadım, sadece dinledim. Adamın maddi durumu da iyi imiş, tüm bunları üst üste koyunca kafama yatmıştı. En çok kafama yatan ise Manisada ailemden uzakta olacağımdı, yani her istediğimi rahatlıkla yapabilirdim.

Bir gün sonra geldiler beni istemeye. Adam 48 yaşında, normal ölçülerde bir adamdı. İsmi Erolmuş. Oturdular, aileler biraz konuşup sohbet ettikten sonra, babam, “Kızım isterseniz siz de bir konuşun!” dedi. Biz yan odaya geçtik. Önce ben anlattım geçmişimi ve olan biteni, sonra o başladı anlatmaya. Eski karısının çok tutucu bir kadın olduğunu ve kafa yapılarının uymadığını, 2 çocuğu olduğunu ve ikisin de evli olduğunu, kendisinin de 11 yıldır yalnız yaşadığını, kendisinin çok açık görüşlü birisinin olduğunu falan anlattı. Yani kafama yatmıştı. İkimiz de okeyledikten sonra babamların yanına döndük. Babam, “Kızım ne diyorsun?” dedi. Ben de, “Sen nasıl münasip görürsen baba!” diyerek istediğimi belli ettim. Babam da, “Ohalde tamamdır bu iş!” dedi. Birkaç gün sonra geldiler, bir yüzük taktılar, birkaç tane de takı falan, aile arasında biraz eğlence, sonra gece yola çıktık, doğru Manisaya…

Evimize varınca, ben sanki ilk defa yarak yiyecekmişim gibi heyacanlı idim. Önce ben duş aldım, sonra Erol duşa girdi. Ben (Külot giymeyi pek sevmesem de) ilk gece diye sadece Tanga külodumla birlikte takım olan Sütyenimi giyerek, yatağa girdim ve Erolu beklemeye başladım. Erol duştan çıktığında çırılçıplaktı, sikini taşağını sallaya sallaya geldi ve yatağa girdi. Hemen öpüşmeye başladık. Ve öyle güzel öpüşüyordu ki, biryandan da götümü okşuyordu. Ben de onun dudaklarını resmen yiyordum. Sonra Sütyenimi ve Tangamı çıkartarak amımı yalamaya başladı, dilini amıma sokuyordu. Sonra dilini göt deliğime sokmaz mı! İşte buna bayıldım, tam istediğim erkekti, resmen beni yiyordu ve sanki benim neleri sevdiğimi biliyordu. Erolun götümü daha iyi yalaması için ben de bacaklarımı yukarı kaldırdım, bacaklarımı ellerimle tuttum kendime çektim ve amım götüm tam meydana çıktı. Sanki Erol bunu anlamış gibi götümü öyle güzel yalıyordu ki, arada dilini sokuyordu götüme, arada parmaklıyordu…

Götüm resmen hamur gibi yumuşamıştı. Erol bana, “Karıcığım seni ilkin götten sikmemi istermisin?” dedi. Ben de, “Neremden istersen sik, artık amımla da götümle de seninim!” dedim. Ben aynı pozisyonda iken Erol bacaklarımı omzuna aldı, yarağını tükürükleyip götüme öyle bir geçirdi ki, resmen götüm bayram etti! Ve bu pozisyonda beni hem sikiyor, hemde konuşuyordu, “Karıcığım yanlış anlama da, ben sikişirken küfür etmeyi ve küfürlü konuşmayı çok severim! Senin de sikişirken bana küfür etmeni istiyorum!” dedi. Sikişirken bundan zevk alıyormuş, benden kendisine ‘Pezevenk, Gavat, Boynuzlu, Orospu Çocuğu’ gibi şeyler dememi istiyordu. Ben de başladım, “Sik Pezevenk kocam, sik! Götüm sana helal olsun Boynuzlum! Senin yarağına kurban olayım Gavat kocam! Parçala götümü Orospu Çocuğu!” diye konuşmaya. Erol götümü bu şekilde bir süre sikti ve götüme boşaldı…

Biraz yatakta yatıp dinlendikten sonra, ben başladım onun yarağını yalamaya. Ama ne yalama, resmen yiyordum yarağı, çünkü senelerdir yarağa aç idim. Taşaklarını bile yaladım, emdim. Sonra üzerinde 69 oldum, ben onun yarağını yalarken amımı da ağzına sürtüyordum. O da, amımı yalamak ne kelime, hem yalıyor hem ısırıyordu. Bu da bana ayrı bir zevk veriyordu. Üstelik elleri hiç boş durmuyordu, hep götümü okşuyor, parmaklıyordu. İkinci kocam da ilk kocam gibi götçü çıkmıştı ve ben buna çok seviniyordum. Erolun da benim gibi seks manyağı çıkmasına sevincimden artık kendimi iyice koyvermiştim. Erolu sırtüstü yatırdım, tuvalete uturur gibi yüzüne çömeldim ve ileri geri yani siker gibi ağzına gidip geliyordum, amımı götümü ağzına sürtüyordum. Ve sonunda o şekilde Erolun ağzına işer gibi boşaldım. Erol ise amımı öyle güzel yaladı ve emdi ki, amımdan akan tüm sıvılarımı yaladı. Amım pırıl pırıl parlıyordu. Bende derman kalmamıştı, ama Erol daha boşalmamıştı…

Sonra Erol beni yatakta dörtayak domalttı ve arkama geçerek yarağını amıma öyle bir soktu ki, sanki kızlığımı ilk defa kaybediyormuşum gibi hissettim. Sikilmeyi çok ama nekadar çok özlemişim meğerse. Götümden sonra amım da bayram ediyordu sonunda. Erol hem amımı sikiyor, hem de, “Seni bu yarrağımla sike sike Orospu yapacam, yarrağa doyuracam Fahişe, Kaltak!” diye küfürler ediyordu. Ben de, “Sendeki de yarak mı lan Orospu Çocuğu! Sen yarak görmemişsin de kendinde yarak var sanıyorsun! Kes sesini de sikmene bak Gavat! Seni boynuzlayacağım! Hadi doyur amımı!” gibi küfürlü sözler diyordum. Erol bunları duydukça beni daha sert sikiyordu ve sonunda böğürerek boşaldı amıma. Ama ne boşalma! Yarağını amımdan çıkardığında, çarşafa yarım çay bardağını dolduracak kadar döl süzüldü amımdan. Hemen banyoya koştum amımı götümü yıkadım ve yatağa döndüm. Öpüşerek sarılıp yattık.

