Zeynep Teyze 2

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Zeynep Teyze 2
elefonu bizi aydınlatacak şekilde ot çuvallarının üstüne yerleştirdim. Yansıyan ışığın altındaki Zeynep Teyzenin vücudunu izledim bir süre. Babam tadına bakmıştı, şimdi sıra bendeydi. Debelenip durmasına aldırmadan ellerimi memelerine attım. O an yaşadığım heyecanın tarifi mümkün değildi. Büyük ve dolgun memeleri avuçlarımı doldurup taşıyordu. Babam öncekine göre biraz daha yukarıdan bağlamıştı ellerini, bu nedenle Zeynep Teyzenin ayakuçları değiyordu yere. Bu da hareketlerini biraz olsun kısıtlıyordu.

Meme uçlarını parmaklarımla sıkarken yüzüne bakmamaya çalışıyordum. Memelerinden sonra karnını ve kalçalarını elleyip okşadım. Pantolonumun altındaki yarağım yeniden sertleşmeye başlamış hatta boşalacak hale gelmiştim. Gözlerim alta kaydı daha sonra. Babamın döllerini akıttığı amına elimi attım. Belki de daha bu sabah tıraş olmuştu Zeynep Teyze, çünkü elime batan bir kıl tanesi bile yoktu. Kaymak gibi kaygan ve pürüzsüzdü amı. İlk defa bir ama dokunuyordum, dudaklarını parmak uçlarımda hissettim. Babamdan kalan döl artıkları elime bulaşıncaysa iğrenerek çektim elimi.

Arkasına geçtim. Büyük ve yağlı göt yanaklarını avuçlayıp sıktıktan sonra göt yanaklarını ayırdım. Zeynep Teyzenin debelenmeleri sonuç vermiyor, ama yine de debelenmeye devam ediyordu. Derin göt yarığının arasında kara büyük bir delik belirdi. Amının şişkin dudakları da belli oluyordu. Soyunup sikmeye karar verdim ama dışardan gelen seslerle korkuya kapıldım. Babam ve amcalarımın sesleriydi duyduklarım. Hemen telefonu kapıp ışığını söndürdüm ve aynı yere saklandım.

Zeynep Teyzenin boğuk iniltileri kulağıma gelirken ahırın dış kapısı açıldı ve babamla iki amcam girdi içeri. Babam ahırın ışığını yaktığında her iki amcamın şaşkınlık ve heyecan dolu sesleri doldurdu ahırı. Babam Zeynep Teyzeyi sikmişti. Şimdi de iki kardeşinin de sikmesi için onları beraberinde getirmişti.

Zeynep Teyze o an beni unutmuş, karşısındaki üç erkeğe bakıyordu çaresiz gözlerle. Her iki amcam da kadının karşısına geçerken babam aynı bağ bıçağı ile ipleri kesti. Ancak bu kez bileklerindeki ipleri de kesip ellerini çözdü. Zeynep Teyze gündüzden beri elleri bağlı olduğundan ellerinin çözülmesiyle birkaç saniyelik bir sevinç yaşadı, ama başına gelecekleri bildiği için sevinç yerini korkuya bıraktı hemen.

Ağzındaki türbanı çözdü babam, ama bağıracak gibi olduğunda bir eliyle ağzını diğeriyle de boğazını sıktı vahşice. Zeynep Teyzenin başı kızarmaya başladığında büyük amcam araya girdi, “Abi bırak, kadını boğacaksın!” diyerek babamı geriye itti. Zeynep Teyze babamın elinden kurtulduğunda şiddetli bir öksürüğe tutuldu. Amcam araya girmese belki de babam boğacaktı onu. Birkaç dakika dizlerinin üstünde öksürmeye devam etti.

Bu sırada amcalarım ve babam soyunmuştu. 3 çıplak erkeğin arasındaydı Zeynep Teyze. Yalvaran yaşlı gözleriyle bakıyordu onlara, ama onlar birazdan yaşayacaklarını düşünüp yaraklarını sıvazlıyordu. Derken babam tutup kaldırdı onu. Zeynep Teyze güçlü kuvvetli yapılı bir kadındı, babamın kollarında çırpınıyor, kurtulmaya çalışıyordu, ama gücünün babama yetmesi imkansızdı. Yine yalvarmaya başladı, ama babam ve amcalarımın onu dinlemeyeceği ortadaydı.

Büyük amcam lafa girip “İstersen bağır, bütün köy duysun seni. Duysun ki ne orospu olduğunu görsünler. Bu saatten sonra kimse sana yardım edemez. Etselerdi gündüz vakti biz seni buraya getirirken ederlerdi, kimse yardım etti mi sana? Hepsi bakıp başını çevirdi!” dedi. Gerçekten de öyleydi. Babam evini basıp onu zorla bizim eve getirirken köylüler durmuş ve sadece seyretmişti. Aralarında Zeynep Teyzenin bunu hak ettiğini söyleyenler bile çıkmıştı, duymuştum konuşmalarını. Yani amcamın dediği doğruydu, bu saatten sonra ne köylülerden ne de kocasından hayır gelirdi Zeynep Teyzeye.

Amcamın bu sözlerinden sonra sanki onu haklı bulmuş gibi sesi yavaş yavaş kesildi. Artık ağlayamıyordu da. İki amcamsa kadının bu çaresizliğine bakıp gülüyordu. Karşılarındaki manzaranın tadına bir an önce varmak için birbirleriyle yarışıyor gibiydiler. Önce kim sikecek diye tartışmaya başlamışlardı. Sonunda söz büyüğün su küçüğün diyerek büyük amcamın sikmesinde karar kıldılar.

Büyük amcam babamdan iki yaş küçüktü, 43 yaşındaydı. 4 çocuk babasıydı, Hatice yengemle evliydi. En az babam kadar güçlü kuvvetliydi. Yarağı kalkmış ve bir sopa gibi havaya dikilmişti. Sanki bir çengele benziyordu yarağının şekli, oldukça kavisliydi. İleri atıldı ve babamın kolları arasındaki Zeynep Teyzeyi kavradı güçlü kollarıyla. Ve birden onu havaya kaldırdı. Zeynep Teyze ayakları yerden kesilmiş halde amcamın kolları arasında çırpınıyordu, ama amcam bir mengene gibi sıkıyordu onu.

Derken saman yığınlarının üstüne yatırdı Zeynep Teyzeyi. Kadıncağızın tiz çığlıkları ineklerin gürültüleri arasında kaybolup gitmişti. Amcam vahşi bir hayvan gibi Zeynep Teyzenin üstüne çullanmıştı. Bacaklarını tutup zorla ayırmış ve arasına girmişti. Memelerini emiyordu, başı durmadan sağa sola oynuyordu bu sırada. Zeynep Teyzenin elleri sağa sola savruluyordu havada ama bir şey yapamıyordu. Amcamın ağırlığı altında ezilmişti, bacaklarını da oynatamıyordu.

Amcam doğruldu, kıllı sırtı ve götü kasılmış taş gibi olmuştu, yarağını sıvazladıktan sonra Zeynep Teyzenin amına soktu birden. O an kadından derin bir hırıltı çıktı, sanki amı yırtılmış gibiydi. Başı yukarı doğru kalktı, gözleri kayar gibi oldu. Amcamın ayakuçlarından destek alarak hızlı hareketlerle sikmeye başlaması izledi bu görüntüyü. Amcam ayı gibi abanıyordu Zeynep Teyzenin amına. Kadının iki yana iyice açtığı bacaklarının arasındaydı. Bir yandan sikerken diğer yandan da bir tren gibi oflayıp pufluyordu. Abanmalarıyla birlikte Zeynep Teyze yerde ileri geri gidip geliyor, havada tuttuğu elleri de aynı şekilde sallanıyordu.