Erol beklediğimden de iyi bir koca çıkmıştı, üstelik aynı ilk kocam gibi götüçüydü. Şu an çok mutluyum. Seks fantazilerimiz hakkında birbirimizden çekinmeden herşeyi rahat rahat konuşuyoruz. Erol benlen evlenmeden önce, komşusu olan evli bir çiftle üçlü seks falan yapıyormuş. Ben de (ölen kocamla) grup seks ve eş değiştirme yaptığımı anlatınca, aynı kafadan olduğumuz için sevincinden havaya uçacaktı. Erol beni de aralarına katıp, komşularıyla dörtlü sikişmeyi düşünüyor, ama önce beni bir iki hafta tek sikmek, amıma ve götüme iyice doymak istiyor! Bu yazımı da sikişmeye ara verdiğimizde yazıyorum. Ben yazarken de götçü kocam Erol rahat durmuyor ve yarağını sıvazlarken amımı götümü yalıyor. Yazımı yollar yollamaz oturacağım yine sabırsız kocamın yarağına!

Hoşçakalın, hepinizin kalkan yaraklarını ve sulanan amlarını yalıyorum

bir erkekten bir kaşara dönüşmem….

bir erkekten bir kaşara dönüşmem….
Uzunca zamandır herşeyi kendi başıma kendi içimde taşıdığım için

burda bütün çıplaklığıyla kişileri ve kimlikleri yerleri ve zamanları değiştirerek yada hiç deyinmeyerek anlatacağım

burda yazıcaklarımın tamamı gerçek olup sahip olduğum en orospu halimle yazılacaktır

sadece ve sadece hayatı anlayabilen pornositesi deyişiyle elit kullanıcalara hitap edeceğim.

özetleyecek olursak altına defalarca yattığım on kadar erkeğin ve benim maceralarım olacak…

bunu yazma amacım şudur ki siz hem 31 çekip rahatlayacaksınız hemde ben içimdekileri boşaltım
ağırlıktan kurtulacağım…

şöyle başlayalım

ilk defa başka yarakla tanışmam ben daha 13 yaşımdayken oldu

mahallede herkes futbol oynardı, ben kaleye geçerdim kötü bir oyuncu olduğum için

bu yüzden artık maçlara gitmektense evde kalmayı tercih ediyordum

birgün mahalleden bir arkadaşım yanıma geldi

evde tekdim,beraber televizyon seyrettik ve çıplak kadınların telefonla konuştuğu erotic tvyi izledik

bu kanalı arkadaşım açmıştı

bu arkadaşım kaslı ve kasıntı biriydi bendende en az 2 yaş büyüktü

bana otuzbir çekip çekmediğimi sordu, bende ona onun ne demek olduğunu bile bilmediğimi söyledim

gerçektente sikimi sadece işemek için kullanıyordum o zamanlar..

bir anda sikini çıkarıp sallamaya başladı siki en az 15 santimdi ve bütün hayatımda gördüğüm en kalın sikti şimdi bile düşünürüm bu nasıl bu kadar kalın lan diye…

çıkardığı sikiyle otuzbir çekiyor ve bir yandanda bana sende yap bak çok eğleniceksin diyordu.

bende saf bir çocuk olduğum için çıkardım ve otuzbir çekmeye başladım

bir süre sonra bana siklerimi ölçelim kiminki daha uzun dedi..

benimki daha uzundu elbette ama yinede ölçtük ve her insanın hayatında daha önce yaptığı sik savaşı gibi şeyler yapmaya başladık..

bir süre sonra birbirmize sarılmış siklerimizi sürtüyorduk

çok zevkliydi elleriyle bir yandan da götümü okşuyordu bende onun götünü

deliğime her dokunduğunda canım yansada bende ona aynısı yaptığım için karışmıyordum.

bir süre sonra bana hadi birbirimizin götüne sürtelim dedi ve bende heyecanla kabul ettim çünkü bu yaşadığım şey benim hayatımda bir ilkti ve çok güzeldi.

ilk defa sikimin bir işe yaradığını öğrenmiştim ama tabi beni bir sike yaramadığı günlere getirecekti 🙂
herneyse eski ve çok zıplayan bir çekyat vardı onun üzerine uzan dedi bana

bende ona ilk sen dedim ve kendimi güvene aldım hernekadar saf olsamda

uzandı ve bir süre götüne sikimi sürttüm çok güzel bir histi ve sikimin ucu çok ağrımaya başlamıştı

bir süre sonra sıra bende dedi ve ben ilk defa bir yarağın altına o zaman yattım işte

siki çok ıslaktı ve götüm her gidip geldiğinde şap şop sesler getiriyordu.

o işini bildiği için sikine tükürmüştü ve fırsat buldukca deliğime bastırıyordu.

bir süre sonra bütün götüm tükürük olmuştu ama içine sokamıyordu ve sokmaya çalıştıkca canımı yakıyordu.

sonra ben üzerine geçtim tekrardan ve bu sürtüşmeler o götüme boşalıncaya kadar devam etti.

götüme boşaltıktan sonra daha fazla yapmak istemedi ve evine gitti.

giderken bana tembihledi sakın ha birine anlatmadı ikimizinde ağzına sıçarlar diye.

ben boşalmamıştım boşalmanın nasıl birşey olduğunu bilmediğimden

sürekli onunla ilgili rüyalar görüyordum ve tekrar yapmak istiyordum.

ev genellikle boştu, annem işe gidiyordu ve babam sadece beni yılda bir iki kez görmeye geliyordu.

bu yüzden evine kadar gidip onu dışarı çağırdım.

hemen geldi

tekrar yapmaya başladık ve bir süre boyunca tekrar yaptık fırsat bulduğumuz her an boyunca tekrar tekrar birbirmize sürttük.