Vahşice tecavüze uğruyordu Zeynep Teyze, ama kurtarıcısı yoktu. Babam ve küçük amcam gülerek izliyorlardı manzarayı, bense yarağımı okşuyordum. Amcamın elleri Zeynep Teyzenin memelerinde, kalçalarında gezinip duruyor onları hoyratça sıkıyordu. Derken kalçalarını kavradı sıkıca ve bastırıp bacaklarını havaya kaldırdı. Havaya dikilen kalın beyaz bacaklarıyla Zeynep Teyzenin çaresizliği daha da ortaya çıkmış gibiydi. Götü bir davul gibi amcamın altında belirmiş haldeydi. Amcamsa o davulu yarağıyla tokmaklamaya başlamıştı.

Her abanmasıyla Zeynep Teyzenin iniltileri katlanıp çoğalıyordu. Anlamsız bakışları ahırın tavanında, babamın ve küçük amcamın yüzünde geziniyordu. Aralık ağzından “Ihhh, ıhhh…” diye sesler geliyordu boğuk boğuk. Acaba bunlar aldığı zevkin sonucunda çıkan sesler mi diye sordum kendi kendime. Babamın annemi siktiği zamanlarda annemden buna benzer sesler çıkardı çünkü, annem aldığı zevki bu seslerle gösterirdi.

Ama hayır, Zeynep Teyze zevk almıyordu, ne yaptığını bilmez halde aklı kaybolup gitmiş gibiydi. Amcamın yüklenmeleri sonucu bacaklarını kendiliğinden kaldırır gibi oldu Zeynep Teyze. Havada bir pergel gibi iki uca açılmıştı, ayak tabanları yukarı bakıyordu şimdi. Havada tuttuğu ellerini ise saman yığınlarının üstüne koymuştu, artık direnecek gücü takati kalmamıştı. Memeleri amcamın göğsünün altında kalmış, şişmiş ve taşmıştı. Yarak darbelerinin etkileri beyaz dolgun vücudunda ve memelerinde kolayca görülüyordu. Kalçaları, karnının etleri ve memeleri titreyip duruyordu sürekli.

Amcam belini ve götünü kaldırıp indirmeye başladı bir zaman sonra. Ayakuçlarında yükselmiş haldeydi. Ellerini ise kadının iki yanından bastırmıştı yere. Şınav çeker gibi kalkıp iniyordu Zeynep Teyzenin üstünde. Babamın sikerken çıkan seslerden daha yoğun ve şiddetli ‘Şop şop şop şop!’ sesleri ahırın içini çınlatıyordu. Gecenin bu saatinde alışık olmadıkları bir manzaraya şahit olan inekler huzursuzlanmış ve yerlerinde tepiniyorlardı. Babam aralarına girip onları sakinleştirmeye çalıştı bu yüzden.

Küçük amcam eliyle yarağını okşayıp abisine akıl veriyordu bu sırada. “İyi kökle abi orospuya, biraz da öne arkaya git gel yap devamlı kendini kaldırıp indirme!” dedi. Büyük amcam bu tavsiyeye uydu ve küçük amcamın dediği şekilde Zeynep Teyzenin amına ileri geri köklemeye başladı. Zeynep Teyzeden derin ve boğuk boğuk hırıltılar çıkmaya başladı bu anlarda. Amcam amını matkap gibi deliyordu. Amcamın çengel gibi kıvrık yarağı belki de kadının amının içinde gide gele düzleşmiş ve uzamıştı. Yarak darbelerinin etkileri daha da belli oluyordu çünkü.

Ancak bu anlar fazla uzun sürmedi. Büyük amcam kendinden geçmiş halde Zeynep Teyzenin amına boşaldı, tüm vücudu katılaşmış taş gibi olmuştu. Sesleri de boğuklaşmıştı. Birkaç kez derin derin öksürdü halen kadının amında olduğu halde. Sonra yavaşça kendini geri çekti. Sanki birkaç aydır boşalmamış gibi yoğun bir döl akmıştı yarağından. Zeynep Teyzenin nar gibi kızaran amının ve kasıklarının arası dölden görünmüyordu.