annem evde olduğu zamanlarda bile odaya geçip kapıyı kapatıyor ve koltukta oturup kıyafetlerimizin üzerinden birbirmize sürtünüyorduk.

günlerden birgün çıktı geldi yine.

bana söylemek istediği birşey vardı.

söylede hadi yapalım dedim

oda bana artık siktirmek istemediğini söyledi

bırakmak istediğini söyledi

ama istersen seni sikebilirim dedi.

bende kabul ettim

bilmesemde artık onu sikmek için değil sadece kendimi siktirmek için koşuşturuyordum.

her defasında farklı yöntemler denesede yarrağı çok kalın olduğu için içime sokamıyordu zavallım

kremler sabunlar tükürükler

bir gün yine onunla evde oturuyorduk ve bana geçen sefer söz vermiştin bana sikimi yalayacaktın dedi.

böyle bir söz verdiğimi hatırlamasamda onun sikini yaladım

çokda hoşuma gitti zaten çünkü her zaman onun beni siktiğini düşünüyordum

şimdi birde erkeğimi mutlu etmenin yeni yolu çıkmıştı karşıma

istediği her şekilde yalıyordum ve benden vazgeçemez olmuştu

her zaman bizdeydi ve fırsat buldukça bende onlardaydım

çok boş zamanımız vardı sadece çocuktuk.

günlerden bir gün bana onun için annemin donlarından bir tanesini giymemi söyledi ve bende reddetmedim onu

erkeğimdi çünkü ve beni sikmeyi bırakmaması için herşeyi yapmaya razıydım ve onu mutlu etmek kendimi tatmin etmemi sağlıyordu.

onunla beraber annemin odasına gittik bende oraya ilk defa dolapları karıştırmak için giriyordum.

annemin dolabının birinde o istediğini bulmuştu ve ben hemen giydim

bu sefer boşalmalara doyamamıştı beni sikerken…

yarağı boşaldığında bile kalın olduğu için yalıyordum özellikle bir iki defa boşaltıktan sonra sikinin kalkması üzün sürdüğü için 20 dakika bile yaladığım olmuştu.

annemin donlarının hepsiyle beni sikmişti ve artık ona yetmiyordu bu yüzden bana kıyafetler giydiriyor özellikle jartiyerleri çok seviyordu

bende jartiyer giymeyi seviyordum insanın tenine değdiğinde çok güzel hissetiriyor

elbiselerin içinde beni domaltıp uzun uzun izliyor ve sikini jartiyere sürtüyordu.

ama sevdiğim şeyse ağzıma boşalmasıydı.

onu uzunca süre görmediğim zaman seviniyordum çünkü ne kadar uzun görmezsem o kadar çok boşalıyordu ağzıma

hepsini yutuyordum ama sikinin üzerinde biraz bıraktırıp götüme sürdürüyordum sikiyle

çünkü götümdede o sıcaklığı hissetmek istiyordum bilen bilir işte 😉

yıllarca onun kadını olmuştum ve bütün bu zaman içinde götüme hiçbir zaman sokamamıştı.

şimdi onun yarağını yemeyi çok arzuluyorum bu sefer götüm onu almaya hazır ama tabi o çok uzaklarda hikayemi devam ettiricem

çünkü o gitmişti bir süre sonra ve benim yeni bir sikiciye ihtiyacım vardı…

buda mahalleden başka birisi olacaktı tabik**e

umarım hoşunuza gitmişdir

görüşlerinizi özel mesaj olarak atarsanız sevinirim kendinize iyi bakın çok yakında görüşürüz…

Sahibem ve Kocası

Sahibem ve Kocası
beni arabayla konuştuğumuz duraktan aldılar, arkaya sahibemin yanına oturdum. elimi aldı ve bacaklarının arasına götürdü. o güzel dudaklarına parmaklarımı sürdüm. elim biraz daha yukarı kaydığında beline bağladığı, yeni kocamla tanışmış oldum. uzun ve kalın gelmişti ilk önce. ensemden tuttu ve kafamı bacak arasına ittirdi. hem o güzel dudaklarını hem de straponun dibini yalıyordum. arabayı ıssız bir yere çektik. ben olduğum gibi kaldım, kocası ile birlikte arabadan indiler ve arka iki kapıyı açtılar. pantolonumu indirdim ve önüme geçen kocasının aletini emmeye başladım. kafasından köküne kadar ağzıma almaya çalışıyordum. muhteşem bir tadı vardı. ağzımdan çıkarıp toplarını kasıklarını yalıyordum. Sahibem arkamda benim aletimi çekiştiriyor ve kıçıma sürdüğü kremi iyice yayıyordu. parmakları içime girip çıkmaya başlamıştı. birden buz gibi aletin kıçıma çarptığını hissettim. deliğime dayamıştı. yavaş yavaş bastırıyordu. ve ucu girdikten sonra dibine kadar bir kerede soktu. kıçımı tokatlıyor ve hızla gidip geliyordu. ağzımdaki aletle inliyordum. Sahibem birden çıktı içimden, boşluğu hissediyordum. kocasıyla yer değiştirdiler. bu sefer o beni sikiyordu. Sahibemde önümde domalmıştı amını ve kıçını yalatıyordu. muhteşem bir zevk alıyordum. aletim zonklamaya başladı. kocası patlamak üzereydi, o da öne geldi ve karısının kıçına patladı. bende domalmış halde boşalıyordum. kıçına boşaldıkları yaladım yuttum. tekrar arabaya geçtiler ve yola devam ettik. arabada Sahibemim yalayarak boşalttım ve otele devam ettik..

KESTELLİ DUL

KESTELLİ DUL
slm, 37 yaşındayım adım taner. hayatıma giren kadınların sayısını bilmiyorum, size Kestelli sevgilimi anlatacağım. 175 boylarında balık etinde olgun bir kadındı. 2 yıl kadar önce beni face adresine eklediğinde kim olduğunu tanımadığım bu kadını merak ederek bende kabul ettim. bir müddet sohbet ettikten sonra dul olduğunu , bir akrabamızın karısının akrabası olduğunu öğrendim. sohbetlerimiz nihayet sekse ulaştığında yarrağa aç olduğunu anladım.
bir kaç kez nette sanal seviştikten sonra buluşmaya karar verdik. Eskişehir de buluşmak için sözleştik ve ben bir otel odası kiralayarak onun gelmesini beklemeye başladım. oda kapım çalındığında kalbim yerinden fırlayacak gibi olmuştu, hemen kapıya yöneldim. kapıyı açtığımda karşımda duran kadına bakarak afalladım. boyu 175 di ama topukluyla 182 yi geçmişti. benim boyum ise 170 benden uzundu. ilk defa sanal dışında görüyordum kendisini.
hemen içeri aldım ve hiç konuşmadan kapının arkasına yaslayıp başına elimle bastırıp dudaklarını emmeye başladım. bir elimi amına diğer elimi kalçalarına atmıştım. o da boş durmuyor yarrağımı sıvazlıyordu, dudaklarından boynuna ve kulak memelerine geçtim. kulak memelerini dudaklarımın arasında okşayarak yalarken çok güzel olduğunu onu doya doya sikmek istediğimi söylediğimde amındaki elimde ıslaklık olduğunu farkettim. kulak memelerinden tekrar dudaklarına geçtim. öpücükler kondurarak göğüslerine indim. gömleğinin düğmelerini açarak göğüs uçlarını emmeye başladım. o ise hala daha yarrağımı sıvazlıyordu. avuçlarının arasındaki yarrağım atar damar gibi zonkluyordu, eğilerek kulağıma ” BUNU İSTİYORUM ” dedi. ben hiç konuşmadan sağ göğsünün etrafını dilimle yalamaya sol göğsünü avucumla sıkmaya devam ettim. sonra ağzımı açabildiğim kadar açarak sağ göğsünü ağzıma aldım ve vantuzlamaya başladım. sonra sol göğsüne geçtim. onun uçlarını dillerken bir elimi götüne attım. götünün arasından elimi uzatarak amının deliğine parmağımı soktum , sol göğsü dudaklarımdayken amını parmaklıyordum. o ise kuduruyordu. beni itekledi ve elimden tutarak yatağa oturdu, eşofmanımı indirerek zonklayan yarrağımı ağzına alıp emmeye başladı. o yarrağımı emerken ben başını yarağıma bastırıyordum. bir eliyle sıvazlıyor , di taraftan da sikime sakso çekiyordu. sikimi çekerek onu yatağa uzattım. eteğini kilodunu çıkardıktan sonra amına yumuldum. amı daracıktı dudakları etli , içi sıcacıktı. önce dudaklarını ağzıma alıp geveledim ve emdim. sonra amının içine dilimi sokup çekmeye başladığımda ağzıma boşalmaya başladı, ağzımdaki am suyunu bir güzel yaladıktan sonra , dilimi göt deliğine değdirmeye başladım. ben göt deliğini dilledikçe götü büzülüp açılıyordu.
hem götünü hem amını dilimle fırıncı küreği gibi yalarken. bana; YETER ARTIK SOOOOOOKKKK ” diye inleyerek bağırdı. bacaklarının arasına girdim. göbeğime yapışmış olan sikimi amının ağzına sürttükten sonra amının ortasına birdeen bastırarak soktum ve yavaş yavaş sokup çıkarmaya başladım. amcığın içindeki sikim yukarıya doğru baskı yaparak gidip gelirken , o ” OHHHHH AAAAHHHHH ” diye inliyordu. 5 dakka kadar bu şekilde siktim , kadınım inleyerek altımda 2. kez boşaldı ve elleri yana düştü. içinden sikimi çıkararak amına tekrar yumuldum. o tatlı am suyunu yalarken o ” SİKİNİ AĞZIMA VER ” diyerek inledi, hemen 69 yaptık yatakta. göbeğime yapışan sikimi eli ile eğerek ağzına aldı ve başından başyalarak etrafını yalamaya başladı, bir taraftan ben onun amının dilini ( klitorisini ) yalıyordum, bir taraftan o benim sikimi , ikimizde zevkten kuduruyorduk. onun amının dudaklarını birleştirip hepsini ağzıma alarak vantuzlamamla bağırması bir oldu. hemen yerimden kalktım.
onu önümde domalttım. kuyruk sokumundan itibaren yalamaya başladım. sıra göt deliğine geldiğinde dilimi var gücümle soktum göt deliğine ve çektim. sonra küçük küçük darbeler atmaya başladım götüne , ben dilledikçe o inliyordu. aşağı indim amının deliğine sikimi sokup çıkarırken parmağımla da göt deliğiyle oynuyordum. bir boğum içeri soktum parmağımı götünden. amının deliğini emip götünü parmaklarken ayağa kalktım ve sikimi amına var gücümle kökledim. ellleri ile yastığını sıkarak bağırıyordu. bi taraftan amını sikiyordum. bir taraftan götünü parmaklıyordum. o bir kez daha boşaldı altımda ben durmadan devam ediyordum. amını ve götünü bir etmiştim. sikimi amının derinliklerine olanca gücümle sokup çıkarıyordum. diğer elimle göt yanaklarını tokatlayıp, ” aşkım yararağa doydun mu” diye sorduğumda bana; ” hayır ” dedi dur o zaman gel sikime otur dedim. bu sefer yatağa ben uzandım. önce sikime sakso çekti ve sikimen başını emdi sonra yüzü bana dönük sikime oturdu. ayak tabanlarına basarak sekimin her milimetresini içine aldı ve oturup kalkmaya başladı, bende boş durmuyor bir taraftan amını pompalarken, diğer taraftan göğüslerini avuçluyordum. bir taraftan sikime oturup kalkıyor, diğer taraftan dudaklarımı öpüyordu. birlikte sarsıla sarsıla boşaldık . sonrasında kaç saat sikiştiğimizi hatırlamıyorum. ama amının suyu kuruyana kadar sikiştik. bana ; geciktirici ilaç alıp almadığımı sordu, hayır dedim. olamaz böyle bir şey dedi , hala daha inanmıyor. ara sıra gidip sikip geliyorum.
YARRAĞA DOYMAK VE SİKİLMEK İSTEYEN OLGUN KADINLARI BEKLERİM.