Amcam doğrulup kalktı ayağa. Terden sırılsıklam olmuştu. Yarağı yine çengel gibiydi. Babamın uzattığı sigarayı alıp yaktı. Birkaç derin nefes çekti, yüzü kızarmıştı, ama neşeliydi, gülüyordu. “At gibi karı amına koyayım, yordu beni!” dedi. “Hamit pezevengi şanslıymış!” dedi küçük amcam onun bu sözü üzerine. Sonra da babama dönüp, “Abi Reşit nerde, çağır o da gelsin, çocuk da nasiplensin!” dedi.

Adımın geçmesi beni heyecanlandırdı. Sessizce babamın vereceği cevabı bekledim. “O da olacak, oğlum da bu orospunun tadına bakacak ama zamanı var, şimdi değil!” dedi babam. Zeynep Teyzeyi sikeceğimin garantisiydi bu sözler. Kanım birden daha hızlı akmaya başladı damarlarımda, kalbimin atışları şiddetlendi. Bu gece başaramadığım şeye yakında kavuşacaktım.

Bu arada Zeynep Teyze saman yığınlarının üzerindeydi halen. Aynı boş ve anlamsız gözlerle etrafa bakıyordu. Yaşadığı şokun etkisinden çıkamamıştı bir türlü. Şimdi sıra küçük amcama gelmişti. Ancak onun başka bir düşüncesi vardı. “Karının amını göle çevirdin amına koyayım!” dedi büyük amcama dönerek. Sonra da, “Ben sikmem bu halde!” deyince, babam, “Sikmeyip ne yapacan gavat?” dedi sinirle.

Küçük amcam gülerek, “Sikmeyecem demedim, amından sikmeyecem dedim. Ben götünden sikecem bu orospuyu!” dedi. O an yaşadığım heyecan daha da arttı. Zeynep Teyze iki kez amından sikilmişti ve şimdi de götünden sikilecekti. Büyük amcam sinirle, “Götünden mötünden yapma, hem pis hem de günah lan!” deyince, küçük amcam, “Sikmişim günahını, götü dururken çuval gibi amından sikmem ben!” dedi. Ardından da, “Sen yengemi götünden sikmiyor musun?” diye sordu büyük amcama.

Bu söz üzerine büyük amcam sinirlenerek, “Ne diyon lan orospu çocuğu?” diye bağırdı. Ancak küçük amcam oralı olmadan, “Sen sikmezsen başkaları siker!” dedi. Eski defterler açılmıştı, iki amcam yumruk yumruğa birbirlerine girecek hale geldiler, ama araya giren babam onları sakinleştirdi. “İkinizin de götünü ben sikecem şimdi, adam olun lan gece gece. Şuraya çağırdık sizi işin bokunu çıkartmayın. Bana bak lan, sen de abuk subuk konuşma!” dedi.

Son sözünü küçük amcama söylemişti. Küçük amcam, “Ama abi görüyorsun…” diye cevap verecek olunca, babam, “Kes, sikerim ebenin amını, ne yapacaksan yap, amından mı sikiyon, götünden mi sikiyon, uzatma!” diye kükredi. Büyük amcam bu tartışmadan sonra üstünü giyinmeye başladı. Babam, “Nereye gidiyon lan?” deyince, “Kalırsam elimden kaza çıkacak!” dedi öfkeyle. Küçük amcamsa cevap vermedi bu söz üzerine. Tüm bu tartışmalar sırasında Zeynep Teyze yerde yatmaya ve boş boş bakınmaya devam ediyordu. Babam ve amcalarımı izliyor, sağa sola bakınıp duruyordu.

Büyük amcam çıkıp gittiğinde, küçük amcam, “Kendi karısına sahip çıksın önce!” dedi fısıltıyla. Babam ise, “Tamam, sen de uzatma!” dedi ve Zeynep Teyzeyi göstererek işini yapmasını istedi. Ancak küçük amcam pek sakinleşmiş değildi henüz. “Kendi de sikiyor karısını götünden abi, sadece ben sikmedim yani. İbnelik yapıyor, kendisi amından sikerken ben götünden sikecem deyince gıcık oldu!” dedi. “Tamam oğlum uzatma artık!” dedi babam onu sakinleştirmeye çalışan bir tonda.