özgürlüğün şafağında 2

özgürlüğün şafağında 2
Suzanla o gün ayrıldıktan sonra sanki eski samimiyetimiz kalmamıştı ya da ben böyle hissediyordum.Aradan günler geçiyor ve Suzan aramayı geçtim; ne çağrılarıma yanıt veriyor, ne de gönderdiğim mesajlara cevap veriyordu. Yaklaşık 10 gün geçmiş ve bu süre zarfında toplamda yarım saat kadar bile konuşmamıştık. O gün acaba ben farkında olmadan bir hata mı işlemiştim yoksa benden beklentisi bambaşka bir şeydi de ben anlayamamıştım. Suzanla olan bu kopukluk beni üzüyordu. Ailevi durumundan dolayı şehir dışına çıkması gerektiğini söylemiş ve hafta sonu için kararlaştırdığımız randevuyu iptal etmişti ancak yine de beni başından savmak için söylediği bir bahane olup olmadığından emin olamıyordum… Kim bilir belki o gün karşılaşıp tanıştırdığı Ozan bey benim durumumu anlamış ve bir şekilde Suzanla durumumuzu konuşup benim gibi biriyle görüşmemem konusunda onu ikna etmiş olabilirmiydi? Neticede bunca homofobik insan varken bu pek de yadırgadığım bir şey değildi. Alışmıştım artık ama Suzan bunca zamandır karşılaştığım herkesten farklıydı. Beni et olarak görmüyor insan olarak görüyor ve benimle her şeyden önce ciddi bir ilişki yaşamak istediğini söylüyordu. En azından buluştuğumuz günün bitimine hatta geçen on günlük süreye kadar da böyle olduğunu düşünüyordum… İçim içimi kemiriyordu ve ne yapmam gerektiğini bilmiyordum. En iyisi dışarı çıkıp bir hava almaktı ancak bu düşüncelerin ve moralsizliğin üzerine her ne kadar cd halimle dışarı çıkmak istesem de dışarı normal yani kerem kimliğimle çıkmaya karar verdim ve Suzanla birlikte gittiğimiz cafeye gittim.

Tarık orada yarı zamanlı garson olarak çalışıyordu ve Suzanla birlikteyken beni tanımamıştı.Aslında o günden bu yana Tarıkla okulda bile doğru dürüst rastlamamıştık birbirimize çünkü Tarık sınıf tekrarına düşmüş hayatı bir hayli hızlı yaşayan özünde son derece iyi ama şıpsevdi bir arkadaştı.Cebindeki paranın neredeyse tamamını aynı günde yemek gibi bir huyu vardı.Aslında son derece yakışıklı bir delikanlıydı ama gerek şıpsevdiliği gerek iyi niyetinin sürekli suiistimal edilmesi ve okulun ilk yıllarında yaşadığı bir aşkın hüsranı sonucu kendini hayattan soyutlamış ve nerede akşam orada sabah bir tip olmuştu. Hani onu aslında tanımayan insanlar sadece günübirlik ilişkiler olan bir insan sanırdı ama o serseriliğin ardında aslında çok iyi bir insan vardı.

Cafeye oturduğumda yanıma geldi ve kısa sürede sipariş verdiklerini ve müşteriye trafik süresini azaltınca yanip gidelim ve muhabbet etmeye başladık. Bu hafta hiç gürüsmediğimizi ve kısa bir salon hatırlıyorum cafeye gelen bir kızdan söz etmeye başladı.Açıkcası böyle bir muhabbeti benimle yapmasına şaşırmıştım. Evet Kerem kimliğimle gayet sevilen bir insandım ama yine de arkadaşlarımla aramda mesafe olan biriydim. Evime çat kapı insanları kabul etmiyordum hatta neredeyse devamlı evimin panjurları sonuna kadar kapalı olur ve ışık yansa bile dışarıdan bakıldığında kimse evde biri olduğunu anlamazdı. Çat kapı biri gelse bile bu sayede kimseye kapıyı açmazdım ve çok nadir evime bayan yada bay arkadaşlar gelirdi. Telefon ettiklerinde bile ya akrabalarda olduğumu yada memlekete gittiğimi söyler geçiştirirdim. Ama bütün bayan arkadaşlarım sevgililerinden tutunda dip boyalarına malum günlerine kadar benimle sohbet etmeyi severlerdi. Erkek arkadaşlarla ise muhabbetim ders politika ve bilgisayar teknolojileriyle sınırlıydı. Bir erkekle hatunlardan cinsellikten futbol yada arabalardan konuşmaktan zerrece hoşnut olmayan biriydim. Bu durumda da Tarık ın benimle bir kız mevzusu konuşması hele ki bu afetin aslında benim olmam konusunda ne demeliydim zerrece bir fikrim yoktu. Konuşmamız sırasında öyle cümleler söylüyordu ki hem dişi yanım okşanıyor hem de acaba bir şeyler mi ima ediyor diye düşünmeden edemiyordum. Tarık biraderim, senin için bu anlattığın hatun neden bu kadar önemli? Kırmadığın ceviz kalmadı üstelik kız bir daha da gelmemiş, hem burada çalıyorsun ve yakışıyor mu çalıştığın yerde elalemi süzmek etmek etik olarak hiç doğru değil dedim. Ancak verdiği cevap beni çok şaşırttı. Kerem seni hazırlık sınıfından buyana tanırım; ne kadar düzgün bir insan olduğunu iyi bilirim. Evet bizim gibi karı kız muhabbetini sevmez, futbolla ilgilenmez, argo konuşmazsın hatta en ufak bir maço tavrını bile görmedim ama seninle seviyeyi kaçırmadıktan sonra her tür muhabbeti sıkılmadan çekinmeden yapabilecek kadar güvenilir ağzı sıkı ve dediği dinlenir bir adamsın. Hem bunca zamandır bütün kızlar seninle dertleşmiyor mu? Bir defada beni dinlesen ne çıkar dedi ve ekledi. Sene başında eşcinsellikle ilgili bir konu olmuştu ve sen o gün öyle bir laf etmiştin ki o günden sonra aslında hep bu konuyu seninle konuşmak istemiştim dedi. Şöyle bir hafızamı yokladığımda homofobik bir muhabbete daha fazla suskun kalmayarak kınadıkları yerden yere vurdukları insanlarla ilgili tek bir cümle söylemiştim aslında… O sizlerin hakir gördüğünüz kimseler çoğu kadından daha kadın çoğu erkekten daha delikanlı üstelik siz ailenizden yardım beklerken onlar tüm olumsuzluklara tüm yozlaşmışlıklara karşı tek başına ayakta durmaya çalışıyor. Tamam onları görmeye tahammülünüz bile olmayabilir ama saygı duymayı öğrenmelisiniz unutmayın burada onları hakir görenlerin büyük çoğunluğu birkaç dakikalık zevk için o beğenmediklerinizin peşinde koşuyor taciz ediyor en azından internetten sizin tabirinizle düşürmeye çalışıyor demiştim. Tarık bu söylediklerimi bana hatırlattıktan sonra ekledi. Ben aslında herkese kız diyorum ama bence o kız değildi dedi ve Kerem ben o gün sana katıldığımı hatırlarsan belirtmiştim ama itiraf etmem gerekirse sanıyorum biseksüelim diyerek ekledi ve o kızın bir travesti yada cd olmasından şüpheleniyorum dedi. Açıkcası o an ne demek istediğini anlamadım birden kalbim yerinden çıkacak gibi oldu belli ki beni tanımıştı ve bu defa söyledikleri bir ima değil gerçeğin ta kendisiydi.