Evet, tüm bu tartışmaların sonunda sıra yeniden Zeynep Teyzeye gelmişti. Amından iki kez sikilmişti ve sırada götü vardı. Küçük amcam inişe geçmiş yarağını sıvazlamaya başlarken, babam, “Senden sonra ben de sikecem götünden!” dedi. Amcamınsa buna cevabı, “İstersen tost yapalım karıyı, yer değiştiririz sonra!” oldu. Ne demek istediğini anlayamadım tost yapalım derken, ama babam anlamıştı ve keyifle güldü. “Züleyha gibi mi?” diye sorduğunda, “Hee, onun gibi!” diyerek cevap verdi amcam.

Züleyha Teyze Cemşit Amcanın karısıydı, oğlu Halil de en yakın arkadaşlarımdan biriydi. İki ev ötemizde oturuyorlardı. Bizim de yakın akrabamızdı üstelik. Babamın teyzesinin kızıydı. Babamla amcamın bu konuşmaları neye işaret ediyordu? Sadece büyük yengemi değil Züleyha Teyzeyi de mi sikmişti amcam, yoksa babam da mı sikmişti? Yatılı bölge okulunda okuduğum için köydeki bazı olaylara uzak kalmıştım, bu da onlardan biriydi demek ki.

Babam, “Sen alta uzan amından gir, ben götünden sokarım, benden sonra da sen sikersin!” deyince, amcam, “Tamam!” dedi neşeyle. Zeynep Teyze bu sırada yavaş yavaş kendine gelmeye başlamış gibiydi, bakışları biraz daha anlam kazanmıştı çünkü. Küçük amcam yanına uzandığında, “Ne yapıyon, ne oluyor?” dedi korkarak. Amcamsa cevap vermek yerine samanların üzerinde sırtüstü uzanmıştı, kalkık yarağını sıvazlıyordu.

Babam Zeynep Teyzeyi kolundan tutarak kaldırdı ve amcamın üzerine uzanmasını söyledi. Ancak Zeynep Teyze itiraz edip debelenmeye başladı. “Geç, ananı sikerim senin, şimdi evini basar kızlarını getirir gözünün önünde sikerim!” dedi babam sinirle. Saçlarına asılmıştı bunu söylerken. Dehşetli bir şekle girmişti yüzü, sadece Zeynep Teyze değil ben bile korkmuştum. Korkudan yerimde sıçrayacaktım nerdeyse ama zor tuttum kendimi.

Zeynep Teyze korkuyla kendini geri çekti. Yeni bir şoka girmiş gibiydi. Amcamsa yanı başında uzanmış halde yarağını okşamaya devam ediyordu hiçbir şey olmamış gibi. Derken kıvrak bir hareketle Zeynep Teyzeyi belinden kavradı ve kaldırıp üzerine oturttu. Yıllardır tarlada, bağda, bahçede çalışan güçlü kuvvetli biriydi, Zeynep Teyze onun için boş bir çuval gibiydi.

Kadıncağız neye uğradığını anlayamadan babam arkasında dizlerinin üzerine çöktü, bacaklarını tutup ayırdı. Amcamsa belinden tutmaya devam ediyordu, Zeynep Teyze amcamın kucağındaydı. Amcam onu kendine çekerken arkadaki babam amcamın yarağını tutup Zeynep Teyzenin amına sokmaya çalıştı. Birbirlerinin en özeline böyle pervasızca dokunmaları hoşuma gitmedi ama yapacak bir şeyim yoktu. Zeynep Teyze ise yaşadığı dehşetengiz korkunun etkisinden çıkamamıştı. Başı yana dönük halde olan biteni anlamaya çalışıyordu.