Sçmalama CD ne demek bilmiyorum dedim. kerem neden saçmalayım bir bayan zerafetinde olan bakımlı bir kızı düşünsene hem aynı zamanda bu kişinin bir penisi olduğunu hayal etsene dedi ve cdnin tanımını yaptı. Son derece ciddi ve kendinden emin konuşuyordu ve ilk defa normal yaşamımda tanıdığım biriyle bu eğilimlerim üzerine konuşma fırsatım olmuştu.Tarık, cinsel eğilimlerin konusunda seni suçlayamam saygı duyarım sadece çok şaşırdım dedim ve ekledim.Peki diyelim ki o kişiyle ya da başka biriyle tanıştın ne yaşamak istiyorsun nasıl bir ilişki hayal ediyorsun diye sordum. Ayrıca bu deneyimi madem bu kadar merak ediyorsun belirli bir saatten sonra dışarı çıksan bu deneyimi yaşayabileceğin bir sürü insanla karşılaşabilirsin dedim. Tarık da bana büyük bir içtenlikle neden bu kadar hayran olduğunu nasıl bir ilişki kurmak istediğini uzun uzun anlatmaya başladı. Bir taraftan Tarık ı dinliyor öte yandan halen daha benim o cd olup olmadığımdan emin olup olmadığını anlamaya çalışıyordum. Konuşmamızın sonuna doğru Tarık ın aslında konuşmanın başında da söylediği gibi bana güvendiği bir arkadaşı olduğum için bu sırrını açtığını anladım…

Ofiste sikilmem ve sürpriz bir teklif 7

Ofiste sikilmem ve sürpriz bir teklif 7
Yerine geçer geçmez telefonu çevirdi. Karşıdakinin kim olduğunu görüşme sırasında anladım. Bora’ydı konuştuğu. ‘İşin yoksa öğlen yemeğini beraber yeriz hem Esma’ nın da kararını öğrenmiş oluruz’ diyerek kapattı.

– Ne var benimle ilgili dedim
– Yemekte konuşuruz canım sana bir sürprizimiz var, ablanın da tamam dediği.
– Çatlatma beni söyle hadi

Cevap vermeden kalktı yanıma gelip ‘ayağa kalk’ dedi. Ayağımdaki topuklu ayakkabılar ile burun buruna geliyorduk. Hep yaptığı gibi alt dudağımı kaparcasına dudakları arasında kıstırıp emdi. Bir eli ile yüzümü tutup dudaklarımı emmeyi sürdürürken diğer eli ile fermuarını açıp taşlaşmış sikini dışarı çıktı.

– Toplantı boyunca böyle oturdum zor dayandım, al şunu ağzına diyerek başımı aşağıya doğru bastırdı. Daha bir dakika önce başka bir konuda iken bir anda sevişiyor olmamız artık şaşırtmıyordu beni. Az evvel kalktığım koltuğa oturarak kocaman başını ağzıma aldım. Derin bir rahatlama nefesi bırakıp kemerini çözdü ve pantolonunun düğmesini açtı. Biraz geri çekilip hem pantolununu hem de boxerını çekip indirdi. Kurtulan siki daha da dikildi. Bu sefer bir elimle siki vücuduna doğru bastırarak kökünden taşaklara doğru yalamaya başladım. Bir yandan da kalın siki aşağı yukarı sıvazlıyor aşağıdan aç kalmış gibi taşaklarına saldırıyordum.

Külotsuz amımdaki nemlenmenin çorabımın ağını ısıtması ve şeffaf ipekli çorabın am dudaklarıma sürtünmesi ile bir yandan siki yalıyor bir yandan da bu sürtünmeyi daha iyi hissetmek için bacaklarımı sıkıyordum. Kalın sikin gövdesini bol tükürükle yalarken ’ Gel buraya’ diyerek beni ayağa kaldırdı. ’ dön arkanı’ Dediklerine uyarak masaya doğru döndüm. Ensemden bastırarak masaya doğru eğdi. Ben o halde eğilmiş dururken dar eteğimi kaldırıp kalçalarıma doğru çekiştirdi. Yandan arkaya baktığımda diz çöktüğünü gördüm. Beklemesinden gördüğü manzarayı sevdiği belli oluyordu.

Sonra dizlerimin hizasından yukarıya doğru iki eli ve dili tırmanmaya başladı. Külotlu çorabın üzerinden sert ellerini ve dilinin ıslaklığını ve sıcaklığını hissediyordum. Bir eli ile amımı avuçladığında zaten ıslaklığım tüm ağıma yayılmıştı. Önden eliyle çorap üzerinden amımı sıkıştırması hassaslaşmış dudaklarımı hafif hafif yakıyor ama ipek çorabın üzerinden göt deliğimde ve kalçamda kayan dili sularımın artmasını sağlıyordu. Hafif kıllı sevdiği için temizlemediğim tüylerimin çorabıma yapıştığını hissediyordum. Çorabın üzerinden hafif hafif kıçımı dişliyor bense masaya iyice yapışmış halde inliyordum.

Bir iki dakika devam etti ve sonra aniden kalkarak masanın diğer tarafına dolaştı. Ben nefes nefese pozisyonumu bozmadan onu seyrediyordum. Dizlerine kadar inmiş pantolonu ve üzerindeki gömleği ile komik bir hali vardı. Çekmeceyi karıştırıp küçük bir makas alıp yine arkama dolandı. Külotlu çorabın ağını bir eliyle bollaştırıp kısa bir makas kapanma sesi duyunca elimde olmadan ürperdim. Çektiği çorabı geri bırakınca amımın çevresinde bir rahatlama hissettim. Kalçalarımı kendine doğru çekince bacakarama değen sikten makas ile ne yaptığını anladım. Sikine girecek bir yol açmıştı.

– Nasıl bu kadar ıslak olabiliyorsun diyerek yavaş yavaş hiç geri çekilmeden köküne kadar yerleşti. İkimizde sanki anlaşmışcasına derin bir oh çektik. Elleri ile ipekli çorabımın üzerinden kalçalarımı avuçlayıp sikini yavaş yavaş geri çekti. Mantar şeklindeki başını amımın her noktasında hisetmemi sağladı bu hareketi ile. Sonra artık alıştığım gibi sertçe tekrar kökledi sonra yine yavaşça dışarı ve bir daha sert bir kökleme. İyice sulanan amımdan ve koca taşaklarının çarpmasından çıkan şılap şılap sesleri eşliğinde hızlı olmayan bir tempo ile devam etti. Kalçalarımı avuçlayan ellerinin baş parmakları göt deliğime baskı yaptıkça istemsizce iki deliğimi de kasmaya başladım. Orgazma doğru yol aldığımı anladığı için yavaş yavaş hızlanıyordu. Ben ’ daha hızlı deyince’ sertçe yarısına kadar çıkardığı siki ile amımın köküne vurmaya ve sonrasında önüme doladığı elleri ile beni kendine yapıştırmaya çalışıyordu. Gözümün kararması ile kendimi tamamen masanın üzerine bırakarak yığıldım. Ellerimin çarptığı bir kaç dosya yere düştü. Bu pozisyonda içimde kalamadığı için geri çekildi ve yüzümü kendine doğru çevirdi. Boşalmanın şiddetinden pestile dönmüş bacaklarımı tek omzuna doğru çekip kolayca tekrar içime kaydı. Boşalma sonrası am dudaklarımın aşırı hassaslaştığını bildiğinden sakin sakin içime girip çıkıyordu.

Bense biraz kendime geldiğimde külotlu çorabın am sularımdan ve terden parıldamasına şaşkınlıkla bakıyordum. Bir süre sonra alt dudağını ısıran sikicimin bu boşalma suratını bildiğimden ‘içime gelme’ diye bağırdım. Bütün gün içimden damlayan dölleri ile gezemezdim. Kollarımdan çekip beni kaldırdı ve kendisini de arkadaki koltuğa attı. Ne isteğini artık ezbere bildiğimden masanın üzerinden inerek önüne diz çöktüm. Amımın sularından parıldıyan iyice şişmiş başını ağzıma alır almaz patladı. Bir kısmını dudaklarım bir kısmını ellerimle alarak siki yavaş yavaş tamamen sağdım. Yeni boşalmış ucunu dillerken irkilmesi ve alt dudağını ısırması hoşuma gidiyordu.

Toparlanıp banyoya doğru beraber kalktık o elini yüzünü ve sikini yıkayıp çıktı. Ben de amımın sırılsıklam olmuş çevresini yıkayıp, iyice dağılmış olan makyajımı yeniden yapıp ağının deliği bir karış olan külotlu çorabımı düzeltmeye uğraştım. Odaya döndüğümden o da giyinmiş hiç bir şey olmamışçasına İngilizce bir görüşme yapıyordu. Bir eliyle işaret edip camı açtırdı ve bir puro yaktı, kendisi de kalkıp odanın kapısını araladı. Sanki gayet sıradan bir enişte baldızcamışcasına bir onbeş dakika oturduktan sonra Bora kafasını içeri uzattı ve ‘yemeği hazırlatıyorum’ diye seslendi.

Yemek için masaya oturduğum da amıma çarpan serinlikten bir anda ürperdim. Sonra aklıma amımı açıkta bıraktan çorap deliği gelince hafif kızararak bacaklarımı iyice topladım. Yemekhanedeki diğer masalar da dolmaya başlamıştı ve kimseye bir göz ziyafeti çekmeye gerek yoktu. Bora her zamanki nezaketi ile benimle sohbet etmeye çalışıyor ama eniştemden çekindiğinden de fazla ısrarcı olamıyordu. Bir anda aklıma aniden yediğim sikten önce eniştemin dedikleri geldi.

– Neydi bana yemekte söyleyeceğiniz dedim.
– Bora söylesin dedi. Yine ne haltlar karıştırıyor düşüncesi ile duygularımı belli etmemeye çalışarak Bora’ya döndüm. Bora enişteme baktı onaylayıcı bir baş hareketi alınca söze başladı.
– Belki biliyorsunuz artık yabancı bir ortağımız var. Evet dercesine kafa salladım. Şirketin yarısını Dubai’li bir şeyhe oldukça iyi bir paraya satmıştı. Bu nedenle diye devam etti. Personel yapısını değiştiriyoruz, yabancı dil bilmeyenleri yavaş yavaş azaltacağız bir de bana bağlı yurtdışı ilişkiler bölümü kuruyoruz. Kendi aramızda konuşurken sizin isminiz de geçti. Şaşkınlıkla enişteme döndüm.

– Kısa sürede bize, ortaklar ile yazışmaları götürecek İngilizce bilen Arapça’dan anlayan ve tüm yurtdışı ödemeleri onaylayacak birisini bulabileceksen seni dinliyorum, dedi. Ama bence en iyi aday sensin ablan da onayladı zaten. Bora ile çalışacak olman ayrıca sevindirdi ablanı. Bora’nın benimle göz göze gelmemek için yemeği ile oynadığını fark ettim.

Ablam daha çok beni baş göz edecek birisini bulmanın mutluluğunu yaşıyor diye düşündüm. Köşeye sıkışmıştım özel okuldan İngilizcem ve annemin baskısı ile yazları devam ettiğim kurslardan konuşma alışkanlığım olmasa da Arapça okuma yazma bilgisi kazanmıştım.

– Ama Cafe dedim.
– Ablan ile konuştuk cafe müdürünü ortak edeceğiz, arada o da uğrayıp kontrol edecek işleri. Burada mutlu olmazsan söz yine dükkanının başına dönersin.

Sessizlik oldu. Son üç dört senede sık sık olduğu gibi hayatımı bir kere daha baştan aşağı değiştirecek bir şokun daha eşiğindeydim. Anlar gibi söze girdi enişte.

– Ani karar verme. Yemekten sonra Bora sana işi anlatsın. Aklına yatarsa akşam yolda da konuşuruz, ablan bizi yemeğe bekliyor zaten. İşareti ile bir görevli geldi. Şöföre benim arabamı eve götürmesini akşam kendisinin benimle döneceğini söyledi.

Yarım saat sonra Bora’nın odasındaydım. Bir iki saat boyunca heyecanla bana planladıkları işi anlattı, daha çok yazışma ve telefon görüşmesi gerektiren bir de diğer bölümlerin hazırladığı işlerin koordine edilip aylık haftalık raporlanmasını gerektiren bir işti. Kabul edersem bana dış ticaret ve finans bilgisi ile yardımcı olacak benim yaşlarımdaki Seda Hanım ile tanıştırdı. Sıcak kanlı ufak tefek bir kızdı. Küçük toplantı masasında kısa sürede hem işi özetledi hem de sözlü olduğunu yakında evleneceğini bile anlattı. Kız kıza kahve sohbetine bile dalmıştık. Bir süre sonra Seda izin isteyip çıkarken muhabbet sırasında eteğimin nerdeyse kalçalarıma kadar iyice sıyrıldığını fark ettim.

Oturduğum açıdan bacak aram gözükmüyor olsa da Bora’ya doğru dikkatle dönerken gözlerinin önündeki dosyadan çok bacaklarımda olduğu belliydi. Ceketimi eniştenin odasına bıraktığımdan üzerimdeki dar kıyafet göğüslerimin büyüklüğünü daha da belli ediyordu. Eteğimin altındaki çıplak amımın, Bora’nın Rus orospuyu siktiği anki görüntüsü aklıma gelince sanki hafifçe açılıp kapandığını hissederek ürperdim. Bir süre ne yapacağımı bilmez halde bekledim ’ bir kahve daha içer misiniz,’ gibi bir şeyler sorarken bana, o enişteminkinden kalın gözüken yarağının da belki beni düşünerek dikleştiğini hayal ederken buldum kendimi. Orospunun suratını kaplayacak kadar fışkırttığı döller gözümün önüne gelince iyice nemlendiğimi fark ettim. Odadan kaçmak için ” ben yarına kadar düşüneyim bu işi” diyerek apar topar çıktım.

– Ne o kararını verdin mi? Diye odaya girer girmez sordu enişte.
– Ablamın da senin de alacağınız olsun ne oyunlar çeviriyorsunuz arkamdan.
– Arkandan çevirdiğim bir şey geçirdiğim tek bir şey var diyerek kıçıma hızla bir şaplak attı. ‘Hadi al çantanı yola çıkıyoruz.’

Karartılmış camlı yeni kocaman jeepine kurulup akşamın karanlığında yola koyulduk. Ablamı arayıp biraz da ona sitem ettim yolda.

– Çok gerginsin bakıyorum diye alay etti.
– Sizin yüzünüzden diyerek koluna vurdum.

Kolunu omzuma atıp beni kendine doğru çekti. Sol elini direksiyondan ayırmadan geniş deri koltukta iyice yukarı sıyrılmış eteğimden bacaklarımı okşamaya başladı. Eli biraz daha yukarı çıkınca çoraptaki delikten çıplak tenime değdi ve oradan kolaylıkla amıma ulaştı. Sonra iki parmağını ağzıma uzatıp emdirdi ve kendi dilimle ıslanan parmakları içime girmeye ve bızırımı ezmeye başladı.

Ben de elimi fermuarından içeri sokup yarı kalkık sikini ortaya çıkarıp tükürüklediğim sol elimle kalın siki yol boyu okşadım.

Ablan nerde kaldınız ya sözleri ile kapıyı açtığında hayvan kocan sabah koca siki ile akşam da kalın parmakları ile boşalttı dememek için ben de tersleyerek cevap verdim.
– Konuşmuyorum seninle arkamdan oyunlar çevirmişsin.

Bütün gece kararsızlıktan uyuyamadım. Hiç bir profesyonel tecrübem olmaması korkutuyor ama öte yandan kendimi geliştirecek zorlayacak bir iş yapmak da cazip geliyordu. Öğlene kadar bu düşünceler ile yataktan çıkmadım. En sonunda enişteyi arayıp ’ Tamam’ dedim. Bir hafta süre istedim başlamak için, önce kafedeki işleri düzene koyduk ablam ile sonrasında şirket ortamına uygun kıyafetler satın aldık, internetten Arapça eğitim setleri bulup indirdim.

Zaten ortaklıkta yeni olduğundan yurtdışı yazışmalar, Dubai’ye raporlamalar yeni yeni oturuyordu. En zorlandığım işler diğer ülkelere yapılan satışlardaki belgeler ve günlük operasyonları yürütmekte. Burada da Seda ve Bora çok yardımcı oluyordu. Yardım istemesem bile Bora bir bahane yaratıp yanıma geliyor öğle yemeklerini mutlaka benim yemekhanede olduğum saatlere denk getiriyordu. Eniştenin şirketteki sert tavırları nedeniyle o da herkes gibi bana fazla yakınlaşamıyor ama yemeklerdeki kahve molalarındaki sohbetler ile gitgide birbirimize ısınıyorduk. Umduğumdan kısa sürede bir iş kadını oluyordum.