Derken amcamın yarağının Zeynep Teyzenin amına girdiğini amcamın derin ohlamasından anladım. “Amı yanıyor orospunun!” dedi keyifle. Ama sonra, “Orospu çocuğu doldurmuş amını karının!” dedi sinirle. Büyük amcamdan bahsediyordu, kendi annesi için de orospu demekten geri durmuyordu. Babamsa tepkisiz kaldı bu sözlere. Yarağını tutmuş arkadan Zeynep Teyzenin götüne girmeye hazırlanıyordu. Amcama onu biraz kendine çekmesini istedi. Amcam kadının sırtına bastırdı ve öne doğru yatırdı, Zeynep Teyzenin davul gibi götü ortaya çıkmıştı şimdi.

Babam keyifle bir iki kaydı dizlerinin üzerinde, göt yanaklarını ayırdı. Yarağının kafasını Zeynep Teyzenin göt deliğine bastırmaya çalışırken, “Bu karı vermiş midir daha önce götten?” diye sordu amcama. “Bana götü dar gibi geldi!” dedi ardından. Amcam, “Bizim köyde götten vermeyen karı yoktur abi, vermiştir bu orospu da!” diye cevap verdi. “Hee, öyle mi diyon?” dedi babam sol elini Zeynep Teyzenin sırtına koyarken.

Artık Zeynep Teyze ne olacağını anlamıştı. Yaşadığı şoku atlatmış gibiydi, babamın götüne gireceğini biliyordu. “Ağam, yapma kurbanın olayım, ordan yapma ağam, kurban olayım yapma!” demeye başladığında, babam, “Heee, dediğin doğruymuş lan, bu karı götten vermiş daha önce!” dedi amcama. “Biliyorum da söylüyorum sana abi, zamanında Yusuf Çavuş sikmişti bunu harmanda çalışırken!” dediğinde yeni bir şok oldu benim için. Yusuf Çavuş birkaç yıl önce ölmüştü, köyden komşumuzdu. Askerliğini çavuş olarak yaptığı için de lakabı öyle kalmıştı. Demek Yusuf Çavuş Zeynep Teyzeyi sikmişti hem de götünden…

“Ben niye bilmiyorum bunu?” dedi babam, sanki içerlemiş gibiydi bunu şimdi öğrendiğine. Yarağını kadının götüne bastırmaya devam ediyordu ama bir türlü girmiyordu. “Seni Yusuf mu sikti ulan orospu?” dedi babam Zeynep Teyzeye. Zeynep Teyze konuşulanlardan ürkmüştü, “Tövbe ağam, o ne demek, ölmüş gitmiş adam hakkında gonuşuyonuz!” dedi başını yana çevirip.

Şimdi iş değişmişti, Zeynep Teyzenin foyası, sırrı ortaya çıkmıştı ve amcamla babam bunu kendi lehlerine çevirmeye kararlılardı. Derken, “Giriyor yavaş yavaş…” dedi babam keyifle. Yarağı Zeynep Teyzenin götüne girmeye başlamıştı. O an Zeynep Teyzeden acı bir haykırış çıktı, “Ahhh!” diye ancak bunu duyacak kimse yoktu. Sadece inekler vardı beni saymazsak ama onların da yardım edecek durumu yoktu.

Amcam güçlü kollarıyla sarmıştı Zeynep Teyzeyi, kendine daha da bastırdığından kadının götü daha çok kalkmıştı havaya. Bu da babama daha rahat bir pozisyon sağlamıştı. Çaprazımda kaldığından tam göremiyordum, ama babamın ileri doğru hareketinden yarağının Zeynep Teyzenin götüne daha çok girdiğini anlıyordum. Zeynep Teyze acı haykırışlarına devam ediyor, “Çıkar ağam, kurban olduğum çıkar, yandı götüm, çıkar ağam, yandı götüm!” diye diye babama yalvarıyordu. Ama babam onu dinleyecek durumda değildi. Keyifli iniltiler çıkıyordu ağzından. Alttaki amcam ise belini ve götünü hafif hafif kaldırıp indirmeye, Zeynep Teyzeyi amından sikmeye başlamıştı.

Tost yapalım dediklerinin ne olduğunu canlı canlı izliyor, öğreniyordum…

Ben Esra telefonda seni boşaltmamı ister misin?
Telefon Numaram: 00237 8000 92 32

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